Para ile örtülemeyecek deprem gerçeği:
1-askerin depreme anında müdahalesi kararı neden verilmedi?
2-arama kurtarmada en yetenek/deneyim/donanımlı kadro olan madenciler ilk anda neden götürülmedi?
3-kurtarılmayı bekleyen enkaz altındakilere nefes olan interneti neden kestiniz?
para ile örtülemeyecek deprem gerçeği:
1-askerin depreme anında müdahalesi kararı neden verilmedi?
2-arama kurtarmada en yetenek/deneyim/donanımlı kadro olan madenciler ilk anda neden götürülmedi?
3-kurtarılmayı bekleyen enkaz altındakilere nefes olan interneti neden kestiniz?
Denizin babası polis katili falan değil! Bu şerefsiz yalan söylüyor. 1980 yılında Çorum’da büyük bir katliam yaşandı. Ölü sayısı 57’ye ulaştı. Alevi dedesi Veli Solmaz fırına atıp diri diri yakıldı. Öldürülen kadınlardan bazılarına inşaat demirlerininısılarak cinsel işkence yapıldığı ortaya çıktı. Dehşetin ortasında Deniz’in babası halkını korumak için direniş cephesine katılmış. Polis öldürülmesi sözkonusu değil ama yaralanan polisleri de yukarıda bahsettiğim saldırgan katiller yaralamış. Bunların her şeyi şerefsizlik ve yalan.
'Çorum Olayları' dediği şey Çorum Katliamı.
Alevilere ve solculara karşı yapılan bir saldırı tıpkı Sivas Madımak gibi.
Madımak'tan farkı ise şu. Dönemin devrimcileri halkı örgütleyip Çorum'daki saldırganlara günlerce silahlarla karşılık veriyor ve daha büyük bir katliamın önüne geçiyorlar. Deniz'in babasının o direnişte birazcık bile payı varsa helal olsun. Büyük adammış.
Böyle bir tivit atacağım hiç aklıma gelmezdi.
Bizim meal yasaklanıca ilahiyatçı arkadaşlardan tepki için imza vermekten çekinenler olunca böylesi bir durum olmuştu.
Şimdi sırada komedyenler var.
Sınav yine çetin.
Genç arkadaşınız için bir şey demeyecek misiniz ustalar?!
@yucelbogaz Ben diyorum buraya da yazıyorum Özgür Özel'e de kemal e söver gibi söveceksiniz... O kadar kişiye nefes dahi aldırılmazken Özel'e şehir şehir gaz alma mitingleri yaptırıldı... Zamanı gelince herkes anlayacak... Bu kirli sisteme bulaşmış hiç kimseye umut bağlamayın!
10 yıldır içerde yatan Selahattin Demirtaş, Kemal Kılıçdaroğlu’nu çok sert eleştirerek yerden yere vuruyor.
CHP başkanlığından sökülüp atılan Özgür Özel kendisi yerine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun elini sıkıyor.
Dik duruş çok önemli bir şey ya.
@nevsinmengu Hep önden gidip sorgulamadan her şeye atlıyorsa,gereğinden fazla cesaret gösteriyorsa o kişi ya aptaldır ya da karşı tarafa hizmet eden truva atıdır,güvendiği gizli bir ilişkisi vardır.Hiç sekmez!Türkiye'de siyaset üst akılla dizayn ediliyor bunu ısrarla görmek istemiyor insanlar
Kemal Kılıçdaroğlu artık siyasi bir kadavradır.
Gelecek nesiller ona bakarak ne yapılmaması gerektiğini öğrenecektir.
Bu da memlekete sağlayabileceği son ve tek faydadır !
Ulan senin baban siktiği sekreterini vekil yapan bir adamdı. Bundan dolayı siyasetten tasfiye oldu gitti. Hala utanmadan konuşuyorsunuz. Bu arsızlık insanı çileden çıkarıyor.
Polis emir kulu değildir.
Hiç kimse ‘git, bir insanın boğazını sık’ diye emir veremez; verilse bile bu kanunsuz emir uygulanamaz. Bu, apaçık işkencedir ve suçtur. Hiç kimse ‘Polis emir kuludur’ diyerek işkenceyi meşrulaştıramaz #1Mayıs
📷 Bülent Kılıç
Gülistan Doku'yu ararken barajı boşaltıyorlar,
Bir kadın cesedi çıkıyor… Dereyi tarıyorlar,
Başka bir kadın cesedi… Her yerden kadın cesedi çıkıyor!
Bir de normalmiş gibi yok bu değil,bu da değil falan diye devam etmişler!!
Adamlar için su kaynaklarının dibin de kadın cesedi bulmak normalleşmiş!!!!!
İyi ki kadınları bu da değil diye suya geri atmamıslar'!!
O cesetlerden biri Esma Kılıçarslan;
bedeninde dört erkeğin DNA’sı var ama ortada ne fail var ne dosya ne de bir soruşturma!
Diğerlerinin kim olduğunu bile bilmiyoruz!
Ülkenin her yeri kadın mezarlığına dönüşmüş ama sadece sesini duyurabildiklerimizin isimlerini biliyoruz......,
#GülistanDoku
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Katliamı gördün, arabana bindin, vites topuzunun arkasına telefonu koydun, açıyı ayarladın, video kaydını başlattın; araba kullanmaya da devam ediyorsun ve ağlamaya başladın. Yetmedi, durdun, videoyu izledin, sosyal medyaya yükledin.
Gerçekten bu ilgi manyaklığının sonu, sınırı ve duygusallığı yok.
Hayatım boyunca yaşam hakkını savundum. Herkesin adil yargılanması gerektiğine inandım. Bana en çok zarar veren için bile bunu istedim. Ama bu başka bir şey arkadaşlar. Öyle sıradan bir görüntü değil bu!
Gözlerimizin önünde… Dilerim hemen ölmezsin ve dahi bu katliama kim destek veriyorsa ; çünkü bu senin için bir ödül olur. Ömrünü dört duvar arasında, bir tutam ışığa muhtaç kalarak geçirmeni dilerim. Işıksızlık ve nefessizlik seni delirtsin. Öldürdüğün çocukların sesi kulağından hiç eksik olmasın.