İşledikleri cinayetlerin hesabı sorulmadı, bari servetlerinin gerçek kaynağına ulaşmak için, 90’lı yıllardaki iş bağlantılarını araştırın!
Göreve giderken kamyonete sığan ev eşyalarının dönerken tırlara neden sığmadığını o günlerin şahitlerinden dinleyin!
Kızıltepeliler’den, Mardinliler’den, Diyarbakırlılar’dan dinleyin!
İşledikleri cinayetleri yıllar yıllar sonra, Ergenekon iddianamelerine koydu FETÖ’Cü Savcılar.
Ama o cinayetler hiç bir zaman soruşturulmadı, sadece darbe teşebbüsünden yargılandılar.
Kürt sivilleri Cezasızca öldürürken, FETÖ keyifle seyrediyor ve suç ortaklığı yapıyordu!
‘Zamanın Tortusuna’ dalın, ve ‘Enkazın Şekli’ne bakın sayın Savcılar!
Onbinlerce mağdurun beklentisi budur, toplumsal güvenin inşa edileceği başka bir alanı yok ülkemizin!
IŞİD karanlığı ve vahşeti karşısında, insanlık adına direnenlere destek olmak, Kobanê’nin yeniden inşasına katkı sunmak, çocuklarla dayanışmak ve umut olmak için yola çıkan 33 Düş Yolcusu, 20 Temmuz 2015’te Suruç’ta IŞİD’in gerçekleştirdiği bombalı saldırıyla katledildi.
Aradan 11 yıl geçti. Ancak Suruç Katliamı’nın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hesap vermesi yönündeki adalet talebi hâlâ karşılık bulmadı.
#Suruç’ta yitirdiklerimiz; halklar arası dayanışmanın, eşitliğin, barışın ve ortak mücadelenin simgesi olarak hafızalarımızda yaşamaya devam ediyor. Onlar, savaşın ortasındaki çocuklara umut götürmek isterken yaşamlarını yitirdi.
33 Düş Yolcusu’nu 11. yılında saygı, minnet ve özlemle anıyor; onların en insanı dayanışma düşüncelerini mücadelemizde yaşatacağımızın sözünü veriyoruz.
🎥 #VİDEO | 📍 FIFA Dünya Kupası finalinde New York-New Jersey Stadyumu'nda Kürdistan bayrağı açıldı
Sosyal medya fenomeni Speed, Kürdistan bayrağını görünce "Werne, werne!" şarkısını söylüyor
Sayın Diyarbakır Valiliği;
Müvekkilim Nizamettin Kabaiş ve ailesinin kılına zarar gelirse bu saatten sonra sorumlusu sizsiniz.
Çünkü;
Aylardır müvekkilim Nizamettin Kabaiş ve ailesinin telefonlarına yabancı ve Türk numaralarından gelen tehdit mesajları tarafınıza iletilmiştir.
Buna rağmen Müvekkilim Nizamettin Kabaiş ve ailesine yakın koruma hâlâ verilmemiştir.
@dbakirvalilik@TC_icisleri
Deniz Göktaş hakkında tutuklama kararı verilmesi hukuk skandalıdır. Bu skandaldan derhal dönülmesi çağrısı yapıyoruz.
Söz söylemeyi ve düşünce ifade etmeyi sağlayacak hukuki ve demokratik güvenceleri savunmaya devam edeceğiz.
Türkiye’yi düşünce ve ifade özgürlüğünün tam ve etkili şekilde güvence altında olduğu demokratik bir cumhuriyete ve demokratik bir topluma kavuşturacağız.
ŞEYH SAİD VE 46 ARKADAŞININ MEZAR YERLERİ AÇIKLANMALIDIR
Şeyh Said ve 46 arkadaşı, 29 Haziran 1925’te Diyarbakır’da idam edildi. İdam edilişlerinin üzerinden 101 yıl geçmesine rağmen, ne kendisinin ne de arkadaşlarının mezar yerleri hâlâ açıklanmamıştır. Bugüne kadar Baromuzun da aralarında bulunduğu çeşitli kurum ve kişiler tarafından yapılan başvurulara rağmen, herhangi bir ilerleme sağlanamamış; açılan davalar da reddedilmiştir.
Benzer şekilde, Said-i Kürdi ve Seyit Rıza gibi toplum nezdinde büyük saygı gören âlimlerin de mezar yerleri açıklanmamıştır. 1990’lı yıllarda yaşanan binlerce faili meçhul cinayet, kaybedilen insanlar ve kimliği belirlenemeyen toplu mezarlar da aynı trajik zincirin halkalarıdır. Bu karanlık sayfaların aydınlatılması, hakikatle yüzleşmenin ve gerçek bir toplumsal barışın kurulmasının ön koşuludur.
Bugün Türkiye’de devam eden diyalog ve normalleşme sürecinin anlamlı olabilmesi için, geçmişle yüzleşmeye dair samimi adımlar atılması elzemdir. Bu adımlardan biri de, başta Şeyh Said olmak üzere, halkın hafızasında derin izler bırakmış kişilerin mezar yerlerinin açıklanması ve ailelerinin bu konuda bilgilendirilmesidir.
Yas tutmak, vedalaşmak ve yaşamını yitirenlerin mezarına ulaşmak evrensel ve insani bir haktır. Bu hak, yalnızca insan onurunun değil, aynı zamanda barışçıl bir toplumsal yaşamın da temel taşlarından biridir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da açıkça ifade edildiği üzere, ailelerin kaybettikleri yakınlarının akıbetini bilme ve onları uygun şekilde defnetme hakkı, devletin yerine getirmekle yükümlü olduğu temel yükümlülüklerdendir.
Diyarbakır Barosu olarak, tarihsel, hukuki ve insani sorumluluğumuzun gereği olarak;
* Yetkilileri, Şeyh Said ve birlikte idam edilenlerin mezar yerlerini açıklamaya,
* Toplumsal barışın ve geçmişle yüzleşmenin önünü açacak şekilde şeffaf, hesap verebilir ve sonuç odaklı bir tutum sergilemeye çağırıyoruz.
Gülmek de, güldürmek de ancak Türkiye’de soruşturma konusu yapılabilirdi. Derhal yapıldı! Savcılar boş durmuyor, halka iyi gelen şeyleri suç dosyalarına dönüştürüyorlar anında!
Deniz Göktaş hakkında
“dini değerleri aşağılama” iddiasıyla soruşturma başlatılması, ifade özgürlüğü ve sanatın dili açısından son derece kaygı vericidir.
Deniz Göktaş’ı; zekâsı, cesareti ve hiciv geleneğini yaşatan performansı için kutluyorum. Bize, içinde yaşadığımız ağır gündemin ve derin yıkımın ortasında olsak da birkaç anlığına nefes aldırdığı, düşündürürken güldürdüğü için teşekkür ediyorum.
Buradan hukukçulara da sesleniyorum: Mizahın, hicvin, eleştirinin cezası hangi yasada yazıyor? Demokratik bir hukuk devletinde bir komedyenin sahnedeki sözü, şakası, hicvi nasıl suç sayılabilir?
Deniz Göktaş, başına gelebilecekleri bilmesine rağmen doğruları söylemekten geri durmadı. İşte tam da bu cesaret, toplumun nefes aldığı alanı genişletir.
Var ol Deniz Göktaş!
Herkesin senin kadar korkmadan söz söyleyebildiği, sanatın ve mizahın soruşturulmadığı, insanların özgürce konuşabildiği bir ülkeye kavuştuğumuz gün, gerçek anlamda özgürleşeceğiz.
#VİDEO - Agit Kabayel dünya şampiyonu olduktan sonra duygularını paylaştıKürt boksör yayımladığı videoda duygularını şu sözlerle dile getirdi:
🥊 "Artık adımız, Muhammad Ali, Mike Tyson ve Lennox Lewis gibi efsanelerle birlikte boks tarihine yazıldı."
🥊 Bu yolculuk boyunca yanımda olan herkese teşekkür ediyorum
🥊 Bütün bunlar, bir zamanlar kimsenin inanmadığı bir çocuğun hikâyesi
Ah Kadir Abi… Çok ama çok üzdün bizi. Sen, yeri doldurulamaz büyük bir sanatçı, koca yürekli ve cesur bir barış savunucusuydun. Ardında unutulmayacak onurlu bir duruş bıraktın. Hepimizin başı sağ olsun.
#Kadirİnanır
Şimdi ben ne diyeyim be abi?
Nasıl kabullenelim sensizliği?
Kalakaldım olduğum yerde.
O kadar üzgünüm ki…
İyi ki vardın Kadir abi… Ne mutlu bize ki iyi ki vardın ve kalbimizde, zihnimizde, mücadelemizde hep var olacaksın… Hoşçakal canım abim 🙏🏻
Kadir İnanır’ı kaybettiğimizi büyük bir üzüntüyle öğrendik.
İnanır, yalnızca sinemanın unutulmaz isimlerinden biri değildi; halkların kardeşliğine, barışa ve demokrasiye olan inancını her koşulda kararlılıkla savunan bir aydındı. Sanatıyla olduğu kadar vicdanı, Kürt halkına olan dostluğu, cesareti ve toplumsal duruşuyla da hafızalarda yer edindi.
Kadir İnanır’ın demokratik bir Türkiye, eşit yurttaşlık ve halkların ortak geleceği için ortaya koyduğu güçlü irade daima saygıyla anılacaktır.
Kendisine rahmet; ailesine, yakınlarına, sanat camiasına ve tüm halklarımıza başsağlığı diliyoruz.
Güle güle Selvi Boylum...
Sana sözümüz olsun ki halkların ve ezilenlerin aleyhine olan tüm oyunları bozacağız; eşitliği ve ortak mücadeleyi daim kılacağız...
Usta sanatçı Kadir İnanır’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Sanatıyla milyonların hayatına dokunan, barış ve kardeşlik adına güçlü bir iz bırakan Kadir İnanır; ardında unutulmayacak bir miras bırakmıştır.
Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, tüm sevenlerine ve sanat camiasına başsağlığı diliyoruz.
Me bi xemgînî koça dawî ya hunermendê mezin Kadir İnanır bihîst.
Kadir İnanır, bi hunera xwe bandor li jiyana bi milyonan kesî kiriye û li ser navê aştî û biratiyê şopeke xurt û li pey xwe mîrateyeke bêhempa hişt.
Em ji Xwedê ji bo wî rehmê; ji malbata wî, xizmên wî, hemû hezkiriyên wî û civaka hunerê re sersaxiyê dixwazin.
Sebahat Akkiraz’ın Amedspor bayrağının Boğazda dalgalanmasına gösterdiği tepkiyi görünce, son yıllarda üslubunun tamamen değiştiğini görmek üzücü. Yıllar önce benzer bir tavrını Sabiha Gökçen’in Dersimi bombalamasını aklayarak ortaya koymuş ve eleştirmişim. Eskiden Anadolu’nun ortak ezgilerini seslendiren bir sanatçı profili varken, şimdi daha çok kutuplaştıran, ötekileştiren söylemlere sığındığı görüyoruz.
Bir futbol kulübünün bayrağına gösterilen bu tepkiyi “ırkçılık” diye keskinleştirmek kuşkusuz tartışmayı kilitler. Ama tepkinin içeriğinin de boş olmadığını bu kişinin bilmesi gerekir. Bir sembolü “tehdit” gibi okumak, bu topraklarda yaşayan Kürtlerin kendisini ifade etme, sevincini gösterme biçimini yok saymaktır. Sanatçılık, tam da bu noktada devreye girer. Sanatçı korkuları körüklemez, onları anlar ve dönüştürür.
“Dostum” adlı eserimizin dinleyiciyle buluşmasında emeği olan müzisyen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Son üç günde gösterilen ilgi beni fazlasıyla mutlu etti. Ortaya bir eser çıktığında herkesi memnun etmek kuşkusuz mümkün değil. “Beğenmedim” diyenler de oldu. Seviyesini koruyan her eleştiri başımızın üzerinedir.
Yapım: Royem Müzik
Söz & Beste: Ferhat Tunç
Klîp: Nihat Ulaş
Kayıt: Stüdyo Ada, İstanbul
Kayıt Mühendisleri: İhsan Apça, Özgür Özkan Mete
Mix & Mastering: Nihat Ulaş
Müzisyenler:
Bağlamalar: Ahmet Koç
Elektro & Akustik Gitar: Sinan Kızılgöz
Ney: Eyüpcan Açıkpazu
Davul & Perküsyon: Nihat Ulaş
Bas Gitar: Bulut Baru
DOSTUM
Seni zindana saydılar
Biz sözünü saydık dize dize
Dört duvarı aşıp geldi
Biz türkünü çaldık yüze yüze
İçerde olsan da taşıyorsun sen
Sesin uzaklarda duyulur dostum
Duvarlar utansın, demirsin taşsın
Umut sığmaz görüş gününe dostum
Mızrabını vurdun bir kere
Edirne’den Cizre’ye sel oldun dostum
Kalemin düştü deftere
Hücrede roman, umut gül oldu
İçerde olsan da taşıyorsun sen
Sesin uzaklarda duyulur dostum
Duvarlar utansın, demirsin taşsın
Umut sığmaz görüş gününe dostum
Her şey yolunda varırsa
Dışarıda sarılırız be dostum
Munzur bendini kırarsa
Bir baharda yatağına akarız
İçerde olsan da taşıyorsun sen
Sesin uzaklarda duyulur dostum
Duvarlar utansın, demirsin taşsın
Umut sığmaz görüş gününe dostum
DOSTUM https://t.co/edVGLlyuFt
Sen yine Kürt ol ama öyle pat diye ‘Kürdüm’ deme. Önce bi ‘Kürt kökenliyim’ falan de. Çünkü dümdüz ‘Türk değilim, Kürdüm’ dediğin anda bizim ırkçılar sindiremeyip hemen ‘terörö’ diye zırlamaya başlıyor :)