AMEDSPOR KONGRESİNE DAİR
Amedspor’un geleceği, kulübün temel yapı taşlarına uygun kararlar alacak, sürdürülebilir projeler geliştirecek ve bu vizyonu sahaya da yansıtacak bir yönetimle mümkündür. Bizim çağrımız nettir.
Yönetim, Amedspor’un tarihsel ve toplumsal anlamını bilen, bu görevi ticari çıkarların üstünde tutacak kişilerden oluşmalıdır. Her karar, kulübün kimliğine ve taraftarının vicdanına hizmet etmelidir.
Sermaye, bu kulübün ortağı olabilir ama sahibi asla olamaz.
Amedspor’un ismini, tarihini ve ruhunu koruyacak her destek değerlidir; ancak hiçbir destek, kulübün onurunun önüne geçemez.
Yönetimde yer alan herkes, attığı her adımın milyonlarca taraftarın gözü önünde olduğunu unutmamalıdır.
Taşıma suyla değirmen dönmez. Amedspor artık günü kurtaran yardımlarla ayakta kalan bir kulüp olmaktan çıkmalı, kendi kendine yeten bir yapıya kavuşmalıdır.
Yönetim, Amedspor’a gelir getirecek, geleceği olan ekonomik, mülkiyet temelli, tesis ve altyapı odaklı projeler geliştirmelidir.
Bu projeler, kulübün mal varlığına ve sürdürülebilirliğine katkı sunmalı, Amedspor’un geleceğini teminat altına almalıdır.
Yerel sponsorluklar, taraftar katkı modelleri, lisanslı ürünler ve sosyal dayanışma çalışmaları da bu ekonomik yapıyı güçlendirmelidir.
Ancak bu sayede Amedspor kimseye muhtaç olmayan, kendi ayakları üzerinde duran bir kulüp haline gelebilir.
Yeni yönetimden beklenen şey laflar değil, projelerdir.
Somut hedefler, şeffaf bir yönetim anlayışı ve hesap verebilir bir sistem kurulmalıdır.
Amedspor klasik Anadolu kulüplerinin refleksleriyle değil, cesur ve yenilikçi bir futbol aklıyla yönetilmelidir.
Önceki yönetimlerin sergilediği pratikler ve mevcutta devam eden uygulamalar, taraftarı kitleler halinde Amedspor’dan uzaklaştırmış; büyük bir kırgınlık, hüsran ve güvensizlik duygusu yaratmıştır.
Bu tabloyu değiştirmek, yeni yönetimin en acil sorumluluğudur.
Taraftar sadece tribünde değil, fikirde de bu kulübün parçasıdır.
Amedspor’un kapıları, bilinçli taraftara açılmalıdır.
Karar mercilerinde taraftar da aktif olmalı, bu milyonlarca taraftarın sesi doğrudan temsil edilmelidir.
Böyle bir sistem geliştirilmelidir çünkü Amedspor’un kuruluş misyonu, bu temeller üzerine inşa edilmiştir.
Hiçbir birey, kişi ya da grup Amedspor’u bir basamak olarak görmemelidir.
Ne siyasi ne de ekonomik çıkar için bu kulübün adı kullanılmamalıdır.
Bilinmelidir ki bu pratiğin içinde olanlar, tarih nezdinde ve taraftarın vicdanında mahkûm edilecektir.
Amedspor, milyonlarca taraftarın ve kendini öteki gören herkesin hafızası ve onurudur.
Bu kulübün projeleri, bu taraftarın gençlerine, kadınlarına, emekçilerine dokunmak zorundadır.
Yönetim gelecek vaat etmeli, proje sunmalı, hesabını vermelidir.
Amedspor’un adı skorboardda sadece bir isim olarak değil, milyonlarca taraftarın yüreğinde yaşamalıdır.
Kayıp Tribün Kolektifi
Tiştê ku Amedsporê anî vê astê ne tenê kûpa ye.
Tiştê ku Amed mezin kir, ew kesên ku tevî ser qedexekirinê dev jê bernedan, ciwanên ku di rêwîtiyên da hat binçavkirin, alîgirên bêdeng lê bi dilsozî, û bi hezaran kesên ku bi salan e bedelê vî nawe û renga dane.
Ji ber vê yekê, kes nikare xwe wekî xwediyê yekane, dengê yekane, an nûnerê tevahiya nifûsa Amedsporê bibîne.
Li ser navê gel axaftin tiştek e; mîna gel axaftin tiştek din e.
Mixabin, hin ji fikrên ku dî kongreyê de hatiye ser ziman, mirovên ku rexneyên kirinê hatîne bê bandor kirîn
Daxuyaniyên wekî, "Hûn kê rexne dikin?" û "Hûn zimanê xwe dirêj dikin," di nav kesên ku ji Amedsporê re eleqedar dibin de nerehetî çêkirine.
Ji ber ku rexne ne dijminatî ye. carna dengên ku nerazîbûnê çêdikin û Amedspor zindî dihêlin.
Ne komîte, ne kom, ne jî avahî Amedspor bi xwe ye.
Amedspor ne tenê ya kesên ku di salonê de diaxivin e.
lê aliyê dinê da kesên kû li derve alîgirê bêdeng jî hene.
Tiştê ku îro ne hewceyê tiliyên xwe li mirovan bihejîne. Lê Amedsporê dengên cûda dikarin fikrê xwû rexneyên bibejin.
Amedspor ne milkê kesî ye.
Vî bajarî ev naw bi rûmet bilind kir, ne bi tirse.
Trîbûna winda
Amedspor’u Amedspor yapan sadece kupalar değildir.
Bu yüzden hiç kimse kendisini Amedspor’un tek sahibi,
tek sesi ya da halkın tamamının temsilcisi gibi göremez.
Halk adına konuşmak başka şeydir,
halkın kendisi gibi konuşmak başka.
Kongrede kullanılan bazı ifadeler maalesef birleştirici olmaktan çok,
eleştiren insanları küçümseyen bir tona dönüştü.
“Siz kimi eleştiriyorsunuz?”
“Dilinizi uzatıyorsunuz.”
gibi söylemler;
Amedspor’u sahiplenen insanlarda rahatsızlık yaratmıştır.
Çünkü eleştiri düşmanlık değildir.
Aksine halk kulüplerini ayakta tutan şey bazen tam da o rahatsız eden seslerdir.
Hiçbir kurul,
hiçbir grup,
hiçbir yapı,
Amedspor’un kendisi değildir.
Amedspor;
yalnızca salonda konuşanların değil,
dışarıda sessizce bu kulübü yaşayan insanların da kulübüdür.
Bugün ihtiyaç duyulan şey insanlara parmak sallamak değil,
farklı seslerin aynı amaç etrafında nefes alabileceği bir kültür oluşturmaktır.
Amedspor ne birkaç kişinin gölgesinde küçülecek kadar zayıf,
ne de eleştiriden korkacak kadar kırılgan bir kulüptür.
Kayıp Tribün
Em hêvî dikin ku Civata Giştî ji bo Amedsporê bibe sedema xêrê.
Em hêvîdar in ku serdema nû li gorî nirx û dîroka Amedsporê bibe.
Serkeftina mezin, dê bi xebatên ji bo Amedsporê diyar bibe.
Em ji bo Amedsporê serkeftin û pêşveçûnê dixwazin
Pîroz be tîma gelê Kurd.
Di encama Kongreya Giştî ya Asayî ya ku îro pêk hatî de, Parêzer Nahit Eren careke din ji bo peywira Serokatiya Kulûba Amedsporê hate hilbijartin.
Em serokê xwe pîroz dikin û di serdema nû de di xebatên ku dê li ser navê kulûba me bimeşîne, jê re serkeftinê dixwazin.
Bila encamên Kongreya Asayî li hemû civaka me pîroz be. 💚❤️
Kulübümüzün bugün gerçekleştirilen Olağan Genel Kurulu sonucunda, Av. Nahit Eren yeniden Amedspor Kulüp Başkanlığı görevine seçilmiştir.
Başkanımızı tebrik ediyor, yeni dönemde kulübümüz adına yürüteceği çalışmalarda başarılar diliyoruz.
Olağan Genel Kurul sonuçları tüm camiamıza hayırlı olsun.💚❤️
Cejna we ya Qurbanê pîroz dikim.Bila ev cejne ji mirovahiyê re aşitî, biratî û aramiyê bîne.
Roşanê şima yê Qurbanî bimbarek kena.Wa no roşan,merdimîye rê haştî, birayîye û aramîye bîyaro.
Kurban Bayramınızı kutlar, bütün insanlığa barış, kardeşlik ve huzur getirmesini dilerim.
Barcelona, Celtic ve Bilbao örneklerini sık sık duymamız boşuna değil. FC Barcelona,Celtic F.C.
Athletic Bilbao
Bu kulüplerin arkasında; baskı görmüş halkların hafızası, güçlü aidiyet duyguları ve yıllarca taşınmış toplumsal hikâyeler var. İnsanlar da doğal olarak Amed ile bu kulüpler arasında bir yakınlık kuruyor.
Ama mesele sadece benzemekle bitmiyor.
Barcelona’yı özel yapan şey yalnızca Katalan kimliği değil; yıllarca kurduğu altyapı, futbol kültürü ve kurumsal yapı. Celtic’i farklı yapan sadece tribünü değil; koruduğu ruh ve aidiyet hissi. Bilbao ise modern futbolda bile kendi bask çizgisinden kopmadan ayakta kalabiliyor.
Amed için de asıl mesele burada başlıyor:
Çünkü sadece “Amed” ismini taşımak yetmez. Milyonların sevgisi de tek başına yetmez. Asıl mesele; bunu kalıcı bir yapıya dönüştürebilmek.
Peki Kürt futbolu nasıl bir model ortaya koyacak?
Barcelona’ya bakıyorsun; sadece transfer yapan değil, oyuncu ve karakter üreten ve taraftarı karar mekanizmasına alan bir sistem kurmuş. Altyapı dersek La Masia’dan çıkan çocuk sadece futbol öğrenmiyor, kulübün neyi temsil ettiğini de öğreniyor.
Celtic ise yıllarca taraftarıyla arasında kopmayan bir bağ kurdu. İnsanların bu kulübe yakın hissetmesinin sebebi sadece futbol değil; taşıdığı ruh.
Bilbao da; Bask kimliğini salt duygusal destek olarak konumlandırmadı , yıllardır sisteminin bir parçası haline getirdi.
Amed'in önündeki mesele de tam olarak bu.
Sadece duygusal destek alan bir kulüp mü olacak, yoksa Kürt futbolunun gerçek anlamda Türkiye’de ki ilk kurumsal modeli mi?
Elbette bunların hiçbiri bir gecede olmaz. Hiçbir büyük kulüp bir anda ortaya çıkmadı. Ama doğru temel en baştan atılır.
Kulübün bugünkü yapısının neden böyle şekillendiğini de görmezden gelmemek gerekir. Yıllardır yaşanan baskılar, kayyım tartışmaları ve kulübün taşıdığı anlam ve önem; doğal olarak daha kontrollü ve korumacı bir yapılanma refleksi oluşturdu.
Ama kulüp büyüdükçe milyonları arkasına aldıkça sadece dar çevrelerle yürüyen karar mekanizmaları da tartışılmaya başlanır.
Asıl mesele; çizgiyi ve kulübün ruhunu korurken, aynı zamanda daha şeffaf, daha katılımcı ve daha kurumsal bir yapı kurabilmektir.
Bu sezon yaşananlar da önemli dersler verdi.
Sürekli değişen sportif anlayışlar, kısa vadeli planlar, plansız yapılan transferler ve birbirine benzeyen, kulübün ruhuyla uyumsuz klasik teknik ekip tercihleri; takımın oyun kimyasını, moralini ve motivasyonunu zaman zaman bozdu. Camia arasında büyük polemiklere sebebiyet verdi.
Hatta açık ara zirvede olması gereken maliyetli ve yetenekli bir kadroyu, sezon içinde dördüncülük riskiyle karşı karşıya bıraktı.
Bu yüzden Teknik ekip seçimleri sadece denenmiş isimler ve puan hesaplarıyla değil; kulübün ruhunu, taraftar yapısını ve taşıdığı anlamı anlayan ve uyum sağlayabilen isimlerle olmasıda önemlidir.
Çünkü sistemi ve kurumsallığı olan büyük kulüpler günü kurtaran kolaycı tercihlerle değil, sabretmeyi bilen uzun vadeli vizyona dayalı bir futbol aklıyla büyür.
Popülizm, kişisel PR hesapları, ticari rekabet hırsı ve belli çevrelere ve kamplaşmaya dayalı dar taraftarlık ve yöneticilik anlayışları; böyle büyük bir kulübün
geleceğini taşıyamaz. Bunlar zamanla sadece kriz, kaos ve kamplaşma üretir.
En sonunda da herkesin enerjisini, inancını ve duygusunu tüketmeye başlar. Bunun en büyük zararını ise yine kulübün kendisi görür.
Barcelona, Celtic ve Bilbao örneklerinin anlattığı şey aslında çok basit:
Kimlik tek başına yetmez.
Onu taşıyacak bir sistem ve taraftarla bütünleşmiş kendine özgün bir kurumsallık gerekir.
Yaşanan bunca acıdan sonra böylesi bir geceyi ve sevinci yaşamak fazlasıyla hakkınız.
Biz büyük bir aileyiz, çoşkumuzla, rengimizle Süper Lig’e büyük bir heyecan ve güzellik katacağız.
Serkeftin Amedspor 💚❤️