KAMUOYUNA DUYURU
Tülin Özer, sendikamızdaki Genel Başkan Yardımcılığı görevinden azledilmiştir.
Bu karar doğrultusunda, Tülin Özer'in sendikamızla hiçbir idari, hukuki ve kurumsal bağı kalmamıştır. Kendisinin sendikamız adına herhangi bir açıklama yapma, temsil yetkisi kullanma veya işlem yapma yetkisi bulunmamaktadır.
Kamuoyuna ve tüm üyelerimize saygıyla duyurulur.
Kamuoyuna Duyuru
Son günlerde sosyal medyada dolaşıma sokulan ve kamu işçilerinin maaşlarına ilişkin olduğu iddia edilen görsel ile bordro tamamen gerçek dışı, yanıltıcı ve yapay zekâ ile hazırlanmış bir içeriktir. Resmî bir kurum tarafından düzenlenmiş belge niteliği taşımamaktadır.
Hiçbir resmî dayanağı bulunmayan bu tür paylaşımlarla kamu çalışanları karşı karşıya getirilmekte, toplumda yanlış algı oluşturulmakta ve çalışma barışı hedef alınmaktadır.
Gerçek dışı bilgi ve sahte belgeleri üreten, yayan veya kamuoyunu yanıltacak şekilde paylaşan kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu ve ilgili diğer mevzuat kapsamında gerekli hukuki ve cezai süreçler titizlikle başlatılacaktır.
Kamu çalışanlarını ve vatandaşlarımızı, yalnızca resmî kurumların açıklamalarına itibar etmeye; kaynağı belirsiz, doğruluğu ispatlanmamış ve yapay zekâ ile oluşturulduğu açıkça anlaşılan içeriklere itibar etmemeye davet ediyoruz.
Fatih Demirel
Lider Büro-Sen Genel Başkanı
Kamuoyuna Duyuru
Son günlerde sosyal medyada dolaşıma sokulan ve kamu işçilerinin maaşlarına ilişkin olduğu iddia edilen görsel ile bordro tamamen gerçek dışı, yanıltıcı ve yapay zekâ ile hazırlanmış bir içeriktir. Resmî bir kurum tarafından düzenlenmiş belge niteliği taşımamaktadır.
Hiçbir resmî dayanağı bulunmayan bu tür paylaşımlarla kamu çalışanları karşı karşıya getirilmekte, toplumda yanlış algı oluşturulmakta ve çalışma barışı hedef alınmaktadır.
Gerçek dışı bilgi ve sahte belgeleri üreten, yayan veya kamuoyunu yanıltacak şekilde paylaşan kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu ve ilgili diğer mevzuat kapsamında gerekli hukuki ve cezai süreçler titizlikle başlatılacaktır.
Kamu çalışanlarını ve vatandaşlarımızı, yalnızca resmî kurumların açıklamalarına itibar etmeye; kaynağı belirsiz, doğruluğu ispatlanmamış ve yapay zekâ ile oluşturulduğu açıkça anlaşılan içeriklere itibar etmemeye davet ediyoruz.
Fatih Demirel
Lider Büro-Sen Genel Başkanı
LİDER BÜRO-SEN'DEN KAMUOYUNA DUYURU
Son günlerde sosyal medya platformlarında dolaşıma sokulan ve kamu çalışanlarını karşı karşıya getirmeyi amaçlayan sözde maaş bordroları gerçeği yansıtmamaktadır.
Paylaşılan görsel incelendiğinde bunun resmi bir maaş bordrosu olmadığı açıkça görülmektedir. Üstelik bordroda "ücret" kelimesinin "üçret" şeklinde yazılması gibi basit yazım hataları dahi, belgenin güvenilir olmadığını göstermektedir. Bu tür hatalar, söz konusu görselin yapay zekâ veya dijital araçlarla oluşturulmuş olabileceğine ilişkin ciddi şüpheler doğurmaktadır. Bunu sıradan bir vatandaşın dahi fark edebileceği açıktır.
Doğruluğu teyit edilmemiş, resmi niteliği bulunmayan bu tür içerikleri gerçekmiş gibi paylaşmak; kamuoyunu yanıltmak, kamu çalışanlarını galeyana getirmek ve çalışma barışını bozmak gibi sonuçlar doğurabilir.
Lider Büro-Sen olarak, kamu çalışanlarını birbirine düşürmeye yönelik bu tür manipülatif paylaşımları kınıyoruz. Gerçek dışı olduğu anlaşılan içerikleri alenen yayan, paylaşan ve kamuoyunu yanıltan kişi ve hesaplar hakkında ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli hukuki süreçlerin başlatılması için girişimlerde bulunacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.
İşçi de memur da bu ülkenin emekçisidir. Hiç kimsenin sahte veya doğrulanmamış içeriklerle emekçiler arasında ayrışma oluşturmasına izin vermeyeceğiz.
LİDER BÜRO-SEN
Genel Merkez
Bir baba; yalnızca evine ekmek götüren kişi değil, alın teriyle evladına onurlu bir yaşam bırakmaya çalışan en büyük emekçidir.
Bu vesileyle; taşeron sisteminin zorluklarına rağmen yılmadan çalışan, belediye şirketlerinde özveriyle görev yapan, kamu hizmetlerinin yükünü omuzlayan kamu emekçisi babalarımız başta olmak üzere, emeğiyle hayatı ayakta tutan tüm babalarımızın Babalar Günü’nü yürekten kutluyorum.
Bugün emekçi babaların en büyük mücadelesi; çocuklarına daha iyi bir gelecek sunabilmektir.
Ancak bu mücadele, geçim sıkıntısı, adaletsiz ücret politikaları ve ağır çalışma koşulları nedeniyle her geçen gün daha da zorlaşmaktadır.
Emeğin karşılığını tam ve zamanında aldığı, sosyal adaletin güçlendiği, çalışma hayatında hakkaniyetin esas alındığı bir düzen; sadece emekçilerin değil, aile kurumunun da en önemli güvencesidir.
Babalar Günü’nün yalnızca bir kutlama değil; emek veren, üreten ve ülkesine değer katan babalarımızın sorunlarını hatırlamak ve çözüm üretme sorumluluğunu yeniden hatırlamak için de önemli bir vesile olduğuna inanıyorum.
Bu nedenle; alın teriyle geleceği inşa eden, dürüstlüğü ve emeğiyle evlatlarına örnek olan tüm emekçi babalarımıza sağlık, huzur ve hak ettikleri güzel yarınlar diliyorum.
EMEĞİN HAKKI GELECEĞİN GÜVENCESİDİR 🇹🇷
Emeğe Değer, Emekçiye Hak✊
#EmekOrtakDeğerimizdir
#TaşeronEmekçiBaba
#BelediyeŞirketİşçisiEmekçiBaba
#KamuİşçisiEmekçiBaba
🟥 KAMU İŞÇİLERİNİN TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ SÜRECİNE İLİŞKİN HAKLI BEKLENTİSİ.
Ülkemizde görev yapan yüz binlerce kamu işçisi; yüksek enflasyon, artan yaşam maliyetleri ve alım gücündeki ciddi gerileme karşısında ekonomik olarak ağır bir yük taşımaktadır.
Buna rağmen toplu iş sözleşmesi süreçlerinin gecikmesi, emekçilerin mevcut mağduriyetini daha da derinleştirmektedir.
Toplu iş sözleşmeleri; Anayasa ile güvence altına alınmış sosyal ve ekonomik hakların en temel unsurlarından biridir.
Bu nedenle sözleşme süreçlerinin makul süreler içerisinde sonuçlandırılması yalnızca idari bir tercih değil, aynı zamanda sosyal devlet ilkesinin ve çalışma barışının gereğidir.
Kamu işçileri açısından ücret artışlarının gecikmeli uygulanması; gelir kaybına, refah seviyesinin düşmesine ve çalışma hayatında ciddi motivasyon sorunlarına yol açmaktadır.
Özellikle sözleşme süreçlerinin uzaması nedeniyle oluşan belirsizlik, işçi kesiminde haklı bir huzursuzluk yaratmaktadır.
Bu noktada;
📌 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın süreci etkin ve şeffaf şekilde yürütmesi,
📌 TÜHİS başta olmak üzere ilgili kurumların müzakere süreçlerini geciktirmeden tamamlaması,
📌 Yetkili konfederasyon ve sendikaların emekçilerin ekonomik gerçeklerini dikkate alan kararlı bir tutum sergilemesi,
📌 TBMM’nin çalışma hayatında kronik hale gelen yetki ve sözleşme süreçlerine ilişkin sorunlara kalıcı çözümler üretmesi,
📌 Toplu iş sözleşmelerinin öngörülebilir ve sürdürülebilir bir takvim içerisinde sonuçlandırılması,
çalışma hayatının sağlıklı işleyişi açısından büyük önem taşımaktadır.
Kamu işçileri hiçbir ayrıcalık talep etmemektedir.
Talep edilen; emeğin korunması, kazanılmış hakların zamanında uygulanması ve ücret düzenlemelerinin gecikmeye mahal verilmeden hayata geçirilmesidir.
Unutulmamalıdır ki;
emeğin değersizleştirildiği bir çalışma düzeninde sosyal adaletin, kurumsal verimliliğin ve çalışma barışının sürdürülebilmesi mümkün değildir.
EMEĞİN HAKKI GELECEĞİN GÜVENCESİDİR🇹🇷
Emeğe Değer,Emekçiye Hak✊
#EmekOrtakDeğerimizdir
#Kamuİşçisi
#TopluİşSözleşmesi
#ÇalışmaHayatı
#SosyalAdalet
#TÜHİS
#HakMücadelesi
Kamu İşçileri,
👇
“Vergide Adalet” İstiyor.
Son dönemde kamu işçilerimizin maaşları üzerinden artan vergi yükü nedeniyle dile getirilen “vergide adalet” çağrıları, yalnızca ekonomik bir serzeniş değil; aynı zamanda sosyal devlet ilkesinin, çalışma barışının ve gelir adaletinin yeniden değerlendirilmesine yönelik haklı bir toplumsal taleptir.
Vergi vermek anayasal bir vatandaşlık görevidir.
Ancak vergilendirme sisteminin; adil, ölçülü ve gelir dağılımını koruyucu bir anlayışla uygulanması da hukuk devleti olmanın temel şartlarından biridir.
Özellikle sabit gelirli kamu işçilerinin yıl içerisinde vergi dilimlerinin yükselmesiyle maaşlarında yaşanan ciddi kayıplar, emekçinin alım gücünü doğrudan etkilemekte, çalışma hayatında ekonomik ve sosyal mağduriyet oluşturmaktadır.
Bugün kamu işçisi; artan hayat pahalılığı, yüksek enflasyon, kira ve temel ihtiyaç giderleri karşısında yaşam mücadelesi verirken, ücret artışlarının kısa süre içerisinde vergi dilimleri nedeniyle erimesi çalışma motivasyonunu ve iş barışını zedelemektedir.
Lider Büro Sendikası olarak açıkça ifade ediyoruz ki;
emeğin korunması, yalnızca ücret artışıyla değil, ücretin adil vergilendirilmesiyle mümkündür.
Bu kapsamda;
▪️ Ücretli çalışanlar üzerindeki dolaylı ve doğrudan vergi yükünün yeniden değerlendirilmesi,
▪️ Kamu işçilerinin vergi dilimlerinde yaşadığı kayıpların önüne geçilmesi,
▪️ Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını esas alan sosyal adalet anlayışının güçlendirilmesi,
▪️ Gelir vergisi tarifelerinin günümüz ekonomik şartlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi,
▪️ Emek gelirlerinin korunmasına yönelik yasal çalışmaların hızlandırılması büyük önem taşımaktadır.
Buradan tüm siyasi aktörlere, karar vericilere ve ilgili kamu otoritelerine çağrımızdır:
Kamu işçilerinin sesi yalnızca toplu sözleşme dönemlerinde değil, vergi politikaları belirlenirken de duyulmalıdır.
Emekçinin alın terini koruyan, gelir adaletini önceleyen ve sosyal devlet ilkesini güçlendiren düzenlemeler artık ertelenmemelidir.
Kamu çalışanının emeğini korumayan hiçbir ekonomik düzenin sürdürülebilir olması mümkün değildir.
Vergide adaletin sağlanması, yalnızca çalışanların değil, toplumsal huzurun ve çalışma barışının da temel şartlarından biridir.
EMEĞİN HAKKI GELECEĞİN GÜVENCESİDİR🇹🇷
#EmekOrtakDeğerimizdir
#KamuEmekçileri
#VergideAdalet
Kamuda görev yapan üniversite mezunu işçilerin, eğitim durumlarına ve mesleki yeterliliklerine uygun şekilde memur statüsünde değerlendirilmesi; kamu hizmetlerinde verimlilik, kurumsal sürdürülebilirlik ve üretim kalitesinin artırılması açısından önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir.
Bugün birçok üniversite mezunu kamu işçisi; teknik bilgi, idari beceri ve uzmanlık gerektiren alanlarda aktif görev almakta, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde önemli sorumluluklar üstlenmektedir.
Ancak mevcut statü farklılıkları nedeniyle çalışanların bilgi ve birikimlerinden tam anlamıyla faydalanılamamakta, kariyer planlaması ve görev tanımlarındaki belirsizlikler hizmet kalitesini doğrudan etkilemektedir.
Kamu kurumlarında nitelikli insan kaynağının doğru statüde değerlendirilmesi; hizmet süreçlerinin daha etkin, hızlı ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesine katkı sağlayacaktır.
Eğitimine uygun görevlerde çalışan personelin motivasyonu artacak, kurumsal aidiyet güçlenecek ve bu durum vatandaşlara sunulan hizmetin niteliğine olumlu şekilde yansıyacaktır.
EMEĞİN HAKKI GELECEĞİN GÜVENCESİDİR 🇹🇷
#EmekOrtakDeğerimizdir🇹🇷
@csgbakanligi@isikhanvedat@IscilerDernegi
Hobi bahçeleri meselesi artık yalnızca bir yapı sorunu değil; binlerce ailenin emeğini, birikimini ve geleceğe dair umudunu ilgilendiren toplumsal bir konudur.
Çözüm; mağduriyet oluşturan yıkım kararlarında değil, vatandaşın hakkını koruyan adil, makul ve uygulanabilir düzenlemelerde aranmalıdır.
Ortak akılla çözüm üretmek zorundayız.
EMEĞİN HAKKI GELECEĞİN GÜVENCESİDİR🇹🇷
#EmekOrtakDeğerimizdir
#Hobibahçemedokunma
#YapıKayıtMeclise
https://t.co/wg891DlXUM…
Sayın Bakanım,
Çalışma hayatına ilişkin uluslararası standartların tartışıldığı bu önemli platformda, ülkemizde milyonlarca çalışanı doğrudan etkileyen sorunların da güçlü şekilde gündeme taşınması gerektiğine inanıyoruz.
Bugün çalışanların ve emeklilerin çözüm bekleyen temel sorunları ortadadır:
▪️ Vergi dilimi adaletsizliği nedeniyle ücretlerin yıl içerisinde erimesi,
▪️ Asgari ücretin açlık ve yoksulluk sınırı karşısındaki durumu,
▪️ 5510 sayılı Kanun kaynaklı düşük aylık bağlanma oranları,
▪️ Sendikal haklar ve toplu sözleşme sistemindeki yapısal sorunlar,
▪️ İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarındaki eksiklikler,
▪️ Düşük sendikalaşma oranları,
▪️ Refah payı ve Eşel Mobil sistemine yönelik beklentiler,
▪️ 696 KHK kapsamında kadroya geçen işçilerin tayin hakkı, meslek kodu ve özlük hakları sorunları,
▪️ Kamuda devam eden taşeron çalışma modeli,
▪️ Kıdem tazminatı tavanının yarattığı kayıplar,
▪️ Yüksek sendika aidatları ve delegasyon sistemine yönelik eleştiriler,
▪️ Statü ve unvan değişikliği talepleri,
▪️ Uzun çalışma saatleri ve iş-yaşam dengesi sorunları.
Bunlara ek olarak, özellikle 42-50 yaş aralığında çeşitli mevzuat uygulamaları nedeniyle çalışma hayatından koparılan ve fiilen zorunlu emekliliğe yönlendirilen çalışanların yaşadığı mağduriyetlerin de görmezden gelinmemesi gerekmektedir.
Çalışma isteği ve üretme gücü devam eden insanların sistem dışında bırakılması, hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Elbette ILO sözleşmeleri ve uluslararası çalışma standartları önemlidir.
Ancak burada sorulması gereken temel soru şudur: Eğer çalışanlar lehine alınacak kararlar doğru ve gerekli ise, bu hakların hayata geçirilmesi için mutlaka uluslararası platformlardan gelecek değerlendirmeler mi beklenmelidir?
Çalışanların yaşadığı sorunları en iyi bilenler, bu ülkenin emekçileri, sendikaları ve yöneticileri değil midir?
Beklentimiz; çalışma hayatının kronikleşen sorunlarının yalnızca uluslararası raporlarda yer alması değil, sosyal diyalog mekanizmaları işletilerek kalıcı çözümlere dönüştürülmesidir.
Emekçinin alın terini koruyan, adil ücret sağlayan, sendikal özgürlükleri güçlendiren, çalışma barışını tesis eden ve sosyal adaleti önceleyen reformlar artık ertelenmemelidir.
Çalışanların sesi, yalnızca konferans salonlarında değil; mevzuatta, toplu sözleşmelerde ve günlük yaşamda da karşılık bulmalıdır.
Çünkü güçlü bir çalışma hayatı, güçlü bir sosyal devletin temel şartıdır.
Emek Ortak Değerimizdir🇹🇷
#TaşeronaKadro
#BelediyeŞirketİşçilerineNormKadro
#696KHKlıİşçiler
#Tayin
#MeslekKodu
#ZorunluEmekliyeİşeİadeHakkı