Ülkecek acı dolu günler yaşıyoruz. Tüm kederlerin arasında bugün benim için bir milat yaşandı.
Kızım Nil dünyaya gözlerini açtı. Umut ol, mutluluk ol, güzellik ol canım kızım.
BABA OLDUM
Zaten şimdiye kadar neyden haberi vardı ki?
"Ben yapmadım, Miki yaptı" siyaseti..
Kendi Genel Başkan olmak istemez, delege onu ister.
Kendi CB adayı olmak istemez, "Altılı Masa" onun aday olmasını ister.
Kendi kayyum olmak istemez, "Bağımsız ve tarafsız" yargımız onun Partinin başına dönmesini ister..
Kemal Bey bugüne kadar hiçbir şeyi kendi istemedi.
Her "şey" onu istediği için Kemal Bey hep bu yüklere maruz kaldı..
Şimdi de şu şansa bakın ki, Kemal Bey'in yine bu operasyondan haberi yokmuş.
Meğer avukatı ve bir avuç milletvekili, Kemal Bey'den habersizce bu işlere bir sabah vakti girişivermiş.
Yerseniz tabi..
O yüzden 2023'te, hiçbir şeye cesareti olmayan değil; çıkıp aday olan, cesareti olan, bir yere kendisi aday olabilen, kendisi karar verebilen ve halka umut olan, olabilen tarafı destekledim.
Dün ne karar verdiysem, bugün de aynı düşüncedeyim; kararımın doğruluğunu hiç tartışmadım.
Kemal Bey, bu taban sizi istemiyor.
Zorla güzellik olmuyor..
Olmayacak.. @kilicdarogluk
Şehrimizi mor-beyaz bayraklarla donatalım, bu şehri şampiyonluğa hazırlayalım ve hep birlikte bu şehri şampiyon yapalım!💜🤍
Artık hareket zamanı, artık şampiyonluk zamanı.🏆
#morbeyazsevda#osenebusene
4 senedir ailemden, canım kızım Vera’dan uzak bir bayram geçiriyorum.
Bu Bayramın dünyamıza barış, ülkemize adalet, herkese sağlık ve huzur getirmesini dilerim.
Ramazan Bayramı’mız mübarek olsun.
Türkiye’de vatandaş olmanın maliyeti her geçen gün artıyor.
Gelir seviyemiz Kenya’ya benzerken, alışveriş fiyatlarımız Londra ile yarışıyor.
Yetmiyor; vatandaşın yurt dışından almaya çalıştığı 30 euroluk ürüne bile engel getiriliyor.
Çocuğuna oyun konsolu almak isteyen bir baba;
• %20 gümrük vergisi,
• %20 ÖTV ve
• %20 KDV ödemek zorunda kalıyor.
Ama aynı ülkede bir iş insanı özel jet veya sevgilisine pırlanta aldığında:
• ÖTV: %0.
Bu kararların “yerli üreticiyi korumak” için alındığı söylendi. Sonuç? Bazı yerli üreticiler fiyatlara %200’e varan zamlar yaptı.
Bireysel alışverişte 1 dolarlık her ürüne gümrük vergisi uygulayan bazı ülkeler:
• Türkiye
• Afganistan
• Burkina Faso
• Kamboçya
• Kongo
• Cibuti
Oyun oynamak bir yana dursun, bu kararlardan sonra ürün geliştiren gençlerin projelerde kullandığı parçanın bulunması çok zorlaştı.
Kısacası: 15 yaşındaki Güney Koreli bir genç enerjisini devre tasarlamaya harcarken, Türkiye’deki gençler 31 euroluk mouse veya sensör aldığı için “gümrük kaçakçısı” muamelesi görüyor.
Teknolojiyi lüks, pırlantayı ihtiyaç sayan ülkeler
kendi geleceğini kaybeder.
Bu konularda yapacağım çalışmaların devamı için paylaşmanız ve takip etmeniz çok önemli.
Her türlü devlet teşviğini alırlar,
sade vatandaştan çatır çatır alınan vergilerden muaf tutulurlar,
para pul için her türlü tarikatla işbirliği yaparlar,
dünyanın diğer büyük sermayedarları gibi inovasyon ve marka yaratma üzerine değil feodal ağa olmak üzerine iş-ilişki portföyünü yönetirler,
işçilerin üzerine bindikçe binerler,
devletle anlaşıp sendikaları etkisizleştirir grevleri yasaklatırlar,
iş hukukuna zorunlu arabuluculuk getirtip işten çıkardıkları işçinin hakkını bile ya keserek ya da yıllar sonra kanırta kanırta verirler,
meslek hastalığına yakalanan işçileri aç yatağında ölürken Rixos’tan çıkmazlar vicdan hesabı yapmazlar,
tüm dünyanın batıda doğuda markalaştığı çağda ancak acente olurlar,
bir nesil yaratıp memlekete fayda sağlayacaklarına halkı daha fazla nasıl sömürürüz diye düşünürler
…
ama yine de memnun olmazlar.
Bu halk uyanmadıkça, Robespierre’lerin sözüne kulak asmadıkça, Bastille’den yükselen çığlıklar rota olmadıkça bu küstah şikayetleri daha çok duyarız. Bu ülke halkının, ülkenin sahibi olduğunu hatırlaması gerekiyor bunun için tabi. Kimse ağa, paşa, padişah değil; siz de tebaa olmayın!
Baba veya siyasetçi olmaya gerek yok, bir nebze insan olanın içini yakar şu durum. Sayın Başkanın nihayetinde suçsuz olup olmadığı ayrı bir konu ancak siyaset uğruna, koltuğu korumak uğruna insanlara zulmedip çocukların ve sevdiklerinin gözyaşına sebep olanlara kahır diliyorum
Bugün açık görüş günüydü… Aileme doyasıya sarılacağım, koklayacağım diye neşeyle çıktım koğuştan...
Ve bir anda 9 yaşındaki kızımı, Zeyno’mu iki gözü iki çeşme gördüm, anlamadım önce sebebini…
Meğer yeni ışıklı botlar almış, babama açık görüşte göstereceğim diye büyük hevesle giymiş, mutlulukla çıkmış evden. Sonra yasak demişler girişte, çıkarttırmışlar zorla ışıklı botlarını, bir çift terlik vermişler. Kırılmış hevesi Zeyno’mun, ağlatmışlar kızımı…
Affet kızım…
Bu karanın da karası düzen adına, vicdan ve merhametten yoksun kurallar adına senden özür dilerim, affet beni Zeyno’m…
Döktüğün göz yaşı için, yaşatılan zulüm için affet bizi kızım…
En çok çocukları üzdü yetişkinler, affedin bizi çocuklar…
Ama hiç merak etmeyin, çocukların masumiyetinin beyazlığı, her türlü zulmün karasından üstündür.
Güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli günler göreceğiz.
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar, ışıklı maviliklere süreceğiz!
İnanın çocuklar…
İnan Güney
Silivri Zindanı
Bugün Tayfun’u hastanede görme fırsatım oldu. Hassasiyetleri için Adalet Bakanlığı yetkilileri başta olmak üzere tüm devlet kurum ve yetkililerine, hastane yönetimine ve tüm sağlık personeline tekrar çok teşekkür ediyorum.
Tayfun’un geçirdiği akut MS atağı nedeniyle hastanedeki 8. gününde yüksek doz kortizon yüklemesi tedavisi devam ediyor.
Bugün Tayfun’a “hapisten eve gelecekken hastaneye gelmiş olmanın” nasıl hissettirdiğini sorduğumda bana “Meriç, ben evimizin nasıl bir yer olduğunu unuttum” diye cevap verdi… Sarıldım kaldım Tayfun’a..
Allah aşkına, biz bunu neden yaşıyoruz?
Neden Anayasa Mahkemesi’nin kararı uygulanmıyor?
Tayfun neden evimizi hatırlayamaz hale geldi?
Neden?
Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali tespiti ve yeniden yargılama kararına rağmen kararın gereği yerine getirilmeyen Tayfun Kahraman’ın sağlık durumu giderek ağırlaşıyor.
Artık zulme dönüşen bu hukuksuzluğun son bulması sadece hukuk devletinin değil vicdanın da gereğidir.
Tayfun’u bugün 1 saat cam ardından acı içinde gördüm!
Anayasa Mahkemesi kararı UYGULANMADIĞI İÇİN, masum yere hapiste olan eşim Tayfun Kahraman, sağlığını kalıcı biçimde etkileyecek çok ağır ve sancılı bir süreç yaşıyor.
Oysa 4 senedir kimseye bir zeval gelmeden, geri dönüşü olmayan bir hasar almadan bu haksızlık bitsin diye dua ediyordum…
Tayfun geçirdiği MS atağı nedeniyle dün bütün gün daracık havasız bir ring aracı içinde oradan oraya götürüldü.
Hastaneden koğuşuna geri götürüldüğünde ilaç dağıtım saati geçtiği için almak zorunda olduğu Neurotin adlı ilacı verilememiş! Tüm geceyi ağrı içinde bir başına geçirmiş!
Hastaneye tekrar sevki ve yatışı planlanıyor!
Ne yapalım biz? Kime anlatalım derdimizi?
Tayfun’un 4 senedir haksızca içinde barındırıldığı fiziksel ve psikolojik yaşam koşullarının hastalığının bugün geldiği seyre etkilerini hangi mahkeme değerlendirecek? Nereye başvuralım?
Masalarında Tayfun’un hastalığının ilerlediğine dair heyet raporu olmasına rağmen, AYM kararını uygulamayıp Tayfun’u tahliye etmeyenlerin ve hiç böyle bir şey olmamış gibi susanların hiç mi vicdanı yok, bu nasıl insanlık?
Resmi gazetede yayınlanmış AYM kararına göre dışarıda olması gereken Tayfun neden zırhlı araç içinde gün boyu şehirlerarası yolculuk yaparak tahlil, tetkik ve takip altında kalıyor?
Bizim daha ne yaşamamız gerekiyor?
Bu kadar zulüm, bu kadar gaddarlığı nasıl sineye çekelim?
Başımıza gelenlerin ve geleceklerin sorumluluğu kimde?
Tutuklanan gencecik 16 arkadaşımız için yaptığımız itiraz da bugün reddedildi. Şikayetçiler şikayetlerini geri çekmiş olmasına rağmen reddedildi.
18-19 yaşlarında gencecik insanları, ceza alsalar yatarı ya da şikayetçisi olmayan suçlardan tutuklu yargılamaya devam etmek gerçekten ve dümdüz kötülüktür.
İtirazı reddederken “Tutuklamanın, şüphelilere atılı suçla ORANTILI olduğu kanaatine varılması” yazmışlar.
15 yaşında çocuğun ölümüne sebep olacak mahiyetteki nitelikli cinsel saldırıda,
Babası AKP’li çocukların %100 kusurlu trafik kazalarında katlettiği insanların davalarında,
Sokak ortasındaki tecavüz girişimlerinde “atılı suçla orantılı olmadığından” tutuklama gereği görmeyenler,
16 yaşında katledilen çocukların hesabını sormak isteyen 18 yaşında çocukları cezaevinde tutmak için adeta kırk takla atıyor.
Bravo cümlenize!
✍️ Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen yazdı:
🔴 Bugün 10 Aralık... Dünya İnsan Hakları Günü
📌 Ülkemde insanların hak ve özgürlüklerinin hukuka aykırı olarak sınırlandırıldığını, hukuk devletinin ortadan kaldırıldığını gördükçe yazacak bir şey bulamıyorum
https://t.co/I6MyYzDX2P
Ergenler hakkındaki ifadesinden ötürü Ekrem Başkan ve ifadelere gülenler hakkında halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlaması ile soruşturma açılma ihtimali. Çık aklımdan.
İmamoğlu: Alın çok merak ettiğiniz belge. Hepsi gerçek. İmzam olgunlaşmış biraz ve fotoğrafımda Ergenliğin verdiği bir çirkinlik olur bu yaşlarda o kadar olur. (Salonda gülüşmeler)
Bilindiği üzere Papa 14. Leo, 27 Kasım- 2 Aralık tarihlerinde Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirmektedir. Hristiyan dünyasına yönelik planlı mesajlar içeren ve hem tarihî, hem de dîni ayrışmaları kaşımayı hedefleyen bu ziyaretin, bir tür şova dönüştürüldüğü görülmektedir. Nitekim söz konusu ziyaretin İznik bölümü esnasında, 325 yılında yapılmış olan 1700 yıl önceki Konsil Toplantısı yeniden canlandırılarak gösterişli bir ayin düzenlenmiştir. Hristiyan âleminin birleşip bütünleşmesi hedefiyle Selçuklu ve Osmanlı bakiyesi Türk topraklarında düzenlenen bu maksatlı ayin, kamuoyunda rahatsızlığa yol açmıştır. Bu bağlamda; Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli de ATV kanalında yayımlanmakta olan Kuruluş Orhan dizisinin senarist ve yapımcısı Mehmet Bozdağ’ı arayarak, dizinin, Türk tarihi ve Anadolu coğrafyası açısından çok önemli öğretici, uyarıcı bir çalışma olduğunun altını çizmiştir. Sayın Genel Başkanımız ayrıca, yakinen takip ettiği bu başarılı dizinin, milletimizce hassasiyet ve ilgiyle seyredilmesi tavsiyesinde bulunmuştur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Hakim-savcıların "maaş zammı"ndan sonra değişmez gündemi, anlaşılan HSK'nın "rücu izin" kararı olmuş. Gayet iyi biliyorum ki, AİHM'den çıkmasına sebep oldukları 10 bin ihlal kararı, ceplerinden çıkacak 10 bin TL kadar gündemlerinde olmaz ve canlarını acıtmaz. O nedenle HSK'nın "rücu" kararını sonuna kadar destekliyorum!
BASINA VE KAMUOYUNA
Papa 14. Leo İznik Konsili’ in yıl dönümü bahanesiyle gösteri ve ayin düzenlemek üzere yanına Fener Rum Patriği Bartholomeos’u da alarak yarın İznik’e geliyor ve bunun Papa’nın ilk yurt dışı ziyareti olacağı da özellikle duyuruluyor.
Bu ziyaret ve gösterinin, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un “Ekümeniklik” iddiasını güçlendirmek ve Lozan Antlaşmasını delerek tartışmaya açmak amacıyla planlandığı açıktır.
Büyük Atatürk 100 yıl önce böyle bir ziyaret ve gösteriye izin vermemişti.
Hal bu iken, iktidarın bu ziyarete izin vermesi de, siyaset kurumunun tepkisizliği de anlaşılır gibi değildir, kabul edilemez.
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak devletimizi yönetenleri ve yönetmeye talip olanları varlık nedenlerinin ve sorumluluklarının bilinci ile davranmaya davet ediyoruz.
Saygılarımızla.
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
GENEL MERKEZİ
13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin dün eşim Tayfun Kahraman hakkında, “Türk Milleti Adına” verdiği karara itiraz başvurumuzu bugün 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yaptık.
İtirazımızı tüm hukukçular, tüm siyasi parti genel başkanları ve TBMM çatısı altında görev yapan tüm milletvekilleri başta olmak üzere tüm kamuoyunun takdirine sunuyoruz.