yazar müsveddesi var ki sürekli kutsallara hakaret ederek bir yere varmaya çalışıyor. Entelektüel olmak senden olmayanı kötülemekten mi geçiyor. Kitap yüklü merkep olmak böyle birşey olsa gerek
AY-VENÜS İLE KAVUŞUMDA
17 Temmuz 2026 Cuma günü, gökyüzünün iki zarif enerjisi Ay ve Venüs, Başak burcunun 8 derecesinde kavuşumda. Yengeç Yeni Ayı'nda 'yuvamda huzurluyum' dediniz, 'kendimi şifalandırıyorum' dediniz. Şimdi 17 Temmuz’da Başak burcunun o titiz ve çalışkan enerjisiyle bu niyetleri somutlaştırma vakti.
Size yük olan o eski alışkanlıkları, yarım kalmış işleri bir kenara bırakıp, hayatınıza yeni bir düzen getirebilirsiniz. Taşınanlar evlerini hızlı bir şekilde düzenleyebilir, teslim tarihi geçmiş işleri nihayet teslim edebilirler.
Sevgi, Başak burcunda 'hizmet' demektir. Sevdiklerinizin hayatını kolaylaştıracak küçük bir jest, onlara verdiğiniz o samimi destek, Yeni Ayda ektiğiniz o tohumları devasa bir çınara dönüştürecektir. Regulus etkisiyle, bu dönemde yapılan her iyilik ve gösterilen her nezaket, kadersel bir ödül olarak geri dönebilir, o nedenle manipülasyonlara gelmemekte fayda var. Bırakın konuşsunlar; nazik olduğunuz her anın mükafatını alacaksınız bugün.
Neptün Retrosu etkisiyle, Sezgilerinize kulak verin, rüyalarınızdaki mesajları not alın ve gerçeklerle yüzleşmekten korkmayın. Hakikat, acıtsa da özgürleştirir.
Venüs Başak Etkisiyle: Sevdiklerinize ve kendinize 'nasıl şifa olabilirim?' diye sorun. ilişkiniz için küçük adımlar atabilirsiniz.
VENÜS BAŞAK BURCUNDA
Uzun zamandır beklediğimiz ruhsal arınma günleri nihayet kapıda.
8 Temmuz’da Neptün’ün Balık burcundaki geri hareketiyle birlikte, zihnimizdeki o sisli perdeler bir bir kalkıyor. Neptün retrosu, kendimize söylediğimiz o pembe yalanların, 'belki düzelir' dediğimiz ama aslında bizi tüketen durumların tüm çıplaklığıyla önümüze serecek. Hayallerle gerçekler arasındaki o ince perde aralanırken, hemen ardından 9 Temmuz’da Venüs, Başak burcuna Düşük konumda olduğu ama şifanın bulduğu yere sığınıyor.
Astrolojik olarak Venüs Başak’ta 'zararlı' veya 'düşük' konumda kabul edilse de, aslında bu yerleşim sevgi ve emeği işaret eder. 'Önce Neptün ile gerçeği gör, sonra Venüs Başak ile o gerçeği sevgiyle, emekle ve titizlikle iyileştir.' mottumuz bu iki gün boyunca bu olacak.
Bu iki gün, ruhsal bir uyanış ve ardından gelen derin bir huzur vaat ediyor. Neptün’ün Balık’taki o sınırsız ve bazen kafa karıştırıcı enerjisi geri çekilirken; Venüs Başak’ın o analitik, düzenleyici ve hizmet odaklı yapısı devreye giriyor. İçi boş hayaller yerine; güven veren, emek kokan ve ayakları yere sağlam basan bir hayat inşa etme arzusu hissedeceksiniz. İlişkilerinizde 'duygulardan ziyade o duyguların hayata nasıl yansıdığına, gösterdiğiniz o küçük ama samimi özenin bile ne kadar hayatınıza yansıdığına şahitlik edeceksiniz.
Hazır olun; yılın en kadersel 24 saati başlıyor!
6 Temmuz'da gökyüzünün feneri Sirius, Güneş ile kavuşuyor.
Eğer son zamanlarda yolunuzu kaybetmiş, pusulanızı şaşırmış gibi hissediyorsanız; bu 24 saat sizin için kadersel bir 'eve dönüş' çağrısı olacak.
Sirius, kadim bilgelerin 'Güneş'in Güneşi' dediği, ruhsal alemin kapılarını aralayan o muazzam yıldızın Güneş ile kavuştuğu 24 saatte, dünya ile gökyüzü arasındaki perde hiç olmadığı kadar incelir. Yolunu kaybettiğini sananlar, 'Nereye gidiyorum?' diye soranlar için Sirius bir pusula gibi parlar. Sirius'un bu muazzam ışığı altında, kendi kadersel rotanızı yeniden çizebilir, sizi yolunuzdan alıkoyan o eski yükleri bırakabilirsiniz. Bu 24 saatte fısıldadığınız her niyet, kalbinizden geçen her duaya dikkat edin. Olmaz denen olur, ilahi adalet tecelli eder, kötülükler karşılık bulur. Başlamak için başkalarının onayını bekleyenlerin de ihtiyacı kalmayacak , kendi ışığınızla parlamak için vakit bu vakittir!
Frekansı en yüksek koku, 320 MHz değeri ile #GÜL kokusudur, sonra #ITIR ve #UD kokusu gelir...
Bu kokular Kalp çakrasını aktive eder, bedensel ve ruhsal denge sağlar, enerjiyi yükselterek stres ve düşük enerji durumlarına karşı etkili olur...✍️
Bir kadın, işe giden kocasına sabah kahvaltı hazırlamak zorundadır. Sabahın beşinde kalkıp mutfağa girecek, gözü yaşlı da olsa, uykusuz da olsa, “yorgunum” diye mızmızlanmayacak. Adamın sevdiği gibi çayını demleyecek, yumurtasını tam sevdiği kıvamda yapacak, sofrayı kuracak, “Afiyet olsun kocacığım” diye eline verecek. “Ben de çalışıyorum” diye yatan, kocasını aç açına işe gönderen kadın, eş değildir. Kocan her sabah senin için ter döküp para kazanırken, sen ona bir tabak kahvaltı hazırlamaktan bile kaçıyorsan, senin bu evdeki yerin “eş” değil, “yük”tür. Gerçek kadın kocasını krallar gibi uğurlar. Geri kalanlar ise sadece “modern” diye yutturulan fasa fisodur. Kahvaltı hazır değilse o evde mutluluk da yoktur, bereket de yoktur.
İmam Gazali'nin 'dil belası' kitabında Hz. İsa'nın şöyle bir sözü geçiyor; "yalanı çok söyleyenin güzelliği, insanlarla inatlaşanın da iyiliği gider vücudu hastalanır. ahlakı kötü olanın da daima canı sıkılır ve sıkıntı içinde kalır."
Şifası: Mukaddim ve Muahhir'i bilen bir kalp; "Eğer bir şey öne alındıysa lütuftur, eğer ertelendiyse bir hikmeti ve hayrı vardır" der. Bu bilinç, insanı stresten ve "geç kaldım" korkusundan kurtarıp, İlahi Takvim'e olan güvene taşır.