Görevini hakkıyla yerine getiren tüm öğretmenlerin ve ve 9 yıldır öğrencilerinden okullarından haksız bir şekilde uzaklaştırılan #KHK’lı öğretmenlerin öğretmenler günü kutlu olsun.
Terörsüz Türkiye sürecinin bu yeni fazına geçerken beklenen yasal düzenlemeler var.
Bu düzenlemeler yapılırken Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan ın ifadesiyle "tabanı ibadet ortası ticaret, tavanı ihanet" bir yapının mağduru milyonlarca KHK MAĞDURU nun da; --başta beraat etmis ve takipsizlik almış olanlar-- içinde evrensel Hukukun ve vicdanın gereği için bazı adımlar atılmalıdır.
Siyaset yapmak insana hizmet, ülkemizin her bir ferdinin derdini dert etme sanatıdır.
Konu; her görüşten her siyasetçinin eğilmesi gereken bir büyük sorunlar yumağı haline gelmiş durumdadır.
Hukuki engeli olmayan #KHK’lıların, suçsuz hükümlülerin, #AYM ve #AİHM kararlarına rağmen içerde tutulanların haklarını teslim etmeden, Öcalan’ın umut hakkından söz ederseniz, milletin vicdanı buna isyan eder.
Önce adaletli bir affa ihtiyaç var. @tv5televizyonu’nda anlattım.
KHK meselesi bir vicdan değil, hukuksuzluk sorunudur.
Binlerce yurttaş, yargı kararı olmadan mesleğinden, onurundan, emeğinden koparıldı.
Mağdurların haklarına kavuşmasının tek yolu hukuktur.
Adaletin yerini keyfilik değil, hukukun üstünlüğü almalıdır.
📍KHK hukuksuzluğu 10. yılına giriyor.
Haksız, hukuksuz biçimde ihraç edilen KHK’liler, işlerine tüm haklarıyla iade edilmelidir.
📍Anayasanın Eşitlik ilkesine aykırı olan Covid yasasındaki adaletsizlikler son bulmalıdır.
Geç gelen adalet zulümdür, bu zülme ortak olmayın! @adalet_bakanlik
#KESK
#CezadaAdaletİnfazdaEşitlik
#CovidYasasıEşitsizliği8Yıl4A
Anayasa Mahkemesi’nin kararı, OHAL döneminde hukukun askıya alınmasının en açık kanıtlarından birini ortadan kaldırmıştır.
KHK’larla haksız biçimde görevlerinden ihraç edilen yurttaşlar, yıllardır süren bir adaletsizliğin mağdurudur.
Anayasa’nın 2. maddesi Türkiye Cumhuriyeti’ni hukuk devleti olarak tanımlar.
Hukuk devleti, keyfîliğin değil, adaletin geçerli olduğu düzendir.
Bir yurttaş, hiçbir yargı kararı olmaksızın mesleğinden, onurundan, emeğinden koparılamaz.
Anayasa Mahkemesi’nin 3 Haziran 2025 tarihli kararı, bu gerçeği bir kez daha tescillemiştir.
KHK ile görevden alınıp başka bir KHK ile iade edilenlerin tazminat haklarını yok sayan düzenleme iptal edilmiştir.
Bu karar, yalnızca bir maddeyi değil, bir dönemin adaletsizliğini de hükümsüz kılmıştır.
Artık yapılması gereken bellidir.
Tüm iade işlemleri hızla sonuçlandırılmalı, yıllarca haksızlığa uğrayan kamu emekçilerinin maddi ve manevi tazminatları ödenmelidir.
Adalet geciktikçe, hukuk devleti yara alır.
KHK hukuksuzluğu onuncu yılına girmiştir.
Bu ülkenin aydınlarını, öğretmenlerini, akademisyenlerini, doktorlarını, mühendislerini dışlayan bu karanlık sayfa kapanmalıdır.
Haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edilen KHK’liler, işlerine tüm özlük haklarıyla birlikte iade edilmelidir.
Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesi, herkes için geçerlidir.
Covid yasasıyla yaratılan adaletsizlikler, eşit yurttaşlık ilkesini zedelemiştir.
Devlet, kendi yurttaşına karşı sorumluluğunu erteleyemez.
Unutmayalım.
Geç gelen adalet, adalet değildir.
Geç gelen adalet, zulümdür.
Bu zulme ortak olmayın.
2016’da çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile on binlerce kamu emekçisi, mahkeme kararı olmaksızın, savunma hakkı tanınmadan, tek imzayla işinden edildi.
Bu kararlar, yalnızca bireylerin değil, hukuk devletinin temellerinin altını oydu.
Anayasa’nın 2. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti’ni hukuk devleti olarak tanımlar.
Ancak yürütme organının tek kararıyla yurttaşların çalışma, savunma, onur ve yaşam hakkı elinden alındı.
Bu, yargısız infazın idari biçimidir.
KHK’larla yaratılan bu düzen;
Anayasa’nın 36. maddesindeki adil yargılanma hakkına,
49. maddesindeki çalışma hakkına,
70. maddesindeki kamu hizmetine girme hakkına,
Masumiyet karinesine (m.38) açıkça aykırıdır.
Bugün KESK’in başlattığı yürüyüş, yalnızca işe iade talebi değil;
hukukun, adaletin, emeğin ve insan onurunun yeniden tesis edilmesi mücadelesidir.
Hiçbir toplum, hukuksuzluğun kalıcılaşması üzerine inşa edilemez.
Hiçbir iktidar, yurttaşını mahkeme kararı olmadan cezalandıramaz.
Hiçbir demokrasi, adaletsizliğe sessiz kalarak ayakta kalamaz.
KHK zulmü, ancak hukukun üstünlüğü ve demokratik dayanışma ile son bulacaktır.
Biz, bu ülkenin her yurttaşı için adalet, hak ve onur istiyoruz.
“İşimizi geri alacağız” diyen her emekçinin yanında, hukukun, vicdanın ve demokrasinin safındayız.
@KESK1995
#HukuksuzluğaKarşıYürüyoruz
#KHKZulmüBitecek
#Adaletİstiyoruz
Ey Dünya yalancısın! ey medeniyet vahşisin! ey vicdan ortada yoksun! Yazık ki hep beraber bu vahşeti izliyoruz çocuklar ölüyor açlıktan ya açlıktan çocuklar ölüyor….
KHK’lıları dışarıda bırakan bir İÇ BARIŞ hedefi düşünülemez.
Samimi Barış, KHK'lılar gibi nice hak ihlaline maruz kalmışların devlet ve toplumla kucaklaşmasıyla sağlanabilir.