Kıymetli annem Ayşe Yaşar'ın vefatı dolayısıyla acımızı paylaşarak yanımızda olan, taziye mesajları ve telefonla arayarak dualarını ve rahmet dileklerini ileten, bizleri yalnız bırakmayan tüm hemşehrilerime, dostlarıma ve kurumlarımıza ailem ve şahsım adına teşekkür ederim.
🇹🇷 Yalova’da terör örgütü DEAŞ’a yönelik düzenlenen operasyonda şehit olan kahraman polislerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz.
Yaralanan polislerimize de acil şifalar niyaz ediyoruz.
Yüce Rabbimiz aziz milletimize sabırlar ihsan eylesin. 🇹🇷
Papa’nın ülkemizi ziyareti ve gördüğü ilgi yıllar önce yazdığım bir yazıyı hatırlattı:
Allah’ı, Peygamberi, Kur’an’ı hatırlatan her şey şiardır/semboldür.
Toplumlar sembollerle ayakta dururlar. Değerlerini sonraki nesillere aktarırlar. Milletin hür ve bağımsız, asimile olmadan yaşayabilmesi için şiarlar olmazsa olmazdır. Şiarlara sahip çıkmak için mutlaka kitabi bir kaynak da gerekmeyebilir.
Hz. Peygamber (a.s.) döneminde olmayan "minare" nin bugün müslüman toplumların alamet-i farikalarından bir tanesi haline gelmesi güzel bir örnektir.
Kur’an-ı Kerim’de hac ibadeti bağlamında "saygı gösterilmesi"istenen şiarlar özenle muhafaza edilmeli ve sonraki nesillere taşınmalıdır.
Kaynağını hatırlamıyorum; siyahilerin çoğunlukta olduğu bir ülkede beyaz azınlık iktidarı hüküm sürmektedir. İktidarın nimetlerinden yararlanmak isteyen bir siyahi, sürekli estetik ameliyatlarla derisinin rengini beyaza çevirmek ister. Bu esnada bir halk hareketiyle siyahiler yönetimi ele geçirirler. En büyük acıyı, beyazlara benzemek için sürekli ameliyat olan ama artık ne siyah ne de beyaz olan kişi yaşar.!
Bizi biz yapan değerleri başkalarıyla değiştirirsek "biz" olarak kalamayız.
Neden?
Neden saçıyla, sakalıyla, kıyafetiyle bir rahip olan Noel Baba’ya özenilip "bizim" Hoca’mız görmezden gelinsin?
Neden, bizim Peygamberimiz (s.a.v.) "sağ elinle ye" buyururken, sofrada çatal sola, bıçak sağa konulsun?
Neden bizim folklorümüz, oyunumuz, türkümüz,eğlencemiz görmezden gelinip başkasınınkine özenilsin?
Neden başka dinin ritüellerinden olan yoga,meditasyon arınma çabası olarak anlayışla karşılanırken; iş yerinde, alış veriş merkezinde, havaalanında mescit arayan ayıplansın?
Neden ağlama duvarının dibinde kendinden geçerek ibadet edenler hoş görülürken, zikir meclisleri dillere dolansın?
Neden, fethedilen şehirdeki sembol camide cuma hutbesini kılıçla okuyan hatibe tahammül edilmeyip; cephede elinde otomatik silah, boynunda haçıyla askerleri motive etmeye çalışan papaz takdir edilsin?
"Neden"leri çoğaltabiliriz!
Gözümüze dışardan baskı uygulanırsa çift görmeye başlarız.
Doğruyu yanlış, yanlışı doğru zannedebiliriz!
Şiarlar ayakta durma araçlarımızdır; sahip çıkmalıyız!
Ne kadar estetik yaptırırsak yaptıralım ruhumuz değişmez!
Ne kadar farklı olduğumuzu söylersek söyleyelim, başkasının bize bakışı da değişmez. Müslümanız Elhamdülillah!
Ve Rabbimizin izniyle müslüman kalıp müslüman öleceğiz...(31.12.2020)
Azerbaycan’dan ülkemize gelmek üzere havalanan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait askeri kargo uçağının düşmesi sonucu şehit olan kahraman Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz.
“Kudüs canımızdan bir parçadır.”
Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, Kudüs’ün tanınması, anlaşılması, gündemde tutulması ve Kudüs bilincinin yaşatılması gayesiyle yayına hazırladığımız “Dârüsselâm Kudüs” eserimizi, kalbi her daim Kudüs ile atan kardeşlerimizle buluşturmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyoruz. Elhamdülillah.
Tarihinden kültürüne, ilmî ve dinî birikiminden mimarisine, sanat ve edebiyatından toplumsal dokusuna kadar her yönüyle Kudüs’ün ele alındığı bu eser; Kudüs’ün hafızası ve rehberi olma gayesi taşımaktadır. “Dârüsselâm Kudüs” eseri, Kudüs’e dair sorumluluğumuzun bir nişanesi olacaktır inşallah.
Bizler Kudüs için konuşmaya, yazmaya, çizmeye, düşünmeye, anlatmaya, üretmeye ve belki de en önemlisi Kudüs’le yaşamaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki Kudüs’ü konuşmak, sadece bir şehri konuşmak değildir. Kudüs’ü konuşmak, aynı zamanda insanlığın geleceğini, dünya barışını ve İslam ümmetinin izzetini konuşmaktır.
“Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Bilakis onlar diridirler fakat siz anlamazsınız” (Bakara, 154).
Bir gün şehit olursa Kur’an-ı Kerim okuduğu anların paylaşılmasını arkadaşına vasiyet eden şehidimiz Celallettin Uyanık’a ve birlikte şehadete yürüdüğü şehitlerimize Yüce Rabbimiz rahmet eylesin, Kabirleri Kur’an’ın nuruyla pür nûr, mekânları cennet, makamları âli olsun.
Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde, bir mağarada yürütülen arama ve tarama faaliyetleri esnasında metan gazından etkilenerek şehit olan kahraman Mehmetçiklerimize Cenâb-ı Hak’tan rahmet, tedavileri devam eden askerlerimize ise acil şifâlar diliyorum.
Şehitlerimizin mekânları cennet, makamları âlî olsun. Aziz milletimizin başı sağ olsun.
Bir süredir orman yangınlarıyla topyekun mücadele ediyoruz. Maalesef, ciğerlerimiz yanıyor. Ormanlarımız başta olmak üzere açık alanlarda yangınlara sebep olacak davranışlardan uzak duralım.
Bu öyle bir fetihtir ki Mekke, Medine ve Kudüs ile İstanbul’u kardeş kılmıştır.
İstanbul'u bir İslam şehri yaparak sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)'in iltifatı ve övgüsüne mazhar olan, çağ açıp çağ kapatan, Muzaffer Komutan Fatih Sultan Mehmet Han’ı, şanlı ordusunu ve tüm şehitlerimizi fethin 572. yılında rahmetle ve minnetle yâd ediyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından ortaklaşa yürütülen 2025 Yılı Vekâlet Yoluyla Kurban Kesim Programımıza kurban bağışında bulundu.
Muhterem Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz. Allah kabul etsin.
@RTErdogan@DiyanetVakfi
Hutbelerimiz inanç, ibadet, ahlak, muamelat, helal-haram gibi konularda toplumumuzun ve tüm insanlığın ihtiyacı olan hususları ele alan, büyük emek vererek hazırladığımız en önemli irşad vasıtalarımızdan biridir. Dün Cuma namazı için camiye gelememiş kardeşlerimiz hutbemizi buradan okuyabilir.
https://t.co/R9WCnAFzC3