Yıllardır hukuku ayaklar altına aldığınız, anayasayı paspas ettiğiniz artık yeter! 2019'daki AİHM kararını tanımayıp Osman Kavala'yı içeride rehin tutmaya devam ettiniz.
Mahkeme bugünkü kararında utanç tablonuzu tek tek yüzünüze vuruyor! Sadece özgürlük hakkını gasp etmediniz; adil yargılanma hakkını, ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğünü de çiğnediniz! Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesini hiçe saydınız!
AİHM bir kez daha kanıtladı ki kurduğunuz yargın düzenini bağımsız değil; yargıyı muhalifleri ve sivil toplumu susturmak için bir silah olarak kullanıyorsunuz!
Dahası, hiçbir şiddet eylemiyle bağı kurulamadığı halde verdiğiniz koşullu salıverilme imkanı olmayan ağırlaştırılmış müebbet cezası açıkça insanlık dışı muameledir, işkencedir!
Ortada suç yok, AKP’nin siyasi kini var!
Anayasa Madde 90 apaçık ortadayken, mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmalı hükmünü ayak direyerek uygulamamak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na karşı suç işlemektir.
Hukuk tanımazlığınıza, keyfiliğinize tahammülümüz kalmadı. Adaleti rehin almaktan vazgeçin, Osman Kavala derhal serbest bırakılmalıdır!
YENİ Parti’yi birlikte kurduk.
Birlikte büyütüyoruz.
Birlikte iktidara taşıyacağız.
Bu yeni yürüyüşün sesini herkese yine hep birlikte duyuracağız.
Resmi sosyal medya hesaplarımız:
X:
https://t.co/bTd0qnbmzj
Instagram:
https://t.co/xp8XX5gRey
Facebook:
https://t.co/nx8AhZM2fD
TikTok:
https://t.co/2mgwobgeT1
YouTube:
https://t.co/EjmOPLCTtc
Bu da geçer ya hû!
Örgütle suçladılar, çöktü. Örgüt olmadığını 2 yıl sonra ikrar ettiler.
İddianameyi hazırlayan savcı, önce hakkımda 415 yıl ceza istedi.
Mahkemeye gelince, istenen ceza 234 yıla kadar düştü.
Bugün ise hakkımda 23 yıl cezaya karar verdiler.
Ya kendi çıkarı için iftiracı olmuş ya da baskı gördüğü için iftiraya zorlanmış kimi insanların ifadeleriyle bize bu cezaları vermeyi tercih ettiler.
Güzel ülkemde cana kast edene, kadın cinayetine, çocuklarımıza el uzatana bile reva görülmeyen ceza, sırf siyasi kimliklerimiz ve görüşlerimiz nedeniyle bize reva görüldü.
Neredeyse 2 yıldır tutsağım…
İlk günden beri dediğim gibi, çocuklarımın, ailemin, yol arkadaşlarımın ve 6 yıl hizmet ettiğim Beşiktaşlı komşularımın yüzünü öne eğecek tek bir suçum olmadı. Benim alnım ak, başım dik.
Her zamankinden daha kararlıyım: “İftira at beraat et” düzenini yol arkadaşlarımızla birlikte ülkemizden söküp atacağız.
Bedeli ne olursa olsun, hep birlikte halkın ve hakkın yolunda yürümeye devam edeceğiz.
Er ya da geç, gücü yetenler değil hakkı yetenler kazanacak!
Rıza Akpolat
Silivri Zindanı
Ekrem İmamoğlu:
“Bu Silivri’den adalet çıkmaz. Belli ki biz artık bir davayı değil, çoktan kararı verilmiş bir yargısız infazın son perdesini izliyoruz.”
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Öyle zırt pırt her yere kayyım atayanlar, şirketlere el koyanlar, haydi şimdi çıkın ‘İşçilerin hakkını hemen ödemezsen yarın kayyım atıyorum, biz öderiz’ deyin, görün bakalım ödüyorlar mı, ödemiyorlar mı…
Gücünüz bir tek bunlara mı yetmiyor sizin?”
Kıymetli kadınlar, hanımefendiler;
Anneler, ev hanımları; emekçi, işçi, çiftçi, esnaf, girişimci, yönetici kadınlar;
Türkiye'nin geleceği sizi çağırıyor.
YENİ PARTİ sizi davet ediyor.
https://t.co/dGBhRtVAY5
Bu yol milletin yolu.
“Sen yürü, arkandayız” dediniz.
Yürüdük, arkamızdan geldiniz.
YENİ Parti’yi hep birlikte kurduk.
Şimdi YENİ Parti’yi milletimize emanet ediyor, hep birlikte iktidara yürüyoruz.
Bugün Silivri’de değişen yalnızca duruşma salonuydu. Ailelerin sevdiklerini görebilmek için dürbün kullandığı, avukatların müvekkilleriyle iletişim kurmakta zorlandığı bir salonda, adil yargılanmaya, adaletin sağlanacağına dair kaygılarımız daha da arttı.
Koca bir adliye salonu yapıldı ama adaletin en temel şartı yine sağlanamadı; milyonların Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun en temel hakkı olan savunmasını ne zaman ve ne kadar süreyle yapacağı belirsiz.
Görüyoruz ki 1,5 yıldır bizlere ve sevdiklerimize yaşatılan psikolojik baskı, biçim değiştirerek kaldığı yerden devam ediyor. Ama biz bir an olsun hak, hukuk ve adalet demekten vazgeçmeyeceğiz.
İnsanları birbirinden uzaklaştıran salonlara, temel hakları sınırlayan uygulamalara ve hukukun yok sayılmasına rağmen; adaletin herkes için eşit ve eksiksiz işlediği bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Silivri’de İBB duruşmalarının 2. celsesi başladı.
Mahkeme heyeti savunma yapmamı engellemeye devam etmiştir. “Susma hakkını kullandı.” şeklinde alınan uydurma karar sonrası; “uygun gördüğüm zamanda, makul bir sürede savunmayı alacağız.” ifadesi, yargı adına utanç verici, kibirli bir tutumun sonucudur.
“Naklen yayınlansın” önerisine tamam diyenler, çökmüş iddianame sonrası ortadan kayboldular.
İddianamenin sahibi saray zihniyetinin yargı kolları ve aparatları ile kurguladığı oyun milletimizin vicdanında da çökmüştür, yerle bir olmuştur.
“Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçu işleyenlerin, “savunma hakkı ve adil yargılanma hakkını ihlal” suçunu işleyenlerin, “anayasal düzeni bozma” suçunu makam, mevki, menfaat için işleyenlerin adil yargı önünde hesap verme zamanı yakındır.
Yüzyılın hukuksuzluğuna karşı mücadelemiz; Cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesidir.
Sinem Dedetaş’tan dikkat çeken sözler:
“Onurunu kaybedersen geri dönüşü yok”
Tutuklanmadan önce “AKP’ye geçecek misiniz?” sorusuna yanıt veren Sinem Dedetaş:
Ben CHP’nin adayı olduğum için kazandığımın farkındayım.
Ben böyle büyük bir ahlaksızlığı yapamam.
Bir tane onurumuz var, yani onu kaybedemeyiz.
Yatarsın, çıkarsın… Suçsuzluğundan eminsen bir gün senin suçsuz olduğun ortaya çıkar.
Ama onurunu kaybedersen onun geri dönüşü yok.
Ekrem İmamoğlu’nun sesini kısmaya çalışıyor, hesabımızı şikayet ediyorlar.
YENİ Parti’nin sesi olmaya devam edeceğiz, destek için takip edin: @imamoglugundemm
Hiçbir şey bitmedi, tüm heyecanınla oradasın ve biz de senin yanındayız
Dün neredeysek bugün de oradayız
Bu adalet mücadelen sana olan sevgi ve saygımızı katlanarak arttırdı
Seni unutmadık, unutmayacağız,
Seni Butlancı çakallarla yem etmeyeceğiz Ekrem İmamoğlu 🇹🇷