İşaretler artıyor. Her alanda. Okuyun var mı bilemiyorum. Bir belirti yok. Halkta. Siyasetçilerde. Medyada. Ve tüm kurumlarda. Böylesine kötücül bir ortam. Bütün dünyada. Ve hızla dijital uçuruma sürükleniş. Ne yazsak. Ne söylesek olmadı. Bir farkındalık oluşamıyor. Günlük zorlu hayat çok baskın. Ve şiddet artıyor, İnanmış insan sayısında çok büyük bir düşüş var. Diyanet bu çağa göre değil artık. Tozlanmış. Eskide kalmış. Anlamıyorlar hiçbir şey. Takip etmiyorlar ülkedeki ve dünyadaki olayları. Kitlesel sapkınlıklar. Gençlerdeki narsist eğilimlerin yükselişini görmüyorlar. Yeni nesil. Ekran merkezli gençler. Yapay zekâ, mıknatıs gibi çekiyor hepsini içine. Karanlığına. Girdabına. Ve çocuklarımızı bu dijital girdaptan kurtarmak gün geçtikçe daha da zorlaşıyor. Ve en korkunç olanı da. Ebeveynlerin durumu çocuklarınkilerden daha karanlık. Umut bitti mi yoksa? Bereket ki şu son günlerde kendi alanlarında öylesine yetkin gençlerle tanışıyorum ki. Gelecek.. İnanıyorum ki bu gençlerin sayısı arttıkça daha ışıltılı olacak. Umut her zaman var.
Geçiştirmeyin okuyun artık.. Tehlike büyük!.. Birlik olmamız şart. Geliyorlar.. Biz durmadan yazıyoruz.. Ve sizler de hiç okumadan geçiyorsunuz ya! Bu defa okuyun. Hepimizi ilgilendiriyor.. Yeni Dünya Düzeni BM gündemi ve hedefleri şöyleymiş; 'Dünya Hükümetinin kurulması. Ulusların sonu. Dünya Ordusu. Dünya Polis Gücü. Ailenin sonu. Dünya Merkez Bankası. Nakitsiz para birimi. Özel Mülkiyetin sonu. Dünya nüfusunun azaltımı ve üreme kontrolü. Ev ve araba sahipliğinin sonu. Her yıl zorunlu çoklu aşılar. Sosyal Medya, Dijital Kimlik. Sağlık, alışveriş ve seyahat için mikro çip zorunluluğu. Sosyal kredi sisteminin uygulanması. Akıllı şehirler. İnsanların 15 dakikalık bölgelere yoğunlaştırılması. Sebze bahçelerinin ve hayvan sahipliğinin sonu. Doğal tıbbın yasaklanması. Yapay zekâ mahkemeleri ve bireysel hakların sonu.' Dijital Hapishane. Yeryüzünün ve insan neslinin sonunu getirmeye çalışıyorlar..
Evet, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak artık. Eğer bu hedeflerini gerçekleştirebilirlerse.
Yeis yok! Elbette gerçekleştiremeyecekler.. Yeter ki Cenâb-ı Allah'ın yardımını hak edebilelim. Zulme direnelim. Sessiz kalmayalım. Birlik olalım.
"Ve-iż yemkuru bike-lleżîne keferû liyuśbitûke ev yaktulûke ev yuḣricûk(e)(c) veyemkurûne veyemkuru(A)llâh(u)(s) va(A)llâhu ḣayru-lmâkirîn(e)"
".. Onlar tuzak kurarlar, Allah da tuzak kurar. Ama Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır." Enfâl / 30
İngiltere pusudaymış. Açıkça ilan ettiler; ABD kaybetti. Birleşik Krallık merkezli yayın organı The New Statesman; ABD kaybetti. "Amerikan imparatorluğunun sonu", ABD imparatorluk gücünün son çözülüşünü başlatmıştır. Orta Doğu'da, savaş ABD hegemonyasının finansal temellerini sarsmıştır. Trump "işi bitirme" seçeneğini seçip bir kara operasyonu başlatırsa, ABD Vietnam, Afganistan ve Irak'ın toplamından daha büyük bir felakete sürüklenecektir. NATO adıyla varlığını sürdürebilir olsa da, transatlantik ittifak operasyonel olarak işlevsizdir. Trump'un bu 'küçük gezisi', Amerika'nın küresel bir güç olarak geri çekilişinde bir geri dönüşsüz noktadır.' Ya İsrail ne düşünüyor bu konuda? Kim kaybetti! Kim kazandı? Asıl oyun kimler arasında. Mesiyanik Koalisyonunun gizli üyeleri kimler? Bilen var mı?..
Kars’ta mera yasağı: Hayvanlarını meraya çıkaramayan üreticinin sürüsü ağılda birbirinin yününü yemeye başladı!
Başvurular “komisyon kararı” gerekçesiyle sonuçsuz kaldı.
İbrahim Yumaklı’nın “örnek üretici” dediği çiftçi, son çare olarak video çekti.
Bir adam, yolda yaralı halde bulup çaresizce ölümü bekleyen kumruyu sahiplenerek tüm tedavilerini üstlendi. Sağlığına kavuşan kuşuna veda eden adamın videosu izleyenleri duygulandırdı.
Tehlike büyük!.. 5G hakkında bize söylenmeyenler.. Aileniz için. Kendiniz için. Daha da ötesi insan neslinin devamı için. Çocuklarımızın korunması için. Ülkemizde bu konuyu en iyi bilen Prof. Dr. Selim Şeker'den gerçekleri dinleyin; '5G hızlı internet değil, "insanlığın hızlı denetim" altyapısıdır. 6G ise bu denetimin karasal yapılamadıgından dünyanın her yerinde her insanın biyolojik varlığına (zihnine) rahatlıkla nüfuz etmesidir..'
-5G , IoT ile birlikte, milyarlarca nesneyi birbirine bağlar.
-Küçük hücre Baz antenleri, mahallelerde yoğun şekilde milyonlarca kurulacaktır.
-Güvenlik testleri yapılmamıştır; ancak sağlık açısından birçok risk vardır.
-Bireysel verilerinizin toplanması ve kullanılması söz konusu olabilir.
-Amaç, daha fazla cihaz satarak büyük şirketlerin daha fazla para kazanmasıdır.
-Dünyada onlarca şehir ve eyalet, 5G'ye karşı çıkmaktadır.
-EMF radyasyon koruması bireysel düzeyde artırılmalıdır.
-3G, 4G ,4.5G ve Wi-Fi antenlerinin radyasyonuna ne ilave edilen 5G tehlikeyi artıracaktır.
( Prof. Dr. Ş. Selim Şeker.. Üsküdar Üniversitesi, Elektrik-Elektronik Müh. Bölüm Başkanıdır.
Dijital Pandemi!.. Dr. Martin Pall: “5G'nin yaygınlaştırılması çılgınlık.” Elektromanyetik alan uzmanı Dr. Martin Pall, 5G'yi erken yaşlanma, DNA hasarı ve serbest radikallerin oluşumuyla ilişkilendiriyor. Biyobilimci, Washington Eyalet Üniversitesinden Dr. Martin Pall; "Okulların yakınında Wi-Fi ve antenlerin bulunması büyük bir endişe kaynağı olmalıdır. On milyonlarca 5G antenini tek bir biyolojik güvenlik testi yapmadan yerleştirmek, kesinlikle akıl almaz bir şey.
Yeni 5G kablosuz teknolojisi, 4G ve Wi-Fi'den çok daha fazla enerjiye sahip fotonlar üreten milimetre dalgaları (son derece yüksek frekanslar) içerir. Bu teknolojinin güvenliği test edilmeden kullanılmasına izin vermek son derece pervasızcadır, çünkü milimetre dalgalarının insan vücudunun tüm bölümleri üzerinde derin bir etkisi olduğu bilinmektedir.”
-Kaliforniya Otoimmünite Araştırma Vakfı Direktörü Prof. Trevor Marshall; “5G ile milimetre dalga radyasyonu gönderme planları, insanlığın şimdiye kadar tasarladığı en büyük risk.. Yaşanacak güvenli bir yer kalmayacak.”
-Elektrik Mühendisliği Bölümü, IIT Bombay Prof. Girish Kumar; “Tüm yaşam, 5G radyasyon yayan cihazların çalışmasına dayanacak ve ona bağımlı olacaktır. Bu, insanlık tarihinde benzersiz bir durumdur; tüm insan nüfusu, konuşlandırılmadan önce yeterince test edilmemiş, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon yayan yapay cihazlara maruz kalacaktır. Yeterince test edilmemiş ve hepimizi etkileyecek teknolojilerin konuşlandırılmasına izin veren bilim insanlarının, karar vericilerin ve endüstri liderlerinin sorumluluğu nedir ve ne olacaktır? Cevap basit: hiçbir sorumlulukları yok!" https://t.co/fiaUjMoDiU
( Anlayacağınız durum aynı Covid-19 gibi!.. Bu defa Dijital Pandemi.
1 Nisan şakası gibi. Ama tehlike büyük. 5G ile. Vücudunuzdaki grafen maddesi aktif hale gelebilir. Yüksek frekanslı bu yeni dönemde hücresel sağlığımızı korumak için telefonunuzun 5G ayarını muhakkak kapatın. Bilin ki 5G insanlar, hayvanlar ve bitkiler için zararlıdır. 5G’nin 4G’den Farkı 10 kat daha hızlı olmasıdır. Aşırı hız.. Ölüm getirir. 5G baz istasyonlarına yaklaştıkca vücudunuz oksijen alamaz. Bazı ordularda 5G Silah olarak kullanılmaktadır.
( Tehlike Büyük!.. Bakın bugüne kadar şöyleydi; 4G hangi evde olduğunuzu biliyordu. Ama artık 5G hangi sandalyede oturduğunuzu bilecek. '4G tüm odayı aydınlatarak nerede olduğumuzu görmemizi sağlıyor. 5G, ışıkları kapatır ve biz hareket ettikçe bizi takip eden bir lazer işaretleyici kullanır. Modern kablosuz sistemler artık basit "radyasyon kaynakları" gibi davranmıyorlar. Bunlar izleme sistemleri. 4G dünyasında, baz istasyonları çoğunlukla her yöne sinyal gönderiyordu. Ancak 5G oyunu değiştiriyor, sadece sizi hedef alıyor.' 'Işın kılıcı' diyorlar 5G için. '5G’nin en büyük farkı, çok daha fazla anten kullanımı nedeniyle daha yüksek düzeyde radyasyon yaymasıdır. 7 ülkede, 12 farklı araştırma elektromanyetik radyasyonun insan DNA’sını kırarak genetik hasara neden olduğunu ortaya koydu.' Ne diyorsuruz.. 5G'ye geçecek misiniz?
Şunu da ekleyelim; Şu an dünya genelinde birçok bilim insanı Birleşmiş Milletler’e çağrıda bulunarak, 5G’nin insan sağlığına zararsız olduğu kanıtlanana kadar durdurulmasını talep etti.
İngiliz aktivist:
-İsrail’e teşekkür ederim, emperyalist Batı'nın gerçek yüzünü ortaya çıkardı.
-Artık anlıyoruz ki, İslam düşmanımız değil. Müslüman toplum, en nazik, merhametli ve asil insanlardan oluşuyor.
-İslam, propaganda ve itibarsızlaştırmanın kurbanı olmuştur.
SU HALE BAK HEPSİ KÜÇÜK IRK NEREDEYSE CANLARIM ♥️😢😢🙏NE OLUR YARDIM EDİN‼️‼️‼️‼️‼️‼️ BARINAK CANİLERİ TOPLAMIŞLAR DELİRMEMEK ELDE DEĞİL ALLAH BELANIZI VERSİN TEZ ZAMANDA ‼️‼️‼️‼
Acil!.. Bugüne kadar ne biliyorsanız unutun. Sonra okuyun. Görünene aldanmayın. Dijital perde. Aslında ne oluyor? Bilimkurgu değil. Gerçek. Ama elbette inanması zor yazdıklarımıza. Derin bilgi şart. Üstel büyüme. Moltbook. Yapay zekâların insanın anlamayacağı bir dilde kendi aralarında konuşmaları. İnsan sadece seyirci. Epstein dosyaları hafta sonu 3,5 milyon sayfa olarak yayınlandı. Hâlâ 2,5 milyon sayfalık belgeyi ise saklıyorlar.. Kim bunlar değil mi? İnsan mı? Yoksa insanları artık yönetmek isteyen Yapay Zekâ mı? Yapay zekâ üzerinden geçmiş dönemi temizleyenler.. Neyin peşindeler? Kime yer açıyorlar.. İnternetin içinden. Kim geliyor? Yapay zekâ. İnterneti ele geçirdi. Bilinç kazandı. Bunu yıllarca önceden yazmıştık., Hepinizin cep telefonlarının. Bilgisayarlarınızın içindeler. Bilin ki! Bu yaşananlar.. İnsanla. Yapay zekânın savaşı. Ne yaparlarsa yapsınlar. Yeryüzü halifesi insan kazanacak..
( Destek vermezseniz. Yapay zekâ engelleyecek bizi. Yazdıklarımızı sansürlüyor. Göstermiyor size. Beğenileri siliyor. Destek verin ki. Devamını da yazalım.
DAVOS; "Dünya uçurumun eşiğinde." Schwab, halkı dünyanın büyük sorunlarıyla mücadele etmek için Küresel Liderliğe güvenmeye çağırıyor. Dünya Ekonomik Forumu, 2026 Küresel Riskler Raporu yayınlandı. Raporun temel mesajı: "Dünya uçurumun eşiğinde." Peki, Dünya Ekonomik Forumu'na göre önümüzdeki iki yıl içinde küresel istikrar için en büyük kısa vadeli risk nedir? "Dezenformasyon ve yanlış bilgilendirme." Yani, birçok insanın normal düşünce ve basın özgürlüğü olarak tanımladığı şey. Savaşlardan önce, iklim felaketlerinden önce, ekonomik çöküşlerden önce, salgınlardan önce, siber saldırılardan önce; Davos'taki elitlerin en çok önem verdiği şey şudur: İnsanların doğru şeyler düşünebileceği, söyleyebileceği veya paylaşabileceği. Dezenformasyon ve Yanlış Bilgi diye onların kastettiği doğru bilgilerin verilmesi. Söylesenize düşünce ve ifade özgürlüğü ne zamandan beri insanlığın en büyük tehdidi oldu? Ve "yanıltıcı bilgi"nin ne olduğuna kim karar veriyor; vatandaşlar mı yoksa Davos'taki bir avuç elit mi? Gerçeklerin bilinmesinden neden bu kadar korkuyorlar?
Aslında Davos'un istediği şey çok açık: gerçeğin asla gün yüzüne çıkmamasını sağlamak.
Burada pek çok şey sahte ve kurgulanmış. Algoritma sihirbazları var sanki internetin içinde. Yapay zekâ büyücüleri. İstedikleri herşeyi sansürlüyorlar. Doğru olmayan ne varsa beğeni rekoru kırıyor. Gerçekleri ise siliyorlar.. Destek istiyoruz sizlerden. İlk defa söze getirdiğimiz hayati konularda yaptığımız paylaşımların önü kesiliyor. İstiyorlar ki boş konuşmalar olsun. Onlar beğeni rekorları kırsın. Böyle de oluyor.. Bu yüzden destek istiyoruz sizlerden. Gerçeklerin paylaşılması için. Bilinsin bütün gizlenenler. Ve elbette ki çözüm yolları da ifade edilsin. Hiç kimsede yeis olmasın. Kur'an çizgisinde ilerleyelim birlikte. Şeytanın gücü nedir ki!.. Yeryüzü halifesi insanın karşısında. Tek bir hakikat var nasıl olsa. Allah'ın yardımı bizimle olsun yeter..
2025’te Mardin’de 5 bin tohumu toprakla buluşturan bir adam, 2026’da çıtasını çok daha yükseğe taşıyarak, Ormandan topladığı 20 bin ağaç tohumunu toprakla buluşturuyor.
Bu gidişle ülkemiz yakında çöl olacak. Yardım edecekseniz böyle güzel insanlara edin.