@YedekH46994@temathros Sizin gibi düşünen insanlardan dolayı , dinden soğuyor insanlar ,Allah , tanrı ,yüce yaratan bizi var eden güç ne ise sizi bildiği gibi yapsın bu müslümanlıksa siz Müslüman olun ben Allah’a inanıyorum, edep edep aklınız fikriniz skinzde,
@delisibayirin@bgyetherr Siteye bak zifiri karanlık motor değil araç da çarpabilir orada herhangi bir çocuğa salak saçma bir durum. Site yakını da olabilir motorla gelen
@sukruhatun Şükrü hocam selamlar , bugün 2 yaşındaki Tip 1 diyabetli oğlumla belediyeye ait bir işletmede yaşadığımız bir durum açıkçası beni üzdü.
Ürün içerik bilgilerini bilmediğim için oğluma kendi yemeğini yedirmek istedim. Buna rağmen hoş olmayan bir yaklaşımla karşılaştık. Oysa biz kendimize zaten işletmeden sipariş vermiştik.
Tanı aldığımızdan beri dışarıdaki hayata yeniden alışmaya çalışıyoruz. Şimdiye kadar özel işletmelerde anlayış gördük fakat bir kamu kurumunda böyle bir durum yaşamak düşündürücü oldu.
Tip 1 diyabetin bir tercih değil, zorunlu bir yaşam şekli olduğunun toplum tarafından daha iyi anlaşılması gerektiğini bugün bir kez daha hissettim 🙏🏻
@zeytinburnubld Bugün belediyeye ait bir kafe/restoranda yaşadığımız bir durumu paylaşmak istiyorum.
Öncelikle şunu söyleyeyim; işletmelerin “dışarıdan yiyecek getirilmez” kuralına saygı duyuyorum. Elbette her yerin kendi düzeni ve kuralları olabilir. Biz de zaten oturup hiçbir şey almadan vakit geçiren kişiler değildik. Sipariş verdik, yedik, içtik.
2 çay, börekler ve cheesecake söyledik. O sırada Tip 1 diyabet hastası olan küçük oğlumun da insülini yapılmıştı ve yemek yemesi gerekiyordu. Kendi yemeğini yanında taşıyoruz çünkü her ürün onun için uygun olmayabiliyor. Karbonhidrat hesabı, içerik bilgisi, ani şeker düşmesi riski… Bunlar bizim her gün düşünmek zorunda olduğumuz şeyler.
Menüde börek/poğaça tarzı ürünler olduğu söylendi fakat içeriğini bilmediğim bir ürünü çocuğuma veremem. İçinde ne var, kullanılan ürünler nedir, ölçüsü nedir bilmiyorum. Üstelik ürünlerle ilgili herhangi bir içerik veya bilgilendirme de göremedim.
Daha sonrasında belediyenin destek hattını aradığımda ise bana, sanki hesap sorar gibi, “Böyle bir şeyi yazma zorunluluğu mu var?” şeklinde bir yaklaşım gösterildi. Açıkçası bu da beni ayrıca üzdü.
Ben uzman değilim, yasa maddesi bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var; artık birçok restoranda ve kafede insanlar ürün içerikleri ve alerjen bilgileri konusunda bilgilendiriliyor. Çünkü insanlar buna dikkat ediyor. Ben artık kendim için bile ne yediğime bakıyorum. Hele ki söz konusu Tip 1 diyabetli küçük bir çocuksa bu çok daha hassas bir konu haline geliyor.
Üstelik burası herhangi bir özel işletme değil, belediyeye ait bir işletme. Bu yüzden toplum sağlığı ve bilinçlendirme konusunda daha hassas olunmasını beklerdim. En azından hasta bir çocuk söz konusu olduğunda biraz anlayış, biraz empati gösterilmesini isterdim.
Burada mesele sadece bir yemek meselesi değil. Mesele, görünmeyen hastalıklarla yaşayan çocukların ve ailelerin toplum içinde sürekli kendini açıklamak zorunda kalması.
Tip 1 diyabet bir tercih değil. Çocuklar keyfinden yanında yemek taşımıyor. Biz aileler de keyfimizden her lokmanın hesabını yapmıyoruz.
Dilerim ki özellikle kamuya ait işletmeler bu konuda daha bilinçli, daha anlayışlı ve daha şeffaf olur
Geri dönüşünüz için teşekkür ederim. Ancak ben yardım talebinde bulunmadım, sadece Tip 1 diyabetli çocukların yaşadığı zorluklara dikkat çekmek istedim. Yanımızda keyfimizden yemek taşımıyoruz. Tip 1 diyabetli bir çocuğun yanında ölçülü yemeği, meyvesi, sütü, meyve suyu, şeker tableti ve insülini iğneleri her zaman olmak zorunda. Çünkü ani şeker düşüşlerinde veya yemek saatlerinde oğluma anında müdahale etmemiz gerekiyor. İşletmenizde satılan ürünlerin içeriğiyle ilgili bilgiye ulaşamadığım için oğluma o ürünleri vermek istemedim. Eğer içerik bilgileri sunuluyor olsaydı zaten kendi yemeğini çıkarmama gerek kalmazdı. Ayrıca biz işletmenizden sipariş de verdik. Verirken de içerik bilgisi var mı diye sordum olmadığını öğrendiğimde yanımda taşıdığım yemeklerden vermek zorunda kaldım. Ve sonrasında dışarıdan yemek getiriilemeyeceğiini ve yediremeyeceğim uyarısına aldım
Benim beklentim bu konuda daha bilinçli ve hassas yaklaşılmasıdır. Çünkü diyabet bir tercih değil, zorunlu bir yaşam şeklidir.
@zeytinburnubld Bugün belediyeye ait bir kafe/restoranda yaşadığımız bir durumu paylaşmak istiyorum.
Öncelikle şunu söyleyeyim; işletmelerin “dışarıdan yiyecek getirilmez” kuralına saygı duyuyorum. Elbette her yerin kendi düzeni ve kuralları olabilir. Biz de zaten oturup hiçbir şey almadan vakit geçiren kişiler değildik. Sipariş verdik, yedik, içtik.
2 çay, börekler ve cheesecake söyledik. O sırada Tip 1 diyabet hastası olan küçük oğlumun da insülini yapılmıştı ve yemek yemesi gerekiyordu. Kendi yemeğini yanında taşıyoruz çünkü her ürün onun için uygun olmayabiliyor. Karbonhidrat hesabı, içerik bilgisi, ani şeker düşmesi riski… Bunlar bizim her gün düşünmek zorunda olduğumuz şeyler.
Menüde börek/poğaça tarzı ürünler olduğu söylendi fakat içeriğini bilmediğim bir ürünü çocuğuma veremem. İçinde ne var, kullanılan ürünler nedir, ölçüsü nedir bilmiyorum. Üstelik ürünlerle ilgili herhangi bir içerik veya bilgilendirme de göremedim.
Daha sonrasında belediyenin destek hattını aradığımda ise bana, sanki hesap sorar gibi, “Böyle bir şeyi yazma zorunluluğu mu var?” şeklinde bir yaklaşım gösterildi. Açıkçası bu da beni ayrıca üzdü.
Ben uzman değilim, yasa maddesi bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var; artık birçok restoranda ve kafede insanlar ürün içerikleri ve alerjen bilgileri konusunda bilgilendiriliyor. Çünkü insanlar buna dikkat ediyor. Ben artık kendim için bile ne yediğime bakıyorum. Hele ki söz konusu Tip 1 diyabetli küçük bir çocuksa bu çok daha hassas bir konu haline geliyor.
Üstelik burası herhangi bir özel işletme değil, belediyeye ait bir işletme. Bu yüzden toplum sağlığı ve bilinçlendirme konusunda daha hassas olunmasını beklerdim. En azından hasta bir çocuk söz konusu olduğunda biraz anlayış, biraz empati gösterilmesini isterdim.
Burada mesele sadece bir yemek meselesi değil. Mesele, görünmeyen hastalıklarla yaşayan çocukların ve ailelerin toplum içinde sürekli kendini açıklamak zorunda kalması.
Tip 1 diyabet bir tercih değil. Çocuklar keyfinden yanında yemek taşımıyor. Biz aileler de keyfimizden her lokmanın hesabını yapmıyoruz.
Dilerim ki özellikle kamuya ait işletmeler bu konuda daha bilinçli, daha anlayışlı ve daha şeffaf olur
@nowtvturkiye@kiskanmakdizitv Yapımcı diziyi izliyicinin öyle yada böyle izleyeceğini biliyor, sıkıntı yapmıyolar, izliyici sağlam cevap vermediği sürece son anda tekrar koyarlar böyle. İzliyiciye daygı duyup neden yayınlanmıyacak diye bir bilgi bile yok, izleyiciye saygı sıfır
@Toki_Kurumsal 250 bin konut kurasında genç kategoriye çok fazla 3+1 çıkmış , bu adaletsiz daha ailesi yok çocuğu yok becayiş için 1 milyon para istiyorlar birde fırsatçılık yapılıyor, lütfen bu konuya müdahale edin