“HAKKIN VE EMEĞİN YANINDA 34 YIL”
24 Haziran 1992 tarihinde, "İlkemiz Önce Ülkemiz" diyerek yola çıkan Türkiye Kamu-Sen olarak kuruluşumuzun 34. yılını gurur ve onurla kutluyoruz.
34 yıl önce bir avuç inanmış kamu çalışanının yaktığı meşale, bugün yüz binlerce kamu görevlisinin umudu, hak mücadelesinin en güçlü sesi haline gelmiştir.
Türkiye Kamu-Sen; kuruluşundan bugüne kadar milli ve manevi değerlerinden taviz vermeden, kamu çalışanlarının haklarını korumak, emeğin itibarını yükseltmek ve adaletin hâkim olduğu bir çalışma hayatı oluşturmak için kararlılıkla mücadele etmiştir.
Geride bıraktığımız 34 yılda; ek ödeme, refah payı, toplu sözleşme ikramiyesi, banka promosyonları, disiplin cezalarının affı,sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi, vekil imam-hatipler başta olmak üzere güvencesiz istihdamın güvenceye kavuşturulması, 4/C’li personele kadro, ilave derece ve daha pek çok kazanımın elde edilmesinde öncü olmuş; Türk memurunun sesi, güvencesi ve vicdanı olmayı başarmıştır.
Kamu çalışanlarının grevli toplu sözleşme hakkına kavuşması, adil bir ücret sisteminin hayata geçirilmesi, emeklilerimizin hak ettikleri refah seviyesine ulaşması ve çalışma hayatında liyakat ve hakkaniyetin hâkim olması için yürüttüğümüz mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
34 yıldır olduğu gibi bundan sonra da devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden, ay yıldızlı al bayrağımızdan ve kurucu değerlerimizden aldığımız güçle yürümeye devam edeceğiz.
Bu vesileyle; başta Kurucu Genel Başkanımız Ali Işıklar olmak üzere Türkiye Kamu-Sen'in bugünlere gelmesinde emeği bulunan tüm yöneticilerimize, teşkilat mensuplarımıza, üyelerimize ve gönüldaşlarımıza şükranlarımızı sunuyor; ebediyete irtihal eden dava arkadaşlarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz.
“HAKKIN VE EMEĞİN YANINDA 34 YIL”
24 Haziran 1992 tarihinde, "İlkemiz Önce Ülkemiz" diyerek yola çıkan Türkiye Kamu-Sen olarak kuruluşumuzun 34. yılını gurur ve onurla kutluyoruz.
34 yıl önce bir avuç inanmış kamu çalışanının yaktığı meşale, bugün yüz binlerce kamu görevlisinin umudu, hak mücadelesinin en güçlü sesi haline gelmiştir.
Türkiye Kamu-Sen; kuruluşundan bugüne kadar milli ve manevi değerlerinden taviz vermeden, kamu çalışanlarının haklarını korumak, emeğin itibarını yükseltmek ve adaletin hâkim olduğu bir çalışma hayatı oluşturmak için kararlılıkla mücadele etmiştir.
Geride bıraktığımız 34 yılda; ek ödeme, refah payı, toplu sözleşme ikramiyesi, banka promosyonları, disiplin cezalarının affı,sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi, vekil imam-hatipler başta olmak üzere güvencesiz istihdamın güvenceye kavuşturulması, 4/C’li personele kadro, ilave derece ve daha pek çok kazanımın elde edilmesinde öncü olmuş; Türk memurunun sesi, güvencesi ve vicdanı olmayı başarmıştır.
Kamu çalışanlarının grevli toplu sözleşme hakkına kavuşması, adil bir ücret sisteminin hayata geçirilmesi, emeklilerimizin hak ettikleri refah seviyesine ulaşması ve çalışma hayatında liyakat ve hakkaniyetin hâkim olması için yürüttüğümüz mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
34 yıldır olduğu gibi bundan sonra da devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden, ay yıldızlı al bayrağımızdan ve kurucu değerlerimizden aldığımız güçle yürümeye devam edeceğiz.
Bu vesileyle; başta Kurucu Genel Başkanımız Ali Işıklar olmak üzere Türkiye Kamu-Sen'in bugünlere gelmesinde emeği bulunan tüm yöneticilerimize, teşkilat mensuplarımıza, üyelerimize ve gönüldaşlarımıza şükranlarımızı sunuyor; ebediyete irtihal eden dava arkadaşlarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz.
KIDEM AYLIĞINDAKİ 25 YIL SINIRINI YARGIYA TAŞIDIK!
Kıdem aylığı hesabında uygulanan 25 yıllık kıdem üst sınırının kaldırılması ve emekli maaşının gerçek hizmet süresi esas alınarak yeniden hesaplanması talebiyle yargı yoluna başvurduk.
Türkiye @Kamu_Sen olarak, kamu görevlilerimizin alın terinin, emeğinin ve kazanılmış haklarının korunması adına yürütülen bu sürecin yakından takipçisi olacak; kamu çalışanlarımızın haklarını her platformda savunmaya devam edeceğiz.
https://t.co/Hojh9Nxv24
237 BİN ÜYEMİZE MİNNET VE ŞÜKRANLA..
Bir yetki dönemini daha geride bıraktık.
Öncelikle üye olarak sendikamıza güç veren 236.619 meslektaşımıza teşekkür ediyorum.
Her türlü fedakarlık ve büyük bir adanmışlıkla gecesini gündüzüne katarak ihlasla Türk Eğitim-Sen’e hizmet eden işyeri temsilcimizden ilçe, üniversite ve şube yöneticilerimize kadar bütün yol arkadaşlarıma minnet ve şükranlarımı sunuyorum.
Gayret ve başarı, tamamıyla, Türk Eğitim-Sen’in ve eğitim çalışanlarının yararını her zaman şahsi beklenti ve isteklerinin önüne koymuş olan tüm yönetici ve temsilcilerimizindir.
Onlar ki; türlü zorlukları ve sıkıntıları aşarak, çok yönlü fitne ve saldırıları bertaraf ederek, “Bir elime ayı, bir elime güneşi verseniz yine de dönmem davamdan” adanmışlığıyla mücadele ederek Türk Eğitim-Sen’i en etkili eğitim sendikası ve mensubu olmaktan şeref duyduğumuz büyük milletimizin milli kalesi kılan kahramanlardır.
O kahramanların onurlu ve kararlı iradesiyle Türk Eğitim-Sen; eğitim çalışanlarının güven kapısı, genç meslektaşlarımızın umudu, aziz milletimizin ve kutlu devletimizin teminatı olan milli iradenin taşıyıcı kolonu olmuştur.
Rabbim her birinden razı olsun.
Türk Eğitim-Sen olarak, eğitim çalışanlarına ve milletimize karşı her daim dürüst olduk. Eğitim çalışanlarının hak ve kazanımları yolunda meydanlarda ne dediysek kapalı kapılar arkasında da aynı iradeyi ortaya koyduk. Her durum ve koşulda safımız çalışanın tarafı oldu.
Hiç yalan söylemedik, samimiyetimizden asla taviz vermedik. Ankara’da farklı Hakkari’de farklı konuşmadık, Ağrı’da dile getirdiğimizi İzmir’de tevil etmedik. “Kınayanların kınamasından korkmadan” devletimizin bekası ve milletimizin selameti yolunda inandığımız doğruları cesaretle dile getirdik. Çünkü biz, “Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız” şiarıyla, ekmek kavgasının önüne memleket sevdasını koymuş inanmışlar ordusuyuz. Günü birlik menfaatler ve konjonktürel hesaplar uğruna inandığımız değerlerden, Türkiye sevdamızdan ve ilkelerimizden asla taviz vermedik. Bizi başkalarından farklı kılan temel özelliğimiz de işte bu imanımızdır.
Türk Eğitim Sen olarak; ilkeli, mücadeleci, kararlı ve ahlaklı sendikacılığın adresiyiz. Bu vasfımızla da gurur duyuyoruz.
Yürekten inanıyorum ki, bu sendikal anlayış, eğitim çalışanlarının desteği ve teşkilatımızın inanmış emektarlarının yılmaz gayretiyle hedefe ulaşacaktır.
Değerli Meslektaşlarıma da çağrıda bulunmak istiyorum;
Eğitim sendikacılığı, bir hak arama mücadelesi olduğu kadar, ‘değerler’ etrafında yol yürüme mücadelesidir.
Eğitim sendikacılığında kurduğunuz cümleler, asıl servetinizdir. Bizim sendikal tarifimiz, lekesiz geçmişin gururuyla temeli atılan uzun süreli hak arama mücadelesiyle ve eğitim çalışanlarının nezaketiyle kurulmuş cümlelerdedir.
Türk Eğitim-Sen, eğitim çalışanlarının nezaketini, duruluğunu ve güvenini temsil eder. 34 yıllık emek, bu güven temasıyla oluşmuştur.
Türk Eğitim-Sen, günlük olaylar, akışlar ve suni gündemler üzerinden söylem geliştirmeyenlerin, durumdan boş vazife çıkarmayanların adresidir.
Türk Eğitim-Sen, tüm eğitim çalışanlarının ulu çınarıdır, tüm zor zamanlarda gölgesinde toplanacağımız ulu bir çınardır. Bu çınar kucaklaşmaların, buluşmaların, gönül dili ve hal diliyle bir araya gelmelerinin adresidir.
Türk Eğitim-Sen, eğitimci tevazusunun, nezaketinin, samimi yol arkadaşlığının ve bu arkadaşlığın gururuyla memleket gülümsemesinin ocağıdır.
Şimdi tam zamanı değil mi?
Her birinizi, gölgesi “Önce ülkem” diyenlerin buluşma yerine, evinize, tertemiz ocağımıza davet ediyorum. Kem sözden uzak, ucuz ve kirli hesaplaşmalara mesafeli, ahlaklı ve onurlu sendikal mücadelemizde birlikte olmaya davet ediyorum.
Bu vesileyle tüm üyelerimizin, bütün meslektaşlarımın, büyük milletimizin, Türk Dünyası’nın ve gönül coğrafyamızın mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Türk Eğitim-Sen olarak, üyelerimizin hak ve hukukunu sonuna kadar savunmaya, hukuksuzluklara karşı her türlü yasal mücadeleyi sürdürmeye devam ediyoruz.
Proje okulları babanızın çiftliği mi ki kapınızı çalana önce sendikasını soruyorsunuz? Bu ne mesleki etiğe ne de ahlaka sığar. @Golbasi06MEM ve @Ankara_MEM 'i bu hususta kabahati bulunanlarla ilgili gerekli işlemi yapmaya davet ediyorum.
🇹🇷Bazı yürüyüşler sadece yol katetmek için değil, bir devrin ruhunu canlandırmak içindir.
Sırtında koca bir merminin ağırlığını değil, bir milletin namusunu taşıyan Koca Seyit’in heybeti; bugün Türkiye Kamu-Sen üyesi @TanerGLAY4 ağabeyin omuzlarında yeniden vücut buluyor!
🇹🇷Çanakkale sırtlarında Koca Seyit neyse; bugün meydanlarda, emeğinin ve vatanının peşindeki Türkiye Kamu-Sen üyesi odur.
🇹🇷Burası Çanakkale! Burada atılan her adım, dökülen her alın teri 57. Alay’ın sarsılmaz iradesidir.
🇹🇷Var olasın adam...
@TalipGeylan06
TÜRKİYE KAMU-SEN
1 MAYIS’TA
ÇANAKKALE’DE!
Kamu çalışanlarına ses olacağız;
📍Ekonomik kayıplarımız için EK ZAM verilsin.
📍Büyüyen ekonomiden, artan milli gelirden hakkımız olanı almak için REFAH PAYI uygulaması kalıcı hale getirilsin.
📍“Memuru ve emekliyi enflasyona ezdirmiyoruz!” söyleminin altını gerçek anlamda doldurmak için ENFLASYON FARKLARI AYLIK olarak maaşlara yansıtılsın.
@Kamu_Sen
23 NİSAN BAYRAMIMIZI VAKUR BİR COŞKUYLA KUTLAYACAĞIZ!
Bazı aklı evveller yaşadığımız büyük acı üzerinden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenlerinin iptal edilmesini öneriyorlar.
Asla kabul edilemez!
23 Nisan Bayramı, dünyada çocuklara armağan edilen tek bayramdır. Geleceğimizin mimarı çocuklarımıza verdiğimiz kıymetin somut nişanesidir.
Evet büyük acı yaşadık, öğrencilerimiz büyük bir travmayla muhatap oldu.
Ama bayramlar, aynı zamanda yaralarımızı saracağımız duygusal ortamlardır. Bayramı, çocuklarımızın psikolojisini yöneteceğimiz bir süreç olarak değerlendireceğiz.
Öte yandan TBMM’nin açılışı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin inşasına giden yolun harcıdır.
23 Nisan Bayramı etkinlikleri, sadece kutlama değil, çocuklarımıza tarihi, milli ve örfi değerlerimizi kazandıracağımız, benimseteceğimiz imkanlardır.
Bu gayretten asla geri durmayacağız.
23 Nisan Perşembe günü milyonlarca öğrencimiz, hem kaybettiğimiz körpecik canlarımızı dualarla anacak hem de bayramı VAKUR BİR COŞKUYLA kutlayacaktır.
Sendikaların iş bırakma eylemi “farkındalık” oluşturma amacı taşımaktadır.
“Polis karakoluna saldırı olduğunda bir gün sonra polisin göreve gitmemesi” teşbihi, abes bir mukayesedir!
Öğretmen kolluk görevlisi midir?
Meslektaşlarımız, öğretmenlerin ve öğrencilerin katledilmesine kadar varan şiddet hadiselerine dikkat çekmek istiyor.
Bunu göremiyor musunuz?
Dönün bir bakın, sadece son 10 yılda kaç tane öğretmenimiz görevi başında katledildi!
Hiç merak etmeyin!
Okullarımızın, öğrencilerimizin, eğitimimizin selameti konusunda ikaz edilmesi gerekmeyen tek meslek grubu öğretmenlerimizdir.
Okullarda yaşanan şiddet hadiselerini önlemeye yönelik yasal ve güvenlik tedbirleri İllaki alınmalıdır, alınacaktır.
Ancak öğretmeni itibarlı kılmadan, eğitim sürecinde öğretmenin etkisini artırmadan alınacak hiçbir tedbir beklenen sonucu sağlamayacaktır.
Fakat öğretmenlerimizin haklı feryatlarını dile getirmek için ortaya koyduğu eylem ve etkinlikleri, işte böylesi abes mukayeselerle rencide eder ve öğretmeni toplum nezdinde mahkum etmeye çalışırsanız ÖĞRETMENİN SAYGINLIĞINA bir darbe de siz vurmuş olursunuz!
Yapmayın!
Öğretmene kıymayın!
Çocuklarımıza kıymayın!
Öğretmene vereceğiniz değer, aslında çocuklarımıza verdiğiniz kıymettir!
Kahramanmaraş’ta öğle namazını müteakip cenazelerimizi uğurladık.
Rabbim rahmetiyle kuşatsın.
Ruhları şad olsun.
Cenaze merasimine katılan sendika genel başkanları olarak EBS Genel Başkanı Sayın Ali Yalçın ile birlikte saat:14.30’da olayın vuku bulduğu Ayser Çalık Ortaokulu önünde basın açıklaması yapacağız.
Başımız sağolsun.
Ailelerimize ve camiamıza başsağlığı niyaz ediyorum.
BAŞIMIZ SAĞOLSUN
Yüreklerimiz dağlandı! Körpecik yavrularımızı ve bir meslektaşımızı kaybettik.
Ruhları şad olsun.
17 Nisan Cuma günü tüm şehirlerimizin meydanlarında Başöğretmenimizin anıtına karanfiller bırakıyor ve Cuma namazı akabinde cenaze namazı kılarak cenazelerimizi Fatihalarla uğurluyoruz.
Tüm vatandaşlarımıza da çağrıda bulunuyorum:
Cuma günü camilerimizi dolduralım, milyonlarla cenazelerimizi yolculayalım.
Lütfen ama lütfen; gelin bu sefer sahip çıkın!
Öğretmene sahip çıkın!
Okula sahip çıkın!
Çocuklarınızın geleceğine sahip çıkın!
Ailelerimize, eğitim camiamıza ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı niyaz ediyoruz.
MİLLİ YAS!
Çok acılıyız!
Çok üzüntülüyüz!
Çok öfkeliyiz!
İki günde dört can kaybımız otuzun üzerinde yaralımız var.
Başımız sağolsun. Yaralılarımıza şifalar niyaz ediyoruz.
Eğitim yuvası okullarımızda, körpecik yavrularımız felaketi yaşadılar.
Radikal ve yeterli tedbirlerin alınması için daha ne yaşamamız gerekiyor?
Sendika olarak İŞ BIRAKMA kararımızı hafta sonuna kadar uzatıyoruz.
SİLKİNİN ARTIK!
Kamu idaresi, medya yöneticileri, aileler.., tüm toplum; hepimiz sorumluyuz!
Bu büyük acı, aklımızı başımıza getirsin artık; MEB bu hafta ülke genelinde okullarımızı kapatarak YAS ilan etmelidir.
MİLLİ YAS!
Yüreğimiz dağlanıyor..
Bugün de Kahramanmaraş’ta bir okulumuzda yaşanan silahlı saldırıda can kayıplarımız ve çok sayıda yaralımız var.
Başımız sağolsun.
Ailelerimize ve eğitim camiamıza sabırlar niyaz ediyorum.