Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asîl,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise, hakkıyle sefîl,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına. Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz..
İnsanlar binlerce, onbinlerce yıldır dünyaya getirdiği çocuklara bakıyor, seviyor, eğitiyorlar; sevgi, sorumluluk ve disiplin dengesini kurmanın onları hayata hazırlamanın ön koşulu olduğunun kadim bilgisine dayanarak…
İnsanlık tarihinde çocukluğun bu denli bozguna uğradığı, iğfal edildiği bir dönem yok. Sınırsız, koşulsuz bir özgürlük ve bolluk düzeninin onlara iyi geleceği düşünülüyor. Şımarıklık, erken cinsellik/büyümüşlük, kontrolsüzlük, cinsiyetsizlik, çocuk erkillik, işe yaramazlık, tembellik vs. Günümüz çocukluğunun temsili resmine dönüştü. Okullarda verilen öğretim de, ailede verilen eğitim de iyi ve doğru bir insan yetiştirmek için yeterli değil; bu açık.
Kaldı ki, çocuklara ve taleplerine bu denli sınırsız teslimiyetin kaynağı sevgi veya şefkat de değil. Onlardan ve baskılarından kurtulmanın kolay yolu, onlara bir an önce büyütmek gibi görülüyor. Herkes kendi hayatını yaşamak ve çocuklarının sorumluluğunu taşıma yükünden kurtulmak istiyor. Oysa çocuk sahibi olmak büyük ve bitimsiz bir görev.
Gençlere sesleneyim: Çocuk büyütmek yeni bir şey değil. Dünyanın en olağanüstü, en her şeyi hak eden, en her şeyi doğru bilen çocuğu sizinki değil. Milyarlarca insan onbinlerce yıldır doğuyor; büyüyor, çoğalıyor, yaşıyor ve bir gün terk-i diyar ediyor.
Çocuklarınıza çocukluklarını geri verin ve kadim bilgiye güvenin. Disiplin, sorumluluk ve sınırların bilgisini vermek en az sevgi ve şefkat kadar önemlidir.
@TurkerToker@DijitalDunya_79 Halihazırda bazı merkezi yazılılar açık uçlu yapılıyor. Yapay zeka çsğında mümkün değil açık uçlu demek çok iddialı değilmi
Bir keresinde bir arkadaşla buluşacaktık. Ama dışarı çıkmak o kadar zor geldi ki, pijamayı çıkarıp pantolon giydiğimi düşünürken bile yoruldum. Buluşmaya yarım saat kala telefon açıp gelemeyeceğimi söyledim.
“Niye?” diye sordu arkadaş. “Çok üşeniyorum,” dedim. “Hiç evden çıkasım yok.”
Arkadaş “Bu nasıl mazeret ya?” dedi.
Ben de "Doğru konuştum diye suçlu mu oldum şimdi?” dedim. “İlla hastayım, evde tesisat patladı falan diye yalan mı söylemem gerekiyor?" diye bir de üstüne cila çektim.
Önce bir sessizlik oldu. Sonra arkadaş “Abi, üste çıkmanın da bir adabı olur ya!” dedi. Sonra da zaten sahip olmam gereken bir meziyetten dolayı övgü beklediğimi, bu durumun çok saçma olduğunu falan anlattı.
Bir şey diyemedim. “Haklısın” dedim sadece. Lafı yiyince uyuşukluk falan kalmadı bünyede tabii ama yine de gitmedim buluşmaya.
Netice şu: Dürüstlüğü performansa çevirmek bir tür davranış bozukluğudur. Çünkü doğru söylemek bir kahramanlık değil, insan olmanın giriş seviyesidir. Fabrika ayarıdır yani… Madalya falan beklenmez. Eğer bekleniyorsa da sistem bozulmuş demektir.
@TurkerToker Toplumun eğitim düzeyinin yükselmesi , lisans mezunu sayısının artması gerçekten kötü birşey mi. En azından gelecekte daha çok üniversite mezunu bilinçli velimiz olacak. İş durumu ayrı tabi. Ama insanlar birçok bölüme girerken sonuçlarını az çok tahmin ederek giriyor.
@Yusuf__Tekin Öğrenci disiplin yönetmeliği güncellenmeli, caydırıcı cezalar verilebilmelidir. Öğretmenlere sorumlulukları nispetinde yetki de verilmelidir. Çok yetkisiz ve dolayısıyla etkisiz hissediyoruz. Sınıfta kalma geri gelmeli. Sınıf geçme sınavları olmalı.
Bugün bir söz okudum: “Birisi boğuluyorsa, o an ona yüzmeyi öğretmenin zamanı değildir.”
Bu cümle gün boyu aklımda kaldı. Çünkü bir insan zorlanırken, dağılırken, içi karışmışken etraf bir anda tavsiye verenlerle doluyor. Herkes ne yapması gerektiğini, nasıl düşünmesi gerektiğini, nasıl güçlü olması gerektiğini anlatıyor. Ama insan boğulurken bunları duyamaz.
İçeride fırtına varken dışarıdan gelen her yönlendirme gürültü gibi hissedilir.
TDK az önce yılın kelimesini/kavramını duyurdu.
Bu yılın kelimesi/kavramı “dijital vicdan” oldu.
Dijital vicdan; gerçek hayatta sorumluluk almayıp sosyal medyadaki paylaşım veya beğenilerle vicdanı rahatlatma eylemidir.
Muhteşem bir seçim olmuş.
@Yusuf__Tekin Sayın bakanım mesleki eğitim ortaokuldan başlamalı. Meslekî ortaokullar açılmalı. Liseye başlarken ortaokul öğretmenlerinin öğrenci hakkında yazacakları rapora göre yönlendirme yapılmalı. Hatta bu rapor asıl belirleyici olmalı.
“Türk esaret kabul etmez!” Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Şafakta Doğan Kahramanlar! 🇹🇷
26 Ağustos sadece bir taarruz değil! Bir milletin yeniden ayağa kalkışıdır.
Gözünü kırpmadan ölüme yürüyen kahramanların yazdığı bir destandır.
Ve her yeni gün, o şanlı sabahın izlerini taşır bu vatanın ufkunda.
Başta Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. 🇹🇷
#BüyükTaarruz🇹🇷
#MillîSavunmaBakanlığı
Ezelden ebede,
Aynı inanç ve kararlılıkla!🇹🇷
#MalazgirtZaferi#BüyükTaarruz
Tarihimize yön veren bu iki büyük zaferin yıl dönümünde, Sultan ALPARSLAN’dan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’e tüm kahramanlarımızı minnet ve rahmetle anıyoruz.
Zafer ruhu ilelebet yaşayacaktır.
#Jandarma