Tarz-ı kadim şiirimizin mazmunları, modern edebiyat teorilerinin iddia ettiği gibi, hayal gücünün süsleri değildir. Onlar, metafizik bir nazarın söz hâline gelmiş şekilleridir. Şebüsterî'nin açıkladığı sistem, Şeyh Gâlib’in gazelinde artık estetik bir organizmaya dönüşmüştür.
https://t.co/7xcfNS7LMW
ABİ ADAM ÇOK ZEKİ YA !(stand-upçı)
“Hayırlı zekâ” ile “hayırsız zekâ” arasındaki fark, zekânın parlaklığında değil, neye hizmet ettiğindedir.
Üreten, eser veren, çözümleyen, yol gösteren akıl çoğu zaman sessizdir. Alkış toplamaz, salon doldurmaz, kısa süreli haz üretmez. Zor sorularla uğraşır; insanı, toplumu, kurumu, ilmi ve ahlâkı onarmaya çalışır. Fakat çoğu kez ne para kazanır ne prestij görür ne de kalabalıkların teveccühüne mazhar olur.
Buna karşılık günümüzün meddahı, orta oyuncusu, tuluatçısı yahut stand-upçısı; bazen edebi, adabı ve ölçüyü bir kenara bırakıp uyuşmuş zihinlere kısa süreli bir keyif sunar. Elbette mizah da lazımdır. Hiciv de, taşlama da, nükte de bir medeniyet unsurudur. Fakat bunların edebi, ölçüsü ve maksadı vardır.
Mizah, hakikatin kapısını aralıyorsa kıymetlidir.
İnsanı inceltip düşünceyi derinleştiriyorsa kıymetlidir.
Zulme, bayağılığa, ikiyüzlülüğe ve çürümeye ayna tutuyorsa kıymetlidir.
Ama sadece hırpalıyor, küçültüyor, değersizleştiriyor, kalabalıkları güldürüp sonra aynı zihinsel uyuşukluğa geri bırakıyorsa; orada artık fikir değil, tüketim vardır.
Asıl mesele şudur:
Ağır mizahî eleştiri yapısallığa alan açıyor mu?
Bir çözüm üretiyor mu?
Felsefeyi, siyaseti, edebiyatı, folkloru, bilimi, ahlâkı ve toplum tasavvurunu derinleştiriyor mu?
Çoğu zaman hayır.
Buna rağmen en büyük servetin, en büyük prestijin ve en büyük toplumsal görünürlüğün bu alana akması bir medeniyet sağlığı göstergesi değil; aksine bir düşkünlük belirtisidir.
Hele bunu bir “dava mücadelesi” gibi pazarlamak başlı başına trajikomiktir.
Dava dediğin şey; zihin inşa eder, ahlâk taşır, bedel öder, çözüm üretir, eser bırakır.
Sadece güldürüp geçiyorsa eğlencedir.
Sadece yıkıp geçiyorsa hınçtır.
Sadece alkış topluyorsa piyasadır.
Dava değildir.
Otizm & Engelli Dernekleri Federasyonu olarak yaklaşık 5 senedir herhalde gitmediğimiz belediye kalmamıştır.
İsteğimiz ise, ailelerin +18 otizmli çocuklarını bırakabilecekleri 1 gündüz bakımevi.
Belediyelerin köpekler için art arda açtığı şu yerleri görünce insan ağlamaklı oluyor
GÖZ HAKKI ZARAFETİNİN İSTİSMARI
Kadın, yanındaki çocukla pazarcı tezgâhına yanaşıyor; tezgahtaki meyveleri göstererek “Hadi amcası, çocuğuma göz hakkı olarak biraz ver” diyor.
Düşünsenize; burası bir pazar tezgâhı. Sabahtan akşama kadar önünden yüzlerce, belki binlerce insan geçiyor.
Bir başka örnek: Ailecek seyahate çıkanlar bir bahçeye girip, sahibinden habersiz, birkaç poşet kiraz topluyor. Bir köşeye 50-100 lira bırakıp “Göz hakkı olarak aldık, helal edin" diye not yazıyorlar.
Bu tür haberler gittikçe artıyor. Oysa göz hakkı böyle bir şey değildir; böyle uygulanmaz.
Biraz detaylandıralım.
Kültürümüzde göz hakkı diye güzel bir gelenek vardır. Ancak göz hakkı; görenin, gördüğünden izinsiz ve bedelsiz alması değildir. Tam tersine, nimet sahibinin o nimeti gören kişiye, o kişi istemeden, karşılıksız ve gönülden yaptığı ikramdır. Burada gören kişi hak iddia etmez.
Bir kimse “Göz hakkım var” diyerek başkasının malından alamaz. Bu, göz hakkı değil; haksızlıktır, zorla almaktır, geleneğin istismarıdır.
Göz hakkı; mal sahibinin gönül genişliği, paylaşma inceliği ve bereket anlayışıyla ilgilidir. Kültürel boyutlu olan komşu hakkı, yolcu hakkı ve misafir hakkı gibi kavramlarla aynı ahlâkî ve kültürel zeminden beslenir. Sofrada, bahçede, tarlada ya da bir nimetin başında bulunan kişi, “Görenin gözü kalmasın” diye ikramda bulunur. Bu zorunluluk değil, gönüllü bir ahlâk ve zarafet davranışıdır.
Dolayısıyla “Göz hakkım” diyerek izinsiz veya habersiz almak, göz hakkı kültürünü yaşatmak değil; onu istismar etmektir.
Esnaflar arasındaki siftah ahlâkı da buna benzer. Bir esnaf siftahını yaptıktan sonra gelen müşteriyi, henüz siftah yapmamış komşusuna yönlendirebilir. Bu güzel bir nezaket örneğidir. Ancak siftah yapmamış esnaf “Komşu hakkı” veya "siftah hakkı" diyerek başkasının müşterisini kendisine gelmeye zorlayamaz. İlki dostluk, ikincisi zorbalıktır.
Anadolu'nun zarafetini yansıtan göz hakkı gibi kıymetli bir kültür, bugün göz göre göre istismar edilmekte ve yozlaştırılmaktadır.
Öyle yapmayalım, yapanlara doğrusunu anlatalım. İyi güzel işlerimizi bozmayalım Allahaşkına.
Hutbelerde fikir, irşat, söylem ve heyecan yönlerinden son bir yıldaki seviye düşüşü üzerine eleştirilere ben de iştirak ediyorum.
Geçen seneki sevincimiz kursağımızda kaldı dersek yeridir. Sanki 1980'lerin ağaç, böcek, aşı, trafik hutbeleri geri döndü. Bu nedir Allah aşkına.
Bir sürü makinelerimiz, 300 km sürat yapan otomobillerimiz, dağları delen cihazlarımız, uzayla konuşmamızı sağlayan iletişim araçlarımız var ama biz, daracık alanlara/şehirlere sıkışmış ve böyle yaşıyoruz.
Mahallenin olmadığı bir şehir boş bir eve benzer. Mahallesiz bir toplumda bütün yük devletin sırtındadır. Güvenlik, dayanışma, komşuluk vs. biter ve her şeyi devletin çözmesi beklenir. Bugün, akrabalık, ideolojik ya da dini mahalleleşmeyi sağlamak durumundayız.
Türk Tarih Kurumu Ansiklopedik Türk Tarih Sözlüğü Erişime Açıldı!
Türk ve Türkiye tarihine ilişkin terim, deyim ve kavramları bilimsel ölçütler çerçevesinde açıklayan çevirim içi başvuru kaynağına erişmek için: https://t.co/omNnwAOSZT
#TürkTarihKurumu95Yaşında
Sevgili arkadaşlar, kim mahşer gününün dehşetini gölge altında geçirmek ister?
Ramazan ayında sayenizde birçok borçlunun borcunu kapattık, Allah hepinizden razı olsun. Ancak bir tanesi epey yüklü bir borç altında ve canhıraş bir gayretle sözlerini tutmaya çalışarak borcu borçla eritme gayretinde ama fiziken ve ruhen tükenmiş durumda. Canına kıyma meyli çok belli ediyor kendini ve bunu hissettiğimden beri buraya aksettirmeden halletmeye çabaladım ama mümkün olmadı. Böylece durumdan sizleri de haberdar etmeye karar verdim. 1 hafta içinde tedarik edilecek 190 bin TL ile en azından psikolojisini düzeltebilir ve kalan miktarı peyderpey kendi gücüyle halledebilecek bir duruma gelir. Miktarın çok büyük olduğunun farkındayım, artık biz elimizden ne gelirse onu yapacağız. Allah kerimdir...
Efendimiz aleyhisselam şöyle buyurmuş:
"Kim darda kalmış bir borçluya mühlet verirse veya borcunu bağışlarsa, Allah da onu kendi gölgesinden başka gölge bulunmayan günde gölgelendirir."
Şair Bâkî'nin mezarıyla ilgili videoyu burada yayınlanmamışım. 2026 UNESCO tarafından Bâkî yılı ilan edildi ama mezarı perişan. Videoyu çektikten sonra gidemedim. İnşallah bir çalışma başlamıştır. Bunu da not olarak düşelim.
#Çekiliş
📚İstanbul'un hafızasını sokak sokak kayda geçiren Cemaleddin Server Revnakoğlu'nun anıt eseri Revnakoğlu'nun İstanbul'u, çekilişle 5 okurumuza hediye!
Yapmanız gerekenler:
📌Ketebe’yi takip etmek
📌 Bu gönderiyi RT etmek
⌛️Son katılım: 31 Mart Salı, 23.59
📢Kazananlar 2 Nisan Perşembe açıklanacaktır.
Kültürümüz için benzer güçte iki büyük külliyat.
İki müellif de arkalarında herhangi bir kurum desteği olmadan yazdı.
Revnakoğlu'nun benzersiz eseri geç de olsa lâyık olduğu ilgiyi görüyor.
Darısı değerli Atilla Şentürk hocamızın eşsiz değerdeki eserine.
Bu kadar beklemeden..
@hamdiakyol_ :) Benim kastım şu idi: Osmanlı şiirinde ve pek tabii Türkçede 'yarıcın Allah' kalıp ifadesi zaten var. Veysî'nin kaleminden çıkan hâli de öyledir kanaatindeyim. Siz çalışmanızda beytin orijinal hâlini yazacaksınız diye işaret ettim. Takdir sizindir. Selamlar.
@hamdiakyol_ 2. mısrada 'yardımcın Allah' dese de vezin dikkate alınınca aynı manada olmak üzere 'yarıcın Allah' olması lazım gelir. Kolaylıklar dilerim.
Osmanlı Türkçesi matbu 35 bine yakın kitap ve bini aşkın başlıkta süreli yayın içerisinde tam metin arama dâhil çok yönlü keşif olanakları sunan Osmanlı Türkçesi keşif portalı Muteferriqa, deneme erişimine açıldı.
Veri tabanına, 27 Şubat 2026 tarihine kadar Sıhhiye ve Bilkent yerleşkelerimizden ve çevrim içi olarak uzaktan erişilebilecektir.
7.5 milyon sayfalık içerik ve 1 milyonu aşkın görsel içinden araştırma imkânı sunan platforma ilişkin ayrıntılı bilgi için: https://t.co/vPlZtWXCiY
Kullanıcı adı ve şifre işlemleri için: https://t.co/V85HMD0OkY