Kamu kaynağı kullanılması neden savunulabilir? Anayasa'nın 125. maddesi, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu düzenliyor. Anayasa Mahkemesi de bu hükmü idarenin mali sorumluluğunun anayasal temeli olarak açıklıyor.#YasadaMadde4degissin
1 TRİLYON LİRAYI AŞAN TAHVİL PİYASASI DA FON KRİZİNDEN ETKİLENME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA!
Fon krizini yalnızca parasına ulaşamayan yatırımcıların meselesi sananlar, tablonun büyüklüğünü görmüyor!
Türkiye’de 1 trilyon lirayı aşan şirket tahvili piyasası da bu krizden etkilenme riskiyle karşı karşıya. Yatırım fonları, piyasadaki şirket tahvillerinin yaklaşık üçte birini elinde tutuyor. Krizle bağlantılı kuruluşların yaklaşık 35 milyar liralık tahvili hâlâ piyasada. Üstelik Tera Yatırım Bankası’nın 6,05 milyar liralık anapara ve faiz ödemesini gerçekleştiremediği bildiriliyor. Fonların toplam portföy değerindeki yaklaşık 1,5 trilyon liralık daralma da yaşanan küçülmenin boyutunu ortaya koyuyor.
Bu ne demek?
Fonlardan para çıkışı sürerken nakde çevrilmesi zor varlıkların satılması güçleşebilir. Fonların yeni tahvil alımlarını azaltması, şirketlerin borçlanmasını zorlaştırabilir; özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler daha yüksek maliyetlerle karşılaşabilir. Böylece kriz, parasını çekemeyen yatırımcıların ötesine geçerek şirketlerin finansmana erişimini ve sermaye piyasalarının işleyişini de etkileyebilir.
Peki denetim kurumları bu riskleri önceden tespit etti mi? Fonların likidite durumu ve risk yoğunlaşmaları yeterince denetlendi mi? Milyarlarca liralık ödeme aksaklıklarının nedenleri bütün açıklığıyla ortaya konuldu mu?
Yatırımcıların birikimleri belirsizlik içinde beklerken bu sorular cevapsız bırakılamaz. Fonların mali durumu, varlıklarının niteliği ve ödeme yükümlülükleri açıklanmalı; denetim süreci ve sorumluluklar ortaya konulmalıdır.