Eski X hesabım @HOzozen kötü niyetli kişi ya da kişilerce ele geçirildiğinden 06/06/2026 tarihinden itibaren bu hesaptan yapılan hiç bir paylaşım bana ait değildir.Tüm X kullanıcıları ve takipçilerime ve resmi makamlara önemle duyururum.
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Birisi varmış, 200 milyon euro işlem yapmış… Kim bu? Bakarsan tanıdık değil. Ama diyorlar ki; ‘O bakanın eskiden beri çantacısıdır.’
Hepsi tek tek incelenecek, işin içindeki tüm AKP’liler asrın dolandırıcılığının hesabını verecek. Gerisi boş laftır!”
İKİ FATMA…
FATMA SİZİNSE;
(Fatma Betül Sayan Kaya)
borsada milyarlarlık vurgun yapsa bile sadece istifa edip sıcak villasında rahatça paralarını saysın.
FATMA BİZİMSE;
(Fatma Kaplan Hürriyet)
gizli tanığın iki lafıyla, sabaha karşı 2+1 evinden alınıp kodese tıkılsın.
Fatma Betül fon ilişkisi Fatma Betül’ün fona girip fondan çıkmasından çok daha korkunç
1) Fatma Betül fon almıyor, Tek bir hisse senedine 160 milyonla giriyor, fonun fiyatını şişirdiği Özata Denizcilik hissesi
2) Fon işinim patlayacağını Fatma Betül birilerinden öğreniyor
3) Hisseleri tepeden boşaltması lazım ama satış tuşuna bassa ve hisseleri direkt satsa alıcı karşılamayacağı için o anda hisseler çakılır, Fatma Betül satamamış olur ve kriz o anda başlar
4) Bunun yerine Tera fonlarıyla anlaşıyor, satışları istediği fiyattan Tera tarafından karşılanıyor, yani Tera mağdurları Fatma Betül’ün çıkış likidetesi yapılıyor (exit liquidity)
5) Sonuçta burada kurulan düzen insider trading falan değil, fon yatırımcıların karşı işlenmiş bir dolandırıcılık, en azından TRdeki son uygulamalara göre bir gözaltı süreci görmemizi gerektiren bir durum
Fon Vurgunu basit bir dolandırıcılık değil. Belediyelere bak derken turpun büyüğünü götürüyorlarmış
Bu vurgunun üstü AKP Gn Bşk Yardımcısının istifasıyla kapatılamaz.
AKP kendi yarattığı bataklıkta boğulan halkın sırtından beslenen bu sistemin üstünü örtemez
Link aşağıda 👇
Son günlerde, X ve Instagram platformlarında çok sayıda hesabın erişime engellendiğine tanık oluyoruz.
Hangi görüşten olursa olsun, kapatılan hesapların tek bir ortak özelliği var: Siyasi iktidarın tarafını tutmuyor olmaları…
Herhangi bir sosyal medya hesabı, siyasi görüşünden dolayı milli güvenliğe tehdit sayılamaz. Milli güvenliğimiz, iktidarın siyasi hamlelerine konu edilemez. İktidara muhalefet etmek suç haline getirilemez.
X ve Instagram platformlarını uyarıyoruz: İktidar partisinin antidemokratik talepleri üzerine aldığınız kararları yakından takip ediyoruz.
Unutmayın sizin de Türkiye’deki gücünüz bir avuç iktidar yanlısı muhteristen değil milyonlarca kullanıcınızdan geliyor ve siz bu süreçte yanlış tarafta durmamalısınız.
Sizleri, bir partinin, tamamen siyasi hırslarla yürüttüğü haksız sansür uygulamalarının parçası olmamaya davet ediyoruz.
Türkiye, bir avuç insanın; neyi okuyacağımıza, neyi izleyeceğimize, hangi düşünceyi dinleyeceğimize karar verdiği bir ülke olmayacak.
86 milyon yurttaşımız, düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti de bir siyasi partiden büyüktür.
Gazeteci Timur Soykan'dan "Türkiye tarihinin en büyük finansal yolsuzluğu" hakkında çarpıcı iddialar! 📰
"Siz bu işin tam göbeğinde duran kişiyi serbest bırakıyorsunuz. Tera Portföy dediğiniz yerde bu vurgunun 584 milyar TL'si var. AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın dokunulmazlığı yok, milletvekili değil, niye gözaltında değil?" @timursoykan
Fatma Betül Sayan Kaya nın 2 milyar liralık vurgununu ortaya çıkartan ,açıklayan Yeni Parti sözcüsü Zeynel Emre için milyonlarca alkış rica ediyorum.
İlk alkış benden
@ZeynelEmre_ 👏👏👏👏👏👏👏👏
"ERDOĞAN SENİN HABERİN VAR MIYDI?"
Özgür Özel:
"İmamoğlu'nun korumasının kasasından eurolar çıktı. Bu kadar yalan iftira attılar bir kuruş bulamadılar. Sadece Fatma Betül Sayan Kaya'nın üzerinden 2 milyar TL çıktı.
Erdoğan'a sesleniyorum. Bu asrın dolandırıcılığı, asrın soygunu. Bunlardan haberin var mıydı?
Ya sen bu tezgahın içindesin, tam başındasın ya da yok diyorsan sen bunun farkında değilsin.
Varsan görevinden istifa etmelisin, yoksan yönetme kabiliyetin bitmiş, sandığı artık getirmelisin."
Fatma Betül Sayan Kaya’nın fon vurguncusu olduğunu AKP açıklamış gibi çek pampa. Bu yandaşlar halkı aptal yerine koymaya doyamıyor. Betül Sayan Kaya önceki gün ABD’de Erdoğan’ın yanındaydı. Yeni Partili Zeynel Emre açıklayana kadar iktidar bilmesine rağmen vurguncuyu gizledi. Şimdi arınma hikayesi anlatıyorlar.
CLAWBACK
CLAWBACK
CLAWBACK
Bu fon ve hisselere para yatırıp da parasını katlayan herkesden o paraları alınsın. Yatırımları oranında ana paraları herkese dağıtalım.
Bitti gitti.
Ömer Bey, bir metinde iki defa “Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla” diyorsunuz.
Tekrar vurgulamakta fayda görüyorum: Fon vurgunu olurken, Cumhurbaşkanı SPK’ya talimat vermedi mi? SPK niye müdahale etmedi? “Müdahale etmeme” talimatı mı verildi? Dolandırıcılık yapılırken, Hazine ve Maliye Bakanı konuşurken, MSCI uyarırken, uluslararası basın yazarken Cumhurbaşkanı’nın talimatı neydi?
Ömer Bey, “Yanlış yapanlar, hukuk önünde hesabını verecektir” diyorsunuz.
Kim onlar? Sınıflandırır mısınız? Sadece fon yöneticileri mi yanlış yapmıştır? Bunları denetlemekle görevli olanlar da dahil mi? Parasını bu zincirde anormal ölçüde katlayan bürokratların ve siyasetçilerin yanlışı var mıdır ve hesap verecekler midir?
Ömer Bey, bu dolandırıcılığı kaçınız yeni öğrendi?
Bir tarafta “geçinemiyoruz” diyerek yaşamına son veren emekli yurttaş, diğer tarafta 2 milyar TL vurgun yapan AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya.
Süleyman Demirel’e atfedilen meşhur “Karakuşi Kadı” fıkrası. Çeşitli kaynaklarda küçük farklılıklarla aktarılıyor.
Hikâye kabaca şöyle:
Osmanlı döneminde Karakuşi adında, verdiği tuhaf ve keyfî kararlarla bilinen bir kadı varmış. Bir gün bir fırının önünden geçerken pişmiş bir ördek görmüş ve fırıncıya ördeği istediğini söylemiş. Fırıncı da kadıya karşı çıkamayarak, aslında müşterisine ait olan ördeği ona vermiş.
Ördeğin sahibi gelince fırıncı çaresizce “Ördek uçtu” demiş. Kavga çıkmış. Fırıncı kaçarken olaylar zincirleme büyümüş: bir kişinin gözünü çıkarmış, bir duvardan atlarken hamile bir kadının üzerine düşmüş ve kadının çocuğunu kaybetmesine yol açmış; kaçarken başka bir kişiye de zarar vermiş. Sonunda herkes fırıncıyı şikâyet etmek üzere Karakuşi Kadı’nın huzuruna çıkmış.
Asıl hiciv bundan sonra başlıyor.
Kadı ördek sahibinin şikâyetini dinliyor. Fırıncı:
“Ördek uçtu.”
deyince kadı kitabına bakıp ördeğin uçabilen bir hayvan olduğu gerekçesiyle fırıncıyı suçsuz buluyor.
Gözü çıkarılan kişi şikâyet edince de öyle bir hüküm veriyor ki, adam hakkını aradığına pişman olup şikâyetinden vazgeçiyor. Çocuğunu kaybeden kadının kocasına verilen hüküm de aynı şekilde absürt ve mağduru şikâyetten vazgeçirmeye yönelik. Son kişiye sıra geldiğinde adam artık sistemi anlamış oluyor ve kadıyla uğraşmak yerine:
“Ne diyeyim Kadı Efendi, adaletinle bin yaşa!”
diyor.
Demirel’in kıssadan hissesi
Fıkranın Demirel’e atfedilen meşhur finali ise şu anlama geliyor:
Eğer haksızlığı yapan kişi, aynı zamanda şikâyet edeceğin makamın kendisiyse, hakkını kime aratacaksın?
Demirel bunu oldukça sert ve halk ağzıyla söylenen meşhur “Ananı öpen kadı ise, kimi kime şikâyet edeceksin?” sözüyle bağlıyor. Kaynaklarda bunun, Demirel’in ülkenin durumuna ilişkin bir soruya verdiği cevap olarak aktarıldığını görüyoruz.
Yani fıkranın ana fikri adaletin bağımsızlığı ve denetim mekanizması: Hüküm veren makamın kendisi hukuksuzluğun parçası hâline gelirse, normal şikâyet yolları anlamını kaybeder.