Venüs’ü 0, 1, 2, 5 gibi düşük derecede olanların aklı karışmış, şöyle ki;
Düşük derece ilişkide hamlıktır, erken yaşta düşe kalka olgunlaştırır. Asıl kadersel virajlar ise bu derecelerin katı olan yaşlarda (21, 25, 32 gibi), 0 derece içinse tam yuvarlak yaşlarda (20, 30) gelir.
@astrovgu 5 derece yayda, 25 yaşımda ilk ve son ilişkimi yaşadım hatta onun yüzünden ciddi intihar durumum oldu, 30 yaşımda başka bir kişi yüzünden hayatımın en büyük darbesini yedim yaşım 33, 30 yaşımdan beri birinden hoşlanma aşık olma duyularım tamamıyla bitti
Venüs’ü Aslan, Koç, Yay, İkizler veya Terazi burcunda olanlar ve özellikle 0–6° arasında yerleşimi bulunanlar dikkat:
Aşkta güzel başlangıçlar, sürpriz tanışmalar ve ilişkilerde ciddi adımlar gündeme gelebilir.
Maddi konularda yeni fırsatlar, terfi, iş teklifleri ve gelir artışı yaşanabilir.
Sosyal çevren genişleyebilir, hayatına sana şans getirecek insanlar girebilir.
Kendini daha görünür hissedebilir, emek verdiğin konularda dikkat çekebilirsin.
Özellikle Venüs’ü Aslan, Koç ve Yay’da olanlar bu etkiyi daha güçlü hissedebilir, Venüs’ü İkizler ve Terazi’de olanlar daha çok ilişkiler, iletişim, sosyal fırsatlar, iş birliği, çevre desteği, anlaşmalar açısından destekleyici etkiler alabilir.
As someone who’s in a state of severe depression and is neurodivergent, i just wanna say i showered, brushed my teeth, & left my house today… please clap 😩
14 Temmuza kadar Venüs-Gad kavuşum, disp Merkür retro.
Venüs seçimlerimiz. Aşk, saç-giyim stili, yatırım tercihi.
Eski alışkanlıklara dönülür.
Geçmişte boyadığınız saç rengine,
Eski aşka,
Eski dosta dönülür.
Tekrarlanan hatalarla kangren olan bağlar bitirilip ileri bakılır
Bu arada Neptün retrosu da başladı, sizi kandıran arkanızdan iş çeviren insanların maskesinin bir bir düşeceği, karmaların hakkının verileceği bir sürece girdik
Paranız olmasa bile alacakmış gibi gidip konut projelerini, galerileri gezin, pazarlık yapın.
O arabanın içine binin, test sürüşüne çıkın.
Örnek dairelerde o koltuğa bir kez oturun.
Gitmek istediğiniz bir ülke varsa bir şekilde fırsat yaratıp oraya gidin, her yerini gezin, dolaşın, tadını çıkarın.
Eminim, vay be, dünya ne güzel yermiş diyeceksiniz.
Bir araba nasıl yakıt olmadan çalışmıyorsa insanlar da hayalleri olmadan çalışamaz.
O daireyi gezdikten ya da o ülkeden döndükten sonra, eskiden sıkılarak yaptığınız iş artık o kadar kötü gelmeyecek.
Çünkü artık önünüzde bir hedef olacak.
Daha fazla ülkeye gidip daha fazla yer görmek isteyeceksiniz.
O evi almak için çabalayacak, o arabayı otoparkınıza çekmek için daha çok çalışacaksınız.
Hayallerinize dokunun. Emin olun, sonrasında işe bakışınız bile değişecek.
İnsanın kafasında ulaşmak istediği bir hedef olmalı.
Bazen 10 saat çalışır, hiç yorulmazsınız.
Bazen de 2 saat çalışırsınız ama bütün enerjiniz tükenir.
Bu tamamen hayal kurmamaktan kaynaklanıyor.
Saydığım şeyleri yapın.
Emin olun hayat enerjiniz de artacak.
Venüs Başak burcuna geçiyor! Özellikle güneş, venüs ve yükselen boğa, başak ve oğlaklar için aşk sezonu açılmıştır. Üstelik sadece ilişkiler değil; para, iş fırsatları ve bereket de kapınızı çalabilir. Hazır mısınız?
Bir insanın sağlığı yerindeyse, ailesi hayattaysa, geleceğe dair bir şeylerin hayalini kurabiliyorsa, dünyanın en zengin insanlarından biri olduğunu sık sık kendisine hatırlatması lazım.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.