Trump'a deli diyenler, Amerika'nın 1985'te Japonya'ya ne yaptığını hatırlamıyor.
Herkes Trump'a "bu adam delirmiş" diyor.
Bir gün Çin'e vergi koyuyor, ertesi gün Avrupa'ya. Bir bakıyorsun İran'la savaşa girmiş, bir bakıyorsun buz tutmuş Grönland'ı satın almak istiyor.
Fed'in başına, kimsenin beklemediği bir ismi getiriyor. Sonra şirketlere üretimi Amerika'ya taşımaları için baskı yapıyor, taşımayanı ağır vergiyle tehdit ediyor.
Plansız, öfkeli, ne yaptığını bilmeyen bir adam gibi görünüyor.
Ama bütün bu hamlelere birlikte bakınca, bana kaostan çok bir hesap varmış gibi geliyor.
Üstelik bu yöntem yeni de değil.
Amerika neredeyse aynısını 40 yıl önce denedi ve kazandı.
O zamanki hedef Japonya'ydı.
1985'e gidelim.
O yıllarda Japonya durdurulamaz görünüyordu. Arabası, elektroniği, çeliği bütün dünyayı sarmıştı. Amerikan şirketleri onunla rekabet edemiyor, Japon şirketleri Amerika'nın en değerli binalarını, stüdyolarını satın alıyordu. Tahtın el değiştirmesi an meselesi gibiydi.
Bunu da savaşla değil, bir imzayla yaptı. Beş ülkeyi bir otel odasında toplayıp Japon parasını değerlenmeye zorladı.
İki yıl içinde yen neredeyse iki katı değer kazandı. Japon malları kısa sürede dünya için pahalı hale geldi ve kimse almaz oldu.
İhracat motoru durdu.
Japonya paniğe kapıldı, ekonomisini kurtarmak için faizi sıfıra indirdi.
Ama o ucuz para üretime değil balona gitti. Borsa ve emlak şişti, sonra çakıldı.
Japonya o günden sonra 30 yılını kaybetti, bir daha da eski gücüne dönemedi.
Buradan çıkan ders şu.
İki süper güç birbiriyle doğrudan savaşmaz, çünkü böyle bir savaş ikisini birden yok eder.
Onun yerine seni geçmek üzere olan rakibi cephede değil, ekonomisinden vurursun.
Hem de kimsenin "savaş" diyemeyeceği kadar sessizce.
İşte 1985 bunun ilk kanıtıydı. Japonya'yı bitiren tank değil, kendi parasının değeri oldu.
Şimdi aynı film yeniden başlıyor olabilir.
Tek fark, karşıda artık Japonya değil Çin var.
Çünkü bugünün fabrikası Çin.
Üretimde Amerika'yı geçti, tahtı zorluyor. Amerika'nın gözünde Çin, yeni Japonya.
Ama bu kez iş o kadar kolay değil.
Çünkü Çin 1985'i ezbere biliyor.
Japonya'nın nasıl bittiğini gördü ve tek bir kurala kilitlendi. Parasının değerlenmesine asla izin vermemek.
Çin, para kapısını sımsıkı kapattı. Ama her kalenin bir zayıf noktası daha vardır. Amerika da Çin'inkini çoktan buldu.
Çin'in bütün gücü tek bir şeye dayanıyor. Ucuz işçi. Dünya, malını ucuza ürettirmek için onlarca yıldır fabrikasını oraya taşıdı.
Çin o fabrikalarda sadece üretmekle kalmadı, öğrendi. Teknolojiyi ve üretim ustalığını yıllar içinde içine çekti, sonunda dünyanın en gelişmiş üreticisi oldu.
Yani bugünkü Çin'in temelinde hâlâ o ucuz işçi var. Bütün bina onun üstüne kuruldu.
Peki ya bir gün, dünyanın en ucuz işçisi bile pahalı kalırsa?
İşte Elon Musk'ın yıllardır sözünü ettiği, üretmeyi planladığı robot tam olarak bu.
Yorulmaz, maaş istemez, uyumaz, izin kullanmaz. Hatta en ucuz işçiden bile ucuza çalışır.
Robot yeterince ucuzladığı gün, hiçbir şirketin malını Çin'de ürettirmek için sebebi kalmaz.
Çin'in onlarca yıllık avantajı, bir mühendislik hamlesiyle erir.
1985'te Amerika Japon parasını pahalı yapmıştı. Bu kez Çin'in emeğini değersiz yapmaya çalışıyor olabilir.
Bir de Trump'ın etrafındaki isimlere bakın. Bana hiçbiri tesadüf gibi gelmiyor.
Robotu kuran isim, dünyanın en zengin adamı Elon Musk. Milyonlarca insansı robotla üretim maliyetini neredeyse sıfıra çekmeyi hedefliyor.
Parasal cephedeki isim daha da çarpıcı. Hazine Bakanı Bessent, 1992'de Soros'un ekibinde İngiltere Merkez Bankası'nı bir günde çökerten adam. Kısacası, para savaşlarının ustası.
Fed'in yeni başkanı Warsh ise teoriyi getiriyor. "Yapay zeka enflasyonu bastırır" diyerek hem faiz indirmenin hem de borç eritmenin önünü açıyor.
Demek ki 1985'in oyununu bilen isimler, bugün yine aynı masada görünüyor.
Peki bütün bunların ucu nereye bağlanıyor?
Amerika'nın 39 trilyon dolarlık borcuna.
Bu borç ödenebilir gibi değil. Toplanan her dört vergi dolarından biri, şimdiden sadece faize gidiyor.
Hafifletmenin bir yolu var. Paranın değerini düşürmek.
Şöyle.
Bugün 39 trilyon borcun var. Doların değeri yarıya inerse, borç kağıt üstünde yine 39 trilyon görünür, ama gerçekte sırtındaki yük yarıya iner.
Normalde para değer kaybedince enflasyon yükselir. İşte robotların ve ucuz enerjinin devreye girdiği yer tam burası.
Robotlar üretimi ucuzlatır, fiyatları aşağı çeker. Venezuela'nın devasa petrolü devreye girerse enerji de ucuzlar.
İkisi birden enflasyonu kapıda tutabilir.
Yani teori şu olabilir. Doları zayıflat, borcu erit, ama robot ve ucuz enerji sayesinde enflasyonu içeri sokma.
Bir de zamanlamaya bakın.
2026, Amerika'nın o devasa borcu yenilemek zorunda olduğu yıl.
Robotlar tam bu sırada sahneye iniyor, Warsh tam bu sırada koltuğa oturuyor.
Bu kadar parçanın aynı anda denk gelmesi, en azından düşündürücü.
Geniş açıdan bakınca, dağınık görünen her şey aslında 1985'te yazılmış bir senaryonun ikinci perdesine benziyor.
Aynı yöntem, aynı tür oyuncular, sahnede yeni bir rakip.
Borcu erit. Üretimi eve getir. Çin'i hiç beklemediği bir silahla yavaşlat.
Tabii bütün bunlar kesin değil, bu sadece benim analizim.
Bu planın çok büyük bir zayıf noktası da var.
Her şey, robotların zamanında hazır olmasına bağlı. Geç kalırlarsa para erir ama enflasyon da geri döner, faturayı Amerikan halkı öder.
1985'te Japonya tuzağı zamanında göremedi, bedelini 30 yıl ödedi.
Ray Dalio'nun dediği gibi, yükselen bir güç eskisine yaklaştığında, eski güç onu durdurmak için elindeki her yolu dener.
1985'te o yükselen güç Japonya'ydı. Bugün Çin.
Ama belki de mesele Çin'den de, borçtan da, hatta dolardan da büyük.
Bu planın mimarlarından biri, Elon Musk, dün bir şey paylaştı.
Yapay zekanın her şeyi değiştireceği o döneme dair şöyle dedi:
"O zamana kadar doların para birimi olarak kullanılacağını sanmıyorum. Sadece kütle ve enerji kalacak."
Bir düşünün. Dünyanın en zengin insanı, üstelik bu robotları üretmeyi planlayan adam, paranın geleceğine inanmıyor.
Belki de bütün bunlar, aynı şeye hazırlık.
Paranın değerini yitirdiği, geriye sadece enerjiyi ve maddeyi elinde tutanın ayakta kaldığı bir dünyaya.
Bu benim şahsi analizim. Yatırım tavsiyesi değildir.
Önümüzdeki dönem kritik. Sizi bilgilendireceğim.
市场收益高度集中在少数上涨交易日,频繁波段操作很容易踏空关键行情,大幅侵蚀收益。 历史数据证明长期持有标普、纳指等宽基指数能获得稳定年化回报,择时波段对普通人难度极大。 普通人适合靠长期宽基分享经济增长,个股不可盲目死拿,需根据基本面及时止损。
Timing the marker <<< Time in the market