AHMED RIZA HAN EL-BİRELVÎ KİMDİR?
Türkiye’deki belli tasavvufî grupların aşırılıklarının esas kaynağı Hindistan-Pakistan coğrafyasındaki Birelvî hareketidir. Ahmed Rıza Han’ın kitaplarının üzerinde “Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in Reisi” yazması, ayrıca isminin sonuna “el-Mâturîdî” nisbetini eklemesi maalesef bu kişileri aldatmakta ve ondan öğrendiklerini ehl-i sünnetin itikadı zannetmektedirler. Gelin hep birlikte Ahmed Rıza Han el-Birelvî'nin kim olduğuna bakalım:
H. 1272 yılında doğan Ahmed Rıza Han küçük yaşta ilim tahsiline başlamış ve birçok ilim dalında akranlarının önüne geçmiş, keskin zekalı ve çalışkan bir şahsiyettir. Özellikle fıkıh alanındaki yetkinliği onu tanıyan herkesin kabulü olmakla birlikte eserleri de bunu bütün açıklığıyla gözler önüne sermektedir. Nitekim onun hayatını anlatanlar, usul ve füru fıkıhtaki derinliğini anlamak için kaleme aldığı eserleri mütalaa etmenin yeterli olduğunu ifade etmektedir. Ne var ki fıkıh noktasındaki derinliğine rağmen Hindistan’da Müslümanlar arasındaki fitnelerin baş müsebbibi olmaktan kurtulamamıştır. Özellikle akidevî ve fıkhî konularda meselenin ehemmiyetine bakmaksızın kendi anlayışına muhalif olanları tekfir etmekten geri durmamış, ulemânın Hakîmu’l-ümme (Ümmetin Hikmetli Şahsiyeti) olarak lakaplandırdığı, İ’lâu’s-sünen gibi muhalled bir eserin ortaya çıkmasında baş amil olan, yazdığı eserler ve yetiştirdiği büyük şahsiyetlerle hayatını ulûmu İslâmiyye’ye hizmetle geçiren Eşref Ali et-Tehânevî ve benzeri birçok kıymetli alimi dahi tekfir edecek kadar ileriye gitmiştir. Büyük alim ve mütefekkir Ebu’l-Hasen en-Nedvî’nin babası ve yıllarca Nedvetü’l-ulemâ’da müdürlük vazifesi icra eden Abdülhay el-Hasenî; onun, her ıslah hareketinin karşısında dikilen bir şahsiyet olduğunu ifade etmektedir. Öyle ki Hindistan’daki Müslümanların ve alimlerin birliğinin sağlanması, İslami ilimler eğitiminin kalitesini artırılması gibi amaçlarla bir araya gelinen büyük bir toplantıya iştirak eden Ahmed Rıza Han, oradan ayrıldıktan sonra çıkardığı bir dergi vasıtasıyla bu toplantı hakkında reddiyeler yazmış ve oradaki alimleri tekfir etmiştir.
Ahmed Rıza Han’ın maruf olan itikatlarından biri de Allah Rasûlü’nün (sav) geçmiş ve geleceğe dair gaybi hususların tamamını bildiği şeklindedir. Bu hususta “İnbâu’l-Mustafâ” ve “Hâlisu’l-‘itikât” adıyla iki tane Urduca; “ed-Devletu’l-Mekkiyye” adıyla da Arapça bir risale kaleme almıştır. Daha sonra bu risalesine “el-Fuyûzu’l-Melekiyye” adında bir haşiye düşerek genişletmiştir. Sair ilimlere nazaran özellikle tefsir ve hadis ilimlerinde yetersiz olarak bilinen Ahmed Rıza Hân el-Birelvî, H. 1304 yılında vefat etmiştir.
(Abdülhay el-Hasenî’nin, Hindistanlı 4500 alimin hayatını anlattığı “el-İʿlâm bi-men fî târîḫi’l-Hind mine’l-aʿlâm (Nüzhetü’l-ḫavâṭır ve behcetü’l-mesâmiʿ ve’n-nevâẓır) adlı eserinden özetlenmiştir.)
The joke would've worked better if it were historically accurate. Beryllium was discovered in 1798 by Nicolas-Louis Vauquelin, while Ala Hazrat was born in 1856. At least fact-check before attempting satire.
Did you know that ala hazrat discovered a rare earth metal found in the periodic table of elements.
In honor of ahle sunnat he named it beryllium.
Not only did ala hazrat discover beryllium, he also invented the first cpu and the first nuclear reactor.
The fact you are asking this shows your ignorance of the great
Alahazrat
Azimul martabat
Rafiul darajat
Ghusta e ishko muhabbah
Haami e sunnat
Maahi e bidat
Qaat e najdiyato rafidiyato tafdiliyato nasbo khuruj
Malhaz e anzar e nubuwwat
Imam e ahle sunnat
Sayyidi shah imam ARK
Türkiye de tarikatlar Hint alt kıtasında olduğu gibi Diyobendiler ve Barelviler diye ikiye ayrılacaklar, bir yanda Cübbeli gibi İngiliz destekli Barelvi zihniyeti diğer yanda hurafe, şirk ve bid'atlere savaş açmış aynı zamanda sufi damarı da olan Diyobendi hareketi...
Diyobendiler tarih boyunca kafirlerle silahlı mücadeleyi savunmuştur, cihatçıdırlar, kitabi insanlardır, Barelviler ise İngiliz destekli sufi bir harekettir, İngilizlerin hakimiyeti sırasında mevcut yönetimi desteklemiş, toplumu kabirperestlikle, hurafe ve bid'atlerle uyutmaya çalışmışladır. Barelvilere göre Diyobendiler vahhabidir...
Taki Osmani de Diyobendi bir alim olduğu için Barelvi zihniyetli Cübbeli'nin hedefinde.
Elhamdulillah. Senin gibi bir fitneci şeyhimiz Takî Osmânî’ye çatıyorsa bu onun kerâmetindendir. Seni kendi tebân dışında tanıyan yok onu âlemin dört bir yanındaki müslümanlar tanıyor, hürmet ediyorlar. Sen fitneci ve iftirâcı diye anılırken ona Şeyhu’l-İslam diyorlar..