Bismillahirrahmanirrahim
Kıymetli gönül dostlarım,
Belki birçoğunuzla yüz yüze tanışmadık. Ama gönülden gönüle kurulan bağlar bazen bir selamla, bazen bir satırla başlar.
İnanıyorum ki, samimiyetle yapılan her hizmet, daima daha iyisini hak eder. Allah’ın izniyle de Rabbimiz, bu samimi gayretin karşılığını hem dünyada hem ahirette verecektir. Atılan tohumlar vakti geldiğinde filiz verecek, çiçek açacaktır. Hizmete gönül vermiş arkadaşların neredeyse hepsinin iyi niyetli olduğundan asla şüphemiz yok. Zaten bu yapının temelinde samimiyet, fedakârlık ve güzel niyetler var. Ama biliyoruz ki hiçbir insan ve hiçbir topluluk hatasız değildir. Kusurdan ve hatadan tamamen münezzeh olan yalnızca Allah’tır.
Bu kaideye binaen madem biz de beşeriz o halde şaşabilir ve hata yapabiliriz. Böyle bir durumda da bu hataları fark edip düzeltmek için oturup konuşmamız gerekir. Sessiz kalmak, yok saymak, üzerini örtmek, bize bir şey kazandırmaz.
Son zamanlarda sosyal medyada dikkat çeken bazı durumlar var. Kimileri, hizmete gönül vermiş gibi görünse de perde arkasında başka niyetlerle hareket ediyor hissi veriyor. Kimileri de hiçbir şey yokmuş gibi, bazı konulara gözlerini kapatıyor. Eleştirilmesi gerekeni görmüyor, konuşmuyor.
İşte biz tam da bu yüzden buradayız.
İyi niyetle yapılan hizmetlerin yanında durmak, ama aynı zamanda eksiklerimizi dürüstçe konuşmak için. Kırmadan, dökmeden; yapıcı, açık ve samimi bir dille soru sormak, düşünmek ve hizmetin özüne sadık kalarak daha da güzelleşmesine katkı sunarak daha şeffaf bir hizmet anlayışı için buradayız.
Rabbim niyetimizi kabul etsin.
Bize Hakk’ı Hak olarak gösterip ittibasıyla rızıklandırsın,
Bâtılı bâtıl olarak gösterip içtinabıyla rızıklandırsın.
Âmin.
-Şeffaflık ve Gazetecilik Adına Hasan Cücük’e Hocaefendi’nin Sağlık Durumuyla Alakalı Sorular-
Arz ettiğiniz soruların hepsi şeffafiyetin sağlanması için gerekli sorular. Fakat bu sorulara ancak muhatabı cevap verebilir. Bununla beraber siz bir gazeteci olarak, yalnızca soru sormakla değil; yazdığınız konular hakkında tarafsız, kapsamlı ve delile dayalı araştırma yapmakla da yükümlüsünüz. Bu vesileyle daha önce sorup cevap ver(e)mediğiniz ya da bu vakte kadar bir araştırma gayesi içerisinde olmadığınız soruları tekrar sormak isterim. Çünkü kanaatimce bu sorular da en az bugün yönelttiğiniz sorular kadar kamuoyunu ilgilendiriyor ve cevaplandırılmayı hak ediyor.
Söylenen, Hocaefendi’nin doktor raporunda böyle bir teşhis bulunduğu yönünde. Yani iddianın dayanağı aslında bir doktor raporu...
1) Peki iddia bir doktor raporuna dayanıyorsa, neden o rapora dair sorular sormuyorsunuz da şahısların bu konu hakkında fikrini alıyorsunuz? Ya da bu rapor hakkında bilgisi olanlara sorulması gerekenleri sormuyorsunuz ?
2) @gulen_mesih ’den bir itiraz bekliyorsunuzda Hocaefendi’nin sağ kolu ve sağlığından sorumlu olan @C_turkyolu ’ndan aynı itirazı beklemiyorsunuz? Sonuçta Hocaefendi’nin sağlığı Cevdet ağabeyin sorumluluğunda değil mi?
3) Siz sor(a)madığınız için ben soruyorum. Bu raporları, yıllardır Hocaefendi’nin yanından ayrılmayan @C_turkyolu bir kez olsun görmedi mi?
Eğer gördüyse:
4) Neden ailesine, yakınlarına ve yıllarca Hocaefendi’ye gönül vermiş insanlara bu konuda doğru bilgi verilmedi?
5) Neden doktor raporuna itiraz edilmedi? İtiraz ettiyseniz hangi doktorlarla, hangi alternatif görüşlerle, hangi kurul raporlarıyla bu raporu çürütmeye çalıştınız?
6) Eğer hiçbir şey yapılmadıysa bu bir görev ihmali değil midir?
Eğer @C_turkyolu bu raporu görmediyse:
7) Hocaefendi’nin sağlığıyla ilgili bu kadar hayati bir meseleyi Cevdet ağabey nasıl gözden kaçırdı?
8) Kendisi neden doktor raporuyla ilgili bir açıklama yapmıyor ? Sonuçta Hocaefendi’nin sağlığından yine kendisi sorumlu değil mi ?
9) Hocaefendi’nin yıllarca tedavisini üstlenen doktorların adı belli. Bu isimlerden niçin hiçbiriyle röportaj yapmadınız da ısrarla başkalarından açıklama yapmasını bekeleyebiliyorsunuz ?
10) 40.000’e yakın mektup arşivlenmiş, Osman Hoca’nın kamptan gönderilmesine dair not bile saklanmış. Peki Hocaefendi’nin sağlığıyla ilgili en kritik belge olan bu doktor raporu nerede? Tarihi, hekimi, kurum logosu ve imzası nedir ? @ademyarslan , @ahamitbilici , @myikar
11) Osman Hoca’nın , Mesih Abi’nin “itiraz etmemesi” eleştiri konusu oldu. Peki siz gazeteci olarak neden bu rapora dair tek bir somut belge ortaya koymadınız ? Yaptığınız gazetecilik mi yoksa birilerini suçlu çıkartmak için olayları manipüle etmek mi ?
12) Sizce kamuoyu önce sizin ve diğer gazeteci arladaşların cevap vermediği soruları mı öğrenmeli, yoksa sürekli açtığınız yeni tartışmaları mı takip etmeli?
13) @gulen_mesih ve @murtazaozdemir ‘e şeffaflık çağrısında bulunuyorsunuz. Aynı şeffaflığı kendi araştırmalarınız için de gösterecek misiniz?
14) Eğer amaç gerçeği ortaya çıkarmaksa, neden aynı konuda size yöneltilen soruları cevapsız bırakıp sadece belirli kişilere soru soruyorsunuz ?
15) Hocaefendi’nin sağlık durumuyla ilgili kamuoyunu aydınlatabilecek kişiler dururken, neden tartışmayı önce Osman Şimşek Hocaya şimdi de Mesih Gülen’e indirgiyorsunuz?
16) Sağlık konusunda birinci dereceden bilgi sahibi olmayan birinden cevap bekleyip, birinci dereceden bilgi sahibi olanlara soru sormamak gazetecilik açısından nasıl açıklanabilir?
Daha önce size arz edip cevap ver(e)mediğiniz soruları burada bulabilirsiniz:
https://t.co/7aUfHxswpJ…
Murtaza Özdemir ve Mesih Gülen'e Sorular
25 Temmuz akşamı önüme bir yayın düştü. Murtaza Özdemir bir Space açmış, Mesih Gülen'le sohbet ediyor: "Mesih Abiyle Sohbet-Hatıralar". 511 kişi dinledi, bir saat sürdü. Ben de dinledim. Mesih Gülen yine aynı şeyi söyledi. Bu dava sadece bir imzayla ilgili. Vasiyetteki imza ağabeyine ait mi, değil mi — mesele bundan ibaret. Ve yine destek istendi. Bu cümleyi ilk kez duymuyoruz. Nisan 2025'te dava açıldığından beri kamuoyuna anlatılan hikâye hep bu: bir kardeşin, ağabeyinin imzasını temizleme mücadelesi. "Kardeşimin kavuğuna leke sürdürmem." Bu hikâyeye bin küsur insan inandı ve para verdi. Kimi yüz dolar, kimi bin.
Yayından kendime birkaç soru not ettim. O zaman adım adım gidelim ;
Mesih Gülen, son açıklamasında davanın "sadece vasiyetteki imzanın sahte olup olmadığıyla ilgili" olduğunu söyledi ve bir kez daha yardım talebinde bulundu. Oysa mahkemeye sunulan dilekçelerde ve kamuoyuna açıklanan avukat gider dökümünde, imza meselesini aşan birçok konu yer alıyor: akıl sağlığı ve tasarruf ehliyeti, tıbbi kayıtlar, banka kayıtları, tapu araştırmaları, ifade (deposition) hazırlıkları. Öte yandan, Eylül 2025'te başlatılan bağış kampanyasında bugüne kadar yaklaşık bin kişiden 110.000 doların üzerinde para toplandı; hedef 26 Temmuz 2026'da 150.000 dolara çıkarıldı — ancak Ekim 2025'te verilen "harcamaların dökümünü açıklayacağız" sözü bir daha hiç yerine getirilmedi. Bu çerçevede, aşağıdaki soruları kamuoyu adına soruyoruz.
---
Murtaza Özdemir'e Sorular
Murtaza Özdemir ne iş yapıyor? Geçimini nereden sağlıyor? Avukat masrafları için GoFoundMe aracılığıyla toplanan paradan pay alıyor mu?
Paralarınızın bittiği ve bu nedenle bağış topladığınız yönünde iddialar var. Oysa kampanyada 110.000 doları aşkın para toplandı ve avukata 89.000 dolar ödendiği kendi yayımladığınız gider dökümünde görülüyor. Bu kapsamda şu soruları yanıtlayabilir misiniz?
1. Başlangıçta gerçek kimliğinizi gizleyerek "Adem" ismini kullandığınız iddia ediliyor. Daha sonra Mesih Gülen'in (MG) açtığı davada avukat yardımcısı olarak görev yaptığınız ortaya çıktı. Bu hukuki süreç için toplanan paralardan herhangi bir ödeme aldınız mı? Aldıysanız ne kadar aldınız? Gider dökümünde paralegal ve "litigation support" saatleri faturalandırılmış görünüyor; bu kalemlerin bir kısmı size mi ait?
2. Mesih Gülen, yalnızca vasiyetteki imzanın gerçek olup olmadığına ilişkin dava açtığını söylüyor. Ancak dava dilekçelerinde HE'nin akıl sağlığı, tasarruf ehliyeti, aşırı etki (undue influence) ve dolandırıcılık gibi birçok farklı iddia yer alıyor; avukat faturasında da tıbbi kayıt incelemesi, banka kayıtları ve hastane/tıbbi subpoena kalemleri bulunuyor. MG’nin İngilizce bilmediği için dilekçeleri ve diğer hukuki belgeleri sizin hazırladığınız belirtiliyor. Bu ek konuları MG'nin bilgisi ve onayıyla mı dosyaya eklediniz, yoksa bu sizin tercihiniz miydi?
3. Kampanyanın para yönetiminde rolünüz var mı? 26 Ekim 2025'te "bir sonraki açıklamada harcamaların dökümü verilecektir" sözü verilmesine rağmen, dokuz ay boyunca tek bir açıklama yapılmadı; GoFundMe sayfasında da sıfır güncelleme var. Gider dökümünün (Google Sheets) varlığı neden kamuoyundan saklandı? Toplanan 110.000 dolar ile avukata ödenen 89.000 dolar arasındaki fark (platform kesintisi hariç yaklaşık 12–13 bin dolar) nerede duruyor? Osborn Associates bilirkişi ücretleri neden dökümde görünmüyor?
4. "İmkânım olsa herkese dava açarım, herkesi ifadeye (deposition) çağırırım" şeklinde açıklamalar yaptığınız söyleniyor. Bu yaklaşımınızın sebebi nedir? Kendinize yeni hukuki süreçler mi oluşturuyorsunuz? Ayrıca, geçmişte Ebu Seleme ve Fatih Yanık gibi isimlerle de önce iyi ilişkiler kurup, daha sonra anlaşmazlık yaşadığınız iddia ediliyor. Uzun vadede sağlıklı bir ilişki sürdürebildiğiniz kişiler var mı?
---
Mesih Gülen'e Sorular
1. Oturduğunuz ev dâhil birçok temel ihtiyacınızın hâlen hizmet gönüllüleri tarafından karşılandığı ifade ediliyor. Buna rağmen neden maddi destek talebinde bulunuyorsunuz?
2. Kasım 2025 dolaylarında toplanan paranın yaklaşık 60.000 dolar olduğunu açıklamıştınız; bugün kampanyada 110.000 doları aşkın para görünüyor ve hedef 150.000 dolara yükseltildi. "Şeffaf olacağız, paranın nereye harcandığını kamuoyuna açıklayacağız," demiştiniz. Aradan geçen 9 ayda neden tek bir açıklama yapmadınız? Para miktarı arttıkça yardım talebinin de artarak sürmesinin nedeni nedir? Toplanan para ile avukata ödenen 89.000 dolar arasındaki farkın akıbetini açıklayacak mısınız?
3. Davanın yalnızca vasiyetteki imzayla ilgili olduğunu söylüyorsunuz. Ancak mahkemeye sunulan dilekçelerde HE'nin akıl sağlığı, tasarruf ehliyeti, hastane/tıbbi kayıtlar ve başka birçok konu yer alıyor; gider dökümünüzde ise tıbbi kayıt incelemesi ve banka kayıtları için ödenen ücretler görülüyor. Bu belgelerin içeriğini biliyor musunuz? Tüm bu iddialardan haberdar mısınız?
4. Bir yandan mirastan herhangi bir talebiniz olmadığını söylüyorsunuz, diğer yandan vasiyetteki imzanın gerçek olup olmadığının tespiti için dava açıyorsunuz. Bu davayı açmaktaki amacınız nedir? Bu dava için 100 bin dolardan fazla masraf ettiniz. Yetmediği için 50 bin dolar daha para talep ediyorsunuz. Bu davayı kazandığınız takdirde vasiyet iptal edilip, miras aileye kalacak. Mirasın tamamını bile almış olsanız, sizin payınıza düşen kısım avukat masraflarını karşılamayacak.
5. "Etrafımda kimse kalmadı," diyorsunuz. Buna rağmen sizi defalarca uyardığını söylediğiniz hizmet dostlarınız yerine, hizmetle sorun yaşadığı bilinen Murtaza Özdemir ve Hakan Çiçek gibi isimlerle birlikte hareket etmeyi neden tercih ediyorsunuz?
6. Davanın artık yalnızca imza meselesiyle sınırlı kalmadığının farkında mısınız? Kendi açıklamanızda interrogatories, belge talepleri ve ifadelerden (depositions) söz ediyorsunuz. Yoksa Murtaza Özdemir'in yönlendirmesiyle süreç farklı bir yöne mi kaydı? Bu dava nedeniyle ortaya çıktığı iddia edilen maddi ve manevi zararların farkında olduğunuzu düşünüyor musunuz?
-Şeffaflık ve Gazetecilik Adına Hasan Cücük’e Sorular-
Arz ettiğiniz soruların hepsi şeffafiyetin sağlanması için gerekli sorular. Fakat bu sorulara ancak muhatabı cevap verebilir. Bununla beraber siz bir gazeteci olarak, yalnızca soru sormakla değil; yazdığınız konular hakkında tarafsız, kapsamlı ve delile dayalı araştırma yapmakla da yükümlüsünüz. Bu vesileyle daha önce sorup cevap ver(e)mediğiniz ya da bu vakte kadar bir araştırma gayesi içerisinde olmadığınız soruları tekrar sormak isterim. Çünkü kanaatimce bu sorular da en az bugün yönelttiğiniz sorular kadar kamuoyunu ilgilendiriyor ve cevaplandırılmayı hak ediyor.
Söylenen, Hocaefendi’nin doktor raporunda böyle bir teşhis bulunduğu yönünde. Yani iddianın dayanağı aslında bir doktor raporu...
1) Peki iddia bir doktor raporuna dayanıyorsa, neden o rapora dair sorular sormuyorsunuz da şahısların bu konu hakkında fikrini alıyorsunuz? Ya da bu rapor hakkında bilgisi olanlara sorulması gerekenleri sormuyorsunuz ?
2) @gulen_mesih ’den bir itiraz bekliyorsunuzda Hocaefendi’nin sağ kolu ve sağlığından sorumlu olan @C_turkyolu ’ndan aynı itirazı beklemiyorsunuz? Sonuçta Hocaefendi’nin sağlığı Cevdet ağabeyin sorumluluğunda değil mi?
3) Siz sor(a)madığınız için ben soruyorum. Bu raporları, yıllardır Hocaefendi’nin yanından ayrılmayan @C_turkyolu bir kez olsun görmedi mi?
Eğer gördüyse:
4) Neden ailesine, yakınlarına ve yıllarca Hocaefendi’ye gönül vermiş insanlara bu konuda doğru bilgi verilmedi?
5) Neden doktor raporuna itiraz edilmedi? İtiraz ettiyseniz hangi doktorlarla, hangi alternatif görüşlerle, hangi kurul raporlarıyla bu raporu çürütmeye çalıştınız?
6) Eğer hiçbir şey yapılmadıysa bu bir görev ihmali değil midir?
Eğer @C_turkyolu bu raporu görmediyse:
7) Hocaefendi’nin sağlığıyla ilgili bu kadar hayati bir meseleyi Cevdet ağabey nasıl gözden kaçırdı?
8) Kendisi neden doktor raporuyla ilgili bir açıklama yapmıyor ? Sonuçta Hocaefendi’nin sağlığından yine kendisi sorumlu değil mi ?
9) Hocaefendi’nin yıllarca tedavisini üstlenen doktorların adı belli. Bu isimlerden niçin hiçbiriyle röportaj yapmadınız da ısrarla başkalarından açıklama yapmasını bekeleyebiliyorsunuz ?
10) 40.000’e yakın mektup arşivlenmiş, Osman Hoca’nın kamptan gönderilmesine dair not bile saklanmış. Peki Hocaefendi’nin sağlığıyla ilgili en kritik belge olan bu doktor raporu nerede? Tarihi, hekimi, kurum logosu ve imzası nedir ? @ademyarslan , @ahamitbilici , @myikar
11) Osman Hoca’nın , Mesih Abi’nin “itiraz etmemesi” eleştiri konusu oldu. Peki siz gazeteci olarak neden bu rapora dair tek bir somut belge ortaya koymadınız ? Yaptığınız gazetecilik mi yoksa birilerini suçlu çıkartmak için olayları manipüle etmek mi ?
12) Sizce kamuoyu önce sizin ve diğer gazeteci arladaşların cevap vermediği soruları mı öğrenmeli, yoksa sürekli açtığınız yeni tartışmaları mı takip etmeli?
13) @gulen_mesih ve @murtazaozdemir ‘e şeffaflık çağrısında bulunuyorsunuz. Aynı şeffaflığı kendi araştırmalarınız için de gösterecek misiniz?
14) Eğer amaç gerçeği ortaya çıkarmaksa, neden aynı konuda size yöneltilen soruları cevapsız bırakıp sadece belirli kişilere soru soruyorsunuz ?
15) Hocaefendi’nin sağlık durumuyla ilgili kamuoyunu aydınlatabilecek kişiler dururken, neden tartışmayı önce Osman Şimşek Hocaya şimdi de Mesih Gülen’e indirgiyorsunuz?
16) Sağlık konusunda birinci dereceden bilgi sahibi olmayan birinden cevap bekleyip, birinci dereceden bilgi sahibi olanlara soru sormamak gazetecilik açısından nasıl açıklanabilir?
Daha önce size arz edip cevap ver(e)mediğiniz soruları burada bulabilirsiniz:
https://t.co/QYNovuTrwY
Gazetecilerin Hocaefendi’nin Akıl Sağlığı ile İlgili Sor(a)madığı Sorular ?
Bu iddiayı ilk ortaya atan ne @osmansimsek_1 ne de @gulen_mesih tir.
Söylenen, Hocaefendi’nin doktor raporunda böyle bir teşhis bulunduğu yönünde. Yani iddianın dayanağı aslında bir doktor raporu...
10 ) Hal böyleyken @ademyarslan Bey, yayında @osmansimsek_1 Hoca’ya ‘neden itiraz etmedin?’ diye yükleniyorsunuz. Peki iddia bir doktor raporuna dayanıyorsa, neden Osman Hoca’ya değil de o rapora dair sorular sormuyorsunuz? Ya da bu rapor hakkında bilgisi olanlara sorulması gerekenleri sormuyorsunuz ?
11) @osmansimsek_1 Hoca’dan böyle bir itiraz bekliyorsunuz da, neden Hocaefendi’nin sağ kolu ve sağlığından sorumlu olan @C_turkyolu ’ndan aynı itirazı beklemiyorsunuz? Sonuçta Hocaefendi’nin sağlığı Cevdet ağabeyin sorumluluğunda değil mi?
12) Siz sor(a)madığınız için ben soruyorum. Bu raporları, yıllardır Hocaefendi’nin yanından ayrılmayan @C_turkyolu bir kez olsun görmedi mi?
Eğer gördüyse:
13) Neden ailesine, yakınlarına ve yıllarca Hocaefendi’ye gönül vermiş insanlara bu konuda doğru bilgi verilmedi? @kgulen2024@gulen_mesih
14) Neden doktor raporuna itiraz edilmedi? İtiraz ettiyseniz hangi doktorlarla, hangi alternatif görüşlerle, hangi kurul raporlarıyla bu raporu çürütmeye çalıştınız?
15) Eğer hiçbir şey yapılmadıysa bu bir görev ihmali değil midir?
Eğer @C_turkyolu bu raporu görmediyse:
16) Hocaefendi’nin sağlığıyla ilgili bu kadar hayati bir meseleyi @C_turkyolu nasıl gözden kaçırdı?
17) Kendisi neden doktor raporuyla ilgili bir açıklama yapmıyor ? Sonuçta Hocaefendi’nin sağlığından yine kendisi sorumlu değil mi ?
18) Hocaefendi’nin yıllarca tedavisini üstlenen doktorların adı belli. Bu isimlerden niçin hiçbiriyle röportaj yapmadınız da ısrarla @osmansimsek_1 Hoca’dan açıklama yapmasını bekeleyebiliyorsunuz ?
19) Gazetecilikte asıl soru belgelere sorulmaz mı? Neden belgenin doğruluğunu araştırmak yerine bir kişiyi sıkıştırarak Osman hocaya bu soruyu soruyorsunuz ? @ademyarslan , @ahamitbilici , @myikar
20) 40.000’e yakın mektup arşivlenmiş, Osman Hoca’nın kamptan gönderilmesine dair not bile saklanmış. Peki Hocaefendi’nin sağlığıyla ilgili en kritik belge olan bu doktor raporu nerede? Tarihi, hekimi, kurum logosu ve imzası nedir ?
21) Osman’ın “itiraz etmemesi” eleştiri konusu oldu. Peki siz gazeteci olarak neden bu rapora dair tek bir somut belge ortaya koymadınız ? Yaptığınız gazetecilik mi yoksa @osmansimsek_1 hocayı suçlu çıkartmak için olayları manipüle etmek mi ?
22) 135 kez @osmansimsek_1 Hoca’nın adını anacağınıza, neden 19. kez @C_turkyolu ağabeyin adını anıp bu soruları ona sormadınız ?
Sevgili @asim_yildirim Asım abi, o gözyaşları içinde çektiğiniz Ramazan videonuzda Allah şahittir ben de gözyaşı döktüm!
Ve açık konuşmak gerekirse sırf Emre Uslu ve Murat Karasoyla yayın yaptığınız için hakkınızda yazılıp çizilenleri esefle kınıyorum. Her ne kadar kendileriyle aynı düşünmediğim ve genel olarak yaklaşımlarını tasvip etmediğim noktalar olsa da, zor gününüzde destek vermiş olmalarını görmezden gelmek doğru değil. Çünkü o süreçten sonra her iki isim de size açıktan destek mesajı yayınladı ve nasıl olurda Asım abi bu yılda Ramazanda yayın yapar diye uğraştılar.
İnsanların fikir ayrılıkları olabilir, yöntemlerini eleştirebiliriz; ancak bir insanın zor zamanında uzattığı eli de yok saymamak gerekir. Galiba insanların kaçırdığı nokta burası..
Ortak yayın teklifinin kimden geldiğini bilmiyorum. Benim kanaatim, eğer bu ortak yayın daveti Emre beyden ya da Murat beyden geldiyse Asım abinin bu davete icabet ederek kendisine uzatılan iyiliğe karşılık vermesi son derece normaldir. Ve yine kendisine yakışanda zaten budur.
Eğer teklif Asım abiden gittiyse, o zaman da bunun arkasındaki düşünceyi kendisi daha iyi bilir. Ancak benim kanaatimce yanlıştır. Çünküsünü zaten insanlar dile getirmiş bir de ben dile getirmeyeyim..
Elbette herkesin farklı değerlendirmeleri olabilir. Fakat sırf bir yayın yapıldı diye geçmişte yaşananları, verilen destekleri ve insanî ilişkileri yok saymak bana doğru gelmiyor. Asım abininde yaptığı budur.
https://t.co/6mxXNmUZdR
Bir zamanlar gözyaşı döken adam, şimdi o gözyaşını hammaddeye çevirdiği isimleri ağırlıyor.
Dün "mağduriyetini gözyaşına katık eden gazeteci , bugün “kişisel dosyalarınıza henüz bakılmadı” dilini diyalog diye sunuyor.
Gözyaşının geri dönüşümü. https://t.co/PLwbGollze
Sevgili Asım abi, o gözyaşları içinde çektiğiniz Ramazan videonuzda Allah şahittir ben de gözyaşı döktüm!
Ve açık konuşmak gerekirse sırf Emre Uslu ve Murat Karasoyla yayın yaptığınız için hakkınızda yazılıp çizilenleri esefle kınıyorum. Her ne kadar kendileriyle aynı düşünmediğim ve genel olarak yaklaşımlarını tasvip etmediğim noktalar olsa da, zor gününüzde destek vermiş olmalarını görmezden gelmek doğru değil. Çünkü o süreçten sonra her iki isim de size açıktan destek mesajı yayınladı ve nasıl olurda Asım abi bu yılda Ramazanda yayın yapar diye uğraştılar.
İnsanların fikir ayrılıkları olabilir, yöntemlerini eleştirebiliriz; ancak bir insanın zor zamanında uzattığı eli de yok saymamak gerekir. Galiba insanların kaçırdığı nokta burası..
Ortak yayın teklifinin kimden geldiğini bilmiyorum. Benim kanaatim, eğer bu ortak yayın daveti Emre beyden ya da Murat beyden geldiyse Asım abinin bu davete icabet ederek kendisine uzatılan iyiliğe karşılık vermesi son derece normaldir. Ve yine kendisine yakışanda zaten budur.
Eğer teklif Asım abiden gittiyse, o zaman da bunun arkasındaki düşünceyi kendisi daha iyi bilir. Ancak benim kanaatimce yanlıştır. Çünküsünü zaten insanlar dile getirmiş bir de ben dile getirmeyeyim..
Elbette herkesin farklı değerlendirmeleri olabilir. Fakat sırf bir yayın yapıldı diye geçmişte yaşananları, verilen destekleri ve insanî ilişkileri yok saymak bana doğru gelmiyor. Asım abininde yaptığı budur.
Sevgili Asım abi, o gözyaşları içinde çektiğiniz Ramazan videonuzda Allah şahittir ben de gözyaşı döktüm!
Ve açık konuşmak gerekirse sırf Emre Uslu ve Murat Karasoyla yayın yaptığınız için hakkınızda yazılıp çizilenleri esefle kınıyorum. Her ne kadar kendileriyle aynı düşünmediğim ve genel olarak yaklaşımlarını tasvip etmediğim noktalar olsa da, zor gününüzde destek vermiş olmalarını görmezden gelmek doğru değil. Çünkü o süreçten sonra her iki isim de size açıktan destek mesajı yayınladı ve nasıl olurda Asım abi bu yılda Ramazanda yayın yapar diye uğraştılar.
İnsanların fikir ayrılıkları olabilir, yöntemlerini eleştirebiliriz; ancak bir insanın zor zamanında uzattığı eli de yok saymamak gerekir. Galiba insanların kaçırdığı nokta burası..
Ortak yayın teklifinin kimden geldiğini bilmiyorum. Benim kanaatim, eğer bu ortak yayın daveti Emre beyden ya da Murat beyden geldiyse Asım abinin bu davete icabet ederek kendisine uzatılan iyiliğe karşılık vermesi son derece normaldir. Ve yine kendisine yakışanda zaten budur.
Eğer teklif Asım abiden gittiyse, o zaman da bunun arkasındaki düşünceyi kendisi daha iyi bilir. Ancak benim kanaatimce yanlıştır. Çünküsünü zaten insanlar dile getirmiş bir de ben dile getirmeyeyim..
Elbette herkesin farklı değerlendirmeleri olabilir. Fakat sırf bir yayın yapıldı diye geçmişte yaşananları, verilen destekleri ve insanî ilişkileri yok saymak bana doğru gelmiyor. Asım abininde yaptığı budur.
— OSMAN HOCADAN “HERKULDE VİDEOLARIN YAYINLANMASINA İZİN VERİLMEDİ” DİYENLERE CEVAP VE BU İFTİRAYA ORTAK OLANLARA BAZI SORULAR —
@ahamitbilici Abdülhamit Bey, “kulaklarıma inanamadım” diyerek ifade ettiğiniz olayda şöyle diyorsunuz:
“2021 Ramazan bayramında Hocaefendi’nin bayramda talebeleriyle ve ziyarete gelen kişilerle görüşmelerini içeren bir video hazırlıyorlar, ancak bu video Herkül’de yayınlanamıyor.”
Buyrun, ilgili ekran görüntüleriyle @osmansimsek_1 Osman Hoca’nın cevabını iletiyorum. Ve konuyla ilgili bazı sorular sormak istiyorum:
61) @ahamitbilici Bey
Bu olayı anlattıktan sonra da şöyle bir ifade kullanıyorsunuz:
“Olay dışarıdan tek taraflı duyduğunuz gibi olmayabiliyor.”
Peki siz bu konuyu @osmansimsek_1 Hocaya sordunuz mu ?
62) Sormadıysanız o halde tek taraflı duyduğunuz bu haber, kulaklarınızın duyduğu gibi olmayabilir mi ? @myikar
- @ademyarslan, @ahamitbilici Beyler; siz, “Osman Hoca röportajı kabul etseydi soracaktık” diyorsunuz.
Oysa Osman Hoca size zaten şu cevabı vermişti:
“Bir program yapacağım, aklınızda hala sorular kalırsa bana sorarsınız.”
63) O halde, Osman Hoca’nın canlı yayınından sonra mevzu bahis olmayan bu tarz konuları neden kendisine yazılı da olsa sormadınız?
64) Gazetecilik sadece duyduklarınızı anlatmak mıdır, yoksa delilleriyle birlikte ortaya koymak mıdır?
65) Röportajınızda neden bu konuyla ilgili bir kesite yer vermeyip sadece duyumlarla “kulaklarıma inanamadım” dediniz? Kulaklarınıza bu bilgi nereden geldi?
66) @ademyarslan Adem Bey
Siz, Abdülhamit Bey’in bu konuyla ilgili sözlerine başlarken ve konuşmanın ortasında iki defa gülüyorsunuz. Burada komik olan neydi?
67) Bir Müslüman’ın şeref ve itibarını ilgilendiren bu kadar ağır bir ithamın hangi noktası sizi güldürdü?
- Muhammed Yeşilyurt “…ne bayram namazı, ne cuma namazı hiçbir şeye gelmedi…” diyor ve ardındanda “Arapların olduğu bir camiye gittiğini ifade etmişti” diye ekliyor. Konuşmanın bütününe bakıldığında, @osmansimsek_1 Hocanın neden bayram ve cuma namazlarına katılamadığı gerektiği gibi açıklanmadığı düşüncesindeyim.
68) Muhammed Yeşilyurt Neden Osman Hoca’nın, Hocaefendi’nin izniyle New York’ta resmi Muslim Chaplain (imam) olarak görev yaptığını ve orada cuma/bayram namazlarını kıldırdığını ifade etmedi?
69) Muhammed Yeşilyurt’un kendisi bunu bilmiyor muydu ?
70) Bu konularla ilgili “tek taraflı duyduğunuz” bu haberler için neden tüm detaylarıyla bu soruları sormadınız ? @ahamitbilici@ademyarslan@myikar
— Bu soruları ayrı bir tweet zincirinin altında sorduğum için ve gerekli muhatapların bu soruları ve açıklamaları göremeyeceğine binaen burada ayrıca müstakil olarak paylaşıyorum. —
1) Sevgili İsmail abi, sizin adınızı kullanarak böyle bir bağış yapılması gerçekten rahatsız edici bir durum. Hatta buna fitne çıkartmakta diyebiliriz. Ancak şu ihtimali hiç düşündünüz mü: Acaba bu bağışı sizin adınıza birilerinin yapıp, İsmail Hoca’nın açıkça Mesih Gülen abinin karşısında konumlanacağı bir ortam oluşturmak istemiş olabilir mi?
Yani asıl amaç sizin adınızı kullanarak sadece bir bağış görüntüsü oluşturmak değil de, sizi bir toplum nezdinde açık bir şekilde bir taraf olmaya zorlamak olabilir mi? Zira Twitter’dan da takip edileceği üzere pek çok kişi bu bağışın sizin yapmadığınızın farkında.
2) Size bu konuyla ilgili ‘Hocam, bu mesele hakkında bir açıklama yapalım’ tarzında böyle bir açıklama yapmaya yönlendiren biri oldu mu?
3) Bir insanın adına izinsiz bağış yapılması elbette doğru değildir. Ancak böyle bir durum karşısında ilk refleks neden hemen “ben değilim” açıklaması yapmak oldu? Yönlendirilmiş olabilir misiniz ? Önce bağışın kaynağını, kim tarafından yapıldığını ve niyetini araştırmak daha doğru olmaz mıydı? Zira ben bu bağışı gördüğümde pek çok insan gibi bu bağışı ismail abi yapmamıştır demiştim.
Zannımca birileri sizin açıktan taraf olmanızı istedi.. Evet bir fitne vardı. Ve hala devam ediyor..
4) Diyelim ki destek olsaydınız.. ne kaybederdiniz ne kazanırdınız..?
Duyuru: muhterem arkadaşlar birisi benim adıma Mesih abiye yardım diye para yatırmış, o ben değilim, kim olduğunu da bilmiyorum, sildirmek için Twitter’a müracaat da ettik ama sildiremedik, sildirmek için yazdigimiz not da aşağıdadır, saygılarımla arz ederim.
Ben sadece soru sordum..
1) Siz bu sorulardan neden rahatsız oldunuz ?
2) Yazdıklarımın Fatih beyin yanıtıyla ne gibi bir alakası var ?
3) Yoksa soruların cevapları sizi rahatsız mı etti?
Son olarak ağzınız bu kadar pisse ruhunuz kim bilir ne kadar necistir. Sizin gibi ruhu kirli, necis biriyle daha fazla muhatap olup seviyenize düşmeyeceğim.
Yorumlar gerçekten üzücü.. Belki birileri bu olumsuz yorumlarla sizi bir tarafa çekmek istiyordur..
Asım abi bu kişilerle hiç yayın yapmasa daha iyiydi. Ancak eminim ki yayın teklifi Asım abiden gelmemiştir. Yoksa yanılıyor muyum !? Hizmet gönüllüsüne yakışan; hizmete fayda sağlayacak bir yayın olacaksa herkesle görüşülebilir. Bunda bir sıkıntı da yoktur. Reddetmek size yakışmazdı. Ancak açıklığa kavuşturmakta fayda olur bence..
1) Yayın teklifi sizden mi geldi yoksa Emre uslu ya da Murat karasoydan mı geldi?
Zannediyorum bu sorunun cevabı herkesi mutmain eder.
"CEMAAT" YİNE YENİDEN "NEDEN" SALDIRI ALTINDA?
*10. yıldönümü bahanesiyle topluma yeniden "cemaat" nefreti pompalayanlar aslında neyi amaçlıyor?
*Cemaat'i karıştırmak için kimler nasıl kullanılıyor?
*M.Yazıcıoğlu cinayeti üzerinden Cemaat nasıl hedef haline getirildi?
@EmreUslu ve @gercekler009 Murad Karasoy ile konuşacağız.
Türkiye:21.45 Avrupa:20.45 İngiltere:19.45 ABD Doğu-Kanada:2.45pm
https://t.co/xR1ykehowZ
Yorumlar gerçekten üzücü.. Belki birileri bu olumsuz yorumlarla sizi bir tarafa çekmek istiyordur..
Asım abi bu kişilerle hiç yayın yapmasa daha iyiydi. Ancak eminim ki yayın teklifi Asım abiden gelmemiştir. Yoksa yanılıyor muyum !? Hizmet gönüllüsüne yakışan; hizmete fayda sağlayacak bir yayın olacaksa herkesle görüşülebilir. Bunda bir sıkıntı da yoktur. Reddetmek size yakışmazdı. Ancak açıklığa kavuşturmakta fayda olur bence..
1) Yayın teklifi sizden mi geldi yoksa Emre uslu ya da Murat karasoydan mı geldi?
Zannediyorum bu sorunun cevabı herkesi mutmain eder.
1) Sevgili İsmail abi, sizin adınızı kullanarak böyle bir bağış yapılması gerçekten rahatsız edici bir durum. Hatta buna fitne çıkartmakta diyebiliriz. Ancak şu ihtimali hiç düşündünüz mü: Acaba bu bağışı sizin adınıza birilerinin yapıp, İsmail Hoca’nın açıkça Mesih Gülen abinin karşısında konumlanacağı bir ortam oluşturmak istemiş olabilir mi?
Yani asıl amaç sizin adınızı kullanarak sadece bir bağış görüntüsü oluşturmak değil de, sizi bir toplum nezdinde açık bir şekilde bir taraf olmaya zorlamak olabilir mi? Zira Twitter’dan da takip edileceği üzere pek çok kişi bu bağışın sizin yapmadığınızın farkında.
2) Size bu konuyla ilgili ‘Hocam, bu mesele hakkında bir açıklama yapalım’ tarzında böyle bir açıklama yapmaya yönlendiren biri oldu mu?
3) Bir insanın adına izinsiz bağış yapılması elbette doğru değildir. Ancak böyle bir durum karşısında ilk refleks neden hemen “ben değilim” açıklaması yapmak oldu? Yönlendirilmiş olabilir misiniz ? Önce bağışın kaynağını, kim tarafından yapıldığını ve niyetini araştırmak daha doğru olmaz mıydı? Zira ben bu bağışı gördüğümde pek çok insan gibi bu bağışı ismail abi yapmamıştır demiştim.
Zannımca birileri sizi açıktan taraf olmanızı istedi.. Evet bir fitne vardı. Ve hala devam ediyor..
4) Diyelim ki destek olsaydınız.. ne kaybederdiniz ne kazanırdınız..?
@fatihkumas4 Aktardığım yeri yanlış yazmışım ancak maksat aşağıda yazdığı gibidir. İlgili mektubun en sonunda görebilirsiniz.
“Davadan acilen vazgeçmezseniz bugünden sonra sizin ahirete imanlı gideceğinizden bile endişe ederim”
@AyhanVeysel11 Tek bir soru sormak istiyorum..
Davadan vazgeçmezseniz, ahirete imanlı gitmenizden vazgeçerim” tarzında bir ifade kullanıyorsunuz..
Bu söylemler, “AKP’ye oy vermeyen cennete giremez” diyen anlayıştan ne fark taşıyor?
@nedimhazar Bir kampanyayı haberleştirmek neden linç sebebi olsun ki? Acaba asıl sorun kampanya mı, yoksa sizin ‘tarafsız’ gazetecilik yapma cesaretiniz mi?
- Muhammed Yeşilyurt “…ne bayram namazı, ne cuma namazı hiçbir şeye gelmedi…” diyor ve ardındanda “Arapların olduğu bir camiye gittiğini ifade etmişti” diye ekliyor. Konuşmanın bütününe bakıldığında, @osmansimsek_1 Hocanın neden bayram ve cuma namazlarına katılamadığı gerektiği gibi açıklanmadığı düşüncesindeyim.
68) Muhammed Yeşilyurt Neden Osman Hoca’nın, Hocaefendi’nin izniyle New York’ta resmi Muslim Chaplain (imam) olarak görev yaptığını ve orada cuma/bayram namazlarını kıldırdığını ifade etmedi?
69) Muhammed Yeşilyurt’un kendisi bunu bilmiyor muydu ?
70) Bu konularla ilgili “tek taraflı duyduğunuz” bu haberler için neden tüm detaylarıyla bu soruları sormadınız ? @ahamitbilici@ademyarslan@myikar
52) @C_turkyolu ‘nun "Eğer, Ali heyetten bir kişi bile, 'buraya gelirseniz bacaklarınızı' kırarım tehdidini teyit ederse, ayaklarını öperim" sözünü paylaştınız. Lafızlar değişebilir peki daha somut bir iddia olan “Ali heyet üyelerinin Hocaefendi ile görüşmesine engel olunması” meselesini neden hiç gündeme almadınız?
53) Bu meselede neden tek bir Ali heyet üyesi bile tanık olarak bu röportaja çağrılmadı? Görüşleri alınmadı ? (-Kendilerini sonradan dahil ettirenler değil-)
54) Eğer ortada bir engelleme varsa, bu Hizmet içinde güç dengesini kimlerin elinde tuttuğunu göstermiyor mu? Neden bu kritik nokta görmezden gelindi?
- @C_turkyolu ağabey Kendisine atfedilen “konumunu kullanarak zenginleşti” iddialarını reddediyor.
“Bulunduğum konumu kullandığıma dair, birinden para alıp da vermemişim, suistimal etmişim” iddiası varsa ortaya çıkarılmasını istiyor. Yüzleşmeye de hazırım diyorsunuz. O halde soruyorum..
55) Cevdet abi’nin kıyısından ya da köşesinden ticari ilişki içerisinde bulunduğu yürüme bantlarının talebeler tarafından taşındığı doğru mu? Eğer doğruysa bu durum @C_turkyolu ‘nun Hocaefendi’nin talebelerini kendi işlerinde kullandığını göstermez mi ?
56) Yine kampa gelen ziyaretçilerin ellerine ticari maksatla değerlendirilmesi için herhangi bir emanet vermiş midir ? Bunları yapmak haramdır demiyorum. Ancak Hocaefendi’nin yanında bulunan böylesine güzel bir ağabeyimizin bu hatanın içerisinde bulunması doğru değildir.
57) Peki gazeteciler olarak neden bu yürüme bantlarını ve kendi yaptığı ticareti hiç gündeme getirmediniz? @ademyarslan@ahamitbilici@myikar
— OSMAN HOCAYA SORACAĞIN HİÇ Mİ SORU YOK DİYENLER! TABİİ Kİ VAR! —
58) Osman Hocam, @ahamitbilici ’nin iddia ettiği gibi Herkul sitesinde yayınlatmadığınız bir video var mı? Bu iddia doğru mu? Gerçekten siz mi engellediniz, yoksa çarpıtılan bir durum mu söz konusu?
(Bu soruya Osman hocam zaten cevap vermiştir)
— OSMAN HOCADAN HERKULDE VİDEOLARIN YAYINLANMASINA İZİN VERİLMEDİ DİYENLERE CEVAP VE BU İFTİRAYA ORTAK OLANLARA BAZI SORULAR —
@ahamitbilici Abdülhamit Bey, “kulaklarıma inanamadım” diyerek ifade ettiğiniz olayda şöyle diyorsunuz:
“2021 Ramazan bayramında Hocaefendi’nin bayramda talebeleriyle ve ziyarete gelen kişilerle görüşmelerini içeren bir video hazırlıyorlar, ancak bu video Herkül’de yayınlanamıyor.”
Buyrun, ilgili ekran görüntüleriyle @osmansimsek_1 Osman Hoca’nın cevabını iletiyorum. Ve konuyla ilgili bazı sorular sormak istiyorum:
61) @ahamitbilici Bey
Bu olayı anlattıktan sonra da şöyle bir ifade kullanıyorsunuz:
“Olay dışarıdan tek taraflı duyduğunuz gibi olmayabiliyor.”
Peki siz bu konuyu Osman Hocaya sordunuz mu ?
62) Sormadıysanız o halde tek taraflı duyduğunuz bu haber, kulaklarınızın duyduğu gibi olmayabilir mi ? @myikar
- @ademyarslan, @ahamitbilici Beyler; siz, “Osman Hoca röportajı kabul etseydi soracaktık” diyorsunuz.
Oysa Osman Hoca size zaten şu cevabı vermişti:
“Bir program yapacağım, aklınızda hala sorular kalırsa bana sorarsınız.”
63) O halde, Osman Hoca’nın canlı yayınından sonra mevzu bahis olmayan bu tarz konuları neden kendisine yazılı da olsa sormadınız?
64) Gazetecilik sadece duyduklarınızı anlatmak mıdır, yoksa delilleriyle birlikte ortaya koymak mıdır?
65) Röportajınızda neden bu konuyla ilgili bir kesite yer vermeyip sadece duyumlarla “kulaklarıma inanamadım” dediniz? Kulaklarınıza bu bilgi nereden geldi?
66) @ademyarslan Adem Bey
Siz, Abdülhamit Bey’in bu konuyla ilgili sözlerine başlarken ve konuşmanın ortasında iki defa gülüyorsunuz. Burada komik olan neydi?
67) Bir Müslüman’ın şeref ve itibarını ilgilendiren bu kadar ağır bir ithamın hangi noktası sizi güldürdü?