Airbag'in açılmama sebebi emniyet kemerine sahte giriş yapılmış olması gibi duruyor. Aracın hızının da saatte 80 km'den daha düşük olduğunu düşünüyorum çünkü o hızda bir çarpışmada kemersiz bir sürücü kafasına ve göğsüne çok sert darbe alır video çekecek durumda olmaz. Airbag'in açılması ise 80 km hızla alınan bu darbeye saatte 300 km hızla gelen ikinci bir darbenin eklenmesi anlamına gelir. Emniyet kemeri güvenli mesafedeyken durdurmadığı için sürücü airbag ile patlama alanında çarpışır. Darbeyi aldığı açıya göre değişir tabiiki ama yine de boynun kırılması çok ciddi bir ihtimal olurdu. Dahası hava yastığının içinde sodyum azid isminde bir kimyasal yakıt bulunur ve patlama alanında milisaniyelik bir süre için 300-600 C arası bir sıcaklık ortaya çıkar. Emniyet kemerinin olmaması yüzün o patlama anında bu sıcaklıkla temas etmesine sebep olur. Yani emniyet kemeri takmayan bir sürücü için airbagin patlamaması, patlamasından az da olsa daha avantajlıdır bu sebeple modern araçlar artık bu küçük avantaja göre dizayn ediliyor.
Fatih Altaylı içerideyken eli kolu bağlı diye dokunmadım❗️
Şimdi baktım da Dilek İmamoğlu üzerinden "kadın savunuculuğu" ayaklarına yatıyor❗️
Fatih!
Hele bir bak❗️❗️❗️
Merhum Hasan Karakaya'yı hatırlatırım sana❗️❗️❗️
@fatihaltayli
Şaban Sevinç isimli İmamoğlu yalakası Ak Partililere it demiş
Cb Erdoğan'ın eşine küfür edilirken sesin çıkmadı
Binali Yıldırım'ın eşine küfür edilirken sesin çıkmadı
Ak partili kadın vekil ve belediye başkanlarına küfür edilirken sesin çıkmadı
Ak partiyi savunan kadınlara küfür edilirken sesin çıkmadı
Tesettürlü kadınlara küfür edilirken sesin çıkmadı
Şimdi söyle bakalım Şaban efendi...
Bu saygılarıma ses çıkmayan kişi it hatta it oğlu it değil de nedir?
KOCASI HAPISHANEDE OLAN BİR KİŞİNİN EŞI BODRUM’DA DENİZDE EĞLENİYORSA VE VATANDAŞIN BU KADINI TENKİT ETMEK IÇIN “Kocası cezaevinde, kendisi Bodrum’da deniz keyfinde”
DEMESİ SON DERECE ANLAMLI BİR TENKİT…
HERKESİN EL BİRLİĞİ İLE BU DAVRANIŞI KINAMASI GEREKİR…
BU TENKİTİ YAPANLARA;
“Ak partili it” DEMEK
İTLİĞİN TA KENDİSİDİR…
İTLİK YAPMA ŞABAN…
Hakkımda açılan iki tazminat davası da istinafta reddedildi.
1- Göreve gelir gelmez Üsküdar Belediyesi’ne ait gayrimenkuller teker teker satışa çıkaran ve belediyeyi nasıl olduğu anlaşılmayan biçimde borç batağına sürükleyen, bu yüzden işçi maaşlarını ödeyemez duruma gelen ve Ramazan ayında belediye binasını twerk kursu için twerkçülere tahsis eden;
şimdi de “rüşvet, irtikap ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" suçlamalarıyla tutuklanmış olan SİNEM DEDETAŞ’ın hakkımda açtığı tazminat davası İstinaf’ta da reddedildi.
Belediye Başkanı olan birineydi eleştirim ama “kadınlık” kozunu kullandı.
2-iki yıl önceki yazılarımdan birinde, isim geçmeden anlatılan bir olaya dair satırlar sosyal medyada alıntılanıp “Bu yazıda bahsedilen isimler Ayşe Barım, Serenay Sarıkaya, Mert Demir” dedikleri için hakkımda dava açan bu üç isimden SERENAY SARIKAYA’nın hakkımda açtığı tazminat davası da İstinaf’da reddedildi.
Tabii Serenay Sarıkaya Sinem Dedetaş gibi değil. Hakkında yolsuzluk iddiaları yok. Onun yolu başka.
Neyse, bu dava süreçlerini çok başarıyla yürüten Sevgili Avukatım Esennur Ezgi Üçöz’e içten teşekkürlerimle selamlar gönderiyorum.
Ben de şunu net ifade edebilirim.
Hakimlik yaptığın sürece hep toplumun değerleriyle çatıştın, hakimlik değil siyaset yaptın.
Sincan 1.Ağır Ceza Mahkemesi başkanıydın, Anasaya aykırı şekilde Cumhurbaşkanıyken Gül’ün yargılanabileceğine hükmettin, Başbakan Erdoğan’a dava açtın.
Türban genelgesi nedeniyle YÖK başkanı hakkında dava yolunu açarak başörtüsü yasağını savundun.
Derdin milletle.
Ekrem için “Zindanda, Hücrede, çukurda” gibi algılar yapıyorlar!
Hepsi yalan!
Herif şuan tek kişilik memur koğuşu denilen yerde, çünkü kamu görevlisi olarak tutuklu.
Televizyonu, bahçesi zartı zırtu herşeyi var. Kamu görevlisi olduğu için bol bol avukat ve yakın ziyareti mevcut.
Hüküm giyene kadar da böyle keyifli olacak!
Asıl mahkumiyet hüküm giyince, doğru mahkum koğuşuna. İşte o zaman anlar nerde olduğunu. Orada koğuş CB adaylığını ilan edebilir, Koğuş muhtarı da olabilir, yeteneğine bağlı.
Oraya bunu ziyarete gidip, yok zindan yok hücre vs. Diyerek terbiyesizlik yapmayın!
Devlete ve millete karşı terbiyesizlik yapıyorsunuz!
Kuriş Operasyonu, Milli Güvenlik Kurulu’nun son toplantısında ele alınmış, düğmeye basılması için Alihan Kuriş’in yurda dönmesi beklenmiş.
Başka bir ifadeyle, sıradan bir adli dosya değil, bu bir devlet operasyonu.
Kuriş’in kurmakla suçlandığı “suç örgütü” hakkında çok kapsamlı bir dosya var.
FETÖ ve gizli servislerle girdiği tehlikeli ilişkilere dair çok önemli bulgular söz konusu.
“Glopper” isimli gizli haberleşme sistemi de MGK’da değerlendirilmiş.
Hindistan menşeli bu haberleşme ağına özel izinle ve üç aşamalı doğrulama koduyla giriliyormuş.
Bu sistemi kullanan yaklaşık 3 bin kişilik bir liste var.
Sistem deşifre ediliyor.
Konunun “milli güvenlik sorunu��� olarak ele alınması, örgüt tehdidinin boyutunu gösteriyor.
Yakında gündemi sarsacak çok önemli bilgilere ulaşılması an meselesi.
Takipteyiz.
17 Ağustos 1999 depreminden saatler sonra yapılan ilk açıklama:
"İletişim yok yeterince bilgi yok.
Hasarın boyutlarını bilmiyoruz."
CHP'nin iktidarında 3 gün devlet depreme müdahale edemedi, bu gerçekleri asla unutmayın ki bir daha yaşanmasın.
🔴Tam da seçim döneminde AK Parti'nin önde isimlerinden Melih Gökçek üzerinden attığı İFTİRAYLA AK PARTİ'yi sırtından hançerleyen Bülent Bey, ''AK Parti'nin 25. Yıl kutlama tanıtım filminde neden ben yokum'' diye sızlanıyor, iyi mi?
Erkan Mumcu’nun 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinden Abdullah Gül ve Bülent Arınç’a yönelik ağır sözleri, AK Parti’ye destek veren hesaplarda ciddi karşılık buluyor.
Bunda Gül ve Arınç’ın son dönem eleştirilerine öfkenin payı yadsınamaz.
Özetle.
Mumcu, Gül ve Arınç’ın 2007’de FETÖ’yle işbirliği yaparak Erdoğan’a kumpas kurduğunu, askerle mutabakatı bozduğunu söylüyor.
Öncelikle belirteyim.
Gül de Arınç da geçmişteki ağır eleştirilerim nedeniyle benden pek haz etmezler.
Hele Arınç, beni gördüğü yerde yolunu değiştirir.
Hal böyle olmasına rağmen bir hakkı teslim etmem lazım.
2007’de eşinin başı açık diye Vecdi Gönül’ün cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda Yaşar Büyükanıt komutasındaki ordunun Erdoğan üzerinde yoğun baskısı vardı.
Büyükanıt’ın çevresi, 23 Nisan 2007 akşamı resepsiyonda Gönül ismini “hükümet ve asker uzlaştı” iddiasıyla Habertürk’ten Taki Doğan’a sızdırdı.
Habertürk gece boyunca “AK Parti’nin adayı Vecdi Gönül” yayını yaptı.
Oysa Erdoğan karar vermemişti.
Gül, Arınç ve Şener tavır koyarak bu ihtimalin önüne set çekti, Erdoğan’ın elini güçlendirdi.
Erdoğan kendi adaylığını erken buldu, Gül’e karar verdi.
Bu kararıyla kendi yolunu da açtı.
Çünkü, ilk defa eşinin başı kapalı biri cumhurbaşkanı oluyordu, tüm tabular yıkıldı.
Erkan Mumcu ise 20 milletvekiline sahip ANAP’ın Genel Başkanı olarak oylamayı boykot etti.
Oysa daha önce pozitifti. Parti kararının alınacağı ANAP MKYK toplantısında gelen bir telefon sonrası tavrını değiştirdi.
O tarihte Hüseyin Kocabıyık toplantıdaydı, sorulabilir.
Mumcu boykot etmeseydi 367 garabeti olmayacak, ilk turda 351 oy alan Gül seçilmiş olacaktı.
AK Parti seçimi 3 ay öne alarak krizi sandıkta aşmaya çalıştı.
Seçim öncesi mecliste olmayan MHP bu kez barajı aştı, Bahçeli, Gül’e destek vereceğini söyleyerek Erdoğan’ın kararında etkili oldu.
Mumcu ise siyaseti bıraktı.
Eğer, Mumcu’nun önerdiği gibi askeri vesayetle uzlaşılsaydı Gül cumhurbaşkanı olmazdı ama Erdoğan’ın adaylığı riske girer, AK Parti bu günleri görmeyebilirdi.
Açık söyleyim.
Eğer seçimden sonra Bahçeli’nin açık tavrı olmasaydı, Gül yeniden AK Parti’nin adayı olmayabilirdi.
Gül’ün seçim öncesi ilk adaylığında Arınç’ın rolü büyük, seçim sonrası ikinci kez aday gösterilmesinde aslan payı Bahçeli’nindir.
Ne hazindir, o tarihte askeri vesayetle işbirliği yaparak AK Parti’nin cumhurbaşkanlığı seçimine takoz koyan Mumcu, sırf Gül ve Arınç antipatisi yüzünden bugün sempati topluyor.
Akıl alır gibi değil.
Umarım, Bahçeli’ye de FETÖ’cü demez.
Bakın..
20 yılını Süleymancılar cemaatine adamış,bu şahsın..
8.5 dakikalık şu itiraf niteliğindeki videosunu
izledikten sonra..
Yok artık diyeceksiniz..
Bu çok kıymetli,video..
Operasyondan önce çekilmiş..
Mutlaka izleyin,izlettirin..
Videonun bol bol yayılmasını sağlayın
Şaka değil, gerçek..
25 Mart 2021'de bu paylaşımı yapmış ve hala paylaşım duruyor, sadece bir hafta sonra ikinci paylaşımı yapmış o da duruyor.
Bu kadar göstere göstere yani..
Gözümüzün önünde...
Ne düşünüyorsunuz?