GENEL BAŞKANIMIZDAN YÖK BAŞKANINA MEKTUP:
TAYİN VE YÜKSEKÖĞRETİM TAZMİNATINDA YÖK’TEN ADIM BEKLİYORUZ
Sendika olarak, üniversitelerde görev yapan idari personelin yıllardır çözülemeyen temel sorunlarının Yüksekö��retim Kurulu tarafından ele alınması amacıyla YÖK Başkanına kapsamlı bir mektup gönderdik. Genel Başkanımız İbrahim Güzel imzasıyla iletilen mektupta, yükseköğretim alanında yapılması planlanan düzenlemelerin kritik bir aşamaya geldiği belirtilerek, idari personelin bu süreçte görmezden gelinmesinin kabul edilemeyeceğini tayin ve yükseköğretim tazminatında YÖK’ten bir adım beklediğimizi dile getirdik.
“Yükseköğretim Kanunu değişirken idari personeli kapsamayan bir düzenleme eksik kalır”
Mektupta, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda dile getirilen öğrenci affı düzenlemesi ve akademik personelin yaş haddinin 75’e çıkarılmasına yönelik hazırlıkların gündemde olduğu hatırlatıldı. Yükseköğretim sisteminin yeniden ele alındığı bu süreçte idari personelin sorunlarının görmezden gelinmesinin sürdürülemez olduğu ifade edildi. Sendika olarak, yükseköğretimde yapılacak her düzenlemenin ancak bütüncül bir personel politikası ile anlam kazanabileceğini belirterek YÖK’ten şu başlıklarda somut adım talep ettik:
Tayin hakkı sorununu çözecek, açık ve bağlayıcı bir yönetmelik çıkarılması için YÖK’e yetki verilmesi,
Yükseköğretim tazminatının, idari personeli kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesi,
Bu düzenlemelerin 2547 sayılı Kanun değişiklik paketine dahil edilmesi.
Genel Başkan Güzel mektupta, sendikamızın bugüne kadar YÖK’e sunduğu dosyalar, veriler ve saha raporlarına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Üniversitelerin işleyiş yükünü taşıyan idari personelin beklentileri ertelenemeyecek kadar nettir. Tayin hakkı ve Yükseköğretim Tazminatı hakkımız artık genel ifadelerle geçiştirilemez. Bu iki başlık çözüme kavuşturulmadan yükseköğretimde gerçek bir ilerlemeden söz etmek mümkün değildir.”
Sendikamız, bu düzenlemelerin yalnızca idari personelin değil, üniversitelerin kurumsal yapısının tamamının güçlenmesine katkı sağlayacağını kurumsal hafızanın korunması, personel aidiyetinin güçlenmesi ve idari işleyişin verimli hale gelmesinin bu adımlarla mümkün olacağı ifade ettik.
“Çözümler, yükseköğretim sistemine güç katacaktır”
Mektupta, tayin hakkı ve yükseköğretim tazminatına yönelik iyileştirmelerin üniversitelerde düzen, istikrar ve hız kazandıracağı belirtildi: “Bu adımlar yalnızca idari personeli değil; üniversite yönetim süreçlerini, kurum kültürünü ve yükseköğretimin geleceğini güçlendirecektir.”
Gönderilen mektup ile sendikamız, yükseköğretimde yapılacak düzenlemelerin sadece akademik başlıklardan ibaret olmadığını; idari personelin de bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Sendikamız, çözüm odaklı yaklaşımını sürdüreceğini ve taleplerin takipçisi olmaya devam edeceğini belirterek Genel başkanımız Güzel, “YÖK’ün bu konuda sorumluluk alacağına inanıyoruz” ifadeleriyle mektubu noktaladı.
@YuksekogretimK
ENFLASYONUN TÜM MEMURLARI ETKİLEDİĞİ ORTAMDA SADECE KARİYER UZMANLARI İLE MERKEZ YÖNETİCİLERE EK ZAM DÜZENLEMESİ KABUL EDİLEMEZ!
Plan ve Bütçe Komisyonuna sunulan kariyer uzmanları ile merkez yöneticilerin mali haklarını önemli oranda artıracak önerge komisyonda görüşülerek oy birliği ile kabul edildi!
Tüm memurların maaşlarında enflasyon kaynaklı erime söz konusu iken sadece merkez çalışanlarına düzenleme kabul edilemez.
Verilen teklif Genel Kurul aşamasında revize edilerek tüm memurları kapsayıcı hale getirilmelidir.
Buradan bir kez daha memura ek zam şart diyerek mücadelemizi büyütüyoruz.
ÜNİVERSİTENİN "BARİZ PUAN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ YOK SAYARAK" YAPTIĞI ATAMAYI MAHKEME İPTAL ETTİ
Eğitim-Bir-Sen olarak Edirne’de açtığımız davada mahkeme, akademik jüri değerlendirmesinde diğer adaydan üç kata varan puan üstünlüğü elde eden üyemizin elenmesini hukuka aykırı buldu.
Edirne İdare Mahkemesi,
▪︎ Akademik jüriden bariz şekilde düşük puan alan adayın atama işleminin iptaline hükmetti.
▪︎ Üyemizin tazminat talebini kabul etti.
▪︎ Dava tarihinden itibaren yoksun bırakıldığı özlük ve mali hakların karşılanmasına hükmetti.
Gerekçeli karardan ;
▪︎ Adaylar arasındaki bariz puan farkı, hakkaniyet gereği dikkate alınmalıydı.
▪︎ Kamu yararı ve hizmetin gereği açısından atanması gereken, puanı diğer adaydan üç kat fazla olan (Eğitim-Bir-Sen üyesi) adaydır.
▪︎ İdarenin takdir yetkisi, keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmez.
Haberi okumak için: https://t.co/UenyMtC3uU
ODTÜ’DE YETKİLİ SENDİKA OFİSİMİZİ AÇTIK
ÜNİPERSEN olarak yetkili sendika olduğumuz Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde, idari personelin beklentilerine daha hızlı, daha güçlü ve daha etkin bir şekilde karşılık verebilmek amacıyla yetkili sendika ofisimizin açılışını gerçekleştirdik.
Bu önemli adım, ODTÜ’de görev yapan bütün personel adına yeni bir hizmet döneminin başlangıcını ifade etmektedir. Üniversite çalışanlarının sorunlarına erişilebilir, çözüm üreten ve her an ulaşılabilir bir sendikal yapı oluşturma hedefimizin somut bir yansıması olan ofisimizin, tüm ODTÜ personeli için hayırlı olmasını diliyoruz.
Açılış programımızda bizleri yalnız bırakmayan ODTÜ Genel Sekreteri Hüseyin KAYMAK’ın katılımı, üniversite yönetiminin çalışanlara yönelik yapıcı yaklaşımının önemli bir göstergesi olmuştur. Bunun yanında, ODTÜ’de yetkili sendika olan Tez-Koop İş Sendikası Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Mustafa ��ZGEN, Genel Sekreteri Fahrettin CENGİZ ve ODTÜ temsilcileri ve değerli çalışma arkadaşlarımız açılışımıza katılarak bizlere güç katmıştır. Kendilerine teşekkür ediyoruz.
ÜNİPERSEN olarak ODTÜ’de attığımız bu adım, yalnızca bir ofis açılışından ibaret değildir. Bu adım;
• Personeli hakkını, emeğini ve onurlu mücadelesini güçlendirmek,
• Sorunları bürokrasi içinde kaybolmadan doğrudan çözüm zemine taşımak,
• ODTÜ’de daha nitelikli bir çalışma yaşamı için kurumsal zemini güçlendirmek,
• Üniversite personelinin talep ve beklentilerine anında erişilebilir bir merkez oluşturmak hedeflerinin kararlı bir ifadesidir.
ÜNİPERSEN; ODTÜ’de, sahada ve masada güçlü duruşunu sürdürmeye, idari personelin sesini her platformda daha güçlü bir şekilde duyurmaya devam edecektir.
Bu Yetkinin Diğer Üniversitelere de Örnek Olmasını Sağlayacağız
ODTÜ’de, İTÜ’de ve DÜZCE Üniversitesinde elde edilen bu yetki, yalnızca bu üniversitelerde kazanılmış bir hak değil; Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde görev yapan idari personel için de önemli bir örnektir. Bu başarı, çalışanların kararlı duruşunun, doğru sendikal çizginin ve çözüm odaklı anlayışın mümkün kıldığını göstermektedir.
ÜNİPERSEN olarak tüm üniversitelerde idari personelin güçlü bir temsil yapısına kavuşması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Tüm üniversitelerde görev yapan idari personeli, hak arama mücadelesinde ÜNİPERSEN çatısı altında buluşmaya davet ediyoruz.
Üniversite idari personelinin tayin ve yükseköğretim tazminatı sorunları başta olmak üzere, YÖK merkezli çözüm bulacak tüm sorunlarının çözümü adına bugün YÖK önünde eylemdeydik.
İdari personelin tüm sorunları çözüm bulana kadar mücadeleye devam.
#unipersen#nedenunipersen@YuksekogretimK@erolozvar
Yargı Kararı Uygulanıyor: ÜNİPERSEN Üyelerinin Hakları Teslim Ediliyor!
Bazı Üniversiteler Ödemeleri Yaptı, Diğer Üniversitelerden de Beklentimiz Aynı Hassasiyet!
ÜNİPERSEN’in açtığı dava sonucunda, Danıştay 12. Dairesi’nin 2025/2732 sayılı kararıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın “Personel Ödemeleri 2023 Yılı Yeni Yıl İşlemleri Uygulama Kılavuzu”nda yer alan sendikal barajlara dayalı kısıtlayıcı düzenleme iptal edilmiştir.
Karar gereği, ÜNİPERSEN üyelerinin mahrum bırakıldıkları toplu sözleşme ikramiyesi tutarlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmiştir .
Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün sendikamıza gönderdiği yazıda, ödemelerin üniversitelerin kendi harcama birimlerince yapılması gerektiği açıkça ifade edilmiştir .
Bu doğrultuda bazı üniversiteler ödemeleri gerçekleştirmiş, üyelerimizin hak kaybı giderilmiştir. Ancak henüz süreci başlatmayan üniversitelerin de Danıştay kararını derhal uygulaması gerekmektedir.
Bu karar bir kez daha göstermiştir ki;
ÜNİPERSEN’in önünde hiçbir sendikal baraj, hiçbir engel, hiçbir oyun duramayacaktır.
Hukukun üstünlüğüne olan inancımız ve üyelerimizin hakkını koruma kararlılığımızla, yetkili ama etkisiz sendikaların kurduğu tüm sendikal oyunlar bozulmuştur, bozulmaya da devam edecektir.
ÜNİPERSEN olarak, üyelerimizin hiçbir hak kaybına izin vermeyeceğiz.
Hangi kurumda olursa olsun, kim tarafından yapılırsa yapılsın, her haksız uygulamanın karşısında durmaya,
adaleti ve emeğin onurunu korumaya kararlılıkla devam edeceğiz.
GERÇEK ENFLASYON, GERÇEK ZAM İÇİN HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI ÖNÜNDEYDİK.
Bizler, ÜNİPERSEN olarak, emeğin sesi olmak, al��n terimizin hakkını savunmak ve kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekmek için bugün Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdik.
Ülkemizde uzun süredir devam eden yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, kamu çalışanlarının maaşlarını eritmiş, geçim koşullarını her geçen gün daha da zorlaştırmıştır. Bunun yanı sıra Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, uyguladığı ekonomik politikalar, memurun sofrasındaki ekmeği daha da küçültmüştür. Kısaca ifade etmek gerekirse: memura şimşek çarpmıştır.
Bir yanda enflasyon canavarı, diğer yanda sıkı para politikaları, memuru nefes alamaz hale getirmiştir. 2023 Temmuz ayında en düşük memur maaşıyla alınabilen ürün miktarıyla bugün alınabilen ürün miktarını karşılaştırdığımızda, alım gücünün yüzde 30’un üzerinde azaldığını açıkça görüyoruz. Kısacası Fiyatlar artıyor, maaşlarımız eriyor!
Bu tabloyu doğuran en temel neden, çarpık toplu sözleşme sürecidir. 8. Dönem toplu sözleşme öncesinde tüm uyarılarımıza rağmen önlem alınmamış, eşel mobil sistem kurulmamış, enflasyonun gölgesinde bir sözleşmeye imza atılmıştır. Yetkili sendika, süreci hakem heyetine taşıyarak memuru TÜİK’in açıkladığı oranlara mahkûm etmiştir.
Bugün artık birçok ��ehirde 20 bin liranın altında kira bulmak imkânsızdır.
Gıda, ulaşım, enerji ve eğitim giderleri her ay katlanarak artmaktadır. Ek iş yapması yasak olan, memleketi dışında görev yapan bir memur, geçimini nasıl sağlayacaktır?Kirasını nasıl ödeyecek, çocuğunun okul masraflarını nasıl karşılayacak, doğalgaz faturasını nasıl yatıracak?
Biz, ÜNİPERSEN olarak açıkça söylüyoruz:
Sefalet zammı istemiyoruz!
İnsanca yaşayacak ücret istiyoruz!
Memurların borç yükü her geçen gün artmakta, icralık hale gelen kamu çalışanlarının sayısı hızla çoğalmaktadır. Bu durum sürdürülemez bir noktaya gelmiştir. 2026 ve 2027 yıllarında da aynı sistemin devam etmesi, kamu çalışanlarının ekonomik çöküşünü hızlandıracaktır.
Biz ÜNİPERSEN olarak diyoruz ki:
•Emeğin hakkını masa başında değil, Meclis kürsüsünde konuşun!
•Kamu çalışanlarının sesi kısılmasın, alın teri görmezden gelinmesin!
•Enflasyonun altında ezilen memura reva görülen zam değil, gerçek hayat pahalılığına uygun ücret verilsin!
Unutulmamalıdır ki, memur devletin kamburu değil, devletin devlet olmasını sağlayan bürokrasinin yapı taşıdır.
Biz, emeğin onuruna sahip çıkan bir sendika olarak, insanca yaşayacak ücret için mücadelemizi büyütmeye, hakkımızı alıncaya kadar bu yoldan dönmemeye kararlıyız.
Bu mücadele sadece memurun değil, bu ülkenin geleceğine inanan herkesin mücadelesidir.
Tüm kamu çalışanlarını, sesimizi daha gür duyurmak için 8 Kasım 2025 Cumartesi günü Ankara Ulus Meydanı’nda gerçekleştireceğimiz 2. büyük eylemimize davet ediyoruz.
Hak, adalet ve insanca yaşam için mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.
Memur maaşları, üniversite idari personeli ve memurun geneline ilişkin sorunlarının çözümü için mücadelemizi büyütüyoruz.
🔊 6 Kasım Hazine ve Maliye Bakanlığı Önü
🔊 8 Kasım Ulus Meydanı
@unipersen
📈 EKİM AYI ENFLASYON VERİLERİ AÇIKLANDI: GERÇEKLER YİNE GÖRMEZDEN GELİNDİ!
ENAG: %3,74
İTO: %3,31
AA Finans: %2,69
TÜİK: %2,55
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ekim ayı verileri, bir kez daha sahadaki gerçeklerle örtüşmedi. ENAG, İTO ve piyasa araştırmalarında görülen oranlar açıkça gösteriyor ki, TÜİK’in açıkladığı rakamlar vatandaşın yaşadığı fiyat artışlarını yansıtmaktan uzak. Gıda, kira, ulaşım, enerji ve temel ihtiyaçlarda yaşanan kesintisiz artış artık herkesin günlük hayatında somut şekilde hissediliyor. Markete her gidişte fiyat etiketleri değişiyor, ulaşım ücretleri her ay artıyor, kiralar memur maaşlarını aşıyor. Buna rağmen açıklanan resmi oranlar, kamu çalışanlarının alım gücündeki ciddi kaybı görmezden gelmeye devam ediyor.
Gerçekler, rakamlardan çok daha fazlasını söylüyor. Çalışan, aldığı maaşla ayın ortasını zor getiriyor; faturalar, kiralar ve zorunlu harcamalar maaşın büyük kısmını tüketiyor. Memur ve emekliler, artış oranlarını değil, cebinden eksilen alım gücünü konuşuyor. Temmuz’dan bu yana açıklanan TÜİK verilerine göre;
• Temmuz: %2,06
• Ağustos: %2,04
• Eylül: %3,23
• Ekim: %2,55
olmak üzere, 4 aylık toplam enflasyon %10,24’e ulaştı.
Bu tabloya göre memurun şimdiden %4,99 enflasyon farkı oluşmuş durumda. Açıklanan rakamlara göre şuanda memur maaş artış oranı %16,54 olmuştur. Ancak burada bir kritik noktada şu: fiyat artışları durmuyor, maaşlar ise farkı almak için 3 ay bekliyor. Market, kira, ulaşım derken bu fark çoktan eriyor.
Maaşlar geriden gelirken, hayat pahalılığı hız kesmeden devam ediyor. Her geçen gün artan fiyatlar, çalışanları gelir–gider dengesini kuramaz hale getiriyor. Artık memur maaş artışları bir “zam” değil, sadece “enflasyon düzeltmesi” anlamına geliyor.
Ünipersen olarak bir kez daha vurguluyoruz: Bu tablo sürdürülemez. Kamu çalışanları geçim sıkıntısı, ücret adaletsizliği ve artan yaşam maliyetleri arasında ezilmemelidir.
• Gerçek enflasyonun yansıtıldığı, alım gücünü koruyan bir sistem artık kaçınılmazdır.
• EŞEL–MOBİL uygulaması, gelir kaybını önlemenin tek etkili yoludur.
Kamu çalışanları her geçen ay daha ağır ekonomik koşullar altında yaşam mücadelesi veriyor. Maaş artışları artık bir “zam” değil, yalnızca “önceden yaşanmış kayıpların telafisi” haline gelmiştir. Kamu çalışanının emeğini korumak, yalnızca ekonomik değil, toplumsal bir sorumluluktur. Çalışanın Alın Terine Değer Vermek, Sosyal Devletin Gereğidir. Ünipersen, emeğin hakkını korumak ve adil bir gelir düzeni için mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.
#enflasyon #tüik
Memur maaş artışlarının yeniden belirlenmesi için 6 Kasım'da Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde, 8 Kasımda da üniversite idari personelinin tayin ve yükseköğretim tazminatı sorunları ile memurların geneline ilişkin sorunların çözümü için Ulus Meydanında olacağız.
Tüm memurları eylemelerimize desteğe bekliyoruz.
Birlikte başaracağız...
#UnvMemNdenUvyEvlatRTE
Üniversite idari personelinin sorunlarının çözümü için, memurun sesinin daha gür çıkması için aşağıdaki formu doldur [email protected] adresine gönder.
BİRLİKTE BAŞARABİLİRİZ. Haydi sen de ÜNİPERSEN'li ol.
📰 Kütüphanecilerin Ek Derece Hakkı İçin Hukuki Mücadelemizi Başlattık
Sendika olarak kütüphaneci çalışma arkadaşımızın ek derece hakkının hukuka aykırı biçimde iptal edilmesine karşı sessiz kalmadık.
İlgili Üniversite yönetiminin “sehven verildiği” gerekçesiyle geri aldığı ek derece işlemi, açıkça kazanılmış hakların korunması ve hukuki güven ilkelerine aykırıdır.
Bu nedenle sendikamız tarafından, söz konusu işlemin iptali için idare mahkemesi nezdinde dava açılmış. Bu durumda olan tüm çalışma arkadaşlarımıza emsal oluşturacak olması yönünden önemli bir davadır.
⚖️ Güncel YÖK Görüşü Açık ve Kesindir
Yükseköğretim Kurulu’nun 28 Mayıs 2025 tarihli güncel görüşünde, “kütüphaneci, arşivci ve kitap patologu” unvanlarının teknik hizmetler sınıfı içinde yer aldığı ve teknik bilimler lisansiyeri olarak kabul edilmesi gerektiği açıkça ifade edilmiştir.
Bu görüş, uzun süredir tartışmalı olan konuya açıklık getirmiş, üniversitelerdeki uygulama birliğini sağlamak adına açık bir çerçeve çizmiştir.
Buna rağmen, bazı üniversite yönetimlerinin geçerliliğini yitirmiş eski görüşlere dayanarak işlem tesis etmesi, hem hukuki hem de vicdani olarak kabul edilemez bir tutumdur.
Bu kapsamda, ÜNİPERSEN olarak her üyemizin hakkını kendi hakkımız olarak görüyoruz.
“Kütüphaneciler bilgi, sistem ve teknoloji temelli alanlarda görev yapan, teknik bilgi ve uzmanlıkla çalışan nitelikli personeldir. Güncel YÖK görüşü bu gerçeği teyit etmektedir. Bu davayı yalnızca bir kişi için değil, tüm üniversitelerdeki benzer mağduriyetlerin son bulması için açtık.”
🔍 Bu Dava Bir Üyenin Değil, Tüm Kütüphanecilerin Davasıdır
Açtığımız dava, yalnızca bir üyemizin hakkı açısından değil, ülke genelindeki tüm kütüphaneci kadrolarında görev yapan personel için emsal niteliktedir.
Hedefimiz; teknik hizmetler sınıfında görev yapan tüm personelin haklarının eşit biçimde tanınması ve üniversitelerde adil, hakkaniyetli bir uygulama birliğinin sağlanmasıdır.
ÜNİPERSEN olarak, yükseköğretim kurumlarında görev yapan hiçbir personelin hakkının gasp edilmesine izin vermeyeceğiz.
Haklıyız, kararlıyız ve bu davayı sonuna kadar takip edeceğiz.
ÜNİPERSEN, yalnızca hak arayan değil, hakkı koruyan bir sendikadır.
Emeğine, onuruna ve mesleğine sahip çıkan herkesi, haklı mücadelemizde ÜNİPERSEN çatısı altında yer almaya davet ediyoruz.
Birlik ol, güçlü ol, ÜNİPERSEN’li ol.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği yüzde iki hukuksuz kararına karşı açmış olduğumuz davayı kazandık.
14 ay boyunca toplu sözleşme ikramiyesini eksik alan üyelerimize yasal faizi ile toplu sözleşme ikramiyesi ödenecektir.
Hayırlı olsun..
@unipersen
Memur maaşları geçim düzeyinin çok altına düşmüş durumda.
8. Dönem toplu sözleşme sonucunun memur maaşlarını istenilen seviyeye çekme ihtimali maalesef yok. Bu nedenle memur maaş artışları için ya ek protokol ya da Mecliste bir düzenleme yapışması gerekmektedir.
Ek iş yapması yasak olan, genel itibariyle memleketi dışında çalışmak durumunda kalan memur için geçim düzeyi üzerinde maaş zorunluluktur.
@unipersen
⚖️ HAK, ADALET VE EMEK ADINA TARİHİ BİR ZAFER!
ÜNİPERSEN, YÜZDE 2’LİK HUKUKSUZ KARARA KARŞI AÇTIĞI DAVAYI KAZANDI!
Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen yüzde 2 barajı uygulamasına ilişkin açmış olduğumuz davada, ÜNİPERSEN bir kez daha hukukun, emeğin ve adaletin yanında yer alarak tarihi bir başarıya imza attı.
Yargı süreci sonucunda, 14 ay boyunca toplu sözleşme ikramiyesini eksik alan tüm üyelerimizin, hak ettikleri tutarların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bu karar, yalnızca üyelerimizin değil, aynı zamanda sendikal mücadele tarihinin de önemli bir dönüm noktasıdır.
💬 HAKLILIĞIMIZ TESCİLLENDİ
ÜNİPERSEN olarak en başından beri ifade ettik:
Yüzde 2 barajı, sendikal eşitlik ilkesini ortadan kaldıran, örgütlenme özgürlüğünü zedeleyen ve Anayasa’ya açıkça aykırı bir düzenlemeydi.
Bu hukuksuzluğa karşı kararlılıkla yürüttüğümüz hukuk mücadelesi, bugün sonuç vermiştir.
Hakkı gasbedilen hiçbir üyemizin emeği yerde kalmamıştır.
💪 EMEKLE, AZİMLE, KARARLILIKLA
Bu süreçte hiçbir baskı, hiçbir engel bizi yolumuzdan döndüremedi.
Biz, üyelerimizin alın teriyle, emeğiyle elde ettiği hakların savunucusu olduk.
Ve bir kez daha gördük ki:
➡️ Emeğe inananlar kazanır.
➡️ Adaletin yolu sabırdan geçer.
➡️ ÜNİPERSEN varsa, umut her zaman vardır!
Not: Detaylar ileriki günlerde paylaşılacaktır.
ÜNİPERSEN İSTANBUL AİLESİYLE 3. GÜN:
3 ÜNİVERSİTE, TEK GÜÇ: ÜNİPERSEN!
Sendikamız Yönetim Kurulu olarak İstanbul ziyaretlerimizin üçüncü gününde; ülkemizin k��klü yükseköğretim kurumları olan Boğaziçi Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’ndeydik.
Çalışma alanlarında buluştuğumuz değerli arkadaşlarımızla; çalışma koşullarını, özlük haklarını, sosyal ve ekonomik sıkıntıları ve yarına dair umutlarını konuştuk. Yürekten dinledik, birlikte değerlendirdik. Bir kez daha gördük ki; sorunlar sahada, çözüm de sahada üretilir.
Ziyaretlerimiz kapsamında ayrıca, Yıldız Teknik Üniversitesi Genel Sekreteri Ahmet Yüksel Karahan ile anlamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Üniversitedeki idari personelin yaşadığı zorluklar, çalışanlarımızın önünü açacak, haklarını güvence altına alacak adımlar için sendikamızın kararlılığını güçlü bir şekilde ortaya koyduk.
Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’nde, arkadaşlarımızla bire bir temaslarda bulunduk. Onların samimiyeti, güçlü desteği ve çözüm beklentileri; ÜNİPERSEN’in sahadaki etkisini ve güvenilirliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Artık çok net biliyoruz ki; bu mücadele yalnızca sendikal bir faaliyet değil, kök salan bir irade ve büyüyen bir aile olmanın ifadesidir.
ODTÜ, İTÜ ve Düzce’de yetki alarak çalışanların sesi olduğunu kanıtlayan ÜNİPERSEN, bu zaferi büyütecek; 129 üniversitenin tamamında adaletin, emeğin ve haklı mücadelenin tartışmasız tek adresi YETKİLİ ve ETKİLİ sendikası ÜNİPERSEN olacaktır.
Bizleri misafirperverlikle ağırlayan üniversite yönetimlerine, sahada özveriyle çalışan temsilcilerimize ve bizlere güvenini her daim hissettiren tüm çalışma arkadaşlarımıza en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Onların varlığı ve desteği, ÜNİPERSEN’in gücünü daha da büyütmektedir. Bugün herkes görüyor ki; ÜNİPERSEN yalnızca sorunları dile getiren değil, aynı zamanda çözümün adresi, umudun adı ve çalışanların güvencesidir. Bizler üyelerimizin sesi olmakla kalmıyor, taleplerini kalıcı kazanımlara dönüştürmek için her platformda dimdik mücadele ediyoruz. Mücadelemiz büyüyor, inancımız pekişiyor, cesaretimiz artıyor.
Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde Hülle Atamalara Karşı Hukuki Adım
Üniversitelerde liyakat ve kariyer ilkelerini yok sayan hülle atamalara karşı net bir duruş sergiliyoruz. Son olarak Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde şube müdürlüğü kadrosuna sınavsız yapılan atama nedeniyle dava açtık. Görevde yükselmeye tabi olan kadroların sınavsız şekilde doldurulması, açık bir şekilde hukuka aykırıdır.
Yönetmelik hükümleri nettir: Şube müdürlüğü görevde yükselme sınavıyla doldurulması gereken bir kadrodur. Buna rağmen yapılan sınavsız atamalar kanuna karşı hile niteliğindedir, çalışma barışını bozmakta, kamuya olan güveni sarsmaktadır.
Yargı kararları da bu konuda açıktır: Şube müdürlüğü kadrosu görevde yükselme sınavına tabidir. Bu sınav yapılmadan gerçekleştirilen atamalar, eşitlik ilkesine, kariyer ve liyakat esaslarına aykırıdır. Daha önce Danıştay ve idare mahkemeleri tarafından verilen iptal kararları, bu uygulamaların hukuka uygun olmadığını defalarca ortaya koymuştur.
Sendikamız bu hukuksuzluğa asla sessiz kalmamaktadır. Üniversitelerde görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerini yakından takip ediyor, tüm Sayıştay raporlarını en ince ayrıntısına kadar inceliyoruz. Hukukun dışına çıkan, liyakati hiçe sayan, çalışma barışını bozan bu uygulamaların karşısında sadece sözlü uyarıyla yetinmeyecek; gerektiğinde dava açacak, gerektiğinde eylem yapacak, kısacası hangi adım gerekiyorsa onu atacağız.
Sendikamızın kararlı tutumu nettir: hiçbir üniversitede sınavsız, torpilli ve hukuksuz atamalara izin vermeyeceğiz. Kamu görevinin ehline verilmesi, liyakat ve eşitlik ilkesinin korunması hem çalışanların hakkı hem de kamu hizmetinin güvencesidir. Bu nedenle her türlü hukuksuz atama karşısında mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.