Bugün KPSS’de Bina Sınav Sorumlusuydum.
Sınav sırasında hamile bir adayımız artık dayanamayacağını söyleyerek salondan çıkmak zorunda kaldı.
ÖSYM kuralı gereği sınava tekrar dönmesine izin verilmedi.
Üstelik binadan da hemen ayrılamadı.
Belirlenen çıkış süresi doluncaya kadar Bina Sınav Sorumlusu odasında gözetimimiz altında bekledi.
Neden?
Çünkü aday artık soru kitapçığını görmüştü.
ÖSYM sınavlarında belirlenen süreden önce salondan çıkan aday tekrar salona giremez; güvenli çıkış zamanı gelmeden de dışarıyla temas etmesine izin verilmez.
Şimdi bugünkü tartışmalarda bazı adayların soru kitapçıklarını gördükten sonra salonlardan çıkmış olabileceğine ilişkin iddialar dolaşıyor.
Bunun gerçekten yaşanıp yaşanmadığını bilmiyorum.
Ama yaşandıysa mesele yalnızca “30 dakika geç başlandı” meselesi değildir.
Asıl soru bambaşka olur.
2017'de Avrupa şampiyonası 3.'sü
2019'da Avrupa şampiyonası 2.'si
2021'de Avrupa şampiyonası 3.'sü
2023'te Avrupa şampiyonluğu. 🏆
Ve 2026 Avrupa şampiyonluğu! 🏆
Sürdürülebilir başarı tam olarak budur! #FileninSultanları
Kpss şu an ülkede gençlerin tek çıkış noktası görülüyor. Gençler ailelerinin parasıyla psikolojileri bozuk hayat yaşayarak, toplumsal sorunlar doğurarak hayatı kaçırıyor. Lütfen özel sektörün önünü aöımu, kpss nin cazibesini bitirin. Toplum kötü yere gidiyor.
Ne yapım dedi benim de imtihanım bu karı dedi, dinliyorum, baba da lafa girdi gardaş dedi kızım antidepresana başladı, saçları beyazladı, tutturdu atanacağım diye bende kötü yola düşer, intihar eder diye korkuyorum, mecbur izin verdim evlendirmedim dedi. Çok pişmanım +
Bu durum dedi sağlıklı değil, insan sınav için çocuk yapmamazlık yapar mı, evlenmez mi, rızkı Allah verir bu resmen tapıcılık yapmayın dedi. İmtihan oluyorsunuz dedi. Karısı sınava giren, ne yapım abi evde huzur yok kaç yıldır tutturdu atanacağım, çocuğumu kurtaracağım diye +
Lisenin yanında esnaf bir tanıdığıma selam verdim, kpss için karısını kızını getirenler var dinledim. Karısı 8. Kez giriyormuş, diğerinin kızı 6. Kez giriyormuş. Çocuk yapmıyorlarmış, diğeri de evlenmiyormuş. İnanamadım. Esnaf abi uyardı babayı ve kocayı +
Polatlı'dan İzmir'e kadar olan bölgede yüz binlerce Türk'ü katleden, binlerce Türk kadınının ırzına tasallut eden Yunanlıların insanların mezarını niye merak ediyorsun?
Yunanlıların resmi mezarlığı yok diye Çok mu üzüldün?
Başında dua mı okuyacaktın yoksa?
🇹🇷✨ 2026'da voleybola Türkiye damgasını vurdu
🏆🇹🇷 Şampiyonlar Ligi x Türk Finali
🏆🇹🇷 Milletler Ligi x Şampiyon Türkiye
🏆🇹🇷 Akdeniz Oyunları x Şampiyon Türkiye
🏆🇹🇷 Avrupa Şampiyonası x Şampiyon Türkiye
🌎🇹🇷 Avrupa Kıtası Olimpiyat Bileti x Türkiye
🏆🔜 Dünya Kulüpler Şampiyonası x Türk Finali
ispanyollar dünyanın yarısını yönettiler, nasıl oldu da ing ve fransanın gerisine düştüler diye sormak çok haklı bi soru
1787 yılında, abdulhamitin madride gönderdiği ilk resmi osmanlı elçisi ahmet vasıf efendinin İspanya sefaretnamesini okumak gerekir bunu anlamak için, çünkü dönemi bizim dilimizde, bizim dünyamızda anlatan bi insan. vasıf efendi, dışarıdan bakıldığında ihtişamlı görünen bu imparatorluğun içten içe nasıl çürüdüğünü bizzat yerinde görmüş ve adeta bi iktisatçı gibi satır satır teşhis etmiştir
vasıf efendi, amerikadan gemilerle gelen külçe külçe altın ve gümüşün ispanyol ekonomisini nasıl tembelleştirdiğini açıkça anlatır. ispanyolların kendi memleketlerinde fabrika açmak, zanaat geliştirmek yerine ihtiyaç duydukları her şeyi ingiltere ve fransadan hazır satın aldıklarını yazar. yani sömürgelerden gelen o devasa servet ispanyada kalıcı bir sanayi yaratmamış, yalnızca rakiplerinin sanayi devrimini finanse eden bi nakit akışına dönüşmüştür hatta o kadar çok altın gelmiş ki avrupada altın enflasyonu olmuştur
sefaretnamede dikkat çeken en vurucu gözlemlerden biri halkın ve soyluların iş ahlakıdır :D vasıf efendi, sokaklarda cebinde tek kuruşu olmayan ama asilzade olduğu için ticaret yapmayı, tezgah başına geçmeyi ya da fiziki çalışmayı onuruna yediremeyen binlerce insan olduğunu aktarır. hatta halkın tembel ve miskin olduğunu yazmıştır. üretim ve zanaat aşağılık bir meşgale görüldüğü için ekonomi tamamen dışa bağımlı hale gelmiştir
vasıf efendi granada sokaklarını gezerken hayran kaldığı sulama kanallarını, tarım arazilerini ve şehir mimarisini uzun uzun anlatır, ama sonra acı bi gerçeği vurgular, bu toprakların asıl üretici gücü, zanaatkarı ve mühendisi olan müslümanlar ve yahudiler zorla sürgün edilmiştir. nşitelikli insan sermayesi ülkeden temizlenince geriye işlenmeyen verimli topraklar ve atıl kalmış bir ekonomi kalmıştır
ülkedeki kiliselerin, manastırların ve ruhban sınıfının büyüklüğüne değinen vasıf, hiçbir şey üretmeyip sadece hazineden ve halktan beslenen devasa bir kitlenin varlığına dikkat çeker. en zengin toprakların ve sermayenin bu kurumlarda bloke edilmesi, üretim sermayesini tamamen kilitlemiştir.
hatta hatıratlarından hatırladığım en komik ve vahim olaylardan biri, yine vasıf efendinin anılarında asıl şok yaşadığı kraliyet olayı da budur, padişahın kral üçüncü carlos için gönderdiği resmi hediyeleri teslim ettikten sonra kraliyet ailesinin diğer üyelerinin özellikle veliaht prens veliahtın eşi maria luisa ve kralın diğer çocuklarının "Padişah bize niye ayrı hediye göndermedi?" diyerek açıkça tavır koyup elçilik heyetinden yüzsüzce pay talep etmesidir.
osmanlı protokolünde devletlerarası hediyeler yalnızca hükümdara takdim edilirken, ispanyol saray hanedanının sanki sıradan bi miras kavgası verir gibi padişahın krala getirdiği samur kürkleri, kıymetli kumaşları ve mücevherleri aralarında paylaşmaya kalkışması, yetmeyip vasıf efendinin kendi yanında getirdiği şahsi eşya ve paraları da kraliyet üyelerine dağıtmak zorunda bırakılması karşısında sefir çileden çıkmış ve koca bir hanedanın yabancı bir elçinin hediyelerine böylesine arsızca tamah etmesini sarayın ahlaki sefaleti ve tükenmişliği olarak not düşmüştür.
pasifikten atlantike kadar uzanan o haritayı savunmanın bedelini, ispanyanın tersanelerini ve askeri yapısını incelerken, bu kadar geniş bi coğrafyada kale ve donanma tutmanın getirdiği muazzam lojistik masrafların sömürgelerden gelen parayı misliyle eritip tükettiğini anılarında söyler, madrid sarayını mimari olarak son derece haşmetli ve debdebeli bulsa da, içerideki kraliyet ailesi ve görevlilerin yabancı bir elçinin hediyelerine bile göz dikecek kadar asalak, dedikoducu, kuralcı ve ahlaken çürümüş bi dünya içinde yaşadığını anlatırç. sokakları ise taş döşemelerine rağmen pis kokuların sindiği, çöplerin saçıldığı ve asıl mesleği olmayan, pelerinlerine sarınıp köşe başlarında aylaklık yapan gururlu ama sefil hidalgo kalabalıklarıyla dolu tekinsiz bi çelişkiler şehri olarak tasvir eder
okumak isteyenler için çok eğlenceli bi hatırat:
https://t.co/3bFcWFQWUN
KPSS hocalarının hesaplarına girin bakın. Adamlar her şehirde binlerce insan tarafından süperstar gibi karşılanıyor. Etkinlikler birçok parti mitinginden, maçtan kalabalık. Adam binlerce kişiye salonda akarsu, dağ ova filan ezberletiyor. Utanç tablosudur bu.
‼️Bir Suriyeliyi, Arap'ı, Filistinliyi, DEM Partili'yi, Amedsporlu'yu, bir Hırt'ı ve bir Tarikatçıyı İstiklal Marşımızı okurken gözlerinin dolduğunu göremezsiniz.
Ama Trinidad ve Tobago doğumlu Sinead Jack-Kısal, Türkiye'yi "vatan" olarak bellemiş, Bayrağımızla gönül bağı kurmuş ve gururla taşıdığı milli formamız altında yaşadığı başarılar sonrası gözleri dola dola İstiklal Marşımızı gururla söylüyor.
İşte "NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE" Felsefesi budur.
Helal Olsun Sana Atatürk'ün Kızı...
#FileninSultanları #AtatürkünKızları #pazar #CEV2026
Futbol programlarında yorumcular voleyboldaki başarının nasıl oluştuğunu incelemek lazım diyorlar. Hiç incelemeyin ben size söyleyeyim: Siyaseti teknik konulardan uzak tutun her alanda başarı gelecektir.
Bugün sınav için sabah 6 da kalkıp Ankara'dan Çorum'a gittim ben buna ragmen geç kalmamışsam Şanlıurfa'da bir yol çalışması için geç kalan öğrencilere tanınan bu ayrıcalık neden diğer yetişen öğrenciler nasıl yetişmişler bu nasıl bir adaletsizlik @OSYMbaskanligi#Şanlıurfa#kpss
Bugün yapılan sınava %64 oranda kadın adaylar girmiş çok önceden yazmıştık. Toplumun erkekten beklentileri 25 yaş üstü erkeklerin asgari ücretli de olsa bir iş yapmasına yol açıyor. Bu sosyal dinamikler uzun vadede evlilik oranını da, doğum oranını da ciddi düşürecek. Hala gerekli değilken kadın itfaiyeci almak gibi şovlar bırakılmalı dezavantajlı grup zaten erkekler okumak konusunda.