Ankara 4. İş Mahkemesi’nin Öğrenci Gelişim Raporlarının doldurulmasına yönelik alınan eylem kararını, GARABET bir hükümle İPTAL etmesi hukuksuz olmasının yanı sıra; sendika kanununa, Anayasal haklara ve İLO kararları başta olmak üzere evrensel kaidelere açıkça aykırıdır!
YARGININ GÖREVİ, SENDİKAL HAKLARI GÜVENCE ALTINA ALMAKTIR?
MAHKEMELER, KAMU İŞVERENİNİN “KOLAYLAŞTIRICISI” DEĞİLDİR!
Türk Eğitim-Sen Merkez Yönetim Kurulu tarafından Öğrenci Gelişim Raporlarının Doldurulmaması" konusunda 08.01.2026 tarihinde eylem kararı alınmıştır. Alınan eylem kararının iptali talebi ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ankara 4. İş Mahkemesi nezdinde dava açılmıştır. Yapılan yargılamada mahkeme makamınca ilk duruşmada sendikamız ile beraber 4 sendikanın aldığı eylem kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Kamu görevlilerinin sendika kurmasının yasalaştığı günden bugüne kadar herhangi bir eylem kararının mahkeme tarafından iptalinin istenildiğine hiç rastlanılmamıştır. MilliEğitim Bakanlığı, sendikal faaliyetlerin korunması ve engellenmemesi adına yapılan tüm düzenlemelerin aksine mahkemeden bu faaliyetlerin engellenmesi için karar verilmesini talep etmiş ve maalesef mahkeme tarafından bu yönde karar verilmiştir.
Kamu çalışanlarının sendika kurma, örgütlenme ve hak arama özgürlüğü Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Madde 51 ile güvence altındadır. Bu güvence yalnızca kağıt üzerinde bir hak değildir; bizzat korunması gereken, dokunulmaz bir özgürlük alanıdır.
Türk Ceza Kanunun 118. Maddesinde sendikal hakların kullanılmasının engellenmesini suç olarak tanımlar. Üstelik bu suç, sadece fiziki müdahalelerle değil; hukuka aykırı her türlü yöntemle ortaya çıkabilir.
Yargıtay içtihatları da bu konuda son derece nettir: Sendikal faaliyetin engellenmesi bir “tehlike suçu”dur. Yani zararın gerçekleşmesi dahi beklenmez; hak kullanımının engellenmesi ihtimali dahi suçun oluşması için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi kararları defalarca şunu vurgulamıştır: Sendikal haklar demokratik toplumun temelidir. Bu haklara yönelik müdahaleler karşısında devletin koruma yükümlülüğü vardır. Bugün ise görünen tablo, bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini göstermektedir.
Anayasal bir hakkın kullanımının "iptal" kararıyla fiilen imkansız hale getirilmesi, TCK 118 kapsamında düzenlenen "sendikal hakların engellenmesi" suçunun yargı eliyle işlenmesi anlamına gelmektedir.
Ankara 4. İş Mahkemesi’nin bu kararı açıkça sendikal eylemlerin kısıtlanması ve Milli Eğitim Bakanlığının bundan sonraki süreçte sendikaların karar alma ve eylem yapma özgürlüğüne açıkça müdahale etme yolunu açmıştır. MilliEğitim Bakanlığı Danıştay kararları doğrultusunda sendikaüyelerini cezalandıramadığı için sendikamızı hedef alarak eylem kararını iptal ettirmiştir.
Türk Eğitim-Sen olarak bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacaktır. Tüm hukuki yollara başvuruda bulunacak ve yanlış hesap bağdat’tan dönecektir.
Üyelerimizin gönlü ferah olsun, Türk Eğitim-Sen yıllardır, verilen mücadeleler ile alınan birçok sendikal hakkın bir mahkeme kararı ile elimizden alınmasına asla müsaade etmeyecektir. .
Karikatür sevenlere bir not..
Eğitim Bir-Sen resmi sosyal medya hesaplarından bir karikatür paylaşmış.Güler misin,alar mısın..
İnsanın ar damarı çatlamaya dursun!
Gülmek kolaydır; aynaya bakmak ise cesaret ister.
Kendi alkışını kendi üretenler, bir süre sonra hakikatin sesini duyamaz hale gelir.
Kul hakkı görmezden geliniyorsa,
eğitim çalışanı yoksulluğa itiliyorsa,
toplu sözleşmeler sonuç üretmiyorsa;
artan sayılar başarı değil, sorgulanması gereken bir tablodur.
Gerçek karikatür işte budur!
ÖĞRETMEN SAHİPSİZ DEĞİLDİR!
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddete tepki göstermek, okullarımızdaki güvenlik tedbirlerinin artırılmasını talep etmek ve bugünkü menfur saldırıda hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik öğretmenimizi uğurlamak için yarın İSTANBUL’daki tüm okullarımızda bir günlük İŞ BIRAKMA kararı aldık.
Meslektaşımıza rahmet niyaz ediyor, ailesine ve camiamıza başsağlığı diliyoruz.
2025’te Vergi, harç ve cezalara %43,93 artış
Hükümetin 2025 enflasyon hedefi %17,5
2025 yılı için memur maaş zammı %6+5
Enflasyon farkıyla birlikte Ocak zammı ise %11,54
Bu tablo memur ve emekliye zulümdür!
#MemuraRefahPayı
Öğretmenlerimiz dört yıldır bekliyor ve
#ÖMKHüsranOlmasın diye çağrıda bulunuyor.
Meslek kanunu, öğretmenlerimizin muhatap olduğu süreç ve mevzuatı kahır ekseriyetle ihtiva etmelidir.
Sözleşmeden kadroya geçen meslektaşlarımız da dahil olmak üzere süre ve kadro şartına bağlı olmaksızın mazeret tayin talepleri karşılansın.
#ÖMKHüsranOlmasın
MEB’e bağlı kurumlar hiçbir kili, grup ya da oluşumun babasının çiftliği değildir!
Tüm yönetici atamaları liyakat ve adalet esasına göre yapılmalı, keyfiyet ve istismar sonlandırılmalıdır.
#ÖMKHüsranOlmasın
İl müdür yardımcıları, ilçe müdürleri, şube müdürleri ve müfettişlerimizin mali koşulları iyileştirilmezse, bir süre sonra @tcmeb yönetici ve müfettiş bulamama sorunuyla karşı karşıya kalacaktır.
#ÖMKHüsranOlmasın
Eğitim Öğretim Yılına Hazırlık Ödeneği komik rakamlardan kurtarılsın, istisnasız tüm eğitim çalışanlarına 1 asgari ücret tutarında ödensin.
#ÖMKHüsranOlmasın