Roma selamı kültürel bir selamdır Roma Cumhuriyeti nin son diktatörü Sezar ın selamlanmasıdır bir Nazi Partisiyle eşleştirmek olmaz MÖ 50 lere kadar dayanıyor tarihçesi bir partinin sembolü değil Roma kültürünü yaşamış bütün coğrafyaların sembolü hemen karardan vazgeçilmeli
Yunanistan'ın AEK takımının futbolcusu Yorgo Katidis attığı gol sonrası taraftarlara nazi selamı verdi. Yunan Futbol Federasyonu Katidis'i ömür boyu milli takımlardan men etti.
Yerçekimi değil, uzay-zamanın eğriliğinden söz ediyoruz. Zaten Genel Görelilik açısından kütleli cisimlerin birbirini klasik anlamda “çekmesi” söz konusu değil. Kütle ve enerji, uzay-zamanın geometrisini değiştiriyor; cisimler de bu eğri uzay-zamanda mümkün olan yolları izler.
Son kertede belirleyici unsur iktisadi gerçekliktir. Abla üstyapıdan bahsediyor ama üstyapıyı besleyen altyapıyı unutuyor; metafizik bir yerden tutuyor. Isıtılıp ısıtılıp önümüze getirilmesi ve
Haklı çıkmadı. Kapitalizm, bireyi ekonomik tahakküm altına alıyor ve bu da bireyi dar ve seçeneksiz bir duruma sokuyor. Bunun cinsiyet ile alakası yok. Sınıf temelli olmayan her sosyolojik tahliliniz çöp olmaya mahkumdur.
BİLGİLENDİRME ;
Bu akşam Basketbolda Beşiktaş - Fenerbahçe Cumhurbaşkanlığı Kupası mücadelesi Akatlar’da değil Sinan Erdem Spor Salonunda yarı yarıya oynanmıştır.
Salonda ezici üstünlük kuran Beşiktaş Taraftarı üzerine düşeni yapmıştır.
HER ZAMAN HER YERDE EN BÜYÜK KARTAL !
Şişenin denize atılması ayrı bir hayvanlık, ama ahtapot gibi en dar yerlere rahatlıkla girebilen, sert iç ve dış iskeleti olmayan bir kafadanbacaklıyı kurtardım diye sevinmek ayrı bir beyinsizlik. Doğada bunu deniz kabuklarıyla sağlıyor ahtapot.
Denizde şişe bulan kadın, içinde ahtapot olduğunu farkedince şişeyi kırıp ahtapotu tekrar denize saldı:
▪️ Onu denizin ortasında bulduk. Hani diyoruz ya atmayın, atmayın, atmayın diye.
▪️ Yani o yoksa ölecekti, çıkamayacaktı içinden.
▪️ Özgürlüğüne kavuştu.
Kaynak: ig/realtor_buket_florida
Marx’ın yabancılaşma kavramının yeniden üretiminin bir söylemi bu.İşçinin üretimin tamamına hâkim olmadığı, yalnızca belli bir alana sıkışıp kaldığı ve ağır çalışma koşulları altında kendini geliştiremediği, buna karşılık sermaye açısından verimliliğin artırıldığı bir nevi
Daron Acemoğlu:
"Herkesi üniversiteye göndermek doğru değildir. Bir elektrikçinin gidip 4 sene üniversitede Shakespeare okuması mı lazım?
Eğitimin daha meslek üzerine olması daha etkili olabilir. Üniversite diploması toplumsal statünün ana ölçüsü olmamalı." (OksijenTV)
veya farklı sanat dallarıyla ilgilenmesinin, doğrudan bir değişim değeri yaratmadığı sürece, bir karşılığı yoktur. Onun için sermaye sınıfının neden laikliği tasfiye ettiğini, bilimsel eğitimin neden yalnızca belli bir zümrenin aldığı bir ayrıcalığa dönüştürüldüğünü ve sanatsal