@SaglikBakanligi@drmemisoglu
Doğum Şekli İstatistiklerle Yönetilemez!
Tıp Kota ile Yönetilemez
Sağlık Bakanlığı’nın primer sezaryen oranlarını d��şürmek amacıyla hekimlere cezai yaptırımlar uygulaması ve geçici meslekten men politikaları yürütmesi; tıbbi açıdan hatalı, hukuki açıdan ise tehlikelidir.
Tıp, masa başında hazırlanan kotalarla yönetilemez; her hastanın klinik gerçekliği kendine özgüdür.
Bilimsel ve Hukuki Süreç Esastır
Sezaryenin cerrahi risklerini kabul etmekle birlikte; bilimsel bir bilirkişi raporu veya mahkeme kararı olmaksızın diplomaların ve mesleki yetkilerin tartışmaya açılmasını asla kabul etmiyoruz.
En yüksek riskli branşlardan biri olan kadın hastalıkları ve doğum alanında bu yaklaşım sürdürülürse, çok yakında ciddi bir uzman hekim krizi yaşanacak ve kadın sağlığı hizmetleri olumsuz etkilenecektir.
Çözüm Hekimi Cezalandırmak Değil, Sistemi Güçlendirmektir
Hekimi hedef alan değil, sağlık sistemini güçlendiren gerçek çözümler için taleplerimiz nettir.
1. Hekime Hukuki Güvence
Vajinal doğumun öngörülemeyen risk ve komplikasyonları karşısında hekim yalnız bırakılmamalıdır. Her olumsuz süreçte doğrudan “hekim kusuru” aranması anlayışına son verilmeli, hekimlere güçlü ve etkin bir hukuki koruma sağlanmalıdır.
2. Hasta-Hekim Güvencesi
Doğum süreci, ilk andan itibaren bilgilendirilmiş onam ve karşılıklı güven ilişkisi üzerine kurulmalıdır. Hastanın kaygıları ve tıbbi gereklilikler göz ardı edilerek, kota baskısıyla hekim ile gebe karşı karşıya getirilmemelidir.
3. Ortak Sorumluluk ve Güçlü Altyapı
Doğum; kadın doğum uzmanı, anestezi uzmanı, ebe ve hemşireden oluşan bir ekip çalışmasıdır. Nöbet şartlarındaki personel yetersizliği, acil kan teminindeki güçlükler ve yoğun bakım eksikliği gibi sistemsel altyapı sorunlarının sorumluluğu tek başına hekime yüklenmemelidir.
Sonuç
Mesleğimizin geleceğini tehlikeye atan kota uygulamalarını ve idari yaptırımları reddediyor; bilimi, tıbbi gerçekleri, hasta güvenliğini ve hasta-hekim güvencesini savunuyoruz.
#SezaryenSuçDeğildir
#DoğurtacakHekimKalmayacak
Erzurum'da Ayının başını ve pençesini kesip vücudunu yakmışlar...
Vahşet...
Ruh hastaları...
Bunun sorumluları , ayı nüfusu arttı insanlara saldırıyor diye haber yapan troller ve tık peşinde koşan sözde sosyal medya mensupları...
Yalanların sonu vahşet....
Bunu yapanlar aramızda...
Ayı kış gelir dağa çekilir...
Bu pislikler hep içimizde...
Ayı nüfusunun arttığını gösteren hiçbir bilimsel araştırma yok....
@ibrahimyumakli@milliparklar
https://t.co/rL3DjHYA5p
Şaka sanıyordum ciddi ciddi Doktoru tutuklamışlar. Doktorluğun ne durumda olduğunu hep anlatıyordum ama bu kadarını ben de beklemiyordum. Canını seven kaçsın, bu ne??? Her ölen hastadan sonra Doktor tutuklanırsa birkaç aya tüm hapishane Doktor dolar
📢 Mahkemeden önemli bir emsal karar .
Site yönetimleri artık sahipsiz hayvanları ortak alanlardan çıkartamaz .
Sahipsiz hayvanlar bulunduğu yerin bir parçasıdır ve yaşam hakları korunur .
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil#KutlamalarıDeğilKatliamıÖnle
👇👇
Sayın Valimiz @hcakirtas58; yeni göreviniz hayırlı uğurlu olsun, Allah utandırmasın. Çankırı Valilik barınağı hekimi, çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılacak ilaçlar da temin edilmesine rağmen, hayvanları tedavi etmemekte, hayvanların ölümünü seyretmekte, hayvanları barınağa girdiğinde durumlarına göre kafeslere ayırmamakta, kısırlaştırma dahi yapmamaktadır. Bugüne kadar binlerce köpeğin ölümünden birinci derecede sorumluluğu olan veteriner hekim hakkında soruşturma başlatmanızı önemle arz ederim. @CankiriValiligi
MATMAZEL’İN NEKROPSİ RAPORU AÇIKLANDI.
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı tarafından düzenlenen resmî nekropsi raporu, Matmazel’in ölümünün “doğal” olmadığını açıkça ortaya koydu.
Rapora göre Matmazel’de;
– Tırnak kırıkları ve periungual dokuda kanama
– Kafatasında subdural kanama
– Beyin ve beyincikte kanama
– Hipofizde kanama
– Göğüs boşluğunda kanlı sıvı (hemotoraks)
– Karın boşluğunda yaygın iç kanama (hemoperitoneum)
– Akciğer, kalp, dalak, böbrek ve mezenteriyal lenf yumrularında kanamalar
– Atlanto-oksipital eklem bölgesinde kanama ve ödem
tespit edildi.
ÖLÜM NEDENİ:
Raporda açıkça, “yaygın internal (iç) kanamalara bağlı gelişen hipovolemik şok sonrası solunum ve dolaşım kollapsı” ifadesi yer aldı.
YORUM:
Bu bulguların tamamı, şiddetli künt travma sonrası oluşan iç kanamalarla uyumlu.
Bu rapor şunu söylüyor:
Matmazel öldü değil, öldürüldü.
Artık ortada iddia değil, bilimsel ve resmî bir belge var.
Bu rapor, sorumluların tespit edilmesi ve yargılanması için açık bir delildir.
Matmazel için adalet sağlanana kadar,
bu raporun üstü örtülmesine izin vermeyeceğiz.
HAYVANLARA YAPILAN ŞİDDET CEZASIZ KALMAYACAK.
MATMAZEL İÇİN ADALET!
#MatmazelİçinAdalet
#HayvanlariçinAdalet
#SokaktayımYanındayım
Acaba daha ne kadar insanlıktan çıkacaksınız? Bu çağdışı insanlık dışı işletmelere halk tepkisini koyar.
MERSİN Marina'daki Midpoint adlı
mekanda bazı müşteriler bahane edilerek kedilere
deterjanlı kimyasal su sıkıldığı iddia ediliyor. Ve kedilere
sıkmaları için müşterilere fisfis verdikleri söyleniyor.
Mekanın çevresinde yavru kedilerde varmış... Tepki
gösteren hayvanseverler mekânı terk etmiş....
Bu açıkça hayvanlara şiddettir. Kör olabilirler, ölebilirler!!
Kamera kayıtları ortada... Bu zulüm kabul edilemez.
Herkes duysun, hesabı sorulsun!
Bu dünyayı sadece kendine ait sanan çağdışı kalmış sefiller
Burada açıkça hayvana şiddet uygulanıyor
#mersin #mersinhaber #mersinsondakika
Kaynak: Instagram @barisvegan
📣Yıkılan eski evinin kalıntılarında onu terk eden eski sahiplerini sadakatle bekliyormuş🥺
📌8 yaşlarında erkek sahibi taşınırken bırakıp gitmiş, makinalar çalıştıkça agliyor sürekli şikayet ediyorlarmış lütfen yuva için paylaşın🤲
📍 İstanbul ☎️Yuva için 0542 382 24 62 whatsaptan yazabilirsiniz sadece, tel kapalı.
#sadakat #vefa #merhamet #vicdan #hayvansevgisi
Van’da bir adam, dağ başındaki sahipsiz köpekler için imkanları dahilinde yaptığı barınaklara yoğun kar altında mama götürürken, yolun kapanması sadece 1 dakika süreceği için hızlı davranıyor ve mamayı hayvanlara verip hemen geri dönüyor.
2025 bizim için zordu.
Ama onlar için,
katliama karşı direnme
ve hayatta kalma mücadelesiydi.
21. yüzyılda sokak hayvanlarına
uygulanan bu vahşet,
insanlığın yüz karasıdır.
2026:
Katliamın bittiği yıl olsun.
munzur vadisinde görüntüsü çekilen yöre halkı için kutsal kabul edilen dağ keçisinin eşsiz güzelliği.
biz bu eşsiz güzelliklere bakmaya kıyamazken, birileri katliam olan avcılığı turizm diye pazarlıyor,
gelip zevk için öldürüp gidiyor.
avcılık hobi, spor ya da turizm değil; cinayettir!
doğamıza ve doğamızın içindeki ağaca, kurda, kuşa, havamıza, suyumuza toprağımıza,
dağ keçilerimize sahip çıkıyoruz!
AVCILIK CİNAYETTİR!
Hakkımda davalar açtılar.
Adımın önüne burada yazamayacağım sıfatlar eklediler.
“Çocuksuz itperest” gibi ifadelerle itibarsızlaştırmaya çalıştılar.
Birçok belediyeyi, kendimi düşünmeden kınadım.
Her konserimde hayvan haklarından söz ettiğim için biliyorum ki bir çok sahne için tercih edilmedim.
Buna rağmen, “Al evinde besle” gibi söylemlere her seferinde nezaketle karşılık vermeye çalıştım.
Ancak açıkça soruyorum:
Sedat Peker sokak hayvanlarının korunması gerektiğini söylediğinde,
barınaklara tonlarca mama dağıttığında,
Bugüne kadar bana ve benim gibi hayvan haklarını savunanlara
—özellikle kadınlara —
sözlü ve fiziksel saldırılarda bulunan kişiler nerede? Nerede o babayiğitler?
O en yüksek perdeden konuşanların sesi şimdi neden kesildi?
Bazen öyle yemez insanın GÖZÜ demek… vah vah vah
Biz şehir içlerine bile atılmasın diyorken Türkiye’nin en özel habitatların kalbinde Uludağ Milli Parkı’nda bu yıl da havai fişek gösteri düzenleniyor! Doğa, yaban hayatı hiç mi kimsenin umrunda değil! Buna neden hala izin veriliyor, müsade ediliyor anlamıyorum!
@TCTarim
Bu zavallı kediye araba çarpmış, tedavisi yapılmış, sokağa bırakılmış ama sonradan yürüme sıkıntısı başlamış. Acil olarak geçici ya da kalıcı bir yuva aranıyor. Tuvaletini yapabiliyor. Hareketi bu şekilde, sokakta yaşayacak durumda değil! Kocaeli
İnstagram @gunes_patiler
Hayvanı koruyanı “aşırı’’ bulmak, ama zalimliği kanıksamak…
Biz ne ara böyle bir toplum olduk?
Bu hâl; vicdanın sistemli şekilde aşındırılmasının, merhametin değersizleştirilmesinin sonucudur.
Bir toplumun gerçek değeri, en zayıfına gösterdiği muameleyle ölçülür.
Bazı ellerin yıllardır özenle büyüttüğü sevgisizlik ve kutuplaşma, bugün meyvesini veriyor.
Emeği geçenlere hayırlı uğurlu olsun: Ortada berbat bir tablo var.
Hayvana şefkat gösterenle alay etmek, merhameti küçümsemek, vicdanı aşağılamak… Bunların hiçbiri güçlü bir toplum belirtisi değildir;
aksine, ruhunu kaybetmiş bir toplumun acı çırpınışlarıdır.
Benim için “it tapar’’ bir hakaret değil.
Tüm canlılara sevgi ve saygı duyuyorum; onlardan ilham alıyorum.
Bu dünyayı paylaştığımız hayvanlar bana merhameti, sadakati ve koşulsuz sevgiyi öğretiyor.
Ama tek bir canlı türüne ise her geçen gün daha fazla utançla bakıyorum.
Kusura bakmayın…
İnsan olmanın utancını taşıyorum.
Gaziantep Hayvanat Bahçesinden yayınlanan, insanların giremediği yerde tutulan onlarca eşeği görünce Google'da çok basit bir araştırma yaptığınızda kayıp eşekler haberleri çıkıyor. Sahipsiz görülen eşeklerin toplanarak hayvanat bahçesine yerleştirildiği, hayvanat bahçesi içinde bulunan kesimhane'de kesilerek yırtıcılara verildiği iddiası var.
KEDİLEREDE TUZAKLAR kurulmaya başlandı. Belediye başkanları ve veterinerleri kedilere de EL ATMAYA başladılar. Hiç olmazsa şu gariban KEDİLERİ BELEDİYE VAHŞETLERİNDEN KORUYALIM.
DİKKATLE OKUYUN ve GEREĞİNİ YAPIN:
📍Başta KEDİLERİN toplattırılması olmak üzere, belediyelerin hayvanlara tüm ZULÜM uygulamaları için, doğrudan ve BİZZAT VALİLERE ulaşacaksınız.
📍Çünkü "02.05.2025 tarihli İçişleri Bakanlığı Hayvanları Koruma Kanunu Uygulama genelgesi" valilere doğrudan görev vermiş ve YETKİLENDİRME yapmıştır.
📍Yasaya aykırı olarak KEDİLERİ toplattıran kanun tanımaz BELEDİYE BAŞKANLARINI, VALİLERE doğrudan yazarak ve bizzat gidip valiler ile görüşerek ŞİKAYET EDİP İDARİ SORUŞTURMA talep ederek, KEDİ TOPLAMANIN durdurulmasının sağlanmasını ısrarla isteyiniz.
📍Yazılarınıza İçişleri Bakanlık Genelgesini ve ilgili maddesini ekleyiniz.
📍Görüşme talebinizde siz vali yardımcılarına yönlendirirlerse, önce vali ile bizzat görüşüp sonra diğer yetkililer ile görüşeceğinizi ISRARLA söyleyiniz.
📌İçişleri Bakanlığı Genelgesi gerekçeli girişinde, valilerin görevlerini tarif ederken ; ".......İlgili genel idare ve yerel yönetim birimleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI, özel sektör temsilcileri ve diğer paydaşların koordinasyon ve işbirliği içinde çalışmasını sağlamaları..." maddesi çerçevesinde şikayetlerinizi ileteceksiniz.
📌Ayrıca, KEDİLERİN sadece rehabilite edilmek için toplatılıp, sonra UYGUN yerlere bırakılmasını içeren Yönetmelik Madde 7/(5) "Hayvan bakımevlerine getirilerek rehabilite edilen kediler hayvan bakımevi-doğal yaşam alanlarının kapasitesi dahilinde bakılabilir veya yerel yönetimlerin kendi sınırlarında uygun gördükleri alanlara bırakılabilir" maddesini hep kullanınız.
📌Belediye rehabilitasyonu biten kedileri, "UYGUN" görülen yani, "hayvanların alıştığı gönüllü olan yemek su bulacakları alanlara" bırakabilir.
📌UYGUN görülen ifadesini, bazı kötü niyetli belediye veterinerlerinin dağa taşa atmak için PAŞA KEYİFLERİNE göre kullanmalarına izin vermeyiniz.
📌Ayrıca, 5199 6. Maddesinin 4. fıkrasına göre de kediler bakımevinde tutulamazlar.
Kanun TOPLA diyorsa da, vahşet uygula demiyor. Toplamaya yasal olarak bir şey yapamıyorsak da, "ZULÜM VAHŞET uygulanmasına karşı" mevcut maddeler ile savaşabiliriz. (DİĞER DAYANAK MADDELER YAZININ ALTINDA)
📌Unutmayın, kaybedenler değil vazgeçenler yenilirler.
Susmak yok, yola devam.
Nesrin Çıtırık/ HayKonfed Başkanı
Gaziantep barınağından gelen görüntüleri izlediniz sanırım. 4 aylık barınak verileri bunlar. Toplam 3.174 hayvana çip takılmış. Gaziantep gibi bir şehirde kedi kısırlaştırmasına pek önem verilmez. Diyelim % 10'u kedi. Diyelim kalanların (köpek) %10'u sahiplendirilmiş olsun. Diyelim %10 doğal ölüm. Doğal yaşam alanı ve barınakta 700 civarında köpek olduğu söyleniyorsa, 4 ay içinde 1.500 kadar köpeğin ortada olmadığı tartışılabilir.