İnsan bazen hayatında her şeyin sarsıldığı dönemlerden geçiyor. Nişanyan ailesi için de gördüğümüz kadarıyla böyle bir dönem. Ben artık okuduğum her şeyde aile için üzülüyorum. Bu fırtına geçtiğinde hepsi umarım bir şekilde anlaşmanın ve bu dönemi geride bırakmanın bir yolunu bulur. Aile değerli.
hahaha ya allah için kendini gizlemek de istememiş ama gizlemiş :D
zaten yıllar önce yorumlarda anlayanlar çıkmış bu kadar az izlenmeseydi çok daha rahat fark edilirdi
baba hapiste zengin değiller ama hapisten çıkınca yunan adasına taşınmaya karar veriyor xD
izmir de bir köye yaşıyor
harika bir aile yalnız iyi ki varsınız ya :D
2022 Aralık ayına kadar bu ailedeki belki en yakın ilişki babam ve benim aramdaydı. Babamın Yünanistan'dan kovulduğunun ortaya çıktığı havaalanı seferinde birlikte Karadağ turundan geri dönüyorduk. O geceyi babam hücrede, İra ve ben havaalanında bitap, yerde oturup, hediyelik alınmış bi viski şişesini yudumlayarak geçirdik. Babam gecenin bir vakti bize telefon edebildiğinde kendisine Etiyopya veya vizesiz girebileceği herhangi bir ülkede ev satın almayı teklif ettim. Niyetim Yünanistan'da kendisinden adaletsizce çalınmış hayatı düşünüp üzülmesindense dünyada canı hangi maceraya atılmak isterse istesin hep birlikte, hep şen şakrak olacağımızı hissettirmekti.
Evvela bir süre emlak işiyle uğraşmıştım. Samos'taki evleri bu olaydan epey öncesinden satışa koymuştuk. Babam o evleri ayrıca Airbnb olarak işletmeye sarılmamı bana ilk kez 2018'de arabayla Rio'dan Paraguay'a yolculuk ettiğimiz günlerde teklif etmişti. Bayıldığım bi fikirdi ama o vakit iş güç vardı. Yıllar sonra Yünanistan'a geri dönmesinin imkansızlığı barizleştiğinde bu teklif ısrara döndü. Aşağı yukarı o dönem hem alakasız derin bir kalp kırıklığıma, hem de akademide benden bir bok olmayacağını tam kabullenişime denk geldi. Acayip bir heyecanla kabul ettim.
alakalı bir anekdot: 2013'te (13 yaşımdayken) Winklevoss'ların Bitcoin hakkında bir paylaşımına denk gelmiştim. O dönemlerde çat pat ingilizcemle otelin maskotuydum, yazın çalıştığım kadar harçlık alıyordum. Makul herhangi bir anlayışla değil, öylesine bir heyecanla bunu babama gösterip harçlığımı buraya yatırmak istediğimi söyledim. Babam da "hepsini kaybettiğin zaman gelip ağlamayacaksan peki" diyip biriktirdiğim parayla bana Mt.Gox'tan 2.5btc aldı, sonra bunları BTCTürk'e aktardık. Kısa bir süre sonra babam hapse girince bunlara erişimi tamamen kaybettik.
Yıllar sonra babam hapisten kaçınca Samos'taki evleri bu parayla alındı.
Birazdan yılan sokacak korkanlar bakmasın.
Samos'a acayip bir şevkle sarıldım. O zamana doğru kripto'dan tekrar kazandığım servetin neredeyse hepsini kaybettiğim için, İstanbul'daki eski uğraşlarımın aksine, orada harçlığımı çıkarmak hakkaten önemliydi. Bahçeyi ekmek için fidan masrafında 1'e 5 fark olduğu için 50 euroya vapurla Selçuk'ta cumartesi pazarına gelip, valizi ağzına kadar çamurlu fidanlarla doldurup Samos'a dönüyordum. Gıcırdayan kapı için WD-40'ı bile Şirince'deki evden getirdim.
Samos'taki tek sorun şuydu: İra'nın beş para etmez maganda bir oğlu var. Fotoğrafını bu posta eklemeyi düşündüm ama belki daha sonra atmaya karar verdim. Yine de haberlerde gözleri siyah bantla kaplı, kız meslek lisesi önü apaçi squatı pozisyonunda içeri alınmış herhangi biri aklınızda bir imge doğuruyorsa işte o. İra bunu kendine yediremediği için oğlunun bir melek olduğunu zannediyor. Babam persona non grata ilan edildiğinden beri o melek Samos'taki sarı evde yaşıyordu.
Samos'a varacağım tarih ve saati bilmesine rağmen geldiğimde evde yoktu. Tuvalet penceresinden içeri girdim. Babamın eski çalışma odası eski halinden bi daha keyiflenmişti: kırmızı led ışıklar, masada koskocaman bir kavanoz ot, playstation, açık bilgisayarda GTA V ve am sikmeli düşman vurmalı rap şarkıları. Bunları yargılamıyorum, ben (şiddet eğilimi dışında) bu görselin ima ettiğinden daha kaliteli biri değilim. Aksine koskoca bi kavanoz otumuz olmasına baya bi sevinmiştim xd.
Çocuk odasına girmeme tav oldu. Birlikte geldiğim arkadaşlarımın önünde üstüme yürüdü, o gece sarı evin yanındaki diğer evde kaldık. Üstüme yürüme olayının videosunu kışkırırsam eğer, bir sonraki tweette yayınlarım. Bir iki gün sonra oğlan bizim otelde yaz boyu staj yapmaya Şirince'ye gitti.
O andan itibaren babama neredeyse asla bir daha direkt ulaşamadım. Her aradığımda İra telefonu açtı ve babamın meşgul, vb olduğunu söyledi. Orada geçirmeye devam ettiğim aylar boyunca kendisine "tuvaletin şalteri ne taraftaydı" gibi bir soru dahi sorsam cevabını içinden çıkılmaz, acımasız, pislik bir labirentten geçmeden alamadım.
Şunu ekleyeyim ki İra hakikaten çok iyi bir anne.. Tam anlamıyla "selfless" ve bir ahtapot gibi, yavrusu doğana kadar kendi bacaklarını yiyip ölmeye razı biri. Bu yaklaşımı kendisinden kendi üzerimde hissettiğim anlar çok oldu. Vaktiyle iyi arkadaştık. Ama (olması gerektiği gibi) yol ayrımına gelindiğinde onun oğlu kazandı.
Tekrar ediyorum ki Samos'taki işten en azından içtiğim rakının parasını çıkarmak elzemdi. Samos büyük ölçüde günübirlik turizm adası. Pagondas köyü acayip güzel bir yer olmasına rağmen köyde sadece yerli ihtiyarların geceleri buzluktan çıkmış kebap yemeye gittiği sevimli bir tavernadan başka HİÇBİR turistik aktivite yok. İstanbul'da öğrenci evinin bir odasını Airbnb'ye vermekle başlayıp iki yılda 15+ baya güzel Airbnb sahibi olmuş bir arkadaşım vardı (benim yaşlarımda). Bruce Wayne gibi biri, İstanbul'da nerede içip sızacak olsak 5 dakka mesafede kendisine ait şahane bir daire çıkıyor.
Kendisini davet ettim. Bu işe hızlı girmenin taktiğinin Airbnb'de bot kullanmak olduğunu söyledi. Bu botlar bu kurumdaki insanların gerçek hesaplarıyla 10 kuruşa rezervasyon yapıp, çıkarken nefis yorumlar bırakıyor. Elbette dedik girdik. Kısa sürede Airbnbmiz Samos'ta en önde çıkan ilanlardan biri oldu. Gerçi toplamda 6-7 ayrı müşteri alamadan bu 2-3 aylık süreç sona erdi:
Yolculuğun başına doğru, kanal tedavi olduğum dişin üstündeki crown düşmüştü, bir şey olmaz demiştim. Felaket bir apse yaptı. Rakı en fazla üç gün işe yaradı. Samos'ta tedavisi için 300eur dediler. Vapurla Selçuk'a gidip tedavi ettirip dönmek daha ucuza geliyordu. Gittim.
Bu sırada lanet kadın Türkiye'de olduğumu öğrenip Samos gümrüğüne bir ihtarname yollamaya ikna etmiş babamı. Derdi: apaçi oğlunun yatak çürüme merkezini benim hevesim ve babamın oğlu oluşumla tehdit ediyor olmam. Bu twitin estetiğini bozmaması için pdf yerine düz yazı ekliyorum:
"Ekteki metin avukatımız tarafından hazırlandı. Fiziksel kopyası birkaç güne kadar eline geçer. Bilgi edinmen ve gereğini yapman için iletiyorum.
Özetle,
* Pagondas köyündeki şirketimize ait mülklerin tanıtımı ve pazarlaması ile ilgili her türlü faaliyeti derhal durdurmanı,
* Bu mülklere ilişkin sosyal medyada ve AirBnb, booking com ve benzeri konaklama sitelerindeki sayfalarını kapatmanı,
* Bu mülklere ait fotoğrafları ticari amaçla kullanmamanı,
* Bu mülklere girmeye teşebbüs etmemeni,
* Şirketimizle iş yapan kişiler ve şirketimiz personeliyle bu mülklere ilişkin yazışmamanı,
* Şirket otomobilinin anahtarlarını ve şirkete ait diğer eşyayı derhal iade etmeni,
ihtar ediyoruz.
Bu ihtarnamenin bir kopyasını Samos polisine de ilettik. Kısa sürede gereği yapılmazsa senin açından hoş olmayan sonuçları doğacaktır."
Geri gitmedim. Sadece isimlerini sisteme girsem masrafı sıfır olacak sahte rezervasyonların pasaport numaralarını onlarla paylaşmadım. Arabalarını nereye park ettiğimi söylemedim. Bulana kadar içindeki radyoya kadar soyulmuş, oh olsun.
İra'nın bahsettiği borçlar bunlardandır. Çok daha beterini hak ettiği bir intikamın o gün elimden geldiği kadarıdır. O günden beri babamla bir kez bile direkt olarak konuşmadım. Hepsi İra'nın pezevenk oğlu, üstüne konduğu saraylarda playstation oynayıp cigara içsin diye. Hey güzel hayat..
Bu yazıyı, dünkü ihtarıma rağmen babam bugün annem hakkında terbiyesiz lafları retwt ettiği için yazmaya karar verdim. Bu konuda herhangi bir kışkırtmaya cevap olarak malum oğlanın yüzünü, videolarını, konuşmalarımızın resimlerini paylaşacağım. Ama unutmasınlar ki kanıtlar ne olursa olsun o çocuğun adı soyadı Googla aratıldığında bundan böyle ilk olarak bu yazılar çıkacak.
İra: hiçbirimizin annesi değilsin. Ne tesadüftür ki YILLARDIR hepimiz seninle konuşmaya katiyen karşıyız. Sen olmasan babama neler olurdu, düşünmek bile istemiyorum ama NE SEN ne de OĞLUN ile yuvamızı paylaşmayacağız (bu arada bir tane de acayip kaliteli oğlu var). Bu mevzu, veyahut seni ne kadar sevip sevmediğimiz, sana hissettiğimiz borçtan bağımsızdır.
Son olarak şunu da ekleyeyim ki bu ailenin hayırsız evladı olarak ben Nişanyan Otel'in varisi değilim. Farklı anlaşmalar var. Ayrıca biz hiçbir zaman zengin bir aile olmadık. Arsen üniversiteden beri aileden kuruş para almadı. Şu an Harvard'dan aldığı burs ile yaşıyor. İlginçtir ki babamın Arsen'e bu kadar saldırmasına rağmen, Succession hakkında alınan kararlarda Arsen'in ne bir sözü ne de forsu vardı. Ayrıca yarın babam memlekete geri alınacak olsa HİÇBİR TEREDDÜT OLMADAN oteldeki hakkı KENDİSİNE anında iade edilir, yanında İra da gelmesi gerekiyorsa elbet onun da huzur bulabileceği bir düzen bulunur. Ailenin görüşü budur.
Turkey really waited 24 years to get back to a World Cup and had all the hype and arrogance in the world, just to show up like that and get dumped out without scoring a goal. 🇹🇷
Cuba for 60 years: we love communism, communism is the most important thing in the world to us, we'll be communist forever.
Cuba immediately after meeting Hasan: wow communism is insanely stupid.
Китай: Плюет на права рабочих, снижает налоги для бизнеса и устанавливает меритократическую систему. Ускоряет технокапитал во имя ускорения.
Китай: Левый
США: Нализывают жопу рабочему классу, увеличивают налоги для бизнеса и устанавливают пошлины. Демократия
США: Правые