@ayse_ozturk3@idgoktas ‘Her şeye kadir olduğu’ söylenen , ceza vermesini bilmiyor mu?!
Yarattığı kullar ve ilan ettiği söylenen dinler kendisi adına tarih boyunca birbirlerinin kanlarını dökmediler mi? halen devam etmiyorlar mı?!
Bütün bu kötülükleri/ mezalimlikleri durdurmaya gücü yetmiyor mu?!
@MertArmagan53 Bir hırsız için sokağa çıkılı mı? Ankara’yı “parsel parsel” sattığını bile bile onun için sokağa çıkılmayacağını çıkılmayacağını bilecek kadar akıl sahibidirler her halde!!
Hem anadilimizde konuşup/yazmamızı zor yoluyla yasaklayıp kendi dillerini öğrettiler, ellerimize cetvelle vura vura..
Hem de sonradan öğretilen Türkçeyi konuşurken, konuşma hatalarımızla alay ettiler ve bunca asimilasyona rağmen halen alay etmeye devam ediyorlar..
@Demirtas_neferi Hem anadilimizde konuşup/yazmamızı zor yoluyla yasaklayıp kendi dillerini öğrettiler, ellerimize cetvelle vura vura..
hem de Türkçe konuşurken, konuşma hatalarımızla alay ettiler ve bunca asimilasyona rağmen halen alay etmeye devam ediyorlar..
9 Haziran 2026’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Ürküt/Türkiye (Başvuru No: 17795/22) kararında Ali Ürküt hakkında çok önemli bir ihlal kararı verdi.
Mahkeme;
• AİHS’nin 5/1. maddesinin (özgürlük ve güvenlik hakkı),
• 5/3. maddesinin (makul sürede yargılanma ve tutukluluğun gerekçelendirilmesi),
• 10. maddesinin (ifade özgürlüğü),
• ve 18. maddesinin (hak sınırlamalarının siyasi amaçlarla kullanılması yasağı)
ihlal edildiğine hükmetti.
AİHM açıkça; Ali Ürküt’ün yalnızca çağrının değerlendirildiği HDP MYK toplantısına katılmış olmasının tutuklama için makul şüphe oluşturmadığını, HDP’nin sosyal medya paylaşımlarının siyasi ifade kapsamında olduğunu ve 6-8 Ekim olaylarının bu paylaşımların doğrudan sonucu olarak kabul edilemeyeceğini tespit etti.
Daha da önemlisi Mahkeme, Ali Ürküt’ün özgürlüğünden yoksun bırakılmasının hukuki değil, çoğulculuğu bastırmaya ve siyasi tartışma özgürlüğünü sınırlandırmaya yönelik gizli bir siyasi amaç taşıdığına karar verdi. Bu nedenle AİHS’nin 18. maddesinin de ihlal edildiğine hükmetti.
Bu tespitler, daha önce AİHM Büyük Dairesi’nin Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ kararlarında vardığı sonuçlarla da birebir örtüşmektedir. O kararlarda da tutuklamaların suç teşkil eden fiillere değil, Sözleşme ile korunan siyasi faaliyetlere dayandığı ve siyasi saik taşıdığı açık biçimde ortaya konulmuştu.
Bugün ise, 29 Haziran 2026’da, Anayasa Mahkemesi de Ali Ürküt hakkında yeni bir ihlal kararı verdi. AYM, tutukluluğun devamına ilişkin etkili başvuru hakkı ve adil yargılanma hakkı yönünden ihlal tespit ederek, AİHM’nin ortaya koyduğu hukuksuzluğu bir kez daha teyit etmiş oldu.
Artık ortada hem AİHM’nin kesinleşmiş ihlal kararı hem de AYM’nin ihlal kararı bulunmaktadır.
Buna rağmen Ali Ürküt hâlâ cezaevindedir.
71 yaşındaki Ali Ürküt, cezaevinde bulunduğu sırada kansere yakalandı. Kanser tedavisinin cezaevi koşullarında sağlıklı ve yeterli biçimde sürdürülmesi mümkün değildir. Yaşı, sağlık durumu ve yaşam hakkı bakımından geri dönülmesi imkânsız sonuçlar doğmadan gerekli adımlar atılmalıdır.
Ali Ürküt’ün tutukluluğunun artık ne hukuki ne de vicdani bir gerekçesi kalmıştır.
AİHM’nin kesinleşmiş kararı, AYM’nin ihlal kararı ve insan hayatının korunması yükümlülüğü birlikte değerlendirildiğinde; Ali Ürküt derhal tahliye edilmelidir.
Bu kararlar yalnızca Ali Ürküt açısından değil, aynı ortak suçlamalarla yıllardır özgürlüklerinden mahrum bırakılan tüm Kobani Davası tutsakları bakımından da hukukun gereğinin yerine getirilmesini zorunlu kılmaktadır.
The message of love sent from Gaza has reached Spain. Spanish Prime Minister Pedro Sanchez said that despite the suffering in Gaza, this love for Spain has touched the heart and that the entire Spanish society is looking at the children of Gaza, loves them and will never forget them. He expressed hope that the day will soon come when the children of Gaza will be able to go to school without fear.
#FreePalestine 🇵🇸 #GazaGenocide
@tugrul__bey_ Biri ‘ mezardakiler bile çıkıp, bu iktidar için oy kullansın’ dedi. Diğeri “ ne istediler de vermedik? Artık dön bu hasret bitsin” dedi.. ve günün sonunda darbeye teşebbüs ederek birbirlerine ihanet ettiler.. bu çirkefliğin neresi kahramanlık?