🔴🔵 Thomas Reis'ın paylaşımı:
"Trabzon'u biraz keşfediyorum. O kahvaltının ardından şehirdeki en mutlu adam bendim. Birkaç gün yetecek kadar yemek yedim."
Thomas Reis'ın Instagram paylaşımı:
Trabzon’u biraz keşfediyorum.
O kahvaltının ardından, en mutlu şehirdeki en mutlu adam bendim.
Ama artık önümüzdeki birkaç gün yetecek kadar yemek yedim 😂
Rus ordusu Kuban bölgesinde direnen #Nogay Türklerinin üzerine yürüdü. Binlerce Nogay kılıçtan geçirildi, kadınlar ve çocuklar katledildi. Sağ kalanlar ise sürgüne gönderildi. Bu, yalnızca bir katliam değil; bir halkın varlığını yok etmeye yönelik planlı bir soykırımdı.
@_0rkun
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA
Konu: Staj ve Çıraklık Sigortası
Mağduriyetinin Giderilmesi, Uzun Vadeli Sigorta Başlangıcı Sayılması.
@mehmedmus@ifarukaksu@oerdem42@Nilgun_OK@sadullahkisacik@ayyuceturkestas@resulkurt34@haltinsoy68@orhanyegin@Mv_CavitAri@ahmetkilic16@GulizarBicer@AdaletKaya_@ejderacikkapi@OzgurKarabat34@yasarkirkpinarr@UmitOzlale@cevdetakaychp@NecmettinErkan_@MKalayci42@AVBakirlioglu@kamurantanhan47@GulsoySeydi@tahsinocakli@ertugkocacik@AvukatErsanAksu@55erhanusta@ismailgunes64@suleymansahan66@bakiersoymhp@SaruhanOluc@isikhanvedat@memetsimsek
Çalışma hayatına erken yaşlarda, üretimin tam merkezinde başlayan stajyer ve çıraklar olarak Sosyal Güvenlik Sisteminde ciddi bir eşitsizlikle karşı karşıyayız. İşyerlerine ilk adımı attığımız gün tarafımıza SGK tescil numarası verilmiş ve sigortamızın başlatıldığı beyan edilmiştir. Ancak bu sigorta yalnızca "kısa vadeli" sigorta kollarına prim yatırılmasıyla sınırlı kalmış, uzun vadeli yaşlılık ve emeklilik primleri kapsam dışında bırakılmıştır. Bu durum, çocuk yaşta ter döken milyonlarca vatandaşı emeklilikte ciddi bir mağduriyetle baş başa bırakmıştır.
Sosyal güvenlik mevzuatındaki mevcut uygulamalar ve Anayasa’nın eşitlik ilkesi çerçevesinde bakıldığında durum şu çelişkileri ortaya koymaktadır:
Avukatlık Stajı Borçlanması: 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca avukatlara staj dönemleri için borçlanma imkânı tanınmış ve bu hak borçlanılan süreleri sigortalılık başlangıcına çekme imkânı sağlamıştır.
Yurt Dışı Borçlanması: Yurt dışından gelen vatandaşların bulundukları ülkelerdeki ilk işe giriş veya staj tarihleri Türkiye'de de sigorta başlangıcı olarak kabul edilmektedir.
Adaletsiz Ayrışma: Avukatlara tanınan ve yurt dışı borçlanmasında geçerli olan bu hakların, bu ülkenin üretimine çocuk yaşta bedenen katılan stajyer ve çıraklara tanınmaması Anayasa’nın "Kanun Önünde Eşitlik" ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.
Yargıtay İçtihatları ve Üretime Katılım Gerçeği
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin ve iş mahkemelerinin son dönemde verdiği emsal kararlar, stajyer ve çırakların sanılanın aksine sadece "öğrenim" görmediğini, doğrudan üretimin ve çalışma hayatının bir parçası olduğunu tescillemiştir. Yüksek yargı, fiilen üretime katılan ve beden gücüyle çalışan kişilerin hakiki anlamda sigortalı sayılması gerektiğini vurgulayarak bu mağduriyetin hukuki zeminini netleştirmiştir.
Taleplerimiz
Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmekte olan bütçe ve kanun teklifi süreçlerinde bu sesin duyulmasını istiyoruz:
Staj ve çıraklık dönemindeki ilk tescil tarihlerinin uzun vadeli sigorta kolları başlangıcı olarak kabul edilmesini,
Yargı kararlarının gösterdiği "fiili üretim" gerçeğinin yasama organı tarafından görmezden gelinmeyip yasal düzenlemeyle çözüme kavuşturulmasını arz ve talep ederiz.
Saygılarımızla,
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu
3308 Mağduriyeti Çözülsün
#PlandaçırakBütçedeStajyer
Yunan basını | Pentapostagma:
▪️Türklerin HAVA-SOJ uçağının düşürülmesi, Yunan Silahlı Kuvvetleri için karmaşık bir zorluk teşkil ediyor.
▪️Ankara tüm Ege'yi elektronik harple kontrol etmek istiyor ama hevesleri kursaklarında kalabilir.
▪️HAVA-SOJ uçağı Yunan hava savunmasının menziline girmeyeceği için Hava Kuvvetlerimiz bu uçağı METEOR füzeleri gibi ufuk ötesi mühimmatla vurmalıdır.
▪️Rafale jetlerinden fırlatılan METEOR, 150 kilometreyi aşan menzile ramjet motorla ulaşabilir; hantal bir iş jetinin bundan kaçması son derece zor olacaktır.
▪️Ayrıca Patriot PAC-3 veya gelecekte Belharra sınıfı fırkateynlere konulacak ASTER-30 füzeleri de hava hedeflerine uzun mesafelerden saldırma yeteneği sunuyor.
SGK KARTININ DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
Sen neymişsin be kart…
Bir zamanlar küçücük ellerde taşınıyordun. Üzerinde fotoğrafımız, adımız, soyadımız, sigorta sicil numaramız vardı. Bir de hayatımız boyunca unutmayacağımız o ifade:
“İlk işe giriş tarihi.”
1994, 1995, 1996… Herkesin kartında başka bir tarih, ama birçok evde aynı düşünce vardı:
“Artık sigortalıyım.”
Anneler, babalar da aynı güveni duyuyordu:
“Çocuğumuz meslek öğreniyor, çalışıyor. Hiç olmazsa sigortası başladı.”
O kart yalnızca çocuğa verilmemişti. Bir ailenin geleceğe ilişkin endişesinin arasına konulmuştu.
Kimi onu cüzdanında taşıdı. Kimi nüfus cüzdanının yanında sakladı. Kimi evin en önemli evraklarının bulunduğu çekmeceye kaldırdı.
Kaybolmasın diye korundu. Çünkü günün birinde lazım olacağına inanılıyordu.
Kart saklandı. Ona duyulan güven de saklandı.
Çocuk büyüdü. İşyerleri değişti. Askerlik yapıldı, evlilikler kuruldu, çocuklar dünyaya geldi. Çalışırken yorulan eller yaşlandı. O kart ise yıllar önce başlayan sigortalılığın belgesi olarak görülmeye devam etti.
Derken emeklilik hesabının yapıldığı gün geldi.
Yıllardır saklanan kart çıkarıldı. Üzerindeki tarih gösterildi:
“Benim sigortam o zaman başlamıştı.”
Karşıdan gelen cevap, yalnızca bir işlemin sonucunu bildirmiyordu. Yıllarca taşınan bir inancı da sarsıyordu:
“Bu tarih emekliliğe esas başlangıcınız sayılmıyor.”
Sen neymişsin be kart…
Cüzdanda ağırlığın yoktu. Ama yıllar sonra bir evin bütün hesaplarını değiştirebiliyordun.
Burada meseleyi doğru adıyla koymak gerekiyor. Çırak ve stajyerlere yapılan sigorta işlemleri bütünüyle yok veya anlamsız değildi. Statüye ve döneme göre belirli sigorta güvenceleri bulunuyordu. Ancak kısa vadeli sigorta kapsamında kayıtlı olmakla emekliliğe esas uzun vadeli sigortanın başlaması aynı şey değildi. SGK’nin açıklaması da çıraklar ve mesleki eğitim gören öğrenciler için bu sınırlı kapsamı ortaya koyuyor.
Fakat bu ayrımı çocuk biliyor muydu? Ailesi biliyor muydu?
Asıl soru budur.
Çocuğun eline “Sigorta Sicil Kartı” veriliyorsa, üzerinde “İlk işe giriş tarihi” yazıyorsa ve kendisine “Sigortan başladı” deniliyorsa, o çocuğun bundan ne anlaması bekleniyordu?
Meslek öğrenmeye çalışan bir gençten, sigorta kollarının teknik ayrımını kendiliğinden çözmesi mi bekleniyordu?
Annesinin, babasının “Sigortalı” kelimesini duyunca emeklilik kapsamını ayrıca sorgulaması mı gerekiyordu?
“Sigortan başladı” denirken, “Bu sigorta emekliliğe esas başlangıç oluşturmuyor” bilgisi de aynı açıklıkla verildi mi?
Bu soru yalnızca bugünün tartışması değildir. TBMM’nin 2 Şubat 2023 tarihli komisyon tutanağında da okul tarafından verilen karttan, kartta yazan ilk işe giriş tarihinden ve öğretmenlerle okul müdürlerinin sigortanın başladığı yönündeki açıklamalarından söz edilmektedir. Bu, Meclis kaydına geçmiş bir anlatımdır; bütün okullar hakkında verilmiş bir yargı kararı değildir. Ancak araştırılması gereken meselenin somut bir izidir.
Çıraklık okulları ve meslek okulları, bu hikâyenin dışında tutulamaz.
Çocuk okula güveniyordu. Veli öğretmene güveniyordu. İşletmeye yönlendirme, eğitim sözleşmesi ve sigorta işlemi aynı sürecin parçalarıydı.
Bu nedenle yalnızca “Kayıt yapıldı mı, bildirim verildi mi?” diye sormak yetmez.
Çocuğa ne anlatıldı? Veliye ne açıklandı? Sigortanın kapsamı hangi belgeyle bildirildi? Emeklilik primi ödenmediği anlaşılır biçimde söylendi mi? İşlemleri yürüten personel bu ayrımı açıklayabilecek bilgiye sahip miydi?
Her öğretmeni ve yöneticiyi peşinen suçlamak doğru olmaz. Kimin ne söylediği, hangi görevi yürüttüğü ve hangi bilgiyi verdiği somut belgelerle incelenmelidir.
Ama hiçbir inceleme yapmadan bütün sorumluluğu çocuğun omzuna bırakmak da kabul edilemez.
Çocuğun bilmediği ayrıntıyı, işlemi yürüten sistem açıklamak zorundaydı demek; önce bir kamu hizmeti ve güven ölçüsü koymaktır. Somut hukuki sorumluluk ise dönemine ve dosyasına göre ayrıca değerlendirilir.
Mağdurun “Kandırıldık” demesinin arkasında çoğu zaman bu güven kırılması vardır.
“Bize sigortalısınız denildi. Biz de inandık.”
Bu cümle duyulmalıdır. Belirli bir kişinin bilerek aldattığı iddiasıyla aynı şey değildir; fakat araştırılmadan geçiştirilecek bir duygu da değildir.
Çünkü insanlar hayatlarını yalnızca kanun maddelerine bakarak kurmaz. Okulun açıklamasına, kurumun belgesine, öğretmenin sözüne de güvenir.
O güvenle yıllar geçer.
Emeklilik yaklaşınca evde hesap yapılır. Beklenen aylıkla borçlar azaltılacaktır. Sağlık sorunları nedeniyle biraz dinlenilecektir. Çocukların ihtiyaçlarına daha fazla zaman ayrılacaktır. Şartları oluşursa emekliliğe bağlı ayrılışta alınacak kıdem tazminatıyla bir ihtiyaç karşılanacak, belki küçük bir yatırım yapılacaktır.
Başlangıç tarihi beklenenden farklı kabul edildiğinde, yalnızca takvim değişmez.
Evin hesabı değişir. Çalışma mecburiyeti uzar. Dinlenme planı ertelenir. Ailenin geleceği yeniden hesaplanır.
Bu kayıplar herkes için aynı değildir. Ancak kişiden kişiye değişmesi, yaşanan sarsıntıyı küçültmez.
Bir de şu var: O yıllara “Boşa geçen yıllar” derken dikkatli olmalıyız.
Çocuğun emeği boşa değildi. Öğrendiği meslek, yaptığı iş, üretime sunduğu katkı gerçekti. Yorulması gerçekti. Karşılaştığı tehlike gerçekti.
Boşa çıktığını düşündüğü şey, o yıllara bağladığı emeklilik beklentisiydi.
Emeğin gerçek olduğu yılların, gelecekteki karşılığı neden bu kadar eksik kaldı?
İşte sorulması gereken budur.
Bu nedenle kartlar atılmamalı. Okul kayıtları, sözleşmeler, işe giriş bildirgeleri, prim belgeleri ve çalışma kanıtları korunmalı. Kart tek başına emeklilik hakkını kanıtlamaz; fakat geçmişin araştırılacağı dosyada bir iz olabilir.
Kartın önünü ve arkasını incelemek gerekir. Dönemin sözleşmelerini, veli bilgilendirmelerini, okul yazışmalarını bulmak gerekir. Öğrencilerin, ailelerin, öğretmenlerin anlatımlarını belgelerle birlikte değerlendirmek gerekir.
Çocuğa ne verildi? Ne söylendi? Çocuk ne anladı? Yıllar sonra karşısına ne çıktı?
Bu dört sorunun cevabı bulunmadan, “Mevzuat böyleydi” demek yaşanan güven sorununu açıklamaya yetmez.
Sen neymişsin be kart…
Bir çocuğun ilk resmî çalışma belgesi gibi saklandın. Bir anneyle babanın içini rahatlattın. Yıllarca geleceğin başlangıcı sanıldın.
Bugün senin üzerinde yalnızca bir tarih okunmuyor.
Sana inanarak geçen yıllar da okunuyor.
Kartın hafifliği, taşıdığı hayal kırıklığını hafifletmiyor.
Araziyi alıp “tapu tamam, yol da görünüyor, burası zaten gelişir” diyerek rahat uyuyan yatırımcılar…
Asıl risk, tapuda yazandan çok kontrol etmediğiniz şeylerde saklıdır.
Bir araziyi almadan önce benim masamda geçmesi gereken 6 sessiz testi anlatıyorum.
Bunlardan biri bile eksikse, fiyatın ucuz olması hiçbir şey ifade etmez.👇
1/6
Hayırlı Cumalar
Mücadele arkadaşlarım
Ankara'da yapacağımız çalışmalarla katılım sağlayacak arkadaşlar bana ulaşsınlar
03/10/26
Ankara da olacağız
Buyurun ateşi birlikte körükleyelim
İrtibat no
05518675511
Şahsi numaram
3308 Mağduriyeti Çözülsün
#PlandaçırakBütçedeStajyer
1 Ekim 1783, Nogay Türklerinin tarihindeki en acı ve kara günlerden biri olarak hafızalarımızda yer almaktadır.
Rus Generali Aleksandr Suvorov ve bağlı birlikleri tarafından katledilen binlerce Nogay Türk'üne Allah'tan rahmet etsin
@_0rkun
📺 HER DAİM SESİMİZ OLAN MELTEM TV’YE TEŞEKKÜRLERİMİZLE…
@tvmeltem@akdemircigdem@ergistanbul@1995_Staj
Staj ve Çıraklık Sigortası mağduriyetimizin kamuoyunda duyulması, sesimizin daha geniş kitlelere ulaşması için her daim yanımızda olan Meltem TV’ye ve kıymetli Çiğdem Akdemir Hanıma gönülden teşekkür ediyoruz.
Sesimizin kamuoyuna duyurulması için emek veren, dava arkadaşlarımız Ergin Bey ve Bilal Bey’e de ayrıca teşekkür ediyoruz.
Bu mücadele; emeğin, alın terinin ve yıllardır çözüm bekleyen haklı bir talebin mücadelesidir.
Sesimiz duyulana, haklarımız teslim edilene kadar mücadelemiz sürecek.
3308 Mağduriyeti Çözülsün
#PlandaçırakBütçedeStajyer
EYT yasası ile emekli olupta;
Büyük haksızlık yapılan 2000’li emekçilerin ‘Kademeli Emeklilik’ mücadelesi ile alay edenler
Stajyer ve çırakların ‘SSK kaydı sigorta başlangıcı olsun’ mücadelesine çamur atanlar
Gazeteci kılıklı troller
Bu mesleğin yüz karaları
Kaybedeceksiniz