İsrail Refah Sınır Kapısı’nın Mısır ile olan son bağlantısını kesiyor!
Refah Sınır Kapısı, uzun yıllar boyunca Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan tek kapısı olarak işlev gördü. Kapı, teknik olarak Filistin tarafında yer alıyor; güvenliği ve idaresi Filistinli sivil otoriteler tarafından yürütülüyordu.
İşgalci İsrail her ne kadar müdahale etse de Refah Kapısı’nda doğrudan bir askeri varlık bulundurmuyor, giriş-çıkışları dolaylı yollarla, belge ve izin süreçleri üzerinden denetliyordu.
Bu uygulama her ne kadar kısıtlı ve sorunlu olsa da, Gazze’nin Mısır ve dış dünya ile tek nefes borusu olarak varlığını sürdürmesine bir imkân tanıyordu.
Hastalar, insani yardımlar ve sınırlı da olsa sivil geçişler bu kapı üzerinden sağlanıyordu.
Şimdi İsrail, Refah Kapısı’nı yalnızca denetlemek değil, Gazze Mısır sınırını kontrol eden bir askeri hat oluşturuyor.
Bu uygulama ile Refah Kapısı’nın işlevini fiilen ortadan kalkıyor. Yani Filistin’in, Gazze’nin Mısır ile olan son bağlantısı da kesiliyor.
Uzmanlara göre İsrail’in bu hamlesi, Gazze’yi yalnızca abluka altında tutmayı değil, coğrafi olarak tamamen kapalı ve dış dünyadan kopuk bir alana dönüştürmeyi amaçlıyor.
Özetle, İsrail bütün dünyanın gözü önünde ve İslam coğrafyasının ortasına Gazze’nin dünyaya açılan Refah Kapısı’nın Mısır ile olan bağlantısını keserek direk kontrolüne alıyor.
Eğer İsrail bu projeyi hayata geçirirse ki engelleyen hiçbir güç yok, çünkü 57 İslam ülkesi lider ve 2 milyar Müslüman olanları sadece seyrediyor.
Yani Müslümanlar bundan sonra Gazze’ye yardım göndermek için Mısır’dan değil, Tel Aviv’den izin isteyecekler.
(Ben bu yazıyı yazarken bir insan ve Müslüman olarak kendimden utandım)
#فلسطين #معبر_رفح #غزة #إسرائيل #مصر
Bu fotoğrafa iyi bakın. İnsani yardım için Afrika’ya gidip 103 çocuğu kaçırırken yakalanan bir grup Fransız (ve diğer Batı ülkelerinden) aktivist.
Jeffrey Epstein'in çocuk kaçırma mevzuları konuşulurken aklıma Çad’da dinlediğim hikâye geldi.
Fransız insani yardım derneği Arche de Zoe, Çad’daki ıssız bir havalimanına 103 çocukla gidiyor ve bunların Sudan’dan getirilen yetimler olduğunu söylüyor. Normalde Çad’da bir Fransıza müdahale etmek kolay değildir ama bir polisin cesareti oyunu bozuyor. Polis, çocuklardan biriyle konuşunca çocukların Çadlı olduğunu ve kaçırıldığını anlıyor.
Tabii olay tüm ülkeye yayılınca gizlemek mümkün olmuyor. Yakalanan insani yardım çalışanları mahkum edilmesin diye devreye dönemin Cumhurbaşkanı Sarkozy giriyor ve bunları Fransa’ya götürüyor.
Önce çocukların ailesine tazminat ödenmesine karar veriliyor sonra Fransız Başbakan “Fransızların vergilerini bunlara vermem” diyerek vazgeçiyor.
İşin ilginç yanı Çad da dahil olmak üzere 14 Afrika ülkesi ulusal rezervlerini 1961’den beri Fransa’da tutmak zorunda. Yani Fransız hazinesi, Afrika’dan yıllık 500 milyar dolar kazanç ve getiri elde ediyor.
Tüm bunlar aklıma Çadlı rehberimizin son cümlesini getirdi: “Gerçek ortaya çıktı ve böylece Batı’nın yalnızca yer altı kaynaklarımızı değil, çocuklarımızı da çaldığını öğrendik.”
Not: Tüm anlattıklarımın detayları hâlâ haberlerde duruyor, inceleyebilirsiniz
Epstein Belgeleri'nin açılmasından sonra, insanımızın aklına gelen tek soru var:
"Bu sapık yapının Türkiye ayağında kimler var?"
Belgelerde görüldüğü üzere her şey, çocuk bedeni ve kan üzerinden gerçekleşiyor.
Türkiye'de özellikle "film, dizi, klip, şarkı, sanatçı kostümü" seçimlerini yapanların mercek altına alınması gerekiyor.
Mesela genç bir kızı, çocuk gibi giydirip eline "kan baloncuğu" oyuncağını veren, tek gözünü kapattırıp klip çektirenler kim?
Adı sanı duyulmamış gençleri, bir anda şöhrete kavuşturup Türk gençlerinin önüne "fenomen, idol, rol model..." gibi ünvanlarla sunanlar kim?
Pedofili ve satanist mesajlar içeren yarışma programları düzenleyenler kim?
Pagan sembollerini dizi veya film sahnelerinde arka plana yerleştiren, sanatçıların boyunlarına kolye diye taktıranlar kim???
Bunlar, sırf dikkat çekmek için yapılmış basit görsel çalışmalar mı?
Öyle düşünüyorsanız son günlerde yayınlanan sözde sanat eserlerine tekrar bakın.
Hiçbiri tesadüf değil?
Epstien dosyalarında geçen pedofili savunucusu Dawkins.
New York Times Bestseller üzerinden tüm dünyaya ulaştırılan propaganda metninde özetle ;
“Kötülüklerin kaynağı dinlerdir. Dinleri yok etmeliyiz”
It's incredibly painful to see people who are able to help but ignore you.
If you’re scrolling, PLEASE leave a dot . it's just a dot🙏🫵👇
https://t.co/kiX12kCi1t
"Çocuklar açlıktan ölürken ve El-Faşir halkı hayvan yemi tüketmek zorunda kalırken, bu durumun yarattığı derin üzüntüyü ve rahatsızlığı anlamak mümkündür...😪
Yardımlarımız devam ediyor yardımcı olmak istemezmisiniz.
Rica etsem yoruma #Sudanıyalnızbırakma yazar mısınız.