Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın katılımıyla, Zafer Partisi Kadın, Aile ve Çocuk Politikaları Başkanlığımızın 29 Ağustos’ta Zonguldak’ta düzenleyeceği “Atatürk’ün Kızları Zafer’de Buluşuyor” etkinliğine tüm Zonguldaklı Atatürk’ün kızlarını davet ediyoruz.
@umitozdag
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Çankaya’da semt pazarını ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti.
Zonguldak'taki olay üzerinden Sırrı Sakık’ı provokasyon yapmakla suçlayan Özdağ:
"Olay iki çocuğun kavgasıyla başladı. Jandarma iki tarafı da gözaltına aldı ancak bu isimler olayı provoke ediyor."
@DenizDevran30@umitozdag Çok şükür hükûmet tarafından fonlanan ya da konserlere çıkan biri değilim. Dediğiniz gibi olsaydım şimdi "biji apo" derdim. Allah'tan başka bir fonum ya da bir menfaatim yok. Kötü söz sahibinindir. Sizi de vatan, millet ve birliğe 𝙙𝙖𝙫𝙚𝙩 𝙚𝙙𝙞𝙮𝙤𝙧𝙪𝙢.
@bakibeybaki@umitozdag Ümit Hocaya yslakalık yapmıyorum. Onu manevi babam görüyorum. Onla muhabetimizi ya da Ümit Hocanın biz kürtlere bakışını nerede bikeceksin? Ümit hocayı önce tanıman lazım sonra bizi neyle suçlarsan suçla..
Apo köpeği benim önderim yada benim gibi orjin Kürtlerin büyüğü olamaz Apo denilen köpek en çok biz kürtlere zarar vermiş bir belirsiz döl israfıdır
Sayın @umitozdag 'la aynı çizgideyim çünkü Ümit Hoca onun gibi kürt genci kanı üzerinde hayatını inşa etmedi Bu piç bizden değil..
MUHSİN BAŞKAN SUİKASTI…
İçerisinde Muhsin Yazıcıoğlu, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, BBP Sivas Belediye Meclis Üyesi adayı Murat Çetinkaya, İHA muhabiri İsmail Güneş ve pilot Kaya İstektepe' nin bulunduğu helikopter, 25 Mart 2009 günü Çağlayanceritten, Yerköy’e gitmek için havalandı. Helikopter 15:03’te düştü.
Muhsin Yazıcıoğlu dâhil altı kişinin naaşları, aralarında asker, polis, AFAD ekipleri ve gönüllülerin de bulunduğu binlerce kişilik arama kurtarma ekipleri tarafından değil, helikopter düştükten 48 saat sonra 27 Mart 2009 tarihinde Cuma günü saat 14.30 civarında köylüler tarafından bulundu. Enkazın ve naaşların bulunduğu Keş Dağı,Kurudere, Kanlıçukur mevkii arama çalışmalarının yapıldığı bölgenin içerisinde değil 115 km uzağındaydı.
Aslında helikopterin düştüğü yer, düşmeden 1 saat sonra Ankara’dan nokta olarak tespit edilmişti.
Ancak İHA muhabiri İsmail Güneş’in yardım istemek için 112’yi araması, yardımı değil suikastçılari, yarım kaldığını anladıkları görevlerini tamamlamaları için harekete geçirmişti.
İsmail Güneş, kazadan sonra, tüm kamuoyununda dinlediği şekilde gayet düzgün ifadelerle 112 ile konuşmuş ve bacağının kırık olduğunu söylemişti. Ancak günler sonra donmuş naaşı bulunduğunda, çene kemiğinin kırık olduğu tespit edilmiştir. Çenesi kırılan biri nasıl defalarca 112 ile gayet düzgün konuşmuş olabilir. Yürüyemeyen birinin çenesinin nasıl kırıldığı sorusu halen cevaplanmamıştır.
İsmail Güneş 112 ile yaptığı konuşmada 112 görevlisine "Erhan ağabey ıhlıyor sadece" diyerek sesini duyduğunu belirtmiş, ardından Erhan Üstündağ’a "Erhan ağabey, sen kalkabiliyor musun yerinden? diye seslenmiştir.
Görüşmede doğrudan "Muhsin Bey'i göremiyorum" ifadesini kullanmıştır.
Görüşmelerin 7. aramadasında yanındaki bir yaralıya "Alo, sıfır beş yüz kaç abi?" diye numara sormuştur. Bu numaranın Yüksel Yancı’ya ait olduğu daha sonra tespit edilmiş, böylece o an Yancı'nın da yanında ve sağ olduğu anlaşılmıştır.
"Ölen de var herhalde, Ben ölmek üzereyim, bir arkadaş da ölmek üzere" ifadeleriyle diğer kişilerin ağır durumunu aktarmıştır.
Resmi 112 kayıt dökümlerinde İsmail Güneş'in bir ara kendi kendine "Bu arkadaş kim ya?" dediği yer almaktadır.
Helikopterin kırıma uğramasından hemen sonra yanlarına inen Skorsk’i yine Allahın işi kırıma uğramıştır. Kimler bu helikopteri verilen görevi tamamlamak için göndermişti.
Kimler, gönderdikleri cellat timinin helikopteri de kırıma uğrayınca arama çalışmalarını 115 km yanlış noktada yaptırmıştı.
Yapılan ilk otopside Muhsin Yazıcıoğlu’nun çarpma anında iç kanama ve omurilik kırılması sonucu anında hayatını kaybettiği yazıldı.
Ancak Muhsin başkan helikopterden 60
metre kadar ileride, sağ bacağı karnına doğru çekilmiş, yüzüstü sürünüyor şekilde bulunmuştu. Helikopterde emniyet kemeri ile bağlı birisi helikopterde ölmemişti ki, kemeri çözmüş, kapıyı açmış ve ilerlemeye başlamıştı.
Muhsin Başkanın helikopterinin düştüğü 25 Mart 2009 tarihinden sadece 4 gün sonra, 29 Mart 2009'da örgütün Bamteli isimli yayın organında FETÖ elebaşısı iblis, "Liyâkat ve Alperen" başlıklı bir konuşma yayınladı.
FETÖ iblisi konuşmasında “Onca mülahazaya rağmen liyakatini koruyamadıysa, bir ilahi tokatla dışarı atılır.” dedikten sonra kendince
davanın dışına itilen kişilerin akıbetini tarif ederken, "Bir perşembe günü vefat edip cuma günü cenazesine ulaşıldı" ifadesini kullanmıştır.
Yazılacak çok şey var. Ancak olayın bir yönünü yazdım. Çünkü X’in sınırına geldim.
2009’ de her şey apaçık meydanda iken gerçeği kayıp edenlerin bugün yapılan gözaltılarla bu suikasti aydınlatamayacaklarını biliyorum.
Bu olayla, Türkiye’de Türk milliyetçiliğinin ne kadar yalnız ve güçsüz olduğu ayan beyan olmuştur. Aynı zamanda lafa gelince Muhsin Başkanın dostu olduklarını söyleyen zevatın dost olmadıklarını, başkanın çok yalnız olduğunu ortaya koymuştur.
#MuhsinYazıcıoğlu
#KazaDeğilSuikast
Son Dakika | İstanbul'da Sarıyer ve Beykoz sınırlarında, Karadeniz'e kıyısı bulunan sahiller, plajlar ve koylarda 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu gereğince, 4 ve 5 Temmuz 2026 günlerinde 2 gün süreyle denize girmek yasaklanmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir ulus devlettir ve Misakı Milli sınırları içindeki toprakları bölünmez bir bütündür. Türkiye Cumhuriyeti'nin her ilinde ilçesinde aynı anayasa ve aynı kanunlar geçerlidir.
Anayasaya göre Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin resmi dili Türkçedir.
Türkiye'nin bir ilinde, ilçesinde veya bölgesinde Türkçe yerine başka bir dili fiilen veya resmen "resmi dil" ilan etmeye kalkmak anayasaya aykırıdır.
İkincisi; böyle bir girişim "ana dilini konuşmak" isteğinin çok ötesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin içinde ayrı bir ulus inşası girişimidir.
Osmanlı'nın son 150 yılında özerkliğe ve ayrışmaya giden yolun kilometre taşlarının nasıl döşendiğini iyi biliyoruz. Bu kararlar, özerkliğe giden yolu açar.
Bu kararlar, etnik kökeni, dini mezhebi farklı Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının birleşmesine değil, ayrışmasına zemin hazırlar.
Gerçek şu ki, Türkiye Cumhuriyeti geri dönüşü olmayan bir yola sürüklenmek isteniyor. Bu süreci yürütenler dillerinin altındaki baklayı çıkarmalıdır. Türk ulusu neyle karşı karşıya olduğunu açık seçik bilmelidir.
MHP Genel Merkezi MHP milletvekili İsmail Özdemir”n edepsiz bir X paylaşımını paylaşmış. Gereken cevabı Zafer Partisi Genel Merkezi vermiş. Ama bir husus eksik kalmış. İsmail Özdemir benim 15 Temmuz Henry Barkey ile birlikte olduğum utanmaz yalanını söylemiş.
Gelelim Barkey aslında kiminle birlikte sorusuna…Barkey ve Graham Fuller 1999’da bir kitap yazdılar. Kitabın adı Türkiye’nin Kürt Meselesi. Bu kitapta PKK ile müzakerelerin nasıl yürütüleceğini kaleme aldılar.
Bugün MHP’nin PKK’yla müzakerelerde yol haritasını işte bu kitap çiziyor. Müstafi tümamiral Cihat Yaycı, Fuller ve Barkey’in yol haritasını bütün anadoluyu gezerek de anlatıyor. Anladınız mı şimdi kim kim ile kolkolaymış. @zaferpartisi@zpgencresmi
Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ'a, "Şeyh Sait'in hatırasına hakaret suçu" işlediği gerekçesiyle ceza verilmiş.
Silahlı isyan çıkarıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni daha doğarken boğmaya çalıştığı için idam edilen Şeyh Sait'in "hatırasına hakaret" suçu icat edip insanlara ceza vermek, sadece o insanları değil aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuranları cezalandırmaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Şeyh Sait İsyanı’nda isyancılar tarafından şehit edilen piyade üsteğmen,kaymakam ve öğretmenin ailelerine Cumhurbaşkanı M. Kemal (Atatürk) imzalı bakanlar kurulu kararlarıyla maaş bağlamıştı.
https://t.co/fakyExOPIQ
Bugün Şeyh Sait'i aklamaya çalışanlar, Şeyh Sait İsyanı sırasında isyancıların katlettiği "şehitlerimizin hatırasına hakaret suçu" işlemiş olmuyorlar mı?
Gerçek şu ki, bir taraftan Atatürk'e saldırılırken, diğer taraftan Şeyh Sait, İskilipli Atıf gibi tescilli Cumhuriyet düşmanları mağdur, mazlum ilan edilerek aklanmaya çalışılıyor.
Çünkü hedef üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. İşte bugün asıl beka meselesi de budur.
Bilgi Yurdu Derneği'ni ziyaret ederek, Dernek Başkanı Sayın Mustafa Öztürk ve dernek üyeleriyle bir araya geldik.
Zafer Partisi olarak emekliler, çalışanlar ve gençlere yönelik projelerimizi anlattık.
Türk Milleti'nin sorunlarını en iyi bilen ve en doğru çözüm politikalarını üreten Zafer Partisi'nin milletimizin desteğiyle mücadelesini sürdürme kararlılığını dernek üyeleriyle paylaştık.
Nazik ev sahiplikleri için Bilgi Yurdu Derneği mensuplarına teşekkür ederim.
Zafer Partisi olarak Kayseri programımız kapsamında Hürriyetçi Eğitim Sendikası Kayseri Şube Başkanı Sayın Murat Afşar ve değerli üyelerini ziyaret ettik.
Eğitim başta olmak üzere ülkemizin pek çok sorunu hakkında önemli fikir alışverişinde bulunduk.
Misafirperverlikleri için Sayın Murat Afşar ve Hürriyetçi Eğitim Sendikası üyelerine teşekkür ederim.
Kayseri’de vatandaşın ekonomik buhranı ne kadar derin ve ağır yaşadığını bir kez daha gördük. 20 bin tl maaş alan emekliler kilosu 2000-3250 TL arasında satılan pastırma dükkanlarının önünde ağaçların güneşine sığınmış günü geçiriyorlar.
Büyük bir öfke ile. Mutlak Butlan, Silivri, Sincan, düşman ceza hukuku uygulamaları seçimlerin sonucunu değiştirmeyecek. Cumhur ittifakı kaybedecek. @Zafranbolulu78
Zafer Partisi Başkanlık Divanı Üyelerimiz ve Kayseri İl Teşkilatımız ile birlikte Kayseri Sanayi Odası'nı ziyaret ederek, Meclis Başkan Yardımcısı Sayın Mustafa Ateş ile Kayserili sanayici ve iş insanlarının sorunlarını konuştuk.
Zafer Partisi'nin sürdürülebilir planlı kalkınma ekonomisi ve 4 Deniz 4 Bölge projemizi anlattık.
Nazik ev sahiplikleri için Sayın Ateş'e teşekkür ederim.