" Oyuncu yerine şarkıcı-manken tercih ettiğinizde, oyun yerine dedem zamanından kalma, eskimiş müzikli hafif güldürüyü, derinlik yerine sığlığı tercih ettiğinizde, mekan ve kazanç açısından acemi paralıları, seyirci olarak da bu ücreti ödeyebilenleri tercih ettiğinizde...+
Nasıl da kaybettik tüm sevgiyi, aşkı, arkadaşlığı, dostluğu belki. Nasıl da kayıp gitti ellerimizden bir zamanlar titreyen ellerle anlattığımız hikayelerimiz. Nasıl da mahçubuz hayata çünkü vaat edilenlerle eyledikleri birbirini tutmadı. Nasıl kandırıldık nasıl?
Nasılsın sorusuna iyiyim dediğimde midemden ağzıma doğru bir ağrı geliyor. Yalan söylemenin, buna mecbur kalmanın ağırlığı aslında. Biliyorum iyi değilim ve iyi olmayacağım. Ağzı cesurca laf yapan korkak olmasam bütün bunlara bir son verirdim. Vermeyeceğim. Son kendisi gelecek.
Dışardaki onlarca iyi kadın oyuncuyu sektörde kendine yer bulamadığı için bilmiyorsunuz. Ancak böyle rezil oyunculukları öve öve durur, oyunculuktan anladığınızı zannedersiniz. Kıçınızı kaldırıp gidin de özel tiyatrolarda ne cevherler var görün
melis sezen şu sahnedeki oyunculuğuyla bile sektörde yere göğe sığdıramadığınız isimleri sollar ki her projesinde bambaşka roller seçme cesaretine, sadakatsiz derin'deki başarısına değinmiyorum bile.. her karakteri de birbirinden çok farklı bunu çoğu oyuncuda göremezsiniz
Abi siz ne kırılgan ne hassas ne minnoş insanlarsınız ya! Nasıl kolay inciniyor, nasıl kolay yüz düşürüyor, nasıl kolay ağlıyorsunuz!
Yarın kimseyi bulamazmışız!
Yarınımız mı kalmış Zeki?
Akıntıya karşı yüzüyorum, rüzgar yüzümü yalıyor, rüzgarı seviyorum ama tuz genzimi yakıyor. Durmak istiyorum ama yüzmem lazım. Küçük dere kenarlarını özlüyorum.