Ali Çağatay'la Seyir Hali
🔸İran, Hürmüz’den ilk transit gelirini elde etti
🔸Eski Tunceli valisi Tuncay Sonel’in eski X paylaşımları ortaya çıktı
🔸Schengen başvurularında 27 milyar lira ziyan oldu: 1,5 milyon ret
🔸Antalya Diploması Forumu'nda gençlerin Hakan Fidan'a sorduğu sorular
🔸Okullarda 7 basamaklı güvenlik modeli hayata geçiyor: Okulla karakol arasında erken uyarı sistemi kurulacak
https://t.co/XIxpHC7X0x
Ali Çağatay'la Seyir Hali
🔸Galatasaray, Monaco deplasmanından puansız döndü
🔸TÜİK duyurdu: Yeni yılda enflasyon hesaplama sistemi değişiyor
https://t.co/kwhLACsZIv
Ali Çağatay'la Seyir Hali
🔸Mars'ta bir ilk: 'Mini yıldırım'
🔸Louvre Müzesi, Avrupalı olmayanlara zam yaptı: Giriş ücreti yüzde 45 arttı
🔸EuroLeague duyurdu: İsrail takımları maçlara ev sahipliği yapacak
https://t.co/9Vb8lh7jtb
Bugün Yenişehir Kirazlıyayla köylülerinin protestosuna destek verdik. ÇED toplantısına köylü, "Biz ne madeni, ne de sizin bilgilendirmenizi istemiyoruz. Hangi yüzle geliyorsunuz" diyerek toplantıya katılmadı. Özellikle kadınların protestosu etkili oldu.
#DefolMeyra@MeyraMaden
Çok üzgün ve öfkeliyiz. Yaşam savunucusu, belgeselci Hakan Tosun, uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Cenazesi bugün İstanbul'da toprağa verilecek. Yeri doldurulmaz bu arkadaşımzın ölümünün ardındaki soru işaretleri hala aydınlatılmadı. Soruyoruz
#HakanTosunaNeOldu
İlk fotoğraf bir saat önceki Meclis son tutanağı. İkincisi şu anki.
Can Atalay’la ilgili AYM hükmünün okunduğu fasıl son tutanakta an itibariyle görünmüyor.
Genel Kurul açıkken Meclis Başkan Vekili’nin talimatıyla Divan Üyesi tarafından söylenen sözlerin tutanaktan çıkartılması kararını Genel Kurul kapalıyken kim, nasıl veriyor diye sormak için tutanak hizmetleriyle görüştüm.
Tartışmalı bir an olduğunu, beyanlarda hata olmasın diye ilgi faslın kontrolde olduğunu kısa süre içerisinde yükleneceğini ifade ettiler.
Bekliyoruz.
Kolektif gönüllümüz Habib, bugün Bursa Orhaneli Çelikler Termik Santrali kömür sahasında hayatını kaybeden Murat Özdogan’ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Aileye başsağlığı diliyoruz.
Habib'in izlenimlerini sizlerle paylaşıyoruz.
Bursa’dan Orhaneli’ye doğru #Emekoloji
📌Sendikaya üye oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan Polonez işçilerinin, anayasal haklarını almak adına Ankara'ya başlattıkları yürüyüş polis barikatıyla engellendi. Yolları kesilen ve üç gündür açlık grevinde olan Polonez işçilerinin direnişini Umut-Sen'in çağrısıyla bir araya geldiğimiz Şehreküstü Meydanı'ndan selamlıyoruz!
📍Polonez'e sendika girecek!
📍İşçi dayanışması kazanacak!
#PolonezİşçisiAnkaraYolunda
Doğayı ve emeği sömüren aynı. Mücadele ortak.
Topraklarımızı Saray’ın ve patronların talanından temizlersek #HEPimizKazanacağız!
I. İşçi Kurultayı, 3 Kasım Pazar günü Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde.
@tipgenelmerkez
Sağlığın parayla alınıp satıldığı, hasta değil müşteri olduğumuz ticarethanelerde, devleti dolandırmak için bebekleri öldürmüşler.
Başımıza bişe geldiğinde can havliyle aradığımız 112’yi kullanarak bebekleri öldürmüşler.
Yoğun bakıma ihtiyacı olmayan bebekleri yoğun bakıma alıp öldürmüşler.
Yoğun bakıma ihtiyacı olan bebekleri sırf çete üyeleri para kazansın diye donanımı uygun olmayan hastanelere yatırıp öldürmüşler.
Para için bebek öldüren, bunun için çeteleşen “insan”ların olduğu bir toplumuz biz artık.
Bu sistematik çürümenin bedelini ise çürütenler değil el kadar bebekler canlarıyla ödüyor!
Erzincan İliç’te 5 işçi kardeşimiz, milyonlarca ton siyanürlü toz yığınının altında yatarken bugün inanılmaz bir utanmazlık örneği ile karşı karşıyayız.
Ülkemizdeki sömürge madencilerinin bir araya geldiği Altın Madencileri Derneği ve Dünya Altın Konseyi, Sorumlu Altın Madenciliği Konferansı adı altında doğa ve insanlığa karşı işlenen suçlarını örtbas etmeye çalışıyorlar.
Günümüzün Altın’cı Filosu, yerli işbirlikçileriyle beraber bir sömürge muamelesi yaptıkları ülkemizde, suçlarını aklayacak, İliç felaketindeki sorumluluklarını perdeleyecek bir girişimde bulunuyorlar.
Daha 3 ay önce 13 Şubat 2024’de ülkemizde şimdiye kadar yaşanan en büyük çevre felaketlerinden biri Erzincan’ın İliç ilçesinde gerçekleşti. Öğütülüp toz haline getirilmiş ve içine siyanür katılmış 30 milyon ton kayaç, 9 işçinin canını alarak Fırat’ın su havzasına doğru kaydı.
Siyanürün Arsenik gibi tehlikeli maddeleri çözme özelliği nedeniyle ortaya çıkan ağır metallerin ne ölçüde Fırat’ın suyuna karıştığı, karışacağı henüz belli değil. Medeniyetin beşiği olarak anılan ve Dicle - Fırat nehirlerinin oluşturduğu Mezopotamya havzası bile Basra Körfezi'ne kadar tehlike altında.
Bu felaket, göz göre göre geldi. İki sene önce de İliç’te tonlarca siyanürlü su, patlayan borulardan Fırat’ın sularına karışmıştı. Başta Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği, partimiz ve milletvekillerimiz bu tehlikeye defalarca dikkat çekmişlerdi.
Partimizin, meslek odalarının ve derneklerin suç duyuruları, kovuşturmaya yer bırakılmadığı gerekçesiyle reddedilmişti. İktidar, bütün söylenenlere kulaklarını tıkarken siyanürlü altın işletmesini kapatmak yerine "ÇED raporu gerekli değil" diyerek kapasite artışını onaylamış ve tehlikeyi büyütmüştür.
İliç faciası davasında birkaç teknik görevli tutuklanarak gerçek sorumlular hukuk önünde hesap vermemektedir. Daha üç gün önce, Soma Katliamı'nın yıl dönümünde 301 madenciyi andık. Soma faciası sorumluları dışarıda gezerken Hatay’ın seçilmiş milletvekili ve Soma Davası avukatı Can Atalay hapiste tutuluyor. Can Atalay, bugün tutsak edilmemiş olsaydı, Soma’da, Ermenek’te, Hendek’te, Gezi’de olduğu gibi adalet mücadelesinin en önünde saf tutarak İliç davasında da müdahil olacaktı.
Peki, tehlike sadece İliç’te mi? Ülkemizde, çoğu siyanürlü yığın liçi yöntemiyle çalışan 19 altın işletmesi mevcuttur. Halen de ülkenin tarım topraklarında yeni altın madeni ruhsatları verilmeye devam edilmektedir. Binlerce hektar arazide milyonlarca ton kayaç öğütülüp siyanürle altın elde edilmeye çalışılmaktadır. Bir ton kayaç siyanürlendiğinde birkaç gram altın elde edilmektedir. Elde edilen altının ekonomik değeri, yaratılan ekolojik tahribat ve yıkım karşısında nedir ki!
Siyanürlü altın işletmeciliği madencilik değildir, endüstri değildir, ihtiyaçları karşılamak adına üretim değildir. Bir grup, hatta dünya geneline ahtapot gibi yayılmış tek bir şirketin doymak bilmeyen iştahının adıdır.
Türkiye, 2021 yılındaki veriler uyarınca, ülke topraklarının %60’ını madene ruhsatlandırmış bir ülkedir. Hükümet, bugün bu salonda “sorumlu altın madenciliği” diye yalanlar söyleyen şirketlere milyonlarca lira teşvik vermiş, vergi borçlarını silmiştir. Teşhir ediyoruz!
Bugün bu salonda konuşan, Kanadalı Eldorado Gold Şirketi’nin sahibi olduğu TÜPRAG Metal Madencilik’e Sanayi Bakanlığı tarafından 1 milyar 637 milyon 614 bin 424 TL teşvik verilmiş, %80 tutarında vergi indirimi yapılmıştır. Kanadalı Centerra Gold’un sahibi olduğu Öksüt Madencilik’e %80 tutarında vergi indirimi, %40 oranında yatırım katkı desteği verilmiştir. İliç’teki Çöpler Altın Madeni’nin sahibi Anagold’un %80 ortağı olan SSR Mining’in 222 miyon TL vergi borcu 2023 yılında silinmiştir.
Türkiye İşçi Partisi olarak cansız bedenlerine ulaşarak toprağa verdiğimiz Uğur Yıldız, Adnan Keklik, Ramazan Çimen, Kenan Öz kardeşlerimizin ve halen milyonlarca ton siyanürlü tozun altında yatan Fahrettin Keklik, Mehmet Kazar, Şaban Yılmaz, Abdurrahman Şahin ve Hüseyin Kara kardeşlerimizin neden ve nasıl öldürüldüğünün hesabını sormak için buradayız. Fırat’ın suyu, Anadolu’nun toprağı, dünyamızın havası için bu Altın’cı Filo’nun utanmazlığını yüzlerine vurmak için buradayız.
Dünyaya örnek olmak üzere ülkemizdeki bütün siyanürlü altın işletmelerini kapatana kadar mücadeleye devam edeceğimizi dosta düşmana ilan ediyoruz.
Altın'cı Filo defol!
#Adaletİstiyoruz