Yine dümdüz anlatıyorum.
İngilizce’de bir tabir var “If there is grass, play ball”, “Eğer çimen varsa top oyna.” Yani k��llanma varsa cinsel eylem olabilir anlamına geliyor. Bizdeki “Oturunca ayakları yere değiyorsa tamamdır” sözü ile benzer.
Yani ergenlik belirtileri göstermeye başlamışsa çocuk artık cinsel eylem partneri olabilir.
O kadar çok kız çocuğu ebeveyni çocuklarında 11, 12,13,14 yaşlarda ergenlik belirtileri başlayınca endişeleniyor ki. Çünkü çocuğu hala “çocuk” ama ebeveyn biliyor ki gözler, bakışlar, tavırlar değişecek, taciz başlayacak. Özellikle kadın ebeveynler kendileri de bunu birebir deneyimledikleri için neden bahsettiğimi çok iyi biliyorlar.
İşte tam da kültürdeki hala sandığınızdan çok daha canlı olan bu temayüller yüzünden hala anlamayanlar için bir daha diyorum: Pedofili ayrımı net yapılmak zorunda.
Ve bu kültürün içine işlemiş çarpıklığın ve sistematik suçların Epstein için pedofili, sapık, deccal, şeytan, anormal diyerek gizlenmesine yardımcı olmayın.
Yazdıklarıma “15 yaş rıza verebiliyor ama, sana giren çıkan ne, 30 yaş üstü kadın rağbet görmüyor diye böyle yapıyorsun” diyen var. Bu kişileri 18 de durduran şey yasa.
Bakın Epstein gibi adamlar Dershowitz gibi Harvard’da ders vermiş ünlü avukatlar tutup “şu eyaletten yaşı küçük bir çocuğu şuraya şöyle götürsem bu suç mu, peki böyle yapsam bu suç olur mu” diye soruyor. Sanki herhangi sıradan bir işe legal görüş alır gibi görüş almış. Çocuk tacizi için.
N.Ç. davasında da 13 yaşındaki çocuğa tecavüz eden şehrin okul müdüründen yüzbaşısına 26 kişi fiili livata yolu ile tecavüz etmişti çünkü özellikle yasalardaki “kızlık bozma” suçundan kaçınmaya çalışıyorlardı.
Bazı insanlar hala 13,14,15,16,17 yi çocuk görmüyor. Bu insanlar ergenlik belirtileri gördükleri anda çocuğu cinsellik yaşanabilir kategorisine alıyorlar. Hala utanmadan, o nenelerin ne acılar yaşadığını bir an bile düşünmeden, “nenelerimiz 14 yaşında evlenmiş” diyenler var. Yasa yoksa durmayacaklar.
Epstein’in de röportajlarına, belgesellere bakın, Epstein ve çevresi sürekli genç dişi istemenin normal olduğunu konuşup şakalaşmışlar. Röportajları yapan gazeteciler röportajların arasına “küçük yaş kızlara olan düşkünlüğünü normal bir şey gibi savunmasını hayretle izledik” gibi cümleler koymuşlar. Resmi soruşturmalarda kayda geçen en küçük yaş 14. Ve zaten mağdurların anlattığına göre de tipik bir şekilde 14-15 yaş çocuklarını sürekli sömürü sistemine çekmeye çalışıyor.
“Gençlik” merakı bireysel bir sapkınlık değil erkeklik sisteminin kültürel kabulü olan bir arzu örgütlenmesi. Erkek egemen sistem, dişiyi mümkün olduğu kadar genç, daha kolay tahakküm edilebilir, daha uzun süre “kullanılabilir” ve doğurgan olarak kurgular. Yapabilen de işte gücünü kullanıp “ergenliğe girdiği anda en tazesini” alıyor.
Bu yüzden Epstein gibi vakaları sadece “ahlaksız birkaç sapkın, hasta pedofil” diye ele alamayız. Bazı ruh sağlığı dernekleri de açıklamalar yapmaya başladı hele şükür, pedofil değil fail diyeceksiniz diye.
Bu adam 2006 soruşturmasında çocuğa cinsel saldırı suçunu kabul etmiş, kayıtlı bir “sex offender” olmuş ona rağmen insanlar bağlantılarını kesmemişler. Bu adam ve avukatları da o dönemin savcısı Acosta tarafından korunmuş kollanmış. Çocuklar�� taciz etmesine, sömürmesine, çevresine sunmasına kolaylaştırıcılık yapmış tüm bir sistem, avukatı, savcısı dahil.
Epstein pedofil bir deccal meccal değil, Epstein kurduğu ilişkiler ile kendini dokunulmaz sanan güç zehirlenmesi yaşamış bir erkek.
13 yaşındaki N.Ç. nin zamanında söylediklerinden tüm bir toplum olarak utanmamız olsun. Tecavüz eden adamlardan biri para verirken “benim de senin yaşında torunum var hakkını helal et” gibi bir şey demişti, çocuk “dedem yaşındaki erkekler bana tecavüz etti” diye anlattı, mahkeme istismarda N.Ç. nin “rızası olduğu” için indirim verdi.
Epstein uzaklarda bir yerde yarattığı ayinli ritüelli deccallik yaptığı adada değil. Burnunun dibinde her gün içinde yaşadığın sistemde.
Bunları görün.
Nörobilim Günleri geri dönüyor! Geçen sene başlattığımız ve birbirinden değerli üç konuşmacıyı ağırladığımız nörobilim günleri konuşma serimizde hedef, nörobilim ve bilişsel bilim alanına gönül vermiş herkesin bir araya gelerek bilgi ve fikir alışverişinde bulunabileceği bir ortam yaratmak. Bu seri, hem bu alanlara amatör ilgi duyanlar hem de profesyonel olarak çalışanlar için bir buluşma noktası.
Ankara Nörobilim Günleri'nin dördüncüsünde Ankara Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Handan Noyan hocayı ağırlıyoruz. "Beynin İçsel Dinamikleri" başlıklı konuşmasında uyanık durumdaki beynin, hiçbir görevle meşgul değilken dahi nasıl sürekli olarak içsel modeller ve bağlamlar oluşturduğunu ve bu şekilde dış dünyadan gelecek uyaranlara hazır kaldığını konuşacağız.
Konuşmanın içeriğine dair detaylı bilgi almak ve etkinliğe kayıt olmak için: https://t.co/92F6DYKBMu
6 Şubat Cuma günü görüşmek üzere!