şule gürbüz diyor ya, ‘her şeye yaklaşmak, her şeyi bilmek ve herkesle hemhâl olmak zorunda değiliz. bazı şeylerin uzakta ve kendi renginde kalması, hem onlara hem de bize hürmettir.’ çünkü sınır, ruhun zırhıdır. herkesi içeri alan, en çok da kendi içindeki evi talan eder.
Bi arkadaşım ormanda kuşların ötüşünü çekip "sabah dedikodusu" diye paylaşmış hikayesinde. Ben de ne zaman kuş cıvıltısı duysam zikrettiklerini düşünür keyiflenirim. Bakış açımızı ve yorumlarımızı şekillendiren en güçlü şeylerden biri inançlarımız aslında bir kez daha anladım
son zamanlarda insan olmak sürekli bir arayış halinde olmaktır sözünü yaşıyorum. en sevdiğim kitaplar değişiyor ve en sevdiğim filmler. çünkü izin veriyorum. çok beğenip takılı kaldığım o kahvenin tadını aramıyorum mesela. başka tatların peşine düşüyorum. çok hoşmuş böylesi.