Bu 5 yürek para için değil sizin geleceğiniz için kelle koltukta gazetecilik yapıyor.
Kendilerini diğer yandaşlar gibi kiralamayı da bilirlerdi.
Emin olun satın almak için servet dökülmüştür.
Gevşek gevşek “ben gazeteciyim yeaa” diyen cüneyt, nagihan, nevşin… stajyerleri olamaz.
Ama onları susturmak istiyorlar. Lütfen bu kez sahip çıkın.
Yanınızdayız
@tvOnlar@muratagirel@timursoykan@aydinsule1@barispehlivan@baristerkoglu
Ece Üner yine bombalamış🚀
Hani sözün bittiği yer derler ya
Bu da matematiğin bitti yer
7 köprü parasına 1 köprü yapıp geri kalan 6 köprü parasını bir şirkete verdiler
1.48 milyar $'lık köprüye 10,3 milyar $ ödemek nedir abi ?
Kamu kaynağını kaymak şirketlere kaydırmak budur
İYİ Partili Turhan Çömez:
Anlaşılan 2 köprü, 9 otoyol satışından elde etmeyi umdukları para185 milyar TL.
Yalnızca Ocak ayında ödenen faiz 453 milyar TL.
Yani kendilerinden önce yapılan köprüleri otoyolları satıp, kendilerinin yaptığı borcun 12 günlük faizini ödeyecekler!
❗️ELEKTRİK YOK !
❗️İNTERNET YOK !
❗️SU YOK !
❗️ELEKTRİK YOK !
❗️İNTERNET YOK !
❗️SU YOK !
❗️ELEKTRİK YOK !
❗️İNTERNET YOK !
❗️SU YOK !
Bu insanların sesini duyun !!!
#HATAY#ANTAKYA#DEFNE#SAMANDAĞ
Bursa yanıyor, Karabük yanıyor, Ankara, Diyarbakır, Eskişehir yanıyor. Köyler, hayatlar yanıyor, ağaçlar, böcekler, kuşlar, hayvanlar yanıyor. Milyonlarca canlı yok oluyor. Ormanlar yok oluyor.
Gözümüzün önünde cayır cayır yanıyor memleketimiz, saray seyrediyor.
Beceriksizlik falan değil bu.
Düpedüz tercih.
Orman Genel Müdürlüğünü rezil rüsva ettiler. Yeterli personeli yok, kaynağı yok, bütçesi yok, liyakat yok, kelle koltukta çalışan personeline hakkını veren yok.
Başına kayyum atayıp çökertmek için canla başla çalıştıkları Türk Hava Kurumu’nun filosunu da darmaduman ettiler.
Koskoca! devletin 27 minik yangın uçağı, 105 tane de helikopteri var. Pardon devletin de değil, yarısı kiralık. Şirketler para kazansın diye kiralamayı seçiyorlar. Gece çalışabilen uçaklara zaten anca katalogdan bakıyoruz.
Yangın uçağı almaya neden bütçe ayırmıyorlarsa yanan ormanların şevkle maden ve turizme açılması da aynı sebepten oluyor.
Sadece çürümüşlükten ya da beceriksizlikten yaşamıyoruz bunları.
Bu memlekete bunu reva gördükleri, bunu seçtikleri için yaşıyoruz.
İçim yanıyor.
#BursaYanıyor
#KarabükYanıyor
Can ATAKLI sormuş: Açılımla Hatay elden mi gidecek?
Depremin en sert vurduğu ilimiz kuşkusuz Hatay oldu.
Özellikle Antakya’da neredeyse taş üstünde taş kalmadı, ilin birçok ilçesinde on binlerce canımızı yitirdik, çok ağır maddi hasar oluştu.
Saray iktidarı bu durumdan yararlanarak, “Bizi seçmezseniz hizmet beklemeyin” diyerek Hatay’da büyükşehir belediye başkanlığını kazandı, şimdi güya buraya büyük yatırımlar yapılıyor.
Ancak sayıları giderek azalan yerli halk büyük endişe içinde.
Çünkü Hatay hızla Araplaşıyor.
Bugün size Hatay halkından gelen bazı mesajları sunmak istiyorum.
Tehlike belli ki çok büyük.
Birden başlatılan “yeni açılım projesi” ile Hatay elden mi gidecek kuşkusu düşüyor insanın içine.
Bir hemşiremiz anlatıyor;
“Arapça öğrenmemiz konusunda sürekli bir baskı görüyoruz. Gelen Suriyeli hastalar bize tepki gösteriyor, Arapça bilmediğimiz için. Bir de Suriyeli doktorlarımız var. Onlar da bizi hor görüyor. Her 10 doğumun 8’i Suriyeli. Erkeklerin 4-5 tane eşleri var.
13 yaşında kız çocukları hamile. Ayrıca iki ay içerisinde bir ismin 2 ayrı yerde doğum yaptığını belirledik ama bakanlıktan herhangi bir yaptırım haberi almadık.
Araştırılmıyor, kimse bilmiyor burada yaşananları. Daha dün bir adamın 26’ncı çocuğunun doğumunu yaptırdım ve 4 eşi var. Ben, bunlara dur densin istiyorum, lütfen...”
Bir başka Hataylının bir gazeteciye gönderdiği mesaj şöyle;
“Lütfen Hatay’daki istilanın sesi ol. Suriyeli artışı aşırı fazlalaştı. Duvarlarda, parklarda Arapça “Hatay bizim” yazıları yazılıyor.
Parklarda bulunan sözde sığınmacı “Erkek”ler kilim serip bebeğini, çocuğunu oynatan Türk anneleri izliyor. Yaşamakta olduğum mahallenin parkına artık Türk gelemiyor.
Diğer bir yandan aşırı doğum var. Yolda bir Suriyeli kadının yanında 4 -5 bebek kesinlikle bulunuyor.
Hastanelerde Suriyeli sayısı o kadar yoğun ki sürekli kavga çıkıyor. Genç Suriyeli erkekler bellerinde silah, bıçak, satır, vb. şeylerle gezmekte ve taşımaktan çekinmiyor, parklarda bunları çıkarıp pozlar veriyorlar.
Azınlık biziz Hatay’da, biz Türkler kendi vatanımızda, şehrimizde azınlık kaldık.”
Bir başka vatandaş da şunları yazmış;
“Eşim Hataylı, ağır bir hastalığa yakalandı. Son zamanlarını iyi geçirsin diye memleketi Hatay’a getirdim. Köy evimiz tam sınırda... Kocaman bir duvar var üstü dikenli telli. Bayağıdır var bu duvar.
3 ay önce bir daha tel duvar çektiler ortada bizi koruyan asker kulübeleri var, 50 metrede bir kulübe var.
Bütün bunlara rağmen mülteciler akın akın geçiyor. Sınır köylerinin çoğunda insan kaçakçılığı yapılıyor.
Gelenlerin çoğu erkek. Adam başı 1.000 dolar alıyor kaçakçılar. Bu işi yapanlar tam bir vatan haini.
İnanın, bu beton ve tel duvar olmasına, tüm engellemelere rağmen binlercesi geçiyor veya geçiriliyor. Şehrimiz göz göre göre elden gidiyor.”
Bunlar gibi daha nice yakınmalar var.
Belli ki Hatay gözden çıkarılmış.
Yeni açılım sürecinde İdlib’le birlikte özerk bölge gibi ilan edilirse kimse şaşırmasın.
Bu uyarıları dikkate almayanlar böyle bir gerçek başımıza geldiğinde çok dövünecekler belki ama nafile olacak.”Ataklı’nın haklı uyarıları devam ediyor. Ancak biz şunu söyleyelim.
HATAY TÜRK ŞEHRİDİR ve ÖYLE KALACAK.
@zaferpartisi