6197 Sayılı Kanunla İlgili
Değerlendirme Çalıştayı - 1
Sonuç Bildirgesi
Önümüzdeki günlerde, eczacılığın ülkemizdeki bilimsel kuruluşunun 187. yılını kutlayacağız. Mesleğimizin; günümüz koşullarına, değişen ihtiyaçlara ve sağlık hizmetlerindeki dönüşüme uygun şekilde geliştirilmesi, toplum sağlığına en yüksek katkıyı sağlayacak biçimde geleceğe taşınması adına atılacak adımların; birlik, dayanışma ve ortak akıl anlayışıyla oluşturulması en büyük önceliğimizdir.
Dünyada hızla gelişen teknoloji, her alanda olduğu gibi sağlık alanındaki uygulamaların da dinamik bir yapıyla ilerlemesini zorunlu kılmaktadır. Bu dönüşüm sürecinde, eczacıların sağlık sistemi içerisindeki rolünün daha da güçlendirilmesi kaçınılmaz bir gereklilik hâline gelmiştir.
Birinci basamak sağlık hizmet sunucusu olan eczanelerimizde, eczacılar tarafından sunulan sağlık danışmanlığı ve ilaç temini hizmetleri, 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun ile düzenlenmektedir.
Sağlık Bakanlığımız ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, Bakanlığın gündeminde olduğunu öğrendiğimiz taslak metin; Birliğimizin, Eczacılık Akademimizin ve Bölge Eczacı Odalarımızın yöneticileriyle bir araya geldiğimiz “6197 Sayılı Kanunla İlgili Değerlendirme Çalıştayı”’nın ilki kapsamında, 6 Mayıs tarihinde çok yönlü biçimde ele alınmış ve değerlendirilmiştir.
Türk Eczacıları Birliği ve 59 Bölge Eczacı Odası olarak ifade etmek isteriz ki;
6197 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuatta yapılması olası değişiklik ve düzenlemelerin; demokratik teamüller doğrultusunda, eczacıların Anayasa ile kurulmuş meslek örgütü olan Türk Eczacıları Birliği’nin görüş ve önerileri dikkate alınarak, meslektaşlarımızın ve toplum sağlığının yararına olacak şekilde hazırlanması ortak beklentimizdir.
Türk Eczacıları Birliği ve Bölge Eczacı Odaları olarak açıkça ilan ediyoruz ki;
Süreç, şeffaflık ve katılımcılık ilkeleri çerçevesinde yürütülmelidir.
Hazırlanacak düzenlemeler, yönetim kolaycılığını değil kamu yararını öncelemelidir.
Meslek örgütünün görüşleri dikkate alınmadan ilerletilecek bir taslak, telafisi güç sonuçlar doğuracaktır.
6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun, yalnızca ilaç eczacılık alanını düzenleyen bir mevzuat değil; aynı zamanda bu ülkedeki 55 bin eczacıyı, 25 bin eczacılık fakültesi öğrencisini ve sektörün tüm paydaşlarını doğrudan ilgilendiren, 70 yılı aşkın süredir uygulanan temel bir yasal düzenlemedir.
Böylesine önemli bir yasanın;
İhtiyaçlar ve beklentiler yeterince değerlendirilmeden,
olası sonuçları öngörülmeden ve en önemlisi ilgili paydaşların görüşleri yansıtılmadan alelacele ve ısrarla değiştirilmeye çalışılması kabul edilemez bir yaklaşımdır.
70 yıllık meslek örgütü olarak bir kez daha vurguluyoruz;
Türk Eczacıları Birliği ve 59 Eczacı Odası, mutabakat zemininde buluşmadan yapılacak her türlü girişimin karşısında olacaktır.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.
TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ
VE
59 BÖLGE ECZACI ODASI
https://t.co/QCGlKUdrWO
II. BAŞKANIMIZ UZM. ECZ. ABDULLAH CANER GÜVEN’İN ECZANESİNE YAPILAN MENFUR SALDIRIYI LANETLİYORUZ
Türk Eczacıları Birliği II. Başkanımız Uzm. Ecz. Abdullah Caner Güven’in eczanesi, Güven’in Erzurum Eczacı Odası Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, mevzuata aykırı şekilde eczane işletmek için muvazaa yapmak isteyen, bu nedenle hakkında T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yasal işlem uygulanan ve 5 yıl süreyle meslekten men edilen bir şahıs tarafından saldırıya uğramış; eczanesine yönelik kundaklama girişimi yaşanmıştır. Saldırı esnasında eczanenin kapalı olması tek tesellimizdir.
Eczacılık hizmeti, yasalarla belirlenmiş kurallar çerçevesinde yürütülen, insan sağlığını doğrudan ilgilendiren hayati bir kamu hizmetidir. Eczane açılış süreçleri “kişisel taleplere veya baskılara” göre değil, yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun şekilde yürütülmektedir.
Halk sağlığını korumak adına mevzuat hükümlerine göre hareket eden II. Başkanımız Uzm. Ecz. Güven’in eczanesine yönelik bu saldırıyı nefretle kınıyoruz. Eczanelerimize yönelik şiddetin son bulması için yetkilileri göreve davet ediyoruz. Saldırıyı gerçekleştiren şahsın adalet önünde hak ettiği şekilde cezalandırılması için olayın yakından takipçisi olacağız.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ
Sağlık Bakanlığı “İlacım Nerede” uygulaması ile ilaca erişim probleminin varlığını kurumsal olarak kabul etmiştir. Lakin bu uygulama sorunu çözmek yerine daha da derinleştirecektir. Sorunun asıl nedeni ekonomiktir. Çözümü de ancak yeni bir ilaç fiyatlandırma modeli ile mümkündür.
İlaç yoklukları ve kısıtlı erişim, hasta için bir sorundur.
Aynı zamanda, hastasının ilacını bulamayan eczacı için de ciddi bir sorundur.
İlaç yokluklarının temel nedeni, mevcut ilaç fiyatlandırma modelinin ekonomik gerçeklerle uyumsuz hale gelmiş olmasıdır.
“İlacım Nerede?” gibi uygulamalar çözüm sunuyormuş gibi görünebilir ancak böyle bu sorunu ortadan kaldırması mümkün değildir.
Eczacının temel görevi, hastasına ilacı ulaştırmaktır.
Eczacı, ilacın yokluğunda hastasını mağdur etmemek için her zaman çaba gösterir.
Gerçek çözüm; eczacı ile hastayı karşı karşıya getirebilecek uygulamalar geliştirmekten ziyade, sorunun asıl nedenlerine odaklanmaktan geçmektedir.
Ekonomik gelişmelere uyum sağlayan, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir ilaç fiyat politikası oluşturulması bu sorunun çözümü için temel adımdır.
“‘Çalışan kadın’ ifadesi bir totolojidir, çünkü çalışmayan kadın diye bir şey yoktur. Sadece emeğinin karşılığı ödenmeyen kadın vardır.” 💜
Caroline Criado Perez
The world, Europe, and Spain have faced this critical moment before. In 2003, a few irresponsible leaders dragged us into an illegal war in the Middle East that brought nothing but insecurity and pain.
Our response then must be our response now:
NO to violations of international law.
NO to the illusion that we can solve the world’s problems with bombs.
NO to repeating the mistakes of the past.
NO TO WAR.
https://t.co/KpRjBfwY4B
8 yıllık kısacık ömrünü, en başta baban denilen bir pisliğin tecavüzüyle ve bilmediğimiz kimbilir başka ne acılarla geçir, bunlar yüzünden hastanelere düşecek kadar minicik bünyen alt üst olsun ve kimbilir ne şekilde canını alsınlar. Düşündükçe çıldırıyorum
Bugün eczacılık alanında yaşanan sorunlar esasen iki ana temelden beslenmektedir: ekonomik koşullar ve istihdam dengesini bozan kontenjan fazlalığına dayalı yapı.
Her iki alan da kamu politikalarından doğrudan etkilenmektedir.
YÖK Başkanı’nın Eczacılık Fakültelerinin de dahil olduğu bazı program ve bölümlerde kontenjan azaltımına gidileceği yönündeki açıklamasını bu noktada oldukça olumlu buluyoruz.
Eczacılık fakültesi kontenjanları;
- 2023 – 2024 öğretim döneminde 4.755,
- 2024 – 2025 öğretim döneminde 3.877,
- 2025 – 2026 öğretim döneminde ise 3.592 olarak belirlenmiştir.
Bugün Türkiye’de yaklaşık 31 bin serbest eczane bulunmasına karşılık eczacılık fakültelerinde tüm sınıf düzeylerinde toplam 25.524 öğrenci eğitim görmektedir. Bu tablo, kontenjan planlamasının uzun vadeli ve sorumlu biçimde yapılmasının zorunluluğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Öte yandan kontenjan planlaması sadece sayılar üzerinden değil akademik kapasite, uygulama olanakları ve eğitim niteliği birlikte gözetilerek ele alınmalıdır.
Türk Eczacıları Birliği ve Eczacı Odaları olarak; yeni eczacılık fakültesi açılmaması ve mevcut kontenjanların düşürülmesi talebimizi yıllardır kararlılıkla dile getiriyoruz.
2024’te başlayan kontenjan azaltma politikası önemli ve olumlu bir adımdır. Beklentimiz; geçmişteki yanlışların yarattığı sorunların azaltılması için bu politikanın kararlılıkla ve süreklilikle devam ettirilmesidir. 2026–2027 öğretim döneminde kontenjan düzenlemelerinin vakıf üniversitelerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi, eczacılık eğitiminde denge ve sürdürülebilirlik açısından kritik bir adım olacaktır.
Eczacılıkta denge; plansız mezunla değil, planlı istihdamla sağlanır.
İLAÇ FİYAT POLİTİKALARI BELİRSİZLİKLE YÖNETİLEMEZ
İnsan sağlığı ve tedavinin ayrılmaz parçası olan ilacın fiyatı ülkemizde dövize bağlı olarak belirlenmektedir.
İlaç Fiyat Kararnamesiyle belirlenen ilaç fiyatları en son 24 Ekim 2024’de güncellenmiştir.
Ülkemizde yaşanan bu enflasyon koşullarına karşın ilacın fiyatı 14 aydır sabit kalmıştır. 2009 yılında uygulamaya alınan ve bazı kriterleri referans alan politikaların sonucunda, ilaca özelikle ithal kökenli ilaca erişim sorunu ortaya çıkmaktadır.
Hastaların tedavileri aksarken, eczacılar ise eczanelerinde hastalarla birlikte ilaç yokluklarının çaresizliğini yaşamaktadır.
İnsan sağlığı için kritik önemi olan ilaç hizmeti bugün yaşadığımız gibi belirsizliklerle yönetilemez.
Sürdürülebilir olmaktan uzak bu politikalar sonucu hastasına ilaç bulamama sorunu içindeki eczacı, ayrıca enflasyon altında ezilmektedir.
Sürdürülebilir bir ilaç hizmeti için;
· İlaç fiyatlandırma modeli değiştirilmelidir.
· Akılcı biçimde ekonomik parametrelere uyumlu bir uygulama hayata geçirilmelidir.
· Fiyatı güncel koşullara göre değerlendiren konunun muhataplarının olduğu bir kurul oluşturulmalıdır. Yaşanan sıkıntıların çözümleri burada üretilmelidir.
· İlaca ayrılan pay OECD ülkeleri ortalaması düzeyinde olmalıdır.
Türk Eczacıları Birliği olarak yıllardır kullandığımız söylemimizi yineliyoruz:
· İLAÇ BULUNABİLİR VE ERİŞİLEBİLİR OLMALIDIR.
· İLAÇTA TASARRUF EKONOMİK GEREKÇELERLE DEĞİL, AKILCI VE BİLİMSEL YÖNTEMLERLE UYGULANMALIDIR.
İhtiyacın onlarca katı diş hekimi ve eczacı mezun eden yükseköğretim politikası iflas etmiştir. Bu yanlış politika yüzünden işsiz eczacı ve işsiz diş hekimi kavramları ortaya çıkmıştır. Öncelikle akredite olmayan fakülte kontenjanları yarı yarıya düşürülmelidir. #DişveEczaAtama
Birlik Başkanımız Ecz. Mehmet İrfan Demirci internet ve kontrolsüz satış noktalarından temin edilen çay, kahve, vitamin, mineral ve bitkisel ürünlerin yaratacağı sağlık riskleri ile ilgili @cnnturk 'e değerlendirmelerde bulundu.
Birlik Başkanımız bu ürünlerin içeriğinde yer alan bilinmeyen maddeler nedeniyle, sonu ölüme kadar gidebilen kalp krizlerine, karaciğer yetmezliklerine ve çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğine dikkat çekti.
@eczgeyik Öncelikle umutluyum kardeşim. Evet olumsuzluklar çok fazla. Sorunlar dağ gibi yığılmış ve sürekli ertelenmiş halde. Ama şuna eminim önümüzdeki 2 yıl çok daha mücadeleci, kararlı, dirayetli bir heyet bu sorunları çözmek için olağanüstü çaba gösterecek.
Bugün sabah Silivri'de Tayfun ile görüştük, karardan habersiz, umutla birbirimize sarıldık.
Şu an gerçekten çok üzgünüm.
Vera'yı okuldan alacağım ve ona ne diyeceğimi bilmiyorum...
Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmadığında ne yapılır bilmiyorum.
Biz kimseye zarar vermedik, biz hayatımız boyunca kimseye kötülük etmedik, şimdi bize bunları neden yaşatıyorlar anlamıyorum.
Hayatım boyunca hayal dahi edemeyeceğim bir zulmün hedefi olmanın ağırlığını kelimeye dökemiyorum.
Umutlu olmak istiyorum, zorlanıyorum.
Göz göre göre, masum olduğumuz halde ailemize çile çektirilirken ne denir, ne yapılır cidden bilmiyorum.
Kimsenin buna engel olamamasının çaresizliğini tarif edemiyorum.
Perişan haldeyiz.
@shitpostXD123 Yönetmelikte çok detaylı anlatılıyor standart tabelanın özellikleri eczacı hanım.Bir işi yaparken ilgili yasa ve yönetmeliklere uymakla yükümlüyüz hepimiz.Vekil hanım bildiğim kadarıyla 2023 yılından önce milletvekili idi. Hangi sorunlardan bahsettiği de seçmenlerinin takdirinde.