hayatın her şeyi kontrol etmeye çalıştığı zamanlar olur insanın. oysa bazı şeyler, insanın gayretinden çok zamanın merhametiyle olgunlaşır. telaş yalnızca kalbi yorar. vaktin sessiz yürüyüşüne güvenildiğinde, en derin fırtınalar bile yerini bir gün mutlaka dinginliğe bırakır.
bir insanı bir ağaca benzetmek. öyle sanat olsun diye değil, gerçekten öyle olduğu için. o ağaç gibi yaşam verdiği için. o ağaç gibi yaşamını güzel kokulara boğduğu için. o ağaç gibi yüreğini yeşerttiği için.
isterdim ki, insanlarla kurduğumuz bağlar bir akşamüstü rüzgarı gibi hafif olsun. tereddütsüz, hesapsız ve berrak. birbirimize güvendiğimizde içimizde kırgınlıklar değil, yeşil bir bahçenin ferahlığı filizlensin ve geriye sadece güzel bir tebessüm kalsın.
“ah şimdi kim inandırabilir bu eski çocuğa
aşkın ve dostluğun varlığını
bir gün ansızın yiter dostlar ve sevgililer
etin ve kemiğin sıcaklığıyla solar sevdalar
işte o gün her şey ölür
Arkadaş Z. Özger, Sevdadır, s.160
Arkadaş’ı, ölümünün 53. yılında saygıyla anıyorum.
Kurtuluş Parkında abluka altındayız. Kimseyle konuşmuyor, kimseyle görüşmüyor, bedenimizi betona yatırıyoruz.
Tüm Türkiye’yi bulunduğu yerlerde ses çıkarmaya çağırıyoruz. Bizimle beraber ablukanın içerisine gelerek açlık grevine gireceğini beyan eden milletvekillerini madenciyle dayanışmaya çağırıyoruz.
#MadencininEliniTut #HakkımıVerDorukMadencilik
Günlerdir bu videoyu ‘adamın biri ne güzel konuşmuş’diye paylaşıyorlar.
Adamın biri, 2017den beri tutsak Av.Selçuk Kozağaçlı ve “toplumla bütünleşecek durumda değil” denilerek tahliye edilmiyor.
Gördüğünüz gibi toplumla öyle bütünleşmiş ki tüm platformlarda herkes onu izliyor.