Müslüman jurnalcisi Çin muhbiri yine hezeyandan geri durmuyor.
İlk olarak 4 Ağustos'ta konuyu manşete taşıyarak gündeme getiren Çin taraftarı Vatan Partisi'nin yayın organı Aydınlık'a söz söyleme cesaretini bulamadığı için @dailyislamist'e bulaşmayı tercih ediyor :)
Doğu Türkistanlı muhacir kardeşlerimiz de haber ajansları da olayı bu manşetten sonra öğreniyor.
Çin ajanslarında ise röportajın ilk paylaşım tarihi 31 Temmuz.
@dailyislamist tüm bu olanlardan günler sonra (5 Ağustos) ilk haberi giriyor. Ama sen sanki ilk gündeme getiren @dailyislamist miş gibi müfterilik yapıyorsun.
Bununla kalmıyor kafandan bir "operasyon" senaryosu yazıyorsun. Enver Osman Kaan'ı görevden alan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da mı bu operasyona dahil olduğunu ima etme hadsizliği yapıyorsun yoksa? Veya Kaan'a tepki gösteren Doğu Türkistanlı muhacir kardeşlerimizi de mi "operasyon çekmekle" suçluyorsun?
Sen Şangay'a gidip Doğu Türkistanlıların yaşadığı şeyler için "bir takım senaryolar" diyen biri olarak başkalarını "bir yerlere hizmet etmekle" suçlayacak en son kişisin Karagöz.
🔴 Gaziantep'te bir vatandaş, teşhirci şarkıcının çocuklara yönelik düzenleyeceği konser afişini "Kızım görüyor böyle reklam mı olur?" diyerek boyayla kapatmaya çalıştı.
Ayasofya Camii konsepti ile kaplanmış salonda alkol servisi ve cami içinde giyilemeyecek kıyafetlerle orada bulunan davetliler.
Müslümanlar olarak güçlü olmadığımız için değerlerimizi koruyamıyoruz.
Sahne de ki görsel Ayasofya camisinin içi değil mi? Hatta tüm salon sanki caminin için de görseli verilmiş.
Neslihan Atagül bir ödül alıyor. Ödül töreninin olduğu mekan da camii konsepti yapmışlar.
İSLAM'IN ŞİARLARI HEDEF GÖSTERİLEMEZ, TERÖRİZE EDİLEMEZ!
Suç Duyurusunda Bulunacağım!
Terör Örgütü DAEŞ mensubu olduğu ve emniyet güçlerine ateş açtıktan sonra etkisiz hale getirildiği haberlere yansıyan zanlının olayla ilgi ve alakası olmamasına rağmen sakallı fotoğrafları üzerinden Müslümanların şiarı olan sakal hedef gösterilemez!
Peygamber Efendimiz sav, "Bıyığınızı kısaltın, sakalınızı bırakın." buyurmuştur. Dini istismar eden Terör Örgütleri üzerinden İslam'ın şiarları ve Müslümanlar hedef gösterilemez.
Ruh hastası bir terör zanlısı saldırı gerçekleştirdi diye sakallı fotoğraflarını servis ederek algı yapmanıza müsade etmeyeceğim. Bakın kullanılan fotoğraf tamamen sakalına Atıf yapmakta ve algı oluşturmaktadır.
Lütfen paylaşın, yetkililer derhal bu yanlış ve tahrik edici, hedef gösterici yayınlara müdahale etmelidir.
Haberler kaldırılmadığı takdirde suç duyurusunda bulunacağım.
MİT eski yöneticisi Mehmet Eymür:
"PERİNÇEK İNGİLİZ İSTİHBARATIYLA AMERİKALILARIN ADAMIDIR"
"Ehli Kraliyet'in kalesi"nin İNGİLİZ düğmelerini ve İNGİLİZ parlamentosunda konuşma teklifi aldığını bizzat itiraf ettiğini hepimiz biliyoruz, peki "Perinçek kardeşi"nin İNGİLİZ alâkasını biliyor muyuz? Perinçek'in -MİT yöneticisi Mehmet Eymür'ün defaatle ifade ettiği- İNGİLİZ alâkasını da Ergenekon’dan hapse giren MASON Doç. Ümit Sayın, Aydınlık dergisi haber müdürü Adnan Akfırat’a anlatıyor. Sayın'a göre, Doğu Perinçek, İNGİLİZ merkezli üst seviye bir MASON ve İNGİLİZ istihbaratıyla da bu vesileyle irtibatlı. Ergenekon iddianamesine girmiş “chat” kayıtlarından okuyoruz:
"ÜMİT SAYIN: Bunu bilebilmek mümkün değil, büyük loca bağlantılı olabilir, ben Ahmet Örs (medya patronlarından) ve Engin Eker’le aynı locadayım.
ADNAN AKFIRAT: İç gruba girmek için ne gerekiyor?
ÜMİT SAYIN: Ananı ve babanı bile gözden çıkaracak kadar davamıza sahip olduğunda iç grubumuza girebiliyorsun, çekirdek grup çok gizlidir. Doğu bey de çekirdekte, o iyi bilir.
ADNAN AKFIRAT: Bana bile bugüne kadar hiç belli etmedi.
ÜMİT SAYIN: Belli etmeyecek tabii. Sen katılınca sen de belli etmeyeceksin.
ADNAN AKFIRAT: Fark edilirse bi şekilde?
ÜMİT SAYIN: Gizleyemeyecek duruma gelirsen benim yaptığımı yaparsın.
ADNAN AKFIRAT: ??
ÜMİT SAYIN: Locadan bilgi sızdırıyorum dersin."
(...)
"ADNAN AKFIRAT: Türkiye’de mavi locada çıraklıktan ustalığa geçiş için üç yıl gerekiyormuş.
ÜMİT SAYIN: Evet ama ABD’de öyle değil, Türkiye’de ben iki yılda üstad oldum. Süreyi kısaltman için sana katkıda bulunurum, ayrıca yurt dışına çıkanları toplantılara katılsınlar diye üstad yapıyorlar, çünkü üstad olmayan uluslararası localarda toplantıya katılamaz. Sıraselviler’deki Skotch riti çok daha farklı. Orada da çok kolay 30’uncu dereceye gelebilirsin, yalnız İngiltere çok sıkı, orda çok ciddi. İngiltere’de MI5 ve MI6 büyük ölçüde masonlardan oluşur. Doğu beyin asıl tanışıklığı da oradan geliyor.
ADNAN AKFIRAT: Skotch riti ile Grant Lodge of England aynı değil mi?
ÜMİT SAYIN: Hayır. Grand Lodge of England tüm mavi locaların başındadır. Scotch riti ayrı bir dernektir ama onun başında da United Grand Lodge of Rites var ve merkezi ayrı, Londra’da, oraya gittim, herkes girebiliyor. Kitaplar da bizdekinin aksine gizli değil, bizde herşeyi saklar, gizlerler. Gerçi öyle de olmalı, Türkiye’nin şartları farklı. Solcular, faşistler ve şeriatçılar devletle yakınlaşıp temizliğe girişebilirler. Bizim için en büyük risk bu."
Kaynak:
https://t.co/jxUZhSbVGI (14 Mart 2012).
Ayrıca, Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yöneticisi Mehmet Eymür'ün söyledikleri:
"PERİNÇEK İNGİLİZ İSTİHBARATIYLA AMERİKALILARIN ADAMIDIR
- Doğu Perinçek etkili mi MİT içinde?
Mehmet Eymür: Perinçek'in hem ordu içinde yüzbaşılıktan başlayıp generalliğe kadar uzanan adamları var hem de MİT'te. Bana kalırsa Perinçek, tamamen, İngiliz istihbaratıyla Amerikalıların adamıdır. Kesinlikle öyledir.
- Bunu bilgiyle mi söylüyorsunuz?
Mehmet Eymür: Evet.
- 68 kuşağından, öğrenci hareketinden gelen bir isim, o tarihten bu yana böyle mi?
Mehmet Eymür: Evet, solun gelişmesini Türkiye'de engellemek için kurulan bir örgüt. Türkiye'de birçok yere girmiş durumda Amerika. Biz bu etkiyi maalesef çıkartamadık."
Kaynak:
https://t.co/BCMsn6U7Ei
3 Eylül 2006 tarihinde İsmailağa Camii’nde bıçaklanarak şehit edilen Bayram Ali Öztürk Hoca’nın şehadetinin 20. yıl dönümünde düzenlenen anma programına, Başkanlığımız bünyesindeki hukukçu heyetimizle katıldık. Heyetimiz adına Komisyon Üyemiz Av. Hasan Ece açıklamalarda bulundu.
İlmiyle amel eden, toplumsal önderliği ve şahsiyetiyle geniş bir kesimin muhabbetini kazanan Bayram Ali Öztürk’ün katledilmesinin ardından yürütülen soruşturmanın yalnızca fiilî faille sınırlı kalması; dosyadaki dijital materyallere ilişkin soru işaretlerinin giderilmemesi, muhtemel azmettiriciler ve ihmali bulunan kişiler yönünden olayın bütün boyutlarıyla aydınlatılamaması, aradan geçen yirmi yıla rağmen kamuoyu vicdanındaki şüpheleri canlı tutmaktadır.
Aile avukatlarının başvurusu üzerine yeniden başlatılan soruşturmanın etkin ve kapsamlı biçimde yürütülmesi; cinayetin arka planının, varsa azmettiricilerinin ve ihmali bulunanların ortaya çıkarılması gerekmektedir. Zamanın geçmesi hakikati hükümsüz, adalet arayışını gereksiz kılmaz.
Bu vesileyle, Adalet Bakanlığı nezdinde faili meçhul suçların aydınlatılmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında bu dosyanın da bütün yönleriyle ele alınmasını ve karanlıkta kalan noktaların aydınlatılması için gerekli irade ortaya konulmalıdır.
Medrese sistemi olmasa kuran öğretecek adam bulamazdınız arkadaşlar. O kaçak göçek evlerde, mağaralarda, ahırlarda kuran öğreten adamlar sizin söylemlerinizle alçalmaz yada yükselmez. Elbette medreseler gelişmelidir, değişmelidir.
Ancak şurada birkaç ergenin hocaların arasındaki tartışmalar sebebiyle medreselere saldırması gerçekten üzücü.
Genç kardeşlerim!
Medreseler her daim Anadolu’da islamın kalesi olmuştur. Lütfen hamasi söylemlerden kaçının.
Bayrak Türkiye Cumhuriyeti öz bayrağı değil Osmanlı bayrağıdır.
Şeriat hilafet olduğu bir imparatorluk bayrağıdır Türkiye Cumhuriyeti'ne geçmiştir.
İstiklal Marşı sözlerinden...
Yani sorun ne?
Bayrak Türkiye Cumhuriyeti öz bayrağı değil Osmanlı bayrağıdır.
Şeriat hilafet olduğu bir imparatorluk bayrağıdır Türkiye Cumhuriyeti'ne geçmiştir.
İstiklal Marşı sözlerinden...
Yani sorun ne?
Zaruri Bir Açıklama
İki yıl önce İslam Düşünce Enstitüsünde yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle gerçekleştirdiğimiz bir dersin kısa bir bölümü, iznimiz olmaksızın sosyal medyada yayımlanmış ve konuşmayı maksadı dışında değerlendiren çeşitli yorumlara, yer yer hakarete varan ifadelere konu olmuştur.
Yayımlanan kısım, tarih boyunca tartışılmış bir usul meselesinin, her ikisi de geçerliliğini İslam’dan alan şer‘iyyet ve meşrûiyyet kavramları üzerinden ele alınmasından ibarettir.
Ortaya çıkan yorumlar, din-i mübîn-i İslam’ın ilmî meselelerini, İslam ilahiyat müktesebatının kavramlarına ve özgün bağlamlarına riayet etmeden, müminler arasındaki hüsnüzannı ve dinî-ahlâkî bir erdem olan güzel söz söyleme âdâbını gözetmeden sosyal medya mecralarında tartışmanın ne kadar sakıncalı olduğunu bir kez daha göstermiştir.
İlkesel olarak sosyal medya üzerinden kişisel cevaplar vermeyi uygun bulmuyorum. Bununla birlikte, ihtilaf ahlâkına riayet ederek eleştiri ve değerlendirmede bulunan herkese teşekkür ediyorum.
Konunun ilmî mahiyetini müzakere ortamında ele almak isteyen bütün kardeşlerimize Enstitümüzün kapısı açıktır.
Rabbimiz bizleri istikametten ayırmasın. Âmin.
Ateistler bile hu hadis inkarcılarından daha akıllı!
Adamlar tarihi kabul ediyor,
Ama hadisler öyle zinciri iyi korunmuştur ki kâfirler bile şaşırmış.
Bunlar hâlâ cahilce birbiriyle çelişiyor.