Bu ülkede “yüksekten düşerek öldü” denilen kadınların akıbeti tek tek araştırılmalı. Hele ki aileler şüpheli buluyorsa, her detay titizlikle incelenmeli!
Ablamı kaybedeli 600 gün oldu. Bir sabah 5. kattaki evinin balkonundan düştüğü haberini aldım. Duygularımı tarif edemem.
Gece eşiyle 2 saatlik bir kanlı boğuşmanın hemen ardından düştü.
Sanık eş o gün ailemizle bağlantısını kesti. 78. gün serbest kaldı.
Olay enine boyuna soruşturulmadı. Hiçbir sorumuza cevap alamadık. Bırakın sanıktan cevap alamamamızı, mahkeme en önemli sorularımızı bu davanın konusu değil diye engelledi.
Resmen bu kadar gün sanığın ifadesine göre yargılama yapıldı.
Kamera görüntüleri incelenmedi. 2. katta düşme anını gören tanık dikkate alınmadı. Canlandırma yapılmadı.
Güllü olayında biz etkin soruşturma nedir görmüş olduk.
Sanık kendini kahraman ilan etti ve şimdi suçsuz ilan edilecek.
Biz sorularımıza cevap almadığımız sürece Tuğba’nın ailesi olarak suçsuzluğuna inanmıyoruz.
Biz sadece Tuğba’ya inanıyoruz ve şu an ciddi bir adaletsizlik yaşıyoruz.
#tuğbayavaşiçinadalet
#düşerseminanma
2017 referandumunda tek adam rejimine hayır diyeceğimi açıkladıktan sonra Kanal D'den kovulmuştum malum.
O gün beni arayan ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu, "bu hareketiniz bize umut oldu" demişti. Kendisine, "siz umut olabilseydiniz, biz belki işsiz kalmazdık" diye yanıt vermiştim. Yanımdaki yoldaşım Ertuğrul Albayrak şahidim. Öfkeliydim.
O yaz, Kılıçdaroğlu'nun adalet yürüyüşüne 22.gününde dahil oldum. "Neden bu kadar geciktiniz?" sorusuna, "hayal kırıklıklarımı anca unutabildim" demişim bir röportajda...(videosunu ekledim)
Kılıçdaroğlu, 2016'da "anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz" demiş, dokunulmazlıkları kaldırtmış, başta Selahattin Demirtaş olmak üzere bir çok siyasetçinin hapse atılmasının önünü açmıştı.
2017'de, TİP yeniden kurulmuş ve 2018 seçimlerine HDP ile ittifak yaparak katılmıştı. O seçimde keşke yeniden kurulalı az zaman olmuş olsa da TİP'le hareket edebilseydim. Kılıçdaroğlu CHP'sine adaylık başvurusu yaptım. Kendisi beni adaylaştırmak bir yana tanımadı bile.
2023'e geldiğimizde ben artık TİP saflarındaydım. Yoldaşlarımla birlikte sokak sokak gezip, "bir oy TİP'e, bir oy Kılıçdaroğlu'na" diye oy istedik. Erdoğan karşısında muhalefetin ortak adayıydı zira. Erdoğan karşısında kim en güçlü isimse ona destek olalım dedik. Adayın belirlendiği altılı masada değildik. Kime destek olsaydık?
Şimdi o günlerde verdiğimiz destek hâlâ karşımıza çıkarılıyor. Karşımıza çıkaran da "planlarına sadık kalıp" 2.turda Erdoğan'a seçim kazandıranlar ha!
Ben, İzmir'de TİP adayı olarak 85.000 oy aldım o seçimde. %6 oyla Meclis'e giremedim çünkü Kılıçdaroğlu'nun Chp'si listelerini sağcı isimlerle doldurup seçmene de "sakın TİP'e oy vermeyin, oyları bölmeyin" propagandası yaptı!
Geldik 2026'ya. Ömrümüzden yıllar geçti, Saray rejimi kök saldı. Bugün Kılıçdaroğlu o rejimin kuklası olarak CHP'nin başına polis zoruyla geçmeyi içine sindirdi.
Şimdi bu kişinin bize bir borcu var. Elimizden alınan yıllarımızı geri ver @kilicdarogluk Hakkım sana helal değildir. Bak şu videoya, senle birlikte "hak, hukuk, adalet" diye bağırırken İstanbul asfaltında nasıl genç, nasıl toymuşum!
Güvendiğin padişahın mı bre Kılıçdaroğlu?
Ne diyordu Demirtaş?
"Saray'a yaslanmayın. Düşersiniz!"
Düşmez mi sanırsın kendini yoksa?
Rahmetli babam Mustafa Sabri Bey, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanlığı yapacağı günlerde büyük bir huzursuzlığa kapılır, akşam yemeğinden sonra masanın üstüne yığdığı klasörlere gömülür, başı ağrımasına rağmen uzun saatler boyunca çalışırdı. Bizler, kendinizi bu kadar yormayın baba dediğimizde ise kulağımıza küpe olan şu sözleri söylerdi: Bunlar dosya değil evladım, hepsi bir insan hatta bir aile. Hatalı bir karara sebep olurum diye ürperiyorum ve kul hakkı yememek için titizlikle inceliyorum. Allah korusun bir yanlış karar bir insanı ve bir aileyi mahveder, ben de bu vebali iki cihanda taşıyamam.” Yargı mensuplarına örnek olması dileğiyle.
Ben Yeşim Akbaş
Polis karakolunun üstündeki polis lojmanında öldürüldüm
Failimde işbirlikçilerimde aranızda geziyor ben 35 AYDIR soğuk toprak altında adalet bekliyorum
Annem babam mahvoldu sesimiz duyulmadı beni unutmayın hakkımı arayın 😭😭😭😭
KATİLİN ADI İLHAN İHTİYAROĞLU • Abdullah Coşkun, 68 yaşında emekli bir öğretmendi. Kanseri yeneli sadece bir hafta olmuştu. Öğretmen maaşıyla iki çocuğunu tıp okutan, kızının tedavisiyle kendi hastalığını da atlatan amcamız; yara almadan kurtulduğu maddi hasarlı kazanın ardından çıkan kavgada, 38 yaşındaki bir cani tarafından demir levye ile katledildi.
Kızının çağrısı: “#AbdullahÖğretmen için adalet. Bu katilin en ağır şekilde cezasını alması için bize destek olun. Duyun, duyurun sesimizi!!”
ben günlerdir her yerde diyorum ki oğlumun katilleri okulda. OKULDA KATİL VAR diyorum neden kimse duymuyor Allah için okulda KATİL mi olur herkes nerede niye kimse beni duymuyor ne yapayım ne gerekiyor zaten canımı toprağa verdim başkalarını öldürmesinler diye uğraşıyorum
Lütfen bu gönderiye destek verir misiniz? Benim babam sizinde babanız olsun bugün. Yaşlı iki insana yapılan zulüm cezasız kalmasın
#ramazankalkanicinadalet
Bugün 21 paylaşımı yapmıyorum
925 gün oldu ben herkeze yalvarıyorum obamaya bile yazdım tamdedim yüksek takipçili biri sesimi duydu robotmuş meğer😭😭😭 bende paylaşılcak ensonunda diye sevinmiştim çok kötüyüm ben zaten yazınca çokaz kişi Yeşim'in dosyası açılsın diyor
@karagozilker telefon şakası mı Adem Bey? Ben de Karslıyım, 3 ay önce oradaydım. Enflasyondan, geçim sıkıntısından bahsetmeyen yok tüm ülkede olduğu gibi! Bu kadar da aklımızla alay etmesinler.
Merhaba ben Ramazan Kalkan. Denizli'de yaşıyordum. 2 yıl önce emeklilik hayatını sürdüren sağlıklı, mutlu biriydim. Polise ihbar ettiğimizi düşünen bir sapık tarafından ben ve ailem 2 yılda sayısız fiziksel saldırı , tehdit , mala zarar vermeye uğradık . Eşim Sevil Kalkan dövüldü. Tehdit edildi. Bizi korumak isteyen oğluma saldırılar oldu bıçaklar çekildi , tehdit edildi . Bize delil getir dediler. Emekli maaşımla kamera taktırdım. Ama yine de fayda etmedi. Açık ve net kamera görüntülerine rağmen İ.Y isimli şahıs serbest bırakıldı ve Beraat aldı. Aldığı en büyük ceza 12 bin TL para cezası oldu.
Ben stres ve sinirden dişlerimizi sıkmaktan dil kanseri oldum. Ben hasta iken sapık adam bana ve aileme saldırılarını sürdürdü. Kısa süre içinde 2 büyük ameliyat oldum. Ben yoğun bakımda iken bile oğluma saldırı oldu.
Ben öldüm. Daha doğrusu İ.y tarafından öldürüldüm. Ölmemden sonra 25 yıllık evimin önünde bayrakla kutlama yapıldı.
Eşim ve oğlum hala tehdit ediliyor. Ve Denizli'de yetkili merci bir şey yapmıyor !!!
#HakanTosunaNeOldu?
Sevgili arkadaşımız, gazeteci, belgeselci ve ekoloji aktivisti Hakan Tosun’un beyin ölümü gerçekleşti. İki gün önce akşam saatlerinde saldırıya uğramış Hakan. 27 saat sonra ağabeyinin hastanede olduğunu öğrenen kardeşi şu açıklamaları yaptı: “Kaldırıldığı hastanede ‘kimliksiz’ olarak kaydı yapılmış. Yüz taraması yapılmamış, parmak izi okutulmamış! Olay basına yansıyınca kritik olan ilk 24 saatin ardından tutulduğu acil servisten yoğun bakıma alınmış. Hala bir açıklama yok!” Olay sonrası iki kişi tutuklandı. Ancak saldırının nedeni bilinmiyor, hiçbir yetkili ne ailesine ne avukatına ne kamuoyuna bilgi vermiyor. Validebağ’da, Akbelen’de, Kaz Dağları’nda, Hatay’da hep o sordu ne olduğunu, şimdi soru sorma sırası bizde: #HakanTosunaNeOldu? Katilleri bulunana, hak ettikleri cezaları alana kadar bu soruyu ısrarla ve ısrarla sormaya devam edeceğiz: #HakanTosunaNeOldu?
Ablam 29 Ekim 2024'te balkondan düşerek hayatını kaybetti. Sanık eşi 78. gün serbest kaldı. Yaklaşık 1 yıldır adalet mücadelesi veriyoruz ve kimse sesimizi duymuyor.
Ablam 2 saatlik kanlı boğuşmanın yaşandığı bir tartışma sonrası balkondan düştü. Aile olarak ablamın balkondan bir talihsizlik sonucu düştüğüne inanmıyoruz.
Sanık ablamın düşmeden önce ellerinden yakaladığını ve kilosundan dolayı çekemediğini ifade etti. Tanıklardan biri yukarıdan havuza atlar gibi balıklama pozisyonda düşen bir kadın gördüğünü ifade etti.
Kamera görüntülerinde bizde benzer bir görüntü izliyoruz.
Ablamın 1-2 sn aralığındaki düşme zamanında çivileme pozisyondan başı yol tarafında olacak şekilde balıklama pozisyona gelebileceğine inanmıyoruz.
Sanık sonrasında aşağı 1 dakika 40 saniyede indi, 1 dakika ablamın başucunda hiçbir sağlık prosedürüne uymayan bir müdahalede bulundu. 30 sn'de binaya girip çıkıyor. 112'yi arayan kişi ise komşu. 3 dakika sessizlik içerisinde geçiyor.
Ve bu dava sürecimiz en basit konuda 4 ay 4 ay erteleniyor. Sorulması gereken sorular artık sanığa sorulsun. Cevaplar istiyoruz. Neden?
Daha kaç yıl daha bu dava süreci devam edecek. Neden adalet tecelli etmiyor? Neden bizim davamız görmezden geliniyor?
27 Ekim 2025'te 4. mahkememiz var...
Adalet istiyoruz!
#TuğbaYavaşİçinAdalet
#Düşersemİnanma
@tcailesosyal@yilmaztunc@MahinurOzdemir@EmineErdogan@erolozvar@YuksekogretimK@esik_platform@AsuKaya80TBMM@AylinNazliaka@Canakkalebarosu@alimahir@GiderAyhan@turanbulent@fidanataselim@gulbenergen@PuCCaa@sokakkedisitv@AvTurkanKara@comugazete@ComezTurhan@onsekizmartuni @COMUMedyaM @kampusfmcomu@oncecocukkadin@AvSerenayYaman@AvSevdaDemirtas
Deniz Zeyrek: “Taksim’in orta yerinde adam bıçaklayan 11 suç kaydı olanlar, Selçuk Tengioğlu gibi evlat katilleri aramızda dolaşıyor ama Fatih Altaylı ve Ayşe Barım hala içeride.
Böyle hukuk devleti olmaz, gazetecileri içeri atarak koltuklarınızı sağlamlaştıramazsınız.”
Ablam geçen yıl balkondan düşerek hayatını kaybetti. Sanık eşi ve onlarca çelişki, tanık ifadesi kamera görüntüsü bulunuyor.
Güllü maalesef hayatını kaybetti. Ülke gündemine oturdu. Şüpheler dile getirildi ve etkin soruşturma devreye girdi. Olay cinayet büroya devredildi.
Bizim davamız da kamera görüntüleri hala izlenmedi biliyor musunuz?
Son mahkemede aile olarak bakın diyebilme fırsatı bulabildik.
Tanıklar 3. Mahkemede aylar sonra dinlendi. Üstelik sanık ellerinden tuttum çekemedim demesine rağmen tanıklar dan biri havuza balıklama atlar gibi düşen bir kadın gördüm dedi.
Neredeyse 1 yıl olacak. Sanık 78. Gün serbest kaldı. Üniversitede profesörlük görevine devam ediyor.
Kadınlar balkonda düşerek ölüyor.
Ünlüsü ünlü olmayanı diye birşey yok. Bir kadın daha düşmesin. Adalet tecelli etsin.
Adalet herkese eşit uygulansın ve neyse tecelli etsin. Ablamın davası neden görmezden geliniyor?
Daha kaç yıl daha bu şekilde devam edecek?
Ne sorulması gereken sorular sanığa soruldu ne de etkin soruşturma var.
Ne bir bilirkişi ataması, ne bir fizik mühendisi...
Neden bizi görmezden geliyorsunuz?
Neden Tuğba'yı görmüyorsunuz?