Doğu Avrupa’nın kalbinde, Litvanya’da köklü bir Türk mirası yaşıyor: Kibinai (Kıbın).
14. yüzyılda Kırım’dan Trakai bölgesine gelen Karay Türklerinin mutfak kültürümüze kazandırdığı bu eşsiz lezzet, bugün Litvanya’nın en popüler ulusal değerlerinden biri.
İlk bakışta bizim fırın poğaçamızı andırsa da Kibinai, hamurunun karakterinden iç harç felsefesine kadar çok daha farklı ve köklü bir gastronomi mimarisine sahip.
Gelin, bizim geleneksel poğaçamız ile Kibinai arasındaki temel farklara yakından bakalım.
İlk fark hamurun dokusunda.
Bizim poğaçamız genellikle mayalı, pofuduk ve yumuşak yapısıyla öne çıkar.
Kibinai hamuru ise bol tereyağı ve ekşi krema (smetana) ile yoğrulur. Piştiğinde dışı gevrek, hafif kıtır ve ağızda dağılan bisküvimsi bir kabuk bağlar.
En büyük kırılma noktası ise iç harç felsefesidir.
Bizde kıymalı poğaçanın harcı önceden kavrularak hazırlanır. Kibinai’de ise geleneksel olarak zırhtan geçirilmiş kuzu eti, bol soğan ve karabiber hamurun içerisine tamamen "çiğden" konur.
Bu çiğ harç yöntemi, Kibinai’yi bir atıştırmalıktan öte bir ana yemeğe dönüştürür. Fırına giren et, kendi suyunu ve yağını hamurun içine salar. Doğru yapılmış bir kibinaiyi ısırdığınızda, tıpkı iyi bir mantıda olduğu gibi içinden etin lezzetli suyu akar.
Görsel estetik de bu amaca hizmet eder.
Kibinai, yarım ay şeklinde kapatıldıktan sonra kenarları yukarıya doğru örgü (zincir) şeklinde bükülür. Bu imza örgü, sadece görsel bir süs değil; fırında et suyunun dışarı sızmasını engelleyen mühendislik harikası bir barajdır.
Özetle; poğaça bizim için ne kadar pratik bir kahvaltılıksa, Kibinai de Karay Türkleri için o kadar korunaklı ve özenli bir ana yemektir.
Yolunuz bir gün Vilnius veya Trakai’ye düşerse, yanında sıcak bir et suyu (buljonas) ile bu tarihi mirası mutlaka deneyimleyin.
Eski Türkiye'de elinde bebek katilinin fotoğrafıyla toplanmaya değil 10.000 kişi, 10 kişi bile cesaret edemezdi.
Tanrı için hakkı savunacak ve kanlı terörün karşında olacağız.
Tanrı ülkemizi korusun.
Türk vatanının dört bir yanından “Bayrak Açıyorum” çağrıma kulak vererek Ankara’ya akın eden, Tandoğan’dan taşan kıymetli kardeşlerim, sağlıcakla gidiniz.
Aziz Ankaralılar, sel olup Tandoğan’a aktınız. Var olun.
Bugün, niyeti silahları ateşe atmak değil, Türk Devleti’ni ateşe atmak olanlara karşı bayrak açıyoruz..🇹🇷
Cumhuriyetin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk yerine İmralı’daki azgın bebek katilinin izinden gidenlere bayrak açıyoruz..🇹🇷
Gençlerin umudunu çalanlara karşı bayrak açıyoruz..🇹🇷
Liyakati yok edip torpili devletin kuralı hâline getirenlere karşı bayrak açıyoruz..🇹🇷
Adaleti eğip bükenlere, hakkı güçlünün eline bırakanlara karşı bayrak açıyoruz..🇹🇷
Milletin alın terini bir avuç ayrıcalıklının servetine dönüştüren bu düzene karşı bayrak açıyoruz..🇹🇷
Çünkü bu devlet bir avuç imtiyazlının değil, aziz Türk milletinin devletidir..🇹🇷
🗓️ Bugün
📍 Tandoğan
⏰ 18.00
#BayrakAçıyorum🇹🇷
Aytunç Altındal, 25 yıl önce bugünleri anlatmıştı:
"Bebek katili Apo idam edilmeyecek, hapisten çıkıp bir partinin başına geçecek. Vatikan öyle istiyor çünkü!"
Türkiye, Ankara hariç her yerden yönetiliyor!
PKK’nın sinsi oyunlarla devleti aşındırmaya, milleti bölmeye, eli kanlı Apo’ya özgürlük mitingi yapmaya kalktığı…
Jeopolitik baskıların, kurguların, türbülansın üzerimize abandığı bir dönemde…
@iyiparti ve @MDervisogluTR’ın bayrak mitingini “Bir Milli İrade Duruşu” olarak görüyorum.
Katılacağım.
YORUMLARINIZ,,
Köyleri terk ettik şehirlere gittik, asgari ücretle fabrikalarda iş bulup köle olduk. İşte SONUÇ bu. Sakın bu işi siyasete bağlamaya çalışmayın, bu tablo hepimizin ortak eseridir #organikyaşam#üretim #
Sabahat Akkiraz’dan, İYİ Parti’nin düzenleyeceği Tandoğan Mitingine destek açıklaması:
"Bir CHP üyesi olarak, laik Cumhuriyet’e inanan bir vatandaş olarak, 27 Haziran’da Tandoğan’da olacağım."
Gastonomide sınırları coğrafya mı çizer, yoksa ortak insan aklı mı?
Bugün masada 150 santimetrelik iki devasa vizyon var:
- İtalyanların Bonocossi pizzası ve
- Konya’nın tescilli bıçak arası pidesi.
Aynı uzunluk, benzer form, iki farklı medeniyet.
İlk bakışta sadece bir "boyut" yarışı gibi görünse de, bu iki lezzetin arkasında derin bir sosyolojik kod yatıyor: Paylaşım kültürü.
150 cm’lik bir hamur tek bir kişi için değil, bir topluluğun, dost meclisinin aynı masada buluşması için tasarlanmıştır.
Peki, formları bu kadar benzeyen iki lezzet, felsefi ve teknik olarak nerede ayrılıyor?
- İtalyanların Bonocossi pizzası modern dünyanın "esneklik" ve "çeşitlilik" arayışını temsil ederken;
- Konya bıçak arası, yüzyıllık bir zanaatın ve sadakatin sembolüdür.
Bonocossi pizzanın en büyük gücü, 150 cm’lik o geniş yüzeyi farklı lezzet bölümlerine ayırabilmesidir.
Aynı hamur üzerinde bir kısım Margerita olurken, diğer kısım şarküteri veya dört peynirliğe dönüşebilir. Tek hamurda heterojen bir deneyim sunar.
Konya bıçak arası ise homojendir, sadedir ve odağını asla dağıtmaz.
O, esneklikle değil, tek bir lezzetin en kusursuz haline ulaşma iddiasıyla fırına girer. Malzeme nettir: El ile incecik kıyılmış kuzu eti, domates ve biber.
Teknik açıdan bakıldığında bıçak arası tam bir mikro-mühendislik ürünüdür.
Et, kıyma makinesinde ezilmez. İki bıçak arasında (zırh tekniğiyle) sabırla kıyılır. Kuzu etinin kendi yağı ve suyu, fırında incecik açılmış hamurla bütünleşir.
Pişirme teknolojisinde de net bir gelenek farkı karşımıza çıkar.
Konya bıçak arası, meşe odunu yanan geleneksel taş fırınların yüksek ısısında, fırın ustasının maharetiyle pişer. Hamurun inceliği malzemenin önüne geçmez, onu taşır.
Bonocossi pizza, İtalyanların "Pizza al metro" (Metrelik pizza) geleneğinin modern restoran vizyonuyla harmanlanmış küresel bir pazarlama başarısıdır.
Farklı damak tatlarına sahip insanları tek bir siparişte ortak bir paydada buluşturur.
Konya bıçak arası ise coğrafi işaretle koruma altına alınmış, standardı kamusal olarak tescillenmiş bir kültürel mirastır.
Yüzyıllar öncesinin fırıncılık ve et işleme zanaatını, formunu bozmadan modern çağa taşımayı başarmıştır.
Sonuç olarak;
- Biri küresel pazarın esnekliğini ve çok kültürlülüğünü tek bir hamurda heterojen bir şekilde sunarken,
- Diğeri yerel zanaatın en saf ve homojen halini anıtsal bir boyutta sergiler.
Gastronomi tarihi göstermektedir ki; mesafeler ne kadar uzak olursa olsun, nitelikli malzeme ve doğru teknik bir araya geldiğinde insan aklı benzer formlarda mükemmeli aramaya devam ediyor
Peki sizin tercihiniz ne olurdu?
- Küresel pazarın heterojenliği mi?
- Yerel zanaatin homojenliği mi?
#Gastronomi #MutfakKültürü #KonyaBıçakArası #PizzaAlMetro #İtalyanMutfağı #GelenekselLezzetler #Coğrafiİşaret
📢#İYİParti ve #MüsavatDervisoglu'nun
🇹🇷#bayrak mitingini
“Bir Milli İrade Duruşu”
olarak görüyorum.
Katılacağım."
📌Emekli Kıdemli Üsteğmen ve Terör-Güvenlik Uzmanı
@abdullahagar2 Abdullah Ağar:
"#PKK’nın sinsi oyunlarla devleti aşındırmaya, milleti bölmeye, eli kanlı Apo’ya özgürlük mitingi yapmaya kalktığı…
Jeopolitik baskıların, kurguların, türbülansın üzerimize abandığı bir dönemde…
#İYİParti ve #MüsavatDervisoglu'nun
🇹🇷#bayrak mitingini
“Bir Milli İrade Duruşu”
olarak görüyorum.
Katılacağım."
2 | ABD Bu Gücü 80 Yıldır Nasıl Kullandı?
Amerika Birleşik Devletleri, II. Dünya Savaşı’ndan beri bu gücü tek başına elinde tutuyor.
Üstelik bunu askeri baskıyla değil, çok daha sinsi ve organize bir mekanizmayla yapıyor:
Finansal sistem ve para üzerinden.
#Ekonomi#Finans #ABD #KüreselGüç