Deniz Göktaş’ın stand-up gösterisinden paylaşılan videolar, “kamu güvenliği” gerekçesiyle erişime engellendi.
NATO Zirvesi öncesi, Nallıhan’da doğayı koruma ve endemik türleri incelemek amacıyla düzenlenen geziden dönen TEMA Vakfı üyelerinin de aralarında bulunduğu 225 kişi gözaltına alındı; 178’i tutuklandı.
Gazeteci Ali Çağatay, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla cezaevine gönderildi.
Bir komedyenin sahnedeki sözü, doğa savunucularının gezisi, gazetecinin yaptığı haber…
Kamu güvenliği adına daha ne kadar özgürlükten vazgeçmemiz istenecek?
Fotoğraftaki kişi NATO operasyonunda gözaltına alınan TEMA Ankara Şube Müdürü Fatma Didem Genç. Annesi ve babası alzheimer hastası. “Beni tutuklamayın anneme ve babama bakacak kimse yok, onlar ölüler” diyerek ağladı. Tutuklandı.
— Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık; iki kez atlattığı Lösemi, cezaevi sürecinde ameliyat edilmesine neden olan boyun kitlesi, anjiyo gerektiren kalp rahatsızlığı ve ciddi kas/kilo kaybı gibi sağlık sorunları yaşamasına rağmen TUTUKLU.
— 6 yaşındaki kızının ist*smar edilmesine olanak sağlayan bu mahlukat, Yusuf Ziya Gümüşel sağlık sorunları sebebiyle SERBEST!
Hiç kimse kusura bakmasın, olması gereken budur. Bu zor zamanda iftira atan, ihanet eden, kötülük eden kim varsa; halkın vicdanında hak ettiği muameleyi er ya da geç görecektir.
Şu olay chp toplantısında yaşansaydı şimdi yer yerinden oynardı. Cumhurbaşkanı "benim gariban vatandaşımı, benim emektar vatandaşımı yaka paça üzerini parçalayarak dışarı attılar" diye twit atardı. Olayı Amerika’ya kadar duyururlardı.
Ekrem İmamoğlu: Bu ülkenin Cumhurbaşkanı milletten ümidini kesmiştir, siyaset yapmayı bırakmıştır
“Hem benim tutukluluğum hem de CHP üzerinden yürüyen siyaseti esir alma girişimi, aynı siyasi mühendisliğin farklı yansımalarıdır.
Ben ve arkadaşlarım neden tutuklandık? CHP neden ve nasıl yalan ifadelerle kurgulanan davalarla, kayyımla ve polis zoruyla genel merkezine girilerek esir alındı?
Sebebi şudur: Bu ülkenin Cumhurbaşkanı milletten ümidini kesmiştir, siyaset yapmayı bırakmıştır. Milletin hakkına girerek, insanları esir alarak, konuşanı susturarak, güçleneni bastırarak ama hep korkarak yol almak, ona artık geri dönüşü olmayan bir siyasi çöküşü yaşatmıştır.
Böylesine büyük bir siyasi erozyon içerisinde iktidardan gitmeden önce Cumhuriyete, demokrasiye, millete, siyasete, bürokrasiye, iş dünyasına, sanat ve spor camialarına karşı büyük bir yıkım operasyonu başlattılar.
Bu yıkım operasyonunun üç ayağı vardır: Yargı-medya-siyaset
Yargının içinde hiçbir kural ve kaide taşımayan, hukuka ve nizama bakmadan siyasetin emirlerini harfiyen yerine getiren adalet düşmanı bir yapı var.
Medya içerisinde hukuku ve devlet nizamını hiçe sayarak operasyonel habercilik kampanyası yürüten bir yapı var.
Siyaset içerisinde benim tutukluluğum ve CHP’ye yaşatılanlar üzerinden bütün ülkeyi esir almaya çalışan, rejim değişikliğine heveslenen ve ‘Erdoğan sonrası’ için şimdiden birbiriyle köşe kapmaca oyunlarına başlayan sefil bir yapı var.
Karşılarında ise milletiyle bağını her geçen gün daha fazla sağlamlaştıran bir siyaset, Türkiye için hayal kuran, hedefleri olan ve güçlü bir hareket var. Milletin umutları ve yarınları var. Türkiye’nin bir gün barış ve huzur içerisinde bir ülke olma imkanını sahiplenenler var.
Öyle bir süreç yürütülüyor ki milletin yaşayacağı tehlikeyi her gün canlı canlı gözlerimizle görüyoruz. HSK yeni adli yargı kararnamesini yayınladı işte. Yargıda binlerce savcı-hakimin, siyasetten emir alan, gruplaşmalara dahil olanların dahi yeri değişiyor. Neden? Çünkü 19 Mart’ta başlayan darbe hala sürüyor. Bu darbe bize değil, tüm Türkiye’ye yapılıyor. Bugün benim diplomamı alan yarın sizlerin bankadaki parasına, tapusuna, malına mülküne çöker demiştim. Aynı dediğim gibi oluyor. Şimdi de diyorum ki: Bugün sahadaki piyonlarıyla CHP’ye zorla çökenler, yarın bu ülkenin bütün partilerine, seçim kurullarına çöker ve çökecektir.
19 Mart’ta başladı bu darbe, Cumhurbaşkanı adaylığım engellenmek istendi. Fakat hazırlıklar, bu tarihten de önce başladı.
Hakkımda siyasi yasak istenen Ahmak Davası’nın yargıcı görevden alındı ve hakkımda mahkumiyet kararı verildi. Karar istinaftayken bütün yargıçlar değiştirildi ve böylece itirazım reddedildi.
Diploma ceza davasının yargıcı görevden alındı. Diploma idare davasına bakacak mahkeme ‘yeniden’ oluşturuldu ve hemen davamı reddetti. Kararı istinaf ettik, bu kez istinaf dairesinin mahkeme başkanı görevden alındı ve hemen ondan sonra talebim reddedildi.
19 Mart Darbesi’nin ürünü İBB iddianamesi için İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi baştan oluşturuldu.
Son kararname ile bu kez Casusluk Davasının mahkeme başkanı dosyadan alındı.
Yine son kararnameyle Tuzla Belediye Başkanının açtığı davanın, daha önce hakkımda beraat kararı veren yargıcı da görevden alındı.
Şimdi son kararnameyle bu zatın tüm yargıyı kendi ajandasına göre tasarladığını görüyoruz. Birlikte İBB iddianamesini hazırladıkları kişinin Ankara Başsavcısı yapılmasını bu millet nasıl yorumlasın yani? Koskoca Adalet Bakanlığı’nın, herhangi bir il başkanlığı zihniyetiyle ve ekipçiliğiyle yönetilmesini yargı mensupları ve hukukçular nasıl yorumlayacak?
Ben yargı mensuplarına ve hukukçulara sesleniyorum: Böylesi vahşi bir siyasi yargı düzeni oluşturanlara sesini çıkarmayanlar, kendisini nereye, nasıl konumlandıracak? ‘Ama ses çıkaramazlar, konuşamazlar’ bahanesini kabullenmek ve devletin yargısı adına bunu kaldırmak mümkün değildir. Bakın işte, sesini çıkarmayana, hatta onlardan emir alana bile tenzili rütbe uygulanıyor. Biliyorum ki bu ülkede namuslu, liyakatli, derdi milletine ve devletine hizmet olan şerefli yargı mensupları da var. Onlar konuşmadan, uyarmadan, sesini çıkarmadan, millet de devlet de bu kara düzenden kurtulamayacak.
Bunun adı 19 Mart darbesidir. Bu darbe bir rejim değişikliği operasyonudur. Hedefi milletin iradesini elinden almaktır. Bu operasyona dur diyecek olan da millettir. Milletin sesi olacak güçlü siyasettir. Biz insanımızın iradesini korumaya devam edeceğiz.”
(İlke TV)
#SONDAKIKA
Şok eden yeni görüntüler ortaya çıktı.
Karabük'te AKP'li belediye başkanı ve bazı yöneticiler, rakılı-köçekli alem yaptı.
Camdan dışarı ateş açılan gecede AKP Ovacık İlçe Başkanı'nın "Aman Genel Merkez duymasın" dediği görüntülerin kaldırıldığı öğrenildi.