Kızılcık Şerbeti garabetinin senaristi Merve Göntem, Türk kızlarına ‘boşverin namusunuzla sabah akşam 3 kuruşa çalışmayı; eskort olup vücudunuzu satın, keyfinize bakın” diyordu. İşte bu nasihatı(!) dizi olarak çekmişler. Siyonist yapımcıları durduracak birileri yok mu? Hıhhhh!
Ailenin temeline dinamit dönüşüyorlar, toplumun mezarını kazıyorlar!
Her yerdeler!
Ülke çok tehlikeli bir yere sürükleniyor!
Kim bunlar?
Bu ülkenin çocuğu mu?
@rtukkurumsal@iletisim https://t.co/e0ipsqN9R5
İnsan insanın şifasıdır...
Sevgili Çelik Bey, öncelikle hastanıza çok geçmiş olsun.
Bu içten ve kadirşinas sözleriniz Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanemiz nezdinde, 81 ilimizde gece gündüz demeden şifa dağıtan tüm sağlık ailemizin yüreğini ısıttı.
Güzel temennileriniz ve sağlık ordumuza verdiğiniz moral için yürekten teşekkür ederim.
Böyle kendini beğenmiş, suratsız, ticari ahlaktan yoksun ve müşterisini hele ki çocuğunun yanında aşağılan tipleri gördükçe...
Daha beter olsunlar diyeceğim de...
5 adetten az satmıyorum gibi bir kural var mı?
Gereğini yapmanızı dilerim.
@ticaret
- Erkek erkeksi, kadın da erkeksi olursa hayatları kavgayla geçer.
- Erkek kadınsı, kadın da kadınsı olursa hayatları zayıflıkla son bulur.
- Erkek kadınsı, kadın erkeksi olursa; erkek kadın olur, kadın erkek olur.
- Erkek erkeksi, kadın kadınsı olursa hayatları huzurlu ve güzeldir."
||Ravzatul ukala||
Hekimin emeği tartışma konusu yapılamaz. Yıllar süren ağır eğitim ve alınan sorumluluğun karşılığı hem maddi hem manevi olarak verilmelidir.
Yenidoğan, yoğun bakım, ameliyathane ve acil hemşireleri başta olmak üzere, hekim dışı sağlık personelinin omuzladığı yükü en çok sahada biz hekimler gözlemliyoruz ve bu görmezden gelinebilecek bir katkı değildir.
Sağlık çalışanlarını birbirine karşı getiren değil, emeği adil şekilde ödüllendiren bir teşvik sistemi en doğru olan sistemdir.
Teşvik sistemi çalışma barışını zedelememeli, aksine güçlendirmelidir.
SAĞLIK BAKANLIĞI VE HARAKİRİ
Sağlık Bakanlığı’nın mevcut teşvik ve taban ödeme sistemi; bakanlığın kendi eliyle kendi varlığına yaptığı bir harakidir.
Teşvik ve taban ödemesindeki adaletsizlikler; çalışanların Bakanlığa olan inancını tamamen yok etmiş, aynı amaç için ter döken çalışanları birbirine düşürmüştür.
Kışkırtılmış puan üretme dayatmasıyla kamu kaynakları hoyratça israf edilirken, niteliğin değil niceliğin öne çıkması vatandaşın sağlık hizmetine olan güven duygusuna ağır bir darbe vurmuştur.
Sihirli değnek olarak sunulan performans sistemi, yapıcı ve onarıcı özelliklerini kaybederek tamamen yıkıcı bir yapıya dönüşmüş ve tüm sistemin işlerliğini tamamen felç etmiştir.
Onlarca yılda büyük emeklerle inşa edilen Sağlıkta Dönüşüm Programı büyük bir hızla çöküşe giden süreçte, Sağlık Bakanlığı bu yıkımı izlemekte ve gidişatı durduracak hiçbir çözüm üretmemektedir.
Hekim dışı sağlık personelinin teşvik ödemeleri, ayrı bir bütçe kaleminden ve günümüz koşullarına uygun olarak tatmin edici düzeyde planlanmalıdır.
Bu yaklaşım hem meslek grupları arasında gereksiz tartışmaların ve karşılaştırmaların önüne geçer hem de daha adil bir sistem oluşturur.
Ancak teşvik dağıtımı tek tip olmamalıdır. Yapılan işin niteliği, üstlenilen sorumluluk, maruz kalınan risk, iş yükü ve çalışma koşulları dikkate alınarak belirlenmelidir.
Adalet, herkese aynı ödemeyi yapmak değil; emeği, sorumluluğu ve riski hakkaniyetli şekilde karşılamaktır.
Sosyal medyada yer alan aşağıdaki bir işçi maaşı bordrosu ister istemez memur işçi maaşlarını tekrar gündeme getirdi. Bu durum elbette işçilerin kusuru değildir.
Daha vahim olan durum ise bu maaşların emekli maaşında daha da artacak olmasıdır.
Yıllardan beridir ortaya çıkan sistemsel sorunun nelere yol açtığı ve çalışma barışını zedelediği ortaya çıkmaktadır.
ABD’li bir yorumcunun paylaşımı:
23 yıl içinde bu 3 adam, 9 ülke işgal etti, 11 milyon insan öldürdü ve tüm bunlara rağmen onlara kimse 'terörist' demedi.
Daha önce dediğim gibi, işçinin aldığında kimsenin gözü yok.
Fakat memurlara neden verilmiyor!
Bu durumun düzeltilmesi gerek. Memur da hak ettiğini almalı.