@b_yuceturk siz neyin kafasını yaşıyorsunuz?
esas, İBB kaynakları ile, pavyon köşelerinde delege pazarlığı ile kazanılmış bir koltuk yok hükmündedir.
hırsızlık ve ahlaksızlığı desteklemek, ne zamandan beri FİKİR oldu.
hem bu kadar ağlamak niye?
madem haklısınız nefes almadan başka partiye.
Bakın yalan haber nedir? Toplum sağlığı yalan haberle nasıl zehirlenir?
Fondaş Halk TV de konuşan İP Grup Başkanvekili Uğur Poyraz.
“NATO Zirvesi’nde doktorların izinli olduğunu hastanelerin kapatılacağını doğum yapılamayacağını ameliyat olmayacağını” söylüyor sunucu dahil 5 kişi de itiraz etmiyor.
Peki gerçek ne?
Hastanelerde doğum yapılamayacak diye bir durum yok ve doktorlar izinli değil.
Ankara'da 7-8 Temmuz 2026'da yapılacak 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi nedeniyle, 9 ilçede (Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Pursaklar, Sincan, Yenimahalle) çalışan bazı kamu personeli 6-12 Temmuz arasında idari izinli sayılacak.
Ancak sağlık, güvenlik, göç, ulaşım, lojistik, 112 Acil Çağrı Merkezi, altyapı, haberleşme, itfaiye gibi zaruri alanlarda görev yapan personel idari izinli sayılmayacak, görevlerine devam edecek.
Yani sağlık çalışanları bu iznin dışında tutuldu, doktorlar normal şekilde çalışacak
Bazı basın yayın mecralarında ve sosyal medya hesaplarında paylaşılan "25 yeni ilin kurulacağı" yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.
Yeni illerin kurulmasına yönelik mevcutta planlanan veya yürütülen herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.
Söz konusu iddialar, yapay gündemler oluşturarak kamuoyunda algı ve manipülasyon oluşturma amacı taşımaktadır. Vatandaşlarımızın yalnızca resmi makamlarca yapılan açıklamaları dikkate almaları önemle rica olunur.
@BBahadirErdem la madem butlancıların oyu %1,
partinin genel başkanı ile niye köşe kapmaca oynuyorsunuz haysiyetsizler.
başka bir parti kurun bakalım %1 i kim alacak.
sosyal medya anketleri ile birbirinize gaz verin bakalım ne olacak ?
İran krizi boyunca politikalarımıza köstek olmaya çalışanlar:
Siz dış politika gibi tecrübe, bilgi, birikim, omurga gerektiren alanlarda ahkâm kesmekten vazgeçin.
Gidin koltuk peşinde koşun, salon kapmaca oynayın, birbirinizin kuyusunu kazın.
Sizin en iyi bildiğiniz iş budur…
Michael Rubin, “Erdoğan sonrasının planlamasını yapmalıyız” dediği ABD Kongresi’ne “Özgür Özel’i meşru lider tanımalıyız ve Kemal Kılıçdaroğlu’na yaptırım uygulamalıyız” tavsiyesinde bulundu.
Dün de Slovenya’da yasadışı bağış almakta bir beis görmediği için denetime takılan Prebilič aynı gerekçelerle Akın Gürlek’i hedef alıp, Avrupa Parlamentosu’na yaptırım çağrısı yapıyordu.
Sayın Cumhurbaşkanımızın “ahtapotun kolları gibi” betimlemesiyle işaret ettiği yapıyı görüyorsunuz.
Burada bağımsız yargının işlemesi sayesinde CHP’nin ele geçirilmesi planı mutlak butlan kararıyla sekteye uğrayınca, Türkiye’de kuyruğuna basılan tilkinin çığlığının AP’de, Amerikan Kongresi’nde yankılandığını da görüyorsunuz.
Sadece bu kadar da değil. Rubin’e göre önümüzdeki dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı ve İstihbarat Başkanı cezaevindeymiş.
Rubin can havliyle haykırdığı bu sözleriyle, Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü iddianamesinde ortaya koyulan “CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olabilmek için yolsuzluk ve rüşvetle toplanan paraların bu amaçla kullanılması ve partinin ele geçirilerek adayların belirlenmesi” iddialarının uluslararası boyutunu da faş etmiş oluyor.
Yahudilerin desteğini alabilmek için de “Bakın siz azınlıksınız, mevcut Türk devleti hepinizi yok edecek” diyerek korku salıp, manipülasyon yapmayı da ihmal etmiyor.
Ezcümle, CHP’nin yerli ve milli bir sistem partisi olarak tarihsel misyonunu sürdürmesi SİSTEM’i rahatsız ediyor.
Etmeye de devam edecek gibi görünüyor.
Hakkını derhâl almak, sadece o tarafta mahkeme-i kübrada Allah'tan umacağımız bir şey dostlarım. Bu dünyada ise hak yerini bazen bulmaz, bazen geç bulur, nadiren de çarçabuk.. Allah'a karşı sabrı ve edebi öğrenmeliyiz.
Yabancı basın:
➖"ABD Başkanı Donald Trump'ın, ABD ile İran arasında sağlandığı belirtilen barış anlaşmasının ardından Suudi Arabistan ve Türkiye'ye özel olarak teşekkür etmesi, sıradan bir diplomatik jestten çok daha fazlası olarak yorumlandı. Uzmanlara göre bu vurgu, Tahran ile Washington'u anlaşma noktasına taşıyan bölgesel diplomatik koalisyonun kimlerden oluştuğunu gösteren önemli bir mesaj niteliği taşıyor. Sürecin başlıca arabulucusu olarak ise Pakistan öne çıkıyor."
@medyamuhtari sen de hırsızların ve ahlaksızların kayığına bin bakalım seni nereye götürecek Musavat Dervişoğlu ?
hırsız ve ahlaksızların papağanlığını yap, sonra da yüzük meselesini aç.
ne yapacağız ne edeceğiz yok. vizyonları yok.
hala aynı tarz siyaset.
Bir Avrupa Parlamentosu üyesinin Türkiye Cumhuriyeti hakkında konuşurken “sömürge komiseri” üslubuyla konuşması, kendisi için siyasi bir utanç ve Parlamento değerlerini istismardır. AP’nin bu seviyesizliği ciddi bir şekilde ele alması gerekir
Siyasi bir niteliği olmadığı konuşmasından anlaşılan bu şahsın ciddiye alınacak bir tarafı yoktur. Bu kişi “Avrupa Parlamentosu üyesi ve gölge raportör” sıfatını taşıdığı için, “Avrupa Parlamentosu” hakkında gösterdiğimiz özen gereği mecburen cevap veriyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Kabinesini, Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’i ve Kabinemizin herhangi bir üyesini saygısız bir dille hedef göstermek kimsenin haddi değildir. Avrupa Parlamentosu adına yapılan bu saygısızlığın arkasındaki saikler, bu köklü kurum tarafından ciddi şekilde sorgulanmalıdır. TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN EGEMENLİK HAKLARINA SAYGI, bir tartışma konusu olamaz.
Avrupa Parlamentosu geçmişte nitelikli bir “siyaset ve insan hakları okulu”ydu. Bugün ise “sömürge komiseri” edasıyla konuşan bazı niteliksiz siyasetçilerin “güdümlü siyasi lobi” faaliyetleri yüzünden değer kaybetmektedir. Türkiye hakkında geçmiş yıllarda hazırlanan raporların da gerçeği yansıtmak ve diyalog kapılarını açmak yerine, bazı siyasi odakları tatmin etmek üzerine kurulduğu görülmüştür.
Avrupa Parlamentosu’nun saygın geçmişine ve hakkaniyetli yaklaşımlarına uygun her türlü diyaloğa önem veriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına yapılan hiçbir saygısızlığa ise izin vermeyiz.
Avrupa Parlamentosu’nun başta GAZZE olmak üzere temel insanlık konularında tarihin doğru tarafında duramayan yanlışlarını güçlü şekilde telafi etmesi gerekir. Avrupa Parlamentosu “İNSANLIK İTTİFAKI”nın güçlü bir destekçisi olacak birikime sahiptir ve bu birikime önce Parlamento üyelerinin saygı duyması gerekir. Bu çerçevede, Avrupa Parlamentosu “yaptırım” araçlarını doğru ve saygın biçimde kullanmak istiyorsa, siyonistlerin Gazze’deki soykırım suçlarını destekleyen Avrupalı siyasetçileri gündemine almalıdır. Avrupa’daki siyonist soykırım destekçisi siyasetçilere yaptırım kararı almayan AP’nin diğer konularda söz söyleme zemini yoktur.
Bugün Avrupa Parlamentosu’nun bazı üyelerinin çeşitli etkiler altında “SİYASİ BAĞNAZLIĞIN” vesayeti ile hareket ettiği pek çok gündem vardır. Türkiye’ye dönük bu bağnaz siyasi dilin hiçbir hükmü yoktur.
Avrupa Parlamentosu üyesi sıfatı taşıyan bazılarının “SİYASİ YOBAZLIK”la Türkiye’yi hedef almasını reddediyoruz. Avrupa Parlamentosu’nun bu siyasi yobazları “DEMOKRASİ İLKOKULU”na göndermesi en doğru seçenektir.
Çifte Vatandaş olup da İsrail ordusunda askerlik yapan, İsrailin savaş ve soykırım suçuna iştirak eden kişilerin ülkeye dönüşte savaş ve soykırım suçuyla yargılanmasını , vatandaşlık haklarının sonlandırılmasını talep ediyorum!
Bunu Gazze'de yakılarak şehit edilen masumlara borçlusunuz! Şehit İsmail Haniyye'ye borçluyuz
@TBMMresmi
ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz.
Söz konusu mutabakat, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir merhale teşkil etmektedir. Tamamlayıcı görüşmelerin de yapıcı bir tutumla sürdürülmesini ümit ediyoruz.
Bu önemli adımı atan taraflar ile arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’ı ve Katar başta olmak üzere sürece katkı sağlayan diğer ülkeleri kutluyoruz.
Varılan mutabakatın sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi ve bölgesel barış ile güvenliğin korunması açısından ilgili tüm ülkelerin sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır.
Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bu sürece başından beri büyük bir destek ve emek verdik. Bölgemizde barış, huzur ve istikrarın tesis edilmesine yönelik desteğimiz kesintisiz devam edecektir.