Bir insanı nasıl tanıyacağınızı biliyor musunuz?
Ne okuduğuna bakın,
Ne seyrettiğine bakın,
Duvarlarına ne astığına,
Raflarına ne koyduğuna,
Nasıl konuştuğuna,
Nasıl dinlediğine bakın.
Yapmanız gereken tek şey bakmaktır.
Bunlar size onun ruhunun nerede olduğunu gösterir.
-Ramtha
Ben Özge Bora.
1982 yılında Almanya’da doğdum, 14 yaşıma kadar orada yaşadım.
Çocukluğumda, yaşımı dahi hatırlamadığım bir dönemde komşumuzun oğlu tarafından istismar edildim. Uzun süre sustum. Bir gün cesaretimi toplayıp anneme anlattım. Doktora götürüldüm. Ama o gün benim yaşadığım travmadan çok "kızlığımı kaybedip kaybetmediğim" önemsendi.
"Bir daha konuşulmayacak" denilerek üzeri kapatıldı.
Ben susturuldum !!!!!
Bugün daha ağır bir gerçekle karşı karşıyayım. Kızım, öz babası tarafından istismara maruz kaldı. İşte o gün, annem gibi susmayacağıma, bunu yapanın en ağır cezayı alması için sonuna kadar mücadele edeceğime yemin ettim.
Bu süreçte; bir yıldır el bebek gül bebek baktığım, yatalak kanser hastası annem bile, sesimi duyurmaya çalıştığım için bana
"Bizi Ünye’ye rezil ettin" dedi.
Kızıma sahip çıktığım için, en çok ihtiyacım olan annem tarafından bile "rezil" ilan edildim.
Evet, onların gözünde rezil olabilirim.
Ama ben biliyorum ki asıl rezalet, bilip SUSMAKTIR.
İçimde fırtınalar kopuyor. Yalnız kalıyorum. En yakınımdan destek yerine itibar düşünülüyor!
Ben bu yoldan asla dönmeyeceğim.
Tek isteğim; bu yolda manevi desteğiniz. Çünkü bir çocuk için susmamak, rezillik değil, onurdur.
20 Ay 17 gündür devam eden
3.Duruşmaya 6 gün kaldı…
🗓 27 Şubat 2026 Cuma
⏰ 10.55
📍 Ünye Ağır Ceza Mahkemesi
Lütfen bu 6 gün boyunca bizden desteklerinizi esirgemeyin 🙏
#ÇocuğunBeyanıEsastır
#ÇocukİstismarıAffedilemez
Bu tablolar Brüksel AB binasında. Ressamları (evet iki kadın ressamın ortak ürünü) iki kadın.
Çocuk kitaplarındaki sapık resimler konusunda naçizane kartal gözlü bendenizi bile saygı duruşuna durdurur bu sapıklar.
Ama kabahat bunlarda değil. O binayı bunların başına yıkamayan bizlerde.
Kabahat bir normal insanın çıkıp da "ulan ne yapıyorsunuz siz?" dememesinde.
Bakın çocuk kitaplarında uygunsuz resimleri en ince ayrıntısına kadar bulan ve paylaşan biriyim. Genelde ne olur biliyor musunuz? En büyük linci çocuğuna o kitabı okutmuş annelerden yerim.
Herkes susmayı tercih eder. Kitapları basan yayın evi, o resimleri çizen sapıklar, kitapları satıp kâr elde eden mağazalar, öğretmenler, psikologlar, devletin denetim mekanizmaları. Herkes... Kimseden ses çıkmaz.
Bu işleri biraz araştırırsanız siz de görürsünüz. Çocuğun adı yoktur. Çocuğun değeri yoktur.
Gördüğün yerde ihbar etmek yasal zorunluluğun olmasına rağmen susulur. O küçücük çocuklar sessizlikte yapayalnız bırakılır.
Eh bu kadar cesaret verirsen o sapıklar da artık gözünün içine baka baka yapmaya başlarlar.
Susmaya devam edelim. Sıra bizim çocuğumuza gelene kadar. O zaman etrafa bakar, ses ararsın.