Kannatimce, Onur Hukuk Bürosu, onurlu bir yorum paylaşmış, onuruyla bu sistemin içinde kalanlar, dikkate alıp takip edebilirler ancak unutulmasın, herkes kendi hesabını kendisi biliyor, Onur Hukuk Bürosu’nun bu paylaşımına güvendik ve mağdur olduk şeklinde bir taleple sonradan ortaya çıkabileceklere, şahsen benim görüşlerime dayanarak hareket etmeyin, yanlış da olabilir, hukuken direkt avukat-müvekkil ilişkisi kurulmamış bir ortam olan X platformundaki görüşlerimin bir yorum mahiytetinde olduğunu hatırlatmak isterim… Emininim ki Onur Hukuk Bürosu da kendi açısından aynı düşüncededir.
@koleksiyonpara Ancak, gerçek mağdurlar ile, bu sistemi bilerek ve isteyerek bu sisteme girip şimdi gerçek mağdurlar arasına katılıp X’de mağduru oynayanları ayırmak gerekir…
Neden kızıyorsunuz? Bir baskı grubu oluşturmak mı istiyorsunuz? O zaman, fon yöneticelirinin ve şirketlerin manipülatif işlemlerinden hesabınıza yazan ekstra kârlardan vazgeçin geçiçi olarak ama bu işlemlerden dolayı sorımlu olanlardan tazminat olarak tahsil edilecek tutarlardan bu zararlarınızın ödenmesini talep edin….. Adam çıkmış diyorr ki … TL zararım var… Kimse de demiyor ki, en son bakiyeme göre iki ayda % 50-60 vs kârım eridi bitti… Hangi zarar, ne kadar zarar, neye göre zarar? Son gün, hesaplara el koyulmadan önceki bakiyesini talep eden, hem bir taraftan spk görevini yerine getirmemiş diyor ama aynı zamanda, bu ponziye sen göz yumduysan benim paramı da bıu ponziye göre hesap edip bu ponziye göre son gün bakiyem neyse onun üzerinden öde diyor… Bu şahıslar önce bir karar versin, mağdurlar mı yoksa arsızlar mı? Çok zorlarlarsa, devlet, riski bilerek yatırım yaptınız diyerek aradan çekilebilir ve soruşturmanın sonuna kadar bekleyeceksiniz diyebilir… Hukuken de haklı olur… Diğer taraftan, hakkaniyet de, bu fonları çıkaranlar, manipülatif işlemlerle ky’i tuzağa çektilerse, bu zaraların şirket yöneticelerinden tahsil edilerek ky’a ödenmesini gerektirir… Hem de isterse jesapta % 1000 kâr etmiş olsun…
@koleksiyonpara Diğer taraftan, sadece bu ponzi sistemi kuranlar değil, buna göz yuman ve denetleme görevini yerine getirmeyenler de hukuken sorumludur ve ponzi sistemini kuranlardan tahsil edilebilecek tutarlar ky’nin zararını tazmin etmeye yetmez ise, aradaki fark onlardan tahsil edilmelidir
X’te her gün emsal kararlar paylaşılıyor; ancak AYM ve AİHM kararlarının bağlayıcılığı tartışılırken sadece teknik detayları konuşmak asıl krizi perdeliyor: Taşıyıcı kolonlar çatlamışken duvar rengini konuşamayız.
Düşünün: Yerel bir mahkeme, Yargıtay’ın kararına uymayıp üstüne bir de Yargıtay üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunsa ne olurdu…
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin AYM kararına uymayıp üyeler hakkında suç duyurusunda bulunması da tam olarak odur.
Anayasal hiyerarşiyi tanımamak ve hâkimleri verdikleri kararlar yüzünden cezai baskı altına sokmak, hukuk devletinin meşruiyetini sarsar. Hukuk güvenliği yoksa içtihat teferruattır.
Karar çok olabilir, ama hukuk yoksa hiçbirinin anlamı yoktur.
Binlerce yargıtay kararı olsa … lehinize… ne fark eder!
X’te her gün emsal kararlar paylaşılıyor; ancak AYM ve AİHM kararlarının bağlayıcılığı tartışılırken sadece teknik detayları konuşmak asıl krizi perdeliyor: Taşıyıcı kolonlar çatlamışken duvar rengini konuşamayız.
Düşünün: Yerel bir mahkeme, Yargıtay’ın kararına uymayıp üstüne bir de Yargıtay üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunsa ne olurdu…
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin AYM kararına uymayıp üyeler hakkında suç duyurusunda bulunması da tam olarak odur.
Anayasal hiyerarşiyi tanımamak ve hâkimleri verdikleri kararlar yüzünden cezai baskı altına sokmak, hukuk devletinin meşruiyetini sarsar. Hukuk güvenliği yoksa içtihat teferruattır.
Karar çok olabilir, ama hukuk yoksa hiçbirinin anlamı yoktur.
Binlerce yargıtay kararı olsa ne farkeder?
X’te her gün emsal kararlar paylaşılıyor; ancak AYM ve AİHM kararlarının bağlayıcılığı tartışılırken sadece teknik detayları konuşmak asıl krizi perdeliyor: Taşıyıcı kolonlar çatlamışken duvar rengini konuşamayız.
Düşünün: Yerel bir mahkeme, Yargıtay’ın kararına uymayıp üstüne bir de Yargıtay üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunsa ne olurdu…
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin AYM kararına uymayıp üyeler hakkında suç duyurusunda bulunması da tam olarak odur.
Anayasal hiyerarşiyi tanımamak ve hâkimleri verdikleri kararlar yüzünden cezai baskı altına sokmak, hukuk devletinin meşruiyetini sarsar. Hukuk güvenliği yoksa içtihat teferruattır.
Karar çok olabilir, ama hukuk yoksa hiçbirinin anlamı yoktur.
Binlerce yargıtay kararı lehinize olsa ne farkedecek?1
X’te her gün emsal kararlar paylaşılıyor; ancak AYM ve AİHM kararlarının bağlayıcılığı tartışılırken sadece teknik detayları konuşmak asıl krizi perdeliyor: Taşıyıcı kolonlar çatlamışken duvar rengini konuşamayız.
Düşünün: Yerel bir mahkeme, Yargıtay’ın kararına uymayıp üstüne bir de Yargıtay üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunsa ne olurdu…
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin AYM kararına uymayıp üyeler hakkında suç duyurusunda bulunması da tam olarak odur.
Anayasal hiyerarşiyi tanımamak ve hâkimleri verdikleri kararlar yüzünden cezai baskı altına sokmak, hukuk devletinin meşruiyetini sarsar. Hukuk güvenliği yoksa içtihat teferruattır.
Karar çok olabilir, ama hukuk yoksa hiçbirinin anlamı yoktur.
Binlerce karar olsa ne fayda🚮
X’te her gün emsal kararlar paylaşılıyor; ancak AYM ve AİHM kararlarının bağlayıcılığı tartışılırken sadece teknik detayları konuşmak asıl krizi perdeliyor: Taşıyıcı kolonlar çatlamışken duvar rengini konuşamayız.
Düşünün: Yerel bir mahkeme, Yargıtay’ın kararına uymayıp üstüne bir de Yargıtay üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunsa ne olurdu…
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin AYM kararına uymayıp üyeler hakkında suç duyurusunda bulunması da tam olarak odur.
Anayasal hiyerarşiyi tanımamak ve hâkimleri verdikleri kararlar yüzünden cezai baskı altına sokmak, hukuk devletinin meşruiyetini sarsar. Hukuk güvenliği yoksa içtihat teferruattır.
Karar çok olabilir, ama hukuk yoksa hiçbirinin anlamı yoktur.
Binlerce yargıtay kararı paylaşsak ne fayda📚
X’te her gün emsal kararlar paylaşılıyor; ancak AYM ve AİHM kararlarının bağlayıcılığı tartışılırken sadece teknik detayları konuşmak asıl krizi perdeliyor: Taşıyıcı kolonlar çatlamışken duvar rengini konuşamayız.
Düşünün: Yerel bir mahkeme, Yargıtay’ın kararına uymayıp üstüne bir de Yargıtay üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunsa ne olurdu…
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin AYM kararına uymayıp üyeler hakkında suç duyurusunda bulunması da tam olarak odur.
Anayasal hiyerarşiyi tanımamak ve hâkimleri verdikleri kararlar yüzünden cezai baskı altına sokmak, hukuk devletinin meşruiyetini sarsar. Hukuk güvenliği yoksa içtihat teferruattır.
Karar çok olabilir, ama hukuk yoksa hiçbirinin anlamı yoktur.
Binlerce yargıtay kararı paylaşsak ne fayda⚖️
X’te her gün emsal kararlar paylaşılıyor; ancak AYM ve AİHM kararlarının bağlayıcılığı tartışılırken sadece teknik detayları konuşmak asıl krizi perdeliyor: Taşıyıcı kolonlar çatlamışken duvar rengini konuşamayız.
Düşünün: Yerel bir mahkeme, Yargıtay’ın kararına uymayıp üstüne bir de Yargıtay üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunsa ne olurdu…
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin AYM kararına uymayıp üyeler hakkında suç duyurusunda bulunması da tam olarak odur.
Anayasal hiyerarşiyi tanımamak ve hâkimleri verdikleri kararlar yüzünden cezai baskı altına sokmak, hukuk devletinin meşruiyetini sarsar. Hukuk güvenliği yoksa içtihat teferruattır.
Karar çok olabilir, ama hukuk yoksa hiçbirinin anlamı yoktur.
Binlerce yargıtay kararı paylaşsak ne fayda!