﴿ رَبِّ اجْعَلْ هَٰذَا الْبَلَدَ آمِنًا ﴾ ❤️🇸🇦
اللهم اجعل المملكة العربية السعودية آمنة مطمئنة واحفظها من كل سوء، وأدم عليها الأمن والأمان والاستقرار والطمأنينة .
EsDil’cilerin anlamadığı çok net bir nokta var: Biz Esme’nin anneliğini eleştirirken Deniz Baysal’ı eleştirmiyoruz. Eleştirdiğimiz şey Esme karakterinin yazımı. Oyuncunun değil; senaristin, yönetmenin ve yapımın tercihlerini konuşuyoruz.
Mesela hangi anne, 20 yıl boyunca öldü sandığı kızını bulduktan sonra onun canıyla cebelleştiği bir anda hastaneden çıkıp gider? Kızının kalbi duruyor, Hicran içeri giriyor diye trip atıp hastaneyi terk ediyorsun ve sabaha kadar kızının yanına uğramıyorsun. İçeri giremese bile kapının önünde sabaha kadar oturması gereken kişi Esme. Kızı daha yeni hayata dönmüş ama Esme ertesi güne kadar hastaneye uğramıyor. Eleni hastaneden çıkıyor, eve geliyor, yemek yeniyor, akşam oluyor; Esme’nin aklına kızı ancak o zaman geliyor. Oruç arayıp "Hicran’la Eleni eve çıktı" deyince mi hatırlanır? Peki, o saate kadar neredeydin? Mesela 20 yıl boyunca öldü bildiğin kızını bulduysan, onun hakkında 7/24 bir şeyler öğrenmek, yanında olmak, onu tanımaya çalışmak istersin.
Bir başka örnek: Eleni ile Fadime’yi arıyorlar; Fadime diye bağırıp ağlıyorsun ama Eleni’nin esamesi okunmuyor. Sen 20 yıl sonra kızını yeni bulmuşsun, o anda ağzından çıkması gereken ilk isim Eleni.
Sonra “Esme’nin sevdası gitti, Eleni’nin babası geldi” gibi bir cümle kuruluyor. Bu nasıl bir mantık? O senin kızın, senin canın. Kızın kaçırılmış, Şerif’in elinde ve ne yapacağı belli değil. O sırada “Fadime’nin kınasını yapamadık”noktasında kalmak nasıl bir karakter tercihidir.
Timur önlerini kesiyor ve Esme’nin ilk koştuğu kişi yine Fadime oluyor. Yönetmen Eleni’yi başka tarafa oturtup Esme’yi ilk ona koşturabilirdi, değil mi? Ama bunu tercih etmiyorlar. Bu yüzden yaşananlar tesadüf değil, bilinçli tercihlerdir.
Aynı şekilde Eleni, sevdiği adamın ihanetini öğrenmiş, ondan ayrılmış ve perişan hâlde. Buna rağmen Eleni’nin Esme’nin dizine yatması gerekirken, Fadime Esme’nin dizinde yatıyor ve Esme Fadime’nin saçlarını okşuyor. Eleni oradayken bu sahne tercihinin yapılması kurgusal açıdan açıklanamaz.
Ve tekrar söylüyorum: Bunların hiçbirini Deniz Baysal’ın oyunculuğuna bağlamıyoruz. Deniz Baysal’ın emeğine yapılan asıl haksızlık, Esme’yi zaten böyle yazmaktır. Senaristin neden böyle bir anne figürü çizdiğini sorgulamak gerekiyor.
Adil ile Eleni’nin baba-kız ilişkisi gayet güzel yazılabiliyorsa, Esme ile Eleni’nin anne-kız ilişkisi de aynı kalitede yazılabilir. Demek ki mesele oyuncular değil; senaristin, yönetmenin ve yapımın tercihleri.
Biz zamanında kendi sevdiğimiz karakter olan Eleni’nin yazımını da eleştirmedik mi? “Bu karakteri neden böyle yazıyorsunuz?” diye senaristlere sormadık mı? Karakter daha tutarlı olsun diye sesimizi çıkarmadık mı? Çünkü sevdiğimiz karakteri eleştirmekten çekinmiyoruz.
Siz de “Esme neden böyle yazılıyor?” diye sormanız gerekirken, biz bunu dile getirdiğimizde “OrEl’ciler Deniz’den nefret ediyor, EsDil’den nefret ediyor” diyorsunuz. Hayır; oyuncuyla hiçbir derdimiz yok, aksine oyuncuya yapılan haksızlığı dile getiriyoruz.
Biz karakterlerin hikâyeye uygun, tutarlı ve altı dolu yazılmasını istiyoruz. Bunu yapabildiklerini zaten ilk bölümlerde gördük. Eleni’nin de Esme’nin de çok daha iyi yazılabileceğini biliyoruz.
Bir de kalkıp “Eleni küçük yazılsaydı, çocuk oyuncu oynasaydı dram daha iyi geçerdi” deniyor. O zaman hikâyenin temelini değiştirmiş olursunuz. Küçük bir çocuk Yunanistan’dan gelip ailesini tek başına nasıl bulsun? Hikâyenin özgün tarafı zaten Eleni’nin yetkin bir yetişkin olarak Yunanistan’dan gelip ailesini aramasıdır. Diziyi birazda olsun klişeden ayıran farklı kılan nokta burası zaten.
Kısacası biz oyuncuları değil, senaryodaki tercihleri eleştiriyoruz. Esme’yi sevmediğimiz için değil, karakterin hak ettiği gibi yazılmasını istediğimiz için konuşuyoruz. Kendi sevdiğimiz karakterleri bile yeri geldiğinde eleştiriyorken, sizin de körü körüne savunmak yerine “Esme bir anne olarak neden böyle yazılıyor?” diye bir kez olsun senariste sormanız gerekir. #TaşacakBuDeniz