Atatürk’ün kurduğu Atatürk Orman Çitliği hızla betona gömülüyor
Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ile Medipol Üniversitesi inşaatlarından sonra şimdi de Milli Eğitim ve Aile Bakanlığı AOÇ arazisinde inşaata başlayacak
Hem Ankara’nın kent hafızası yok ediliyor hem AOÇ❗️
Sündüz Yaylası Katliamı’nı hatırlayanınız var mı? Bugün yıl dönümü…
19 Temmuz 1993’te PKK’lı teröristler, Van’ın Bahçesaray ilçesine bağlı Sündüz Yaylası’nda hayvancılıkla uğraşan sivillere saldırdı.
Sabah saatlerinde düzenlenen baskında, yaylada bulunan çadırlar uzun namlulu silahlarla tarandı. Saldırıda kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 24 sivil yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı.
Saldırının ardından çadırlar ateşe verildi, yayladaki çok sayıda hayvan telef edildi. Olay yerine ulaşan güvenlik güçleri ve sağlık ekipleri, yaylada ağır bir katliam tablosuyla karşılaştı.
Sündüz Yaylası Katliamı, PKK’nın sivilleri hedef aldığı en kanlı saldırılardan biri olarak Türkiye’nin yakın tarihine geçti.
Herkes tek bir çadırda toplanmıştı!
- Sağ kurtulanların anlatımına göre PKK’lı teröristler önce yayladaki aileleri tek tek toplayarak aynı çadırın önüne götürdü. Bulundukları yer telsizle teyit edildikten sonra sivillerin üzerine ateş açıldı.
- Anneler çocuklarını kurşunlardan korumaya çalıştı. Katliam yerine sabah ulaşan yakınlar, birçok annenin çocuklarını kucaklamış hâlde öldürüldüğünü anlattı.
- Eşini ve iki çocuğunu kaybeden Ferman Ağaç, eşinin 7 aylık bebeği ve 7 yaşındaki çocuğunu kollarına almış şekilde hayatını kaybettiğini söyledi.
- Hicret Güzel, saldırıdan iki çocuğuyla sağ kurtuldu. O gece teröristlerin önce odunların bulunduğu çadırı ateşe verdiğini, ardından topladıkları sivillerin üzerine ateş açtıklarını anlattı. Sabah olduğunda çadırın önünde vurulmuş küçük bir çocuğun cansız bedeniyle karşılaştığını, çocuklarını alıp kilometrelerce yürüyerek yardım aradığını söyledi.
- Katliamda annesini ve akrabalarını kaybeden Sabahattin Samsa, olay yerinden topladığı mermi kovanlarını muhafaza etmeye devam ediyor.
🚨 HATAY’DA NELER OLUYOR?!
VATAN TOPRAĞI GÖZ GÖRE GÖRE ELDEN GİDİYOR!🇹🇷
Hatay’da yaşayan hemşirelerden, annelerden, babalardan gelen çığlıkları duymazdan gelemeyiz.
Bu, dram değil; açık bir demografik istila ve vatan toprağının sessizce kaybedilişidir.
• Hastanelerde her 10 doğumdan 8’i Suriyeli.
13-15 yaşında çocuk anneler doğuruyor.
• Erkeklerin 4-5 eşi, 20’den fazla çocuğu olanlar sıradan hale geldi.
• Sağlık personeli Arapça öğrenmeye zorlanıyor, Suriyeli doktor ve hastalar Türk personeli hor görüyor.
• Parklarda, duvarlarda Arapça “Hatay bizim” yazıları. Türk anneler parklara giremiyor, Suriyeli erkekler izliyor.
• Genç Suriyeli gruplar bıçak, satır, silahla geziyor; hastanelerde kavgalar eksik olmuyor.
• Sınırdaki tel duvarlara, asker kulübelerine rağmen kaçak geçişler devam ediyor.
İnsan kaçakçıları vatan haini gibi çalışıyor.
• “Buralar bizim, siz gideceksiniz” diyorlar açık açık.
Hataylı hemşirenin dediği gibi:
“Savaşmadan kaybediyoruz.”
Belediye başkanı konuyu gündeme getirince soruşturma, sesini çıkaran vatandaşlar yalnız bırakılıyor.
Bu tabloyu yıllardır anlatıyoruz ama yeter!
Artık eylem zamanı:
✅ Sınır güvenliği derhal güçlendirilsin, kaçak geçişler durdurulsun.
✅ Kayıt dışı doğumlar, çok eşlilik, çocuk evlilikleri acımasızca takip edilsin.
✅ Vatandaşlık ve nüfus politikaları gözden geçirilsin.
✅ Hatay’da Türk kimliği korunmalı, demografik denge sağlanmalı.
Atamızın emaneti Hatay, Türk’tür, Türk kalacaktır!
Anıtkabir’in ruhu inliyor…
Biz susarsak tarih bizi affetmez.
Bu mesajı okuyan herkes paylaşsın, ses olsun.
Devletimize, yetkililerimize sesleniyoruz:
Hatay’ı koruyun!
#HatayBizim
#SınırlarımızıKoru
#TürkiyeTürkiyeKalacak🇹🇷🦅
(Haberler ve vatandaş beyanları üzerine derlenmiştir.
Resmi makamların acil inceleme ve tedbir almasını talep ediyoruz.)
https://t.co/N4y1dkhszN
@ozanblk_ Kendi belediyelerine parasal her türlü kolaylığı sağlayan,borçlarını görmezden gelen iktidar muhalif belediyeleri çalıştırmaz hale getirmek için bile bile zorluk çıkarıyor.Vicdana sığar mı,umurlarında değil.Ülkeyi sevmiyorlar çünkü.