Türkiye'deki FİNANS DOLANDIRICILIĞI işlerinden çok fazla SABETAYCI çıkar.
Ama, normal YAHUDİ çıktığı pek nadirdir.
Ne hikmetse de, hala her yere SABETAYCI atıyorlar.
Dikkat ederseniz, SOYADLAR bir TUHAF. Tek tek bakın.
Okullar açıldı. Binlerce öğrenci yoksulluk içinde; kahvaltı yapamadan, öğle yemeği yiyemeden, beslenme çantasına bir dilim ekmek koyamadan eğitimini sürdürmeye çalışıyor.
Sayın Valimiz @gokmen_cicek_ Kayseri Büyükşehir belediye başkanı @baskanmemduhbyk ve şehir yöneticilerine oda başkanlarına rica ediyorum: Şehirde en azından şu ekonomik krizde şaşalı, yemekli toplantılar düzenlemeyin; düzenlenen yerlere gitmeyin. Oralarda harcanan paralara yazık!
Bir şehir bütçesi oluşturun; bir ilkokul çocuğunun beslenmesine bir simit, bir üniversite öğrencisine çorba, garip gureba ailelere kırtasiye desteği sağlayın.
İRAN'LA İLGİLİ BAZI MÜLAHAZALAR...!!!
● Türkiye’deki bazı İslami çevreler İran’ı "Batı karşıtı sloganlar" üzerinden ideolojik okuma yanlışlığı içindedir. Zira bu durum İran'ın gizli ajandasını hayata geçirmesi için kullandığı bir enstrümandan ibarettir.
İran'ın sahada aldığı aksiyonlara bakılınca bu durum net bir şekilde teyit edilmektedir. İran Afganistan, Irak, Suriye, Yemen, Lübnan başta olmak üzre tüm İslâm coğrafyalarında ya ABD ile işbirliği içinde olmak suretiyle, ya da kurduğu paramiliter örgütler vasıtasıyla ajandasını tahkim etmiştir. Bunun için de milyonlarca mausmu katletmekte tereddüt etmemiştir.
● Araplar ise İran'ı bizzat yaşadıkları "mezhepçi yayılmacılık ve askeri tehdit" üzerinden okumaktadır. Zira iran Yemen, Irak, Suriye ve Lübnan'da kurduğu paramiliter örgütler vasıtasıyla fiilen işgal yoluna gitmiştir.
● Hatta öyle ki, Arap dünyasındaki yaygın kanaat İran’ın nükleer silaha sahip olması durumunda bunu İsrail’den önce Sünni Müslümanlara karşı kullanacağı yönündedir.
● Suriye’deki katliamlar, Afganistan ve Irak’ta İran tarafından ABD işgaline verilen destek İran’ın komşuluk hukukunu hiçe sayan saldırgan bir aktör olduğu algısını pekiştirmiştir. Özellikle 1979'dan sonra bu algı belirgin bir şekilde daha da pekişmiştir.
TÜRKİYE NÜFUSUNUN en az %80'ine, kodunu okuyamadığımız MRNALAR verdiler ŞIRINGALARLA.
Ülke halkına ne yaptılar, hala kimse bilmiyor.
KODUNU OKUYAMADIĞIN bir şeye, nasıl halkını zorlarsın?
TÜRK
TARİHİNİN
EN
BÜYÜK
SKANDALI
Geçmişte Kombassan, Yimpaş, Jetpa ve benzeri girişimlerin 1980’ler ve 90’larda gördüğü fırsatı, TC Hazinesi bir türlü göremedi…
Ekonomi yönetimi hala, Türkiye’nin kronik enflasyonunun nedenlerini anlamış değil…
Faizlerin çok yüksek olduğunu düşündüğümüz bir dönemde dahi, “faizler 1-2 puan düşerse toplum dövize geçer mi” konusu işleniyor…
Toplumun sosyolojik yapısını gözeten enflasyon dostu yatırım seçenekleri üretilmeden Türkiye’de enflasyon kalıcı olarak düşürülemeyecek.
Kamunun yapacağı bir şey var… Bir Varlık Fonu yapısına benzer tüzel kişilik oluşturulması ve burada oluşturulacak kaynakla kritik yatırımların finanse edilmesi, gelir getiren şirket ya da kamu yatırımlarının işletmesinin alınması ve Türkiye’nin amiral şirketlerine yatırım yapılması…
Bu şekilde, altın, gümüş, döviz ve kriptoya kayacak paranın TL enstrümanlarda kalmasını sağlamak…
Borsa İstanbul’a da katkısı olacaktır.
Türk Lirasının değerini koruduğunuz, serseri parayı kontrol altına aldığınız anda Enflasyon karşısında 1-0 öne geçilir…
Yıllardır aynı şeyi söylüyoruz… Fakat, nedense Kombassan’ın becerdiğini Kamu yönetimi yapmaya çalışmıyor.
Bir yandan enflasyonu besleyen kaygan para kontrol altına alınabilir, bir yandan Türkiye için çok kritik projeler hayata geçirilebilir…
Not: Kombassan’ın becerdiği ifadesi, bireyleri bir çatı altına toplayabilmek ve yatırımcıya dönüştürmek anlamında. Bu tür girişimler belirli bir aşamadan sonra o yılların kırılgan ekonomilerinde başarılı olamadı, fakat bugünlerde iyi bir yönetimle yüzbinlerce insanı bir araya getirmek mümkün. O şirketlerdeki yolsuzluk iddiaları da atlanmamalı. İyi bir yönetim kazan kazan sistemine dönüşür.
@_cevdetyilmaz@memetsimsek@HMBakanligi
@furkancerkesx Abdülmecid Yücel'in kardeşi de güya Ak Partili Sultanbeyli belediyesinde kenarda köşede onuruyla çalışmaya çalışıyor, yöneticiler iki yüzlüler..