Resulullah (sav)’ın sık yaptığı dualardandır;
أللهم أهلك الظالمين بالظالمين
وأخرجنا من بينهم سالمين
“Allahım, zâlimleri zâlimlerle helak et ve bizi aralarından sâlimen çıkar, kurtar”
A mother who helped her blind daughter graduate from law school by attending every class and reading textbooks aloud for four years was awarded an honorary law degree in recognition of her extraordinary dedication.
In July 2018, Sakarya University awarded an honorary law degree to Havva Kul alongside her visually impaired daughter, Berru Merve Kul, during the school’s graduation ceremony. With limited access to Braille textbooks and audio learning resources, Havva became her daughter’s primary source of academic support throughout law school.
For four years, she accompanied Berru to every class, took notes, and helped her keep up with coursework requirements. At home, she spent countless hours reading law textbooks, case studies, and legal codes aloud so her daughter could prepare for exams. In recognition of her extraordinary dedication, Faculty Dean Professor Mahmut Bilen invited Havva to the stage and presented her with a special degree certificate, earning a standing ovation from the audience.
Tarabya'daki ingiliz okulu...
Gerçek adı Özel Tarabya Anadolu lisesi...
Fakat okul yönetimi bu ismi ısrarla kullanmayıp Trabya British School yani İngiliz Okulu ismini kullanıyor...
Bakanlık bu sebeple okula soruşturma açtı idari para cezaları uyguladı ve durum ruhsat iptaline kadar gidiyor...
Mezuniyet törenine ingiltereden Lord Edimburg dükü prens Edward geliyor...
"Türk" çocuklarının elinde ingiliz bayrakları kafalarında ingiliz binicilik şapkası, hiç bir yerde Türk bayrağı yok...
Mezuniyet töreni İngiliz büyükelçiliği (İngiliz Toprağı sayılır) bahçesinde yapıldı...
Çocuğunu bu okula gönderen bir çok ünlü fırsatını buldukça M. Kemal'in askerleriyiz, ne mutlu Türküm diyene derken törende tek bir Türk bayrağının olmamasından hiç mi rahatsız olmadı? ...
Mustafa Sandal'ın
Özcan Deniz'in
Cem Yılmaz'ın çocukları sevinçle İngiliz bayrağını sallıyor/salladı...
Gelenekselleşen birlikteliğimizde 20. yılı geride bıraktık!20. Geleneksel İlim Yaymalılar Buluşması’na katılarak heyecanımıza ve muhabbetimize ortak olan tüm gönül dostlarımıza teşekkür ederiz. #İlimYaymaVefa
Rahmi KOÇ hakkında soruşturma başlatılmış.
Kürt kardeşlerimize ve kadınlara yaptığı bu tahkir cezasız kalmaz inşallah.
(Kadın STK’larından halen ses yok)
Hani “bunlar” özel eğitilmiş adamlardı.
Diplomasi bilirlerdi, edep-âdap bilirlerdi, oturmayı-kalkmayı-konuşmayı özel mürebbiyelerden öğrenmişlerdi.
“Eğitimsiz, toplumda nerede pot kıracağı belli olmayan, çatalı-kaşığı hangi eliyle tutacağını bilmediği için diplomasi adabından yoksun, hangi şarapla hangi mezeyi yiyeceği öğretilmediği için dışişlerinde görev yapamaz” diye aşağıladığınız Anadolu’nun muhafazakar çocukları bunlardan daha fazla edep, terbiye, sınır, usul biliyorlar.
Memleketteki üçyüz-beşyüz bin kişinin kedi köpek fetişizmine çoçuklar kurban veriliyor. Niye hep olaylar can acıtır hale gelene kadar bekleniyor? Niye gerekli önlemler alınmıyor?
Biz yüzyıllardır hayvanları gözetmeyi de insan canını her şeyden aziz bilmeyi de dengede götüren derviş ve sufi bir toplum olarak bugün niye pet ve mama sektörünün kölesi olduk?
Geçen hafta iki ayaklı bir it çocuklarımıza kıydı, bu hafta dört ayaklı bir it kıydı. Çocuklarımızın canının değeri yok mu?
Fetişistleri ciddiye alıp el kadar çocukları kurban verenlere yazıklar olsun, yuh olsun.
ACİL !
Sine-i Kamuoyu Vicdanı
Filistinli Esraa’ya yönelik skandal ihlaller bitmiyor. Gazze’deki çocuk katliamlarına isyan ederek, ABD’ye bir mesaj vermek isteyen Esraa’nın durumu artık olağanüstü skandallara dönüşmüştür.
Dilekçelerimizle, hukuk mercilerinde çabalarımızla anlamayanlara buradan kamuoyu önünde seslenmek istiyorum.
1.Esraa’nın ziyaret ettiği esnada ailesinin evine kapıları kırarak girdiniz.
2.Ailesinin yanında kafasına plastik torba geçirdiniz. Nefessiz bırakıp, bunu tekrar tekrar yaptınız. Yani işkence ettiniz.
3.Parmaklarını sıkarak (malum yönteminizle) acı çektirdiniz.
4.Bu yaptıklarınızın video ve/veya fotoğrafını çektiniz. Kime gönderdiniz bilmiyoruz.
5.“Skandal içerikli tehdidinizi” söylemiyorum bile ama o cümleyi kullanan Türk Polis olamaz ve olmamalı.
6.Esraa’nın anne, baba ve kız kardeşini olayla hiçbir alakası olmadıkları halde deport edip Türkiye’ye giriş yasağı koydunuz
7.Esraa ve kocasını 8 ay tutuklu olarak Silivri Cezaevinde tuttunuz.
8.ABD Konsolosluğu dahi mahkemede şikayetçi olmadığı halde, Esraa ile alakası olmayan vakaları ve ekstra suçları Esra’nın üzerine boca ettiniz.
9.Dün 21 Nisan’da sabah saatlerinde Mahkeme vereceği en ağır cezayı verdi ama o kadar uzun süre tutukluydu ki Esraa, hakkında “Tahliye Kararı” verildi.
10.Mahkeme kararına rağmen Esraa’yı Silivri’de geceye kadar bırakmadınız. Kocası kapının önünde 14 saat bekledi. Gece bir polis aracı gelip Esraa’yı aldı ve bilinmeyen bir yere götürdü.
11.Tüm aramalarımız sonucunda bu sabah saat 09:00’da Ümraniye Dudullu’da (ne alaka ise) en uzak bir polis karakolunda bulduk.
12.Şimdi de Esraa’yı hala bu karakolda tutuyor ve bırakılmayacağını söylüyorsunuz.
13.Sahi “siz” kimsiniz? Tüm bunları niye yapıyorsunuz? Türk halkının size verdiği yetkiyle ve kanuna göre yapmadığınız kesin.
14.Sayın yetkililer “yeter artık” isyan ediyoruz. Bu skandallar/ihlaller zincirini durdurun.
15.Bu olayı “özel” olarak takip/icra eden ilgili memur ya da memurlar bu muazzam öfkenizi ve sıkı iş takipçiliğinizi ülkemizde dolaşan İsrailli katillere yöneltseniz sadece Türk halkına değil insanlığa büyük hizmet edersiniz
16.ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun “bunlar barbar hayvanlar hepsi öldürülmeli” cümlesiyle bardağı taşan Esraa, sadece vicdanı isyan eden ve “durdurun bu soykırımı” diyen bir Filistinli genç. Üstelik Türkiye’yi ve Türk halkını o kadar seviyor ki memurların kendisine işledikleri suçu şu ana kadar şikayet konusu etmedi.
17.Yani lafın kısası “YETER ARTIK! Esraa’ya ve ailesine zulüm son bulsun. Esraa özgür ve güvende olsun.
Herkesi Esraa için ses vermeye davet ediyorum
Yüksek Lisans tezinde @GumusArife öğretmen önemli bir tespit yaparak; “şiddete meyyal öğretmen baz alındı” diyor.
Medya hayvana, kadına, çevreye vb. şiddet gösterenleri ön plana çıkarttıkça, siyasetçiler ve kanun koyucular da o kişileri baz alarak yasal düzenlemeler yapıp, bireysel ve toplumsal ilişkileri daha da içinden çıkılmaz hale sokuyorlar.
Oysa “sûi misal, emsal teşkil etmez” derdi ilk yazılı kanunumuz Mecelle. Şimdi ise kanunlar, sûi misaller emsal alınarak yapılıyor.
Öğretmen özelinde aslında okuma, bilgi, saygı değer kaybına uğradı. Bunu TV’ler ve çeşitli sosyal medya mecraları da derinleştirdi. Şiddete meyyal öğretmen tecrübesi olan aileler de olumsuzu baz aldı ve geldiğimiz süreç hiç de sürpriz olmadı.
@eyupgokhan ما شاء الله لا قوة إلا بالله
Allah bağışlasın
Vatana, millete, ümmete hayırlı evlâd etsin.
Bahtları, rızkları açık, âfiyetleri dâim olsun.
Gönülleri Rasûlullah aşkı, ibadet şevkiyle dolsun.
Âmin.
انا لله وانا اليه راجعون
Ömer AYDIN ağabeyimiz vefat etmiş.
Allah rahmet etsin, mekânını cennet eylesin.
Ağabeyimiz, hocamız, dostumuz, sırdaşımızdı.
İstişareleri, yüce gönlü, mütevâzı kişiliği, güleryüzüyle binlerce gencin gönlüne dokundu, eğitti, öğretti, yoldaşlık etti.
Mehmet Zâhid KOTKU (ra) için söylenen “Görünmeyen Üniversite” tanımı, yaşayan kişiler arasında en çok Ömer Abiye yakışıyordu.
Rabbim talebelerine, kardeşlerine, dostlarına, İlim Yayma câmiasına, ailesine sabr-ı cemîl ihsan eylesin.
Âmin.
İçi dışı MOSSD ajanlarıyla dolu olan İran, “büyük düşman” dediği İsrail’in içerisinde hiçbir istihbarat örgütlenmesi yapmadığı,
Ama Türkiye içerisinde Adalet Bakanlığı’ndan İstihbarata kadar sızdığını örnekleriyle anlatıyor bu twitte @EHSANFAKEEH.
Niye? “
Türkiye düşman kategorisinde mi İran için?
Türkiye’ye karşı bir İsrail saldırısında Türkiye içerisindeki İran ajanlarının, 5. kol faliyetindeki İranseverlerin “ümmet birliği” masalları okumayacakları bu örgütlenmelerinden anlaşılmıyor mu?
إيران في تركيا… من الاختراق إلى إدارة الظل ...
الحروب التي تُخاض بالصواريخ ليست هي الأخظر … بل الأخطر هي تلك الأصابع التي تُدار بصمتٍ داخل حدود الآخرين، حيث لا تُرى الجبهة، ولا يُعرف المُهاجم، ولا يُسمّى الفعل حربا رغم أنه يغيّر موازينها....
ما تكشفه الملفات التركية منذ منتصف العقد الماضي لا يمكن قراءته كحوادث منفصلة، بل كـ بنية عمل متكاملة:
- اغتيالات، اختطاف، تجنيد، اختراق مؤسسات، تمويل خفي، وتوظيف الجريمة المنظمة…
- كل ذلك تحت مظلة جهاز واحد: استخبارات الحرس الثوري... (فيلق القدس ووحداته)... تحديدا ..
المسألة لم تعد “نشاطًا استخباريًا” بالمعنى التقليدي، بل تحوّلت إلى إدارة موازية للسيادة داخل دولة أخرى.....
- منذ ما قبل محاولة الانقلاب في يوليو 2016، بدأ منحنى النشاط الإيراني في تركيا بالتصاعد، ليس فقط في الكم، بل في نوعية الأدوات....
- لم تعد طهران تعتمد على عناصرها المباشرين، بل على شبكات وسيطة، تتقدمها شبكات الجريمة المنظمة، وعلى رأسها شبكة ناجي شريفي زندشتي، الذي تحوّل من تاجر مخدرات إلى ذراع عملياتي ينفّذ بالوكالة ما لا يمكن نسبته رسميًا.
- الاغتيالات لم تكن رسائل… بل سياسة....
- في 2017، قُتل الإعلامي المُعارض سعيد كريميان في إسطنبول بعد حكم غيابي ضده في طهران.... وقد قُتِلَ أحد الإخوة الكويتيين وقد كان برفقة "كريميان" وهو ممن لا علاقة لهم بأي شيء وليس لديه أي نشاط إعلامي ضدّ أي أحد...
-وفي 2019، اغتيل مسعود مولوي فَردَنجاني، الضابط السابق الذي كشف فساد الحرس الثوري، بعملية أظهرت التحقيقات ارتباطها بعناصر من القنصلية الإيرانية نفسها....
-أما في 2020، فقد تحوّلت إسطنبول إلى مسرح اختطاف منظم، حين جرى استدراج حبيب أسيود، وتخديره، ونقله عبر “وان” إلى إيران، في عملية شارك فيها ما بين 11 و13 عنصرًا من شبكة زندشتي.
** هذه ليست عمليات معزولة… بل نمط متكرر:
تصفية، اختطاف، ثم إنكار رسمي.
لكن الأخطر لم يكن في الشارع… بل في الداخل.
تحقيقات الاستخبارات التركية منذ 2019 كشفت عن اختراق نوعي لمؤسسات الدولة نفسها:
- مدعٍ عام، ضباط، عناصر شرطة ..
-ورجل أعمال في قطاع الدفاع ويملك شركة اسمها (By Sağlam)، وهي شركة مملوكة لرجل الأعمال التركي (إحسان صاغلام) و تعمل هذه الشركة في مجال له صلة بالقطاع الدفاعي وظهرت في ملفات التحقيق كـ واجهة أو غطاء ضمن شبكة تعاونت مع الاستخبارات الإيرانية ..
- شبكة كاملة تُسهّل عمليات الاختطاف، وتُسرّب بيانات حساسة من قواعد القضاء مقابل مبالغ تصل إلى 50 ألف دولار لكل عملية
- وتستخدم سيارات رسمية تحمل شعار وزارة العدل لتمرير الضحايا عبر الحواجز.
هنا لم تعد تركيا مجرد ساحة…
بل كادت تتحول إلى أداة داخل العملية نفسها.
وفي موازاة ذلك، كانت طهران تطوّر أدواتها....
- في 2022، أُحبطت عمليات لاستهداف إسرائيليين في إسطنبول، شاركت فيها خلايا إيرانية تنكّرت كرجال أعمال وسياح، واستأجرت غرفًا في فنادق وسط المدينة، وخزّنت فيها أسلحة وذخائر، في محاولة لتنفيذ اغتيالات وخطف، انتهت باعتقال ما بين 8 إلى 10 عناصر....
ثم دخلنا مرحلة جديدة تماما:
= مرحلة التكنولوجيا والبيانات....
-في مارس 2025، أعلنت تركيا توقيف 5 أشخاص جمعوا معلومات عن قواعد عسكرية ونقاط حساسة لصالح الحرس الثوري....
-وفي يناير 2026، كُشف عن خلية أشكان جلالي، التي جمعت معلومات عن مواقع استراتيجية، أبرزها قاعدة إنجرليك الجوية...
واستخدمت شركات واجهة مثل Bulaq Robotics وArete Industries لنقل طائرات مسيّرة تحت غطاء تجاري...
بل وشارك عناصرها في تدريبات داخل إيران خلال 2025.
الخلية استخدمت نظام تواصل مشفر باسم “Güvercin” (الحمامة) ...
ووزّعت المهام بين التجنيد، التصوير السري، النقل اللوجستي، والتمويل ..
في نموذج يكشف أن المسألة لم تعد اختراقًا… بل بناء منظومة استخبارات موازية داخل دولة ذات سيادة....
ما تكشفه هذه الوقائع مجتمعة هو نمط ثابت:
- إيران لا تتحرك كدولة داخل حدودها ..
- بل كمشروع عابر للحدود ...
- يستخدم الإنكار كغطاء، والجريمة كأداة، والدبلوماسية كواجهة.
وهنا يكمن الخطر الحقيقي....
- ليس في عدد العمليات…
- ولا في نوعيتها…
بل في الفكرة التي تقف خلفها:
- أن تتحول الدول إلى ساحات ظل
- تُدار فيها العمليات دون إعلان حرب ..
- وتُخترق فيها السيادة دون احتلال ..
- وتُنفذ فيها القرارات دون توقيع....
- وبعد كل ذلك .. يتم تجميل كل جرائمها وغسل سجّلها الدموي لمجرد صراع بينها وبين وحوش لا يختلفون عنها كثيرا ..
هذه ليست فوضى…
بل نموذج عمل وتشغيل وأغلب المفتونين الآن بإيران من بني قومي وديني يتم تشغيلهم لمصلحة مشروعها التوسعي الدموي الدنيء وبعضهم لا يشعرون ...
ولذلك، فإن السؤال لم يعد:
كم عملية نُفذت؟
ولا كم شبكة كُشفت؟
بل:
إلى أي حد يمكن لمثل هذا النموذج أن يتمدد قبل أن تتحول الدول نفسها إلى مجرد واجهات، تُدار من خارجها دون أن تشعر؟!
==
إحسان الفقيه
Râfizîler ve onlara tapanlar haricindeki her müslümanı MEZHEPÇİLİKLE suçlayan bu kafa, mezhepçilik yapmış olmuyor,
Ama
- İran’ın devlet politikasını eleştirenler ve
- Râfizî itikâdının sahabe-i guzîn efendilerimize küfredenlere “yapmayın böyle, bölmeyin müslümanları” diyenler MEZHEPÇİLİKLE itham ediliyor.
Tam Siyonist taktiği.
Bu paylaşım tam bir MEZHEPÇİ paylaşım değil mi?
Hele de Müslümanlar ABD-İsrail saldırısı altındayken.
Mesela, bu paylaşımı yapan @IslamiDavet hesabı MEZHEPÇİ olmuyorsa, “İran Devrimi ABD’nin ve Siyonistlerin projesidir” diyerek Humeyni’nin ilk cuma namazının videosunu paylaşanlar neden MEZHEPÇİLİKLE suçlanıyor?
Oysa, devrimden sonraki ilk cuma namazında ABD elçisi, Yahudi Hahamı vb. SİYONİSTLERİN cemaat safında Humeyni’nin arkasında olması, İsrail ordusunda olan müslüman(!) bir Arab’ın söylediklerinden daha vahim değil mi?
Her türlü mezhepçiliği yapıp, sonra da herkesi MEZHEPÇİLİKLE suçlamak, tıpkı herkese ırkçılık yapıp sonra herkesi ANTi-SEMiTiST olmakla suçlamak gibi değil mi?
Ne kadar da benzerler.
Ümmet İçinde Şii-Sünni kavgası çıkarmak isteyenlerin baş şeyhi İsrail ordusu Arapça departmanı sözcüsü Avichay Adraee'den ayetli hadisli sohbet.
Söyledikleri mezhep fitnecilerinin söyledikleri ile birebir aynı.
ABD Ortadoğu Özel Elçisi @SteveWitkoff;
“Israel is a one-bomb country.
One bomb takes them out”
(İsrail bir bombayla yok edilebilecek bir ülke.
Tek bir bombayla out olurlar)
#IsraelIsaOneBombCountry 😎
Aynı anda, aynı muhabbet ve kardeşlikle iftar sofralarında...
İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi
4 Mart 2026 | 14 Ramazan 1447
@bisakboun